oluşturmak ile cümle
oluşturmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
1999'da dünya üzerinde petrol kullanımının %41'ini ulaşım oluşturmaktaydı.Ówcześnie przez port transportowano 26% światowej ropy naftowej.
Bu tip etik hükümleri oluşturmak her türlü normdan önceliklidir.Zdaniem Kanta wszelkie normy moralne można wywieść z imperatywu kategorycznego.
Metropoliten São Paulo ve São Paulo mikrobölgesinin güneyini oluşturmaktadır.Znajduje się w mezoregionie São Paulo i mikroregionie São Paulo.
Bu toplam çekimlerin sadece %3'ünü oluşturmaktadır.Pozostałe gatunki zajmują łącznie tylko 2%.
2005 yılında SAGEM ve Snecma Safran SA'nı oluşturmak üzere birleştiler.Ważną datą w historii firmy jest rok 2005 kiedy to Sagem wraz z firmą Snecma połączyły się tworząc SAFRAN.
Halkın 40% Özbekler oluşturmaktadır.40% krajowych potrzeb.
Bir Dünya Mirası alanının bir parçasını oluşturmaktadır.Odziedziczyła po nim dobra ziemskie.
Hawking, hastalığıyla gizemli bir kişilik oluşturmaktadır.Dr Lockhart daje kobiecie fałszywą nadzieję.
Bu yollar, bölgenin ana ticaret hatlarını oluşturmaktadır.To one nakreśliły główne kierunki działań ruchu związkowego.
Yan sofaları revaklı kat oluşturmaktadır.Pozostałe mogiły ułożone są rzędami.
Kütle çekimi atraksiyonu galaksileri birbirine doğru grup kümeleri oluşturmak için çeker.Problem jego modelu polega na tym, że wszystkie masy wzajemnie przyciągają się grawitacyjnie.
1983'te Amerikan Ulusal Standartlar Enstitüsü (ANSI) bir C standardı oluşturmak için bir kurul oluşturdu.American National Standards Institute (ANSI) stworzył w 1984 roku normę ANSI Z80.4.
Fakat önünde bir engel bulunmaktadır. Bu engeli sahada Samanlı Dağları oluşturmaktadır.Chiya-î Bêtirxên (kurdiska: چياى بێترخێن, arabiska: Chiyā-i Bētirkhēn, جبل بيترحين) är ett berg i Irak.
Esence Dağları (Keşiş), ilin en yüksek noktasını (3.549 m) oluşturmaktadır.För andra betydelser, se Çürüklüktəpə Dağı.
2003 yılı sonunda nüfusun % 4,2’sini yasal göçmenler oluşturmaktaydı.Mot slutet av 2003 stod lagliga invandrare för 4,2 procent av befolkningen.
Geçici ittifaklar oluşturmak için kartlar da mevcuttur.Då skulle man vara redo att göra temporära allianser.
Bağımsız bir yargı sistemi oluşturmak.Ett oberoende rättsväsende.
Grip(influenza) vakaların %5-15’ini oluşturmaktadır.Influensavirus står för 5–15 % av fallen.
Özellikle su sorunu ciddi bir problem oluşturmaktadır.Vattenföroreningar är dock ett allvarligt problem.
7120 Yahudi, 5000 Müslüman, 3390 Hristiyan, 800 Türk asker ve 100 Avrupalı bu sayıyı oluşturmaktaydı.Av dessa ska 7120 varit judar, 5000 muslimer, 390 kristna, 800 turkar och 100 européer.
Kuruluş amacı üye devletler arasında serbest ticaret bölgesi oluşturmaktır.Bör unionen skapa ett frihandelsområde med USA?
KTH'nun aslını 1827 yılında kurulmuş olan Teknologiska Institutet oluşturmakta.Ursprungligen grundades KTH som Teknologiska institutet år 1827.
Yer çatlakları baraj, köprü, nükleer tesis gibi büyük ve geniş yapılar için büyük tehlike oluşturmaktadır.Bristningar i marken är en stor risk för konstruktioner som dammar, broar och kärnkraftverk.
Eyaletin batı kısmı Yunnan-Guizhou Platosu'nun bir bölümünü oluşturmaktadır.Den norra delen av provinsen utgör Yunnan-Guizhouplatån.
2007 itibarıyla, nüfusun %9.3'lük kısmını yabancı uyruklu vatandaşlar oluşturmaktaydı.År 2007 utgjordes 2,7 procent av befolkningen av utländska medborgare.
Her iki grup da çabalarını tek bir “Detektör Grup“ oluşturmak için birleştirmeye karar verdiler.De båda anser dock att de ska komplettera varandra och bilda ett "tränarteam".
Halkın 40% Özbekler oluşturmaktadır.Nästan 40 procent av kandidaterna misslyckas.
Ayrıca NATO'nun Avrupa'daki füze savunma sisteminin bir parçasını oluşturmaktadır.Man kommer dessutom överens om att Ryssland ska delta i utformningen av NATO:s missilförsvarssystem i Europa.
1973 yılı itibarıyla e-posta, ARPANET trafiğinin %75'ini oluşturmaktaydı.Bara två år senare bestod 75% av ARPANET-trafiken av e-post.
Bu iki özel koruma alanı, Natura 2000 ağının kapsamına girecek alanları oluşturmaktadır.Tvåladutjärnen ligger i Sävarån Natura 2000-område.
Kasaba, Nassau County'nin batı yarısını oluşturmaktadır.Hennes kongressdistrikt omfattar delar av Nassau County.
Filipinler'de ülke nüfusunun yaklaşık %2'sini geleneksel Filipin dinleri oluşturmaktadır.Strax under 25 % tillhör traditionella, lokala religioner.
Google'ın gelirlerinin yaklaşık %90'nını reklam hizmeti oluşturmaktadır.Över 90 procent av internetsökningarna sker via Google.
Londra'nın 12 semti ile Londra Şehri İç Londra'yı ve 20 semt de Dış Londra'yı oluşturmaktadır.Tolv av dessa, plus City of London, utgör Inner London, medan de 20 övriga utgör Outer London.
Tarım, ülke ekonomisinin büyük ve en önemli kısmını oluşturmaktadır.Tjänstesektorn är en större och växande del av ekonomin.
Sürgün edilenlerin yaklaşık 9,000 kişisini Müslüman Kürtler oluşturmaktadır.Omkring 800 ortsbor beräknas omfattas av tvångsförflyttningar.
Amaç Kiev'de geçici bir hükumet oluşturmaktı.Då hade han ett falskt pass utfärdat av Cypern.
İzleyen konular bu hususun arka planını oluşturmaktadır.Tanken bakom dessa verk är att skapa visuellt kaos.
Nüfusun çoğunluğunu yaşlılar oluşturmaktadır.Finansiering sker av de äldre medlemmarna.
Harekât, Rusya’nın batısında, 1943 yılı yaz – sonbahar seferinin bir parçasını oluşturmaktadır.Romanen sträcker sig över ett år, från hösten 1943 till hösten 1944.
Yaklaşık 14.000 km²'lik alanı ile, orman alanının beşte birlik bir kısmını oluşturmaktadır.Reservatet är ungefär 14 000 km² stort, och upptar en femtedel av skogens areal.
Bu tarihten önce 19 tane bölge en üst idari yapıyı oluşturmaktaydı.Polisregionerna ersatte de tidigare till antalet 21 polismyndigheterna.
Ülke yönetimine en büyük katkısı yerel yönetim birimlerini (Lagting) oluşturmaktı.Den lokala gruppen var den högsta organisationsformen..
Bu iki bileşenin, gelecekte tek bir gökada oluşturmak üzere birleşecekleri düşünülmektedir.Planer finns på att bygga ihop de två näten i framtiden.
Edinilmiş bağışıklığın bu süreci aşılamanın temelini oluşturmaktadır.Alliansen står alltså som ansvarig för att ha skapat denna plåga.
İki organizasyonun yetkilileri tek bir organizasyon oluşturmak için bir araya geldi.I detta har båda funktionerna kombinerats till en enda enhet.
İmmünoloji günümüzdeki rolüyle bilimsel çalışmalarının oldukça önemli alanlarını oluşturmaktadır.Klemmings arbeten har därför delvis behållit sin vetenskapliga användbarhet in i nutiden.
Ayrıca çit oluşturmak için de kullanılır.Det används också för att tillverka styren.
Bu önemli noktalar uygulamanın hazırlık aşamasını oluşturmaktadır.Nya högkänsliga metoder för att bestämma stadiet är under utveckling.
İngiltere'de 1700'lü yıllara dek kullanılmış olan Jülyen takvimi 10 günlük bir fark oluşturmaktadır.Den julianska kalendern som användes i England år 1704 varierade med elva dagar.
Bu kanunlar, gerçek durumların matematiksel modellerini yapmak için temel oluşturmaktadır.Ці закони, є основою для створення математичних моделей реальних ситуацій.
Bağımsız bir yargı sistemi oluşturmak.Формування незалежної правової системи.
Havaalanları, limanlar ve sınır kontrol merkezleri de bir çeşit sınır oluşturmaktadırlar.Для цілей контролю на кордоні, аеропорти і морські порти також класифікуються як кордони.
Uçtan uçlu çerçeve ile sistem, "daha iyi, daha doğal çeviriler oluşturmak için zamanla öğrenir".Завдяки потужній внутрішній структурі, система з часом вчиться створювати більш якісні і природні переклади.
Halkın çoğunluğunu Türkler ve Kürtler oluşturmaktadır.Більшість населення складають турки та курди.
Bunların %50.5'ini kadınlar oluşturmaktadır.Чоловіки становлять 50,5 % населення.
Nüfusun çoğunu köylüler oluşturmaktaydı.Більшість населення становили селяни.
Sosyal psikoloji araştırmalarına dayanan bazı teknikler propaganda oluşturmak için kullanılır.Для здійснення пропаганди використовують чимало методів, які базуються на дослідженнях соціальної психології.
Daha sonradan, Viz Media animenin bir İngilizce uyarlamasını oluşturmak üzere Studiopolis'le anlaştı.Пізніше компанією Viz Media була ліцензована оригінальна манґа для публікації англійською мовою.
Doorn; Hollanda Kraliyet Deniz Kuvvetleri için önemli bir temel oluşturmaktadır.Доорн також є основною базою для Нідерландського корпусу морської піхоти.