oluşturmak ile cümle
oluşturmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
İ-16, Sovyet Hava Kuvvetleri'nin ana omurgasını oluşturmaktaydı.В продължение на десетилетия Ту-16 остава основния самолет в стратегическата авиация на СССР.
Sanayi ve yapı işkolu, Çin'in GSYİH'sının %46.8'ini oluşturmaktadır.Промишлеността и строителството генерират 48% от БВП на Китай.
Edinilmiş bağışıklığın bu süreci aşılamanın temelini oluşturmaktadır.Този процес на придобит имунитет е основа на ваксинацията.
Bu, Yedi Yıl Savaşı'nın Kuzey Amerika ayağını oluşturmaktadır.Това е последната битка от Седемгодишната война в Северна Америка.
Hayran kitlesini genellikle gençler oluşturmaktadır.Всезнайко, често дава съвети на младите.
Bu toplam çekimlerin sadece %3'ünü oluşturmaktadır.Те съставляват едва около 3 % от общото производство.
Bu durum bitkisel yetiştiricilikte yüksek verimsizlik oluşturmaktadır.Този период е свързан с невероятна артистична продуктивност.
Bu durum sadece Roma yurttaşlarından oluştulan lejyonlara göre bir tezat oluşturmaktaydı.Той образува комисия, която да създаде законник за неговите римски жители.
Nüfusun %56'sını kadınlar, %44'ünü erkekler oluşturmaktadır.Мъжете са 56%, а жените 44%.
Vakfın hedefi dünya futbolu ile ilgili ayrıntılı bir arşiv oluşturmaktır.Талантът получава специална грамота от европейската футболна централа.
Sürgün edilenlerin yaklaşık 9,000 kişisini Müslüman Kürtler oluşturmaktadır.Населението е около 900 души, мюсюлмани по вероизповедание.
Düzgün tertiplenmiş bir falanks son derece etkili bir saldırı ve savunma gücü oluşturmaktadır.Отличава се със своята блестяща игра в отбрана и ефективно нападение.
2002 yılı itibarıyla, bu Yahudiler ile soylarından gelenler, İsrail nüfusunun yüzde 40'ını oluşturmaktadır.Днес, тези изселени евреи и техните потомци представляват 41% от цялото население на Израел.
Sefarad Yahudiler, Türkiye’deki Yahudilerin 96% sını oluşturmakta, geri kalanlar genelde Aşkenaz Yahudilerdir.96 % са турските евреи са сефаради, а останалите са ашкенази.
Bağımsız bir yargı sistemi oluşturmak.Конституцията предвижда независима съдебна система.
Yabancı kökenlerin en büyük kısmını Asya devletleri oluşturmaktadır (%49.8).Четиринадесет от тях представляват немюсюлманските религиозни малцинства (4,8%).
Normal bir bölgede de süpersüreklilik oluşturmak mümkündür.Възможно е сработването дори и при нормални обстоятелства.
Afro-Kübalılar, Küba nüfusunun %10'undan fazlasını oluşturmaktadır.Афро-боливийците са около 1% от населението на страната.
İmparatorluk arazisinin büyük bir bölümünü ormanlık alanlar oluşturmaktaydı.Реституцията на част от горския фонд направи някои от жителите притежатели на гори.
Bu etnik grup içerisinde ise çoğunluğu %15 ile Senufolar oluşturmaktadır.Т.е. общата численост на легионите се е увеличила вероятно с около 15%.
Ayvalık kıyılarını çevreleyen adalar bir iç deniz görüntüsü oluşturmaktadır.Студените океански течения близо до бреговете водят до образуването на крайбрежни пустини.
Diğeri, Mars'ı keşfetmek için yapılacak ortak görevler için bir yol oluşturmaktı.Била е тестова за бъдещи мисии към Марс.
Nüfusu, 2012 nüfus tahminlerine göre 570,937 kişi olup Sergipe eyaletinin nüfusunun %33'ünü oluşturmaktadır.Населението му е около 570 937 жители, което съставлява около 33% от населението на щата.
Bugün, Getto hala şehirdeki Yahudi yaşamının merkezini oluşturmaktadır.Градът се формира ката основен център на евреите в Мароко.
Ancak Ay çekirdeğinin küçüklüğü bu varsayımın doğruluğu karşısında bir engel oluşturmaktadır.Малкият размер на лунното ядро е възможна пречка пред приемането на теорията.
Günümüzde Hutu etnik grubu ülkede çoğunluğu oluşturmaktadır.Днес мангото расте в повечето тропически държави.
Selamlar köyünün halkını Balkanlar'dan göç eden muhacirler oluşturmaktadır.Селото е основано от гагаузки преселници от Балканите.
Bu sayının % 26 sını yabancı turistler oluşturmaktadır.От тях 60% са чуждестранни посетители.
Fakat önünde bir engel bulunmaktadır. Bu engeli sahada Samanlı Dağları oluşturmaktadır.Na planinama i brdima sile teže manje (zanemarivo manje) nego u dolinama.
Dolaylı masraflar yaklaşık 15 milyar dolar tutmakta ve bunun en büyük kısmını işgücü kaybı oluşturmaktadır.Posredni troškovi iznose oko 15 milijardi $, od čega najviše otpada na izostanke s radnog mjesta.
O zaman grubu oluşturmakla iyi ettiğimizi hissettik" demiştir.Tad smo počeli vjerovati da smo učinili dobru stvar time što smo u sastavu."
Ekranın sağ alt köşesinde, "oluşturmak" kırmızı bir düğme son kişileri gösterir.U donjem desnom kutu zaslona crveni gumb "Nova poruka" prikazuje nedavne kontakte.
Londra'nın 12 semti ile Londra Şehri İç Londra'yı ve 20 semt de Dış Londra'yı oluşturmaktadır.Dvanaest njih zajedno sa Cityem of London čine Inner London, dok ostalih 20 čine Outer London.
Nüfusun çoğunluğunu Ruslar oluşturmaktadır.Većinsko stanovništvo čine Rusi.
Bu iki özel koruma alanı, Natura 2000 ağının kapsamına girecek alanları oluşturmaktadır.Ove dvije direktive temelj su nastanka mreže Natura 2000 zaštićenih područja.
1963'te farklı Oberliga'lar Bundesliga'yı oluşturmak için birleştirildi.Godine 1963. sve su njemačke Oberlige spojene u jednu nacionalnu ligu, zvanu Bundesliga.
Bunu göstermenin bir yolu cevabı değiştirecek şekilde sorulacak olan soruyu oluşturmaktır.To je, naime, prijedlog kretanja na pitanje kamo.
Ekibin üçte birini kadınlar oluşturmaktaydı.Tako su oko 30% boraca činile žene.
Nüfus çoğunluğunun Lezgiler oluşturmaktadır (%97).Hrvati čine većinsko stanovništvo Jezera (97%).
Diğer bir önlem de Çanakkale Boğazı'nda bir ağ engeli oluşturmaktı.Još jedan od problema je bio blokiranje prednjeg kotača Spirita.
Bergen tek başına toplam nüfusun yaklaşık %53'ünü oluşturmaktadır.Žene čine oko 53% ukupnog stanovništva.
Şehir, Saraybosna'nın doğu kesimini oluşturmaktadır.Vrlo je bio fortificiran grad Sarajevo.
Hâlâ ortak bir sınıf deneyinin temelini oluşturmaktadır.Svojim radom ujedno osniva znanstvenu sistematiku vrsta.
Nüfusun yarısını Rize kökenli Hemşinliler, ve diğer yarısını ise yerli Kıpçak Türkleri oluşturmaktadır.Nešto više od polovice su ciparski Turci, a ostatak čine imigranti iz Turske.
Bu ek, sözcüklerin genitif hâlini oluşturmakta kullanılır.Oblikotvorni - služe za tvorbu oblika riječi.
Columbia nehri kuzey, Snake nehri ise doğu sınırlarının büyük bir kısmını oluşturmaktadır.Sjeverna granica je rijeka Columbia, a istočna je rijeka Snake River.
Modern Lübnan devleti bu bölgenin genişletilmiş halini oluşturmaktadır.Novi švedski zakon učvršćuje luteranstvo u toj zemlji.
Finlandiya'nın dörtte birini oluşturmaktadır ve büyük kısmı Kuzey Kutup Dairesi'nin kuzeyinde kalmaktadır.Ukupan broj stanovnika je 347 i oni su uglavnom smješteni na sjevernom dijelu otoka.
Sistemin dışında kalan öğeler, onun çevresini oluşturmaktadır.To, čo existuje mimo systému, čo ho obklopuje, nazýva sa jeho prostredím.
Taejo, güçlü bir koalisyon oluşturmak için düşmanlarını bile getiriyordu.Tchädžo sa snažil do svojej koalície priviesť aj nepriateľov.
Etnik Taylar nüfusun yaklaşık % 75'ini oluşturmaktadır.Albánci tvoria podľa pravdivých predpokladov približne 75% obyvateľstva.
47 km'si ise İspanya ile Portekiz arasında sınır oluşturmaktadır.V dĺžke 47 km tvorí hranicu so Španielskom.
MD-80 modeli DC-9'un ikinci neslini oluşturmaktaydı.Projekt MD-80 vznikol ako vylepšená verzia DC-9.
1963'te farklı Oberliga'lar Bundesliga'yı oluşturmak için birleştirildi.V roku 1963 sa všetky Oberligy spojili do jednej národnej súťaže, Bundesligy.
Bugün, Getto hala şehirdeki Yahudi yaşamının merkezini oluşturmaktadır.V súčasnosti je radnica sídlom vedúceho židovskej obce.
Yenimahalle ilçesinin yaklaşık yarısını oluşturmaktadır.Majú od nich len asi polovičný vzrast.
Ülkenin 68.732 km.’lik karayolu ağının 2.000 km.’sini 44 otoyol oluşturmaktadır.Krajina má 68 732 km ciest, z ktorých približne 3 000 km je súčasťou systému 44 diaľnic.
Ancak günümüzde Cumhuriyet nüfusunun büyük çoğunluğunu Ruslar oluşturmaktadır.V súčasnosti tvoria najväčšiu časť obyvateľstva Rusi.
Baas Partisi ebedî misyonu bir tek Arap milleti oluşturmaktı.Nováčikom turnaja bolo družstvo Spojených arabských emirátov.
İnsan sağlığı için büyük tehlike oluşturmaktadırlar.Takto veľký prúd ohrozuje zdravie človeka.