Ana içeriğe geç
Sözlük

oluk ile cümle

oluk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Alt iç yüzlerindeki olukta bir sinir bulunur.彼の表情に緊張が走る。
Bu dolambaçlı olukları kaynağına kadar geri takip ederek genellikle eski bir volkan bacasına götürür.蛇行するリルを源まで辿ると、しばしば古い噴火口に繋がる。
Oluk bıçaklarda da kullanılmıştır.一部のナイフで使用されている。
Parabolik oluk sistemler, CSP teknolojileri arasında en gelişmiş olanıdır.拋物線槽型系統是最發達的CSP技術。
Çeşme - borularla gelen suyun bir oluk ya da musluktan aktığı düzeneklere verilen isimdir.哈拉的由來,或源自於地名,或源自於居地的河流,或源自古老的圖騰或傳說。
"Çörten" sözcüğü ağaçtan oluk manasına gelmektedir.其字从艸从人从木。
Bazlarla olan bu etkileşimlerin çoğu, bu bazlara kolaylıkla erişilebilen büyük olukta meydan gelir.可以很肯定地說,這些瘋子幾乎都是以這種方式讓自己惹上麻煩的。
Geçmişte, hayvanların su içmesi için yapılan olukların çok olduğu söylenir.이 시기에 환자는 가능한 물을 많이 마실 것을 지시받는다.
Parabolik oluk sistemler, CSP teknolojileri arasında en gelişmiş olanıdır.파라볼릭 디시 시스템은 CSP 기술들 가운데 가장 효율성이 높다.
3 tane oluk oluk akan soğuk sulu çeşmeleri vardır.일부에 3량 편성과 냉방 개조차가 있다.
Yalıtkanın üst ucunda bir oluk bulunmaktadır.הפעם הייתה ידו של מיתרידתס על העליונה.
Bütün oluklu balinalar yağ ve etleri yüzünden yoğun avlanmışlardı.Svi brazdeni kitovi su bili žestoko izlovljavani zbog njihovog ribljeg ulja i mesa.
OLUKPINAR olarak değişmiş olup halen bu isimle devam etmekdedir.Ime je ostalo i od tada se odnosi na ove umjetnike.
Hastane etrafındaki oluklar kandan dolayı tamamen kırmızıya boyanmıştı.Neka prostranstva oko njega bila su doslovno natopljena krvlju.
Ayrıca parçalanma olukları yoktur.Rovnako ich nie je potrebné strihať.
Oluklu balinalar en hızlı deniz memelilerinden biridir.Vráskavec severný patrí k najrýchlejším veľrybám.
Oluklar endişe verici boyutlara ulaşmıştır.Aféra sa nafúkla do nechutných rozmerov.
Bazlarla olan bu etkileşimlerin çoğu, bu bazlara kolaylıkla erişilebilen büyük olukta meydan gelir.Našťastie si tieto s veľkou väčšinou stresov dokážu poradiť.
Oluklu balinalar en hızlı deniz memelilerinden biridir.Jūrinė ūdra yra vienas mažiausių jūros žinduolių.
Hosjö’deki Ho İsveççe’de çukur veya oluk anlamına gelmektedir.Vattenfall tähendab rootsi keeles langevat veejuga või koske.
Bugünkü Oluklu'yu oluşturan köylerin kuruluş tarihi belli değildir.Küla nüüdne piir ei vasta ajaloolisele.
Ben çöp bıraktığı böyle bir çanta geçtiğimiz hafta üç kez olukları fark ettik.He visto bolsas como esta en la rampa de la basura tres veces durante la semana pasada.
Ben çöp bıraktığı böyle bir çanta geçtiğimiz hafta üç kez olukları fark ettik.Ho notato una borsa come questo lasciato dalla spazzatura scivoli per tre volte durante la scorsa settimana.
Ben çöp bıraktığı böyle bir çanta geçtiğimiz hafta üç kez olukları fark ettik.Ich habe bemerkt, eine Tasche, wie dies durch den Müll links Rutschen drei Mal in der vergangenen Woche.
Ben çöp bıraktığı böyle bir çanta geçtiğimiz hafta üç kez olukları fark ettik.Я заметила сумку, как это оставленный мусор желоба в три раза за последние недели.
Ben çöp bıraktığı böyle bir çanta geçtiğimiz hafta üç kez olukları fark ettik.だから、私は私の方法に誘うだろうと思った。
Bu ayar sırasında oluklu halka vücut kaydırınAcestea diapozitiv de-a lungul corpului perforații inel în timpul ajustării
Bu ayar sırasında oluklu halka vücut kaydırınCelles-ci glissent le long du corps de la bague fendue pendant le réglage
Bu ayar sırasında oluklu halka vücut kaydırınDiese schieben Sie entlang den Körper Geschlitzter Ring bei Anpassung
Bu ayar sırasında oluklu halka vücut kaydırınDisse glide langs slidsede ring kroppen under justering
Bu ayar sırasında oluklu halka vücut kaydırınEstas deslizar ao longo do corpo do anel ranhurado durante o ajuste
Bu ayar sırasında oluklu halka vücut kaydırınEstos deslizarse a lo largo del cuerpo del anillo ranurado durante el ajuste
Bu ayar sırasında oluklu halka vücut kaydırınEzek csúsztassa végig a hasított gyűrűs testet kiigazítás során
Bu ayar sırasında oluklu halka vücut kaydırın이러한 슬롯된 링 바디에 따라 조정 하는 동안 슬라이드
Bu ayar sırasında oluklu halka vücut kaydırınNämä dian pitkin ura rengas kehon muuttamisen aikana
Bu ayar sırasında oluklu halka vücut kaydırınNhững trượt dọc theo rãnh vòng cơ thể trong thời gian điều chỉnh
Bu ayar sırasında oluklu halka vücut kaydırınQueste scorrono lungo il corpo anello scanalato durante la regolazione
Bu ayar sırasında oluklu halka vücut kaydırınToto posunutí podél těla Štěrbinový kroužek během úprav
Bu ayar sırasında oluklu halka vücut kaydırınTych slajdów wzdłuż ciała z rowkiem pierścienia podczas regulacji
Bu ayar sırasında oluklu halka vücut kaydırınΑυτά που γλιστρούν κατά μήκος σώματος αυλακωμένο δαχτυλίδι κατά τη διάρκεια της προσαρμογής
Bu ayar sırasında oluklu halka vücut kaydırınТези слайдове по оребрена пръстен тялото по време на корекция
Bu ayar sırasında oluklu halka vücut kaydırınЭти слайд вдоль тела со шлицом кольца во время регулировки
Bu ayar sırasında oluklu halka vücut kaydırınوهذه الشريحة على طول الجسم الحلبة فترة زمنية محددة خلال التكيف
Bu ayar sırasında oluklu halka vücut kaydırınロックをかけて、顎にクランプしたとき、リングに対して
Bu nedenle ağzın dışındaki oluklarda kayarak kafanın dışında kapanıyor.Așa că, alunecă în șanțuri aflate în exteriorul capului.
Bu nedenle ağzın dışındaki oluklarda kayarak kafanın dışında kapanıyor.Donc il garde ses crocs à l'extérieur de sa tête.
Bu nedenle ağzın dışındaki oluklarda kayarak kafanın dışında kapanıyor.Dus ze glijden in gleuven aan de buitenkant van de kop.
Bu nedenle ağzın dışındaki oluklarda kayarak kafanın dışında kapanıyor.En lugar de eso, se deslizan sobre canales en la parte exterior de su cabeza.
Bu nedenle ağzın dışındaki oluklarda kayarak kafanın dışında kapanıyor.Invece, si posizionano in scanalature all'esterno della testa.
Bu nedenle ağzın dışındaki oluklarda kayarak kafanın dışında kapanıyor.I stedet glider de i riller på ydersiden af hovedet.
Bu nedenle ağzın dışındaki oluklarda kayarak kafanın dışında kapanıyor.그래서 이빨은 머리 바깥에 있는 홈으로 넣어지죠.
Bu nedenle ağzın dışındaki oluklarda kayarak kafanın dışında kapanıyor.Oleh karena itu, giginya diselipkan persis di luar kepalanya.
Bu nedenle ağzın dışındaki oluklarda kayarak kafanın dışında kapanıyor.Stattdessen gleiten sie in Kerben auf dem Äußeren des Kopfes.
Bu nedenle ağzın dışındaki oluklarda kayarak kafanın dışında kapanıyor.Takže miesto toho sa kĺžu v drážkach na vonkajšej strane hlavy.
Bu nedenle ağzın dışındaki oluklarda kayarak kafanın dışında kapanıyor.Więc zamiast tego, ześlizgują się bruzdami umiejscowionymi na zewnątrz głowy.
Bu nedenle ağzın dışındaki oluklarda kayarak kafanın dışında kapanıyor.Затова те се плъзгат в улеи отвън на главата.
Bu nedenle ağzın dışındaki oluklarda kayarak kafanın dışında kapanıyor.Поэтому, наоборот, челюсть движется на желобках вне головы.
Bu nedenle ağzın dışındaki oluklarda kayarak kafanın dışında kapanıyor.לכן, במקום זה הן מחליקות במסילות הנמצאות מהצד החיצוני של ראשו.
Bu nedenle ağzın dışındaki oluklarda kayarak kafanın dışında kapanıyor.لذا بدلا عن ذلك، تنزلق في اخاديد خارج الرأس.
Bu nedenle ağzın dışındaki oluklarda kayarak kafanın dışında kapanıyor.滑るようになっています クリスマスツリーのような魚で
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod