oluşturmak ile cümle

oluşturmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Nüfusun yaklaşık olarak %51,5'ini kadınlar oluşturmaktadır.Femeile reprezintă aproximativ 51.5% din populație.
Ülkedeki Ortodoks sayısı 6,079,396 ve nüfusun 84.5%'unu oluşturmaktadır.Creștinii ortodocși, în număr de 6.079.396, reprezintă 84,5% din populația țării.
Dağlar ülkenin yüzey yapısının %70'ini oluşturmaktadır.Zona de dealuri reprezinta 70% din suprafata satului.
Bu savaşlar Avrupa tarihinde önemli bir dönem noktası oluşturmaktadır.Acest eveniment fiind considerat un moment fundamental în istoria Europei.
İvan'ın korku dolu çehresi ile oğlunun, huzurlu yüzü bir tezat oluşturmaktadır.Chipul îngrozit a lui Ivan este în contrast cu expresia calmă și resemnată a fiului său.
Geniş kirişler oluşturmak mümkün değildi, bu yüzden taş sütunlar birbirine yakın inşa edilirdi.Nu se folosea mortar, de aceea pietrele trebuiau să se potrivească bine între ele.
Yaklaşık 14.000 km²'lik alanı ile, orman alanının beşte birlik bir kısmını oluşturmaktadır.Cu aproximativ 14,000 km², acesta acoperă în jur de o cincime din suprafața pădurii.
Google'ın gelirlerinin yaklaşık %90'nını reklam hizmeti oluşturmaktadır.În 2011, 96% din veniturile lui Google proveneau din publicitate.
Kayın ağaçları ormanın büyük bir bölümünü oluşturmaktadır.Pădurile de conifere au format o mare parte din păduri.
Ülkenin en yüksek noktasını Chappal Waddi oluşturmakta olup, dağın zirvesi 2.419 m yüksekliktedir.Cel mai înalt punct este Chappal Waddi care se află la o înălțime de 2419 m.
Kentte özellikle hava kirliliği sağlık için büyük bir sorun oluşturmaktadır.În prezent, poluarea produsă de uzină reprezintă o gravă problemă de sănătate pentru locuitori.
Nüfusun çoğunu Macarlar oluşturmaktadır.Majoritatea locuitorilor trăiesc din vânătoare.
Risk öncelik numarasını (RPN) hesaplayarak, risklerin sıralamasını oluşturmak için bir girişim yapılır.Multe companii de asigurări solicită aprobarea în avans a unei proceduri RMN ca o condiție pentru acoperire.
Çünkü Belucistan'ın Pakistan bölgesi Pakistan'ın %44'nü oluşturmaktadır.Populația urbană reprezintă 46 % din populația totală a Turkmenistanului.
Havaalanları, limanlar ve sınır kontrol merkezleri de bir çeşit sınır oluşturmaktadırlar.Cu scopul controlului la graniță, aeroporturile și porturile maritime sunt considerate ca granițe.
Bu sayının % 26 sını yabancı turistler oluşturmaktadır.Doar 10% dintre turiști sunt cetățeni străini.
Bu ek, sözcüklerin genitif hâlini oluşturmakta kullanılır.Lumea noastră se instituie în procesul creării cuvintelor.
Özellikle su sorunu ciddi bir problem oluşturmaktadır.Pentru unii locuitori apa reprezintă o problemă serioasă.
Çünkü örgütün kendisi asıl sistemi oluşturmaktadır.Se formează structura fundamentală a corpului.
C - Vakaların %60'ını oluşturmaktadır.Metastazele apar la 60% din cazuri.
Bu bölgelerdeki üretim tüm üretimin %65'ini oluşturmaktadır.În prezent, 65% din producția totală a orașului o constituie industria alimentară.
2000 yılı verilerine göre ülkede 162.000 göçmen vardır ve toplam nüfusun %37'sini oluşturmaktadırlar.În anul 2000, în Luxemburg erau 162.000 de imigranți, reprezentând 37% din totalul populației.
Ülkedeki iş gücünün üçte ikisini yabancı uyruklular oluşturmaktadır.Străinii alcătuiesc până la două treimi din forța de muncă din țară.
Onlar aynı zamanda buharlaşmanın sistemini oluşturmaktadır.În același timp, dezvoltă dogma ispășirii.
Şehrin ekonomisinin önemli bir bölümünü gıda işleme sanayi oluşturmaktadır.O componentă importantă a industriei locale a constituit-o industria de morărit.
Afrikalı liderler 17 komisyon üyesi arasında çoğunluğu oluşturmaktadır.Din Partidul Republican au provenit cei mai mulți președinți ai Statelor Unite ale Americii, nouăsprezece.
Yenimahalle ilçesinin yaklaşık yarısını oluşturmaktadır.Credit Bank deținea aproximativ jumătate dintre acțiunile noii instituții.
Müslümanlar, 222,282 kişiyle nüfusun 3%'ünü oluşturmaktadır.Musulmanii, în număr de 222.282, sau 3% din populație, formează al treilea grup religios ca dimensiuni.
Kalite evinin çatısı da bir ilişki matrisi oluşturmaktadır.Structura înaltă a acoperișului trădează o construcție veche.
Bu savaşçılar Nakşa savunmasının belkemiğini oluşturmaktaydı.Formațiunile de bombardiere fuseseră concepute pe ideea apărării mutuale.
İngiltere'de 1700'lü yıllara dek kullanılmış olan Jülyen takvimi 10 günlük bir fark oluşturmaktadır.Calendarul iulian, folosit în Anglia în 1706, diferă cu 11 zile.
İnternet forumu daha sonra ilgi oluşturmak için eklendi.A adăugat mai târziu un forum on-line.
İl arazisinin yaklaşık %18’ini tarım alanları oluşturmaktadır.Circa 9% din fermele din această provincie oferă facilități de vacanță.
Merhamet tüm ahlakın temelini oluşturmaktadır.Compasiunea este baza oricărei morale.
Merhamet tüm ahlakın temelini oluşturmaktadır.Compasiunea stă la baza oricărei morale.
Bir kabine oluşturmak zordur.Este dificil să formezi un cabinet.
Bir komite oluşturmak için oylama yaptılar.Ei au votat pentru a crea un comitet.
Bir grup oluşturmak için bir araya geldik.Am venit împreună pentru a forma un grup.
Çalışanlar bir birlik oluşturmak istiyor.Angajații doresc să formeze o uniune.
Web sitesi oluşturmak için birini arıyorum.Caut pe cineva că să facă un site web.
İyi bir örnek oluşturmak zorundaydım.A trebuit să dau un exemplu bun.
Grubu Lauri Pihlap ("Lowry"), Sergei Morgun ("Semy") ve Kaido Põldma ("Craig") oluşturmaktadır.Az együttes tagjai Lauri Pihlap ("Lowry"), Sergei Morgun ("Semy") és Kaido Põldma ("Craig").
Bu bulgu, elektronların atomların bileşenleri olduğu fikri için bir kanıt oluşturmaktaydı.Ez erősítette azt a nézetet, hogy az elektronok az atomok részei.
247 farklı dilden oluşan yabancı seçki ise tüm kütüphanenin %29'luk bölümünü oluşturmaktadır.Az itt elérhető dokumentumok 247 nyelven íródtak, a könyvtár gyűjteményének pedig 29%-a idegen nyelvű.
Londra'nın 12 semti ile Londra Şehri İç Londra'yı ve 20 semt de Dış Londra'yı oluşturmaktadır.A City of London és 12 kerület alkotja Belső-Londont, míg a többi húsz kerület Külső-London része.
Ülke yönetimine en büyük katkısı yerel yönetim birimlerini (Lagting) oluşturmaktı.Legfontosabb közigazgatási tette a tartományi rendszer (a lagtingok) kialakítása volt.
Bu alanlar modern elektrik ve haberleşme teknolojilerinin temelini oluşturmaktadır.Ilyen jelek alkotják a modern számítástechnika és hírközlés alapjait.
Kulüp ilk olarak TSV Hachinger Tal takımının futbol şubesini oluşturmaktaydı.A klub eredetileg a TSV Hachinger részét képezte.
Nüfusun tamamına yakını Kürtler oluşturmaktadır. ^ Kaymakam ^ Bel.Megmondod nekik, hogy nagyon sok tűzifát szed. - gúnyolódik Ben.
Lenin'in tutuklanması ve verdiği kurtuluş mücadelesi filmin ana konusunu oluşturmaktadır.Az ő legyőzése és visszaváltoztatása valódi önmagává a film fő konfliktusa.
33 üyeden oluşan senato da, bu üyelerin 22 tanesini aşiret reisleri oluşturmaktadır.A koalíciónak 63 tagja van, ebből 22 helyet az SZNT tagjai töltenek be.
Kentte özellikle hava kirliliği sağlık için büyük bir sorun oluşturmaktadır.A levegőszennyezés súlyos probléma a városban.
Şehrin nüfusunun çoğunluğunu Çinliler oluşturmaktadır.Ők képezik Kína lakosságának többségét.
Bu birimler İsveç kullanımına daha uygun bir sistem oluşturmak için SAAB tarafından modifiye edildi.A váltót módosították, hogy alkalmasabb legyen terep használatra.
Barikatları oluşturmak için mobilyalar ve diğer büro malzemeleri kullanıldı.A bútorok illesztésére csapszegeket használtak.
Ekibin üçte birini kadınlar oluşturmaktaydı.A dolgozók kb. egyharmada nő volt.
Çöplerin %40'ını kâğıt oluşturmaktadır.40%-át poliszacharidok teszik ki.
Bunu göstermenin bir yolu cevabı değiştirecek şekilde sorulacak olan soruyu oluşturmaktır.Ennek egyfajta illusztrációja, hogy a kérdések megfogalmazásának módja jelentősen megváltoztathatja a választ.
KKP sistemi oluşturmak çok pahalı olabilir.Egy HIDS rendszer üzemeltetése költségigényes.
Asya kökenli nüfusun çoğunluğu Hindistan'dan gelen topluluklar oluşturmaktadır.Az Indiában telelő fehér gólyák többsége az ázsiai populációhoz tartozik.

İlgili Sayfalar