Ana içeriğe geç
Sözlük

oluk ile cümle

oluk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Muiriel'in aklı olukta.Muiriel's mind is in the gutter.
Yaşlı bir öküz düz oluklar yapar.An old ox makes straight furrows.
Tom çatı oluklarını temizlerken merdivenden düştü.Tom fell off the ladder when he was cleaning out his gutters.
Kara bulutlar oluk gibi akıyor. Yağmur yağacak.Dark clouds are rolling in. It's going to rain.
Genellikle oluklu balinalar ile görülürler.They are regularly seen with fin whales.
Hastane etrafındaki oluklar kandan dolayı tamamen kırmızıya boyanmıştı.The gutters around the hospital ran red with blood.
Parabolik oluk sistemler, CSP teknolojileri arasında en gelişmiş olanıdır.Parabolic dish systems give the highest efficiency among CSP technologies.
Ayrıca suboccipital sinir(ilk spinal sinir) de bu oluktan geçer.The suboccipital nerve also passes through this defect.
Soğutucu akışkan bazen de oluk etrafında bir kılıf etrafında sirküle ettirilir.The refrigerating fluid is sometimes also circulated in a jacket around the trough.
A ve T bazları bükülmelerin iç tarafında küçük olukta tercihen bulunurlar.A and T residues will be preferentially be found in the minor grooves on the inside of bends.
Gövdeleri dik, kuvvetli, sert ve boyuna olukludur.The columella is strong, straight, and decidedly revolute;.
Yalıtkanın üst ucunda bir oluk bulunmaktadır.There's a mistake at the top end of it.
Sonra dikdörtgen olukları bulunan bir makinenin içine koyulur.But it is soon caught within the machine.
Çubuk her iki ucunda iki küçük oluklar kesin.Cut two small grooves at each end of the stick.
Sopa bir ucunda oluklar etrafında sarın ve üzerine kravat.Wrap it around the grooves at one end of the stick, and tie it on.
Diğer ucundaki oluklar etrafında ipi sarın, bir düğüm ile üzerine kravatWrap the floss around the grooves at the other end, tie it on with a knot
Bu nedenle ağzın dışındaki oluklarda kayarak kafanın dışında kapanıyor.So instead, it slides in grooves on the outside of the head.
Bu ayar sırasında oluklu halka vücut kaydırınThese slide along the slotted ring body during adjustment
Çene kesmek-si olmak kere, alt çene kısmında sığ bir oluk yapmakOnce the jaws have been cut, make a shallow groove at the bottom of the jaws
Bu Oluk kesme, keskin kenarlı bir parçası arka yüzüne doğru bulamazWithout this groove cut, a sharp-edged part will not locate correctly on the back face
Bu olukça kolaydı.It was very easy.
Öyleyse -- "Kulübe oluklu metalden yapılmıştı, beton zemine kurulmuştu.So -- "The hut was made of corrugated metal, set on a concrete pad.
Eğer karanlık hücreler varsa oluklu demir parmaklıklardan parmağını işaret ederdi.Or if they were dark cells, it was like iron corrugated, and he would put his fingers through.
Su oluklarında veya kaldırım kenarına çok yakın sürmek bisikletli için pek çok tehlike yaratır.BlKING IN THE GUTTER AREA OR VERY CLOSE TO THE CURB POSES MANY DANGERS FOR A BlKE RlDER.
Ben çöp bıraktığı böyle bir çanta geçtiğimiz hafta üç kez olukları fark ettik.I've noticed a bag like this left by the trash chutes three times over the past week.
Oluk oluk yaş akıyor gözlerimden, Çünkü uymuyorlar yasana.Streams of tears run down my eyes, because they don't observe your law.
Oluk oluk akıtılan paralarla başkent yepyeni ve modern bir altyapıya kavuştu.The rush of spending gave the capital a lavish, brand-new infrastructure.
Gelişimsel olukDevelopmental groove
Oklüzal yüzeyde dört adet oluk vardır.The occlusal surface has four grooves.
Tipik bir Alman tasarım özelliği olan buhar kubbesine ve ayrıca oluklu fırınlara dikkat edin.Note the steam dome, a typically German feature, and also the corrugated furnaces.
Göğüs üzerinde kısa, seyrek siyah kıllar ve üç çapraz oluk vardır.It has short, sparse black bristles (setae) and three cross-grooves on the thorax.
Genel bir kılavuz olarak, her oluk için debi dakikada 1 litre olmalıdır.As a general guide, flow rates for each gully should be 1 litre per minute.
Duvar hamleleri, olukların kesişme noktaları ve ardından yön ile yazılır.If the wall is vertical a slash /, if the wall is horizontal a dash - is used to indicate so.
Musician, "Coolio müziğini oluk kadar derin bir mesaja bağlıyor" dedi.[1]Musician said, "Coolio ties his music to a message that's as deep as the groove."[17]
Tüfeklerin namlularının iç kısmında oluklar bulunur.Rifles have grooves on the inside of their barrels.
Kadmos tanrıçanın dediğini yaptığında, oluklardan silahlı adamlar fırladı.When he did, fierce armed men sprang up from the furrows.
Koyu renkli ahşap bir levha, oluklu çizgilerle 11 x 11 kareye bölünmüştür.A dark wooden plaque is divided into 11 x 11 squares by grooved lines.
Kirişin üzerine bir oluk veya kanal oyulmuştur.On top of the beam, a groove or channel was carved.
Ayarlanabilir el raybalarında, keskin yüzeyler konik bir oluk etrafında kayarlar.The disposable blades slide along a tapered groove.
Eski adı İlevür olup Oluklu adını daha sonra almıştır.Conway gefiel der neue Name, sodass er ihn später übernahm.
Gövdeleri dik, kuvvetli, sert ve boyuna olukludur.Die Buchstaben L, M und P stehen für leggero (leicht), medio (mittel) und pesante (schwer).
Bütün oluklu balinalar yağ ve etleri yüzünden yoğun avlanmışlardı.Alle Furchenwale wurden wegen ihres Trans und ihres Fleisches heftig bejagt.
Eski yunan ve Roma abaküsü dikdörtgen oluklu bir tablet idi.In der griechisch-römischen Antike gab es einen ausgeprägten Phalluskult.
Oluk köprü 2. yüzyıl ait olduğu düşünülen Roma yapısıdır.Die denkmalgeschützte romanische Brücke stammt aus dem 12. Jahrhundert.
Olukbaşı adının ise nereden geldiği ve geçmişi hakkında bilgi yoktur.Er kennt weder seinen richtigen Namen, noch weiß er über seine Herkunft Bescheid.
Altın Oluk veya Mizab: Kuzey duvarı üzerinde bulunan altından yapılmış oluk.Ce sont des fils d'or que l'on soude seuls ou en tresses (en faisceau) à la pièce d'orfèvrerie.
Gelişimsel ve ikincil olukların şekilleri "M" harfini andırır.La couleur et la forme du « V » peuvent également varier.
Aksesor plaklar, genital oluklarla birleşmiş şekildedir.Les signes graphiques sont regroupés en genres.
Dolayısıyla 3 metre boyundaki duvarda 8-9 sıra kayrak taştan oluk değişik bir mimari tarz yaratır.Il faut compter huit à neuf pieds par mètre carré pour avoir un beau massif.
Oklüzal yüzeyde dört adet oluk vardır.Il y a quatre écailles supraoculaires.
Boğazı oluk renklidir.Tengo la garganta irritada.
Lateral oluklar yoktur.No hay compartimientos laterales.
Oluklandırma ya da oluk atmak olarak da isimlendirilir.Igualmente significa gibado o encorvado.
Eski yunan ve Roma abaküsü dikdörtgen oluklu bir tablet idi.Las maldiciones en Grecia y Roma seguían un protocolo muy formalizado.
Alt iç yüzlerindeki olukta bir sinir bulunur.Tiene una expresión preocupada en su rostro.
Bu sınıflandırmada 4, 16 ve 23 nolu problemler hem açıklaması hem çözümü açısından olukça muğlaktır.I problemi 4, 6, 16, 23 sono troppo vaghi per avere una soluzione.
Oklüzal yüzeyde dört adet oluk vardır.Sono presenti quattro uscite in superficie.
Genellikle oluklu balinalar ile görülürler.Si trovano molto regolarmente con le balenottere comuni.
Lateral oluklar yoktur.Non sono presenti rami laterali.
Mihrabı beyaz zeminli Gördes seccadelerine olukça ender rastlanır.Al di sotto delle squame dissociate si vede chiaramente il colore biancastro della carne sottostante.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod