oluşturmak ile cümle

oluşturmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bağımsız bir yargı sistemi oluşturmak.De instelling van een onafhankelijk toezichtorgaan.
Bu savaşlar Avrupa tarihinde önemli bir dönem noktası oluşturmaktadır.De cruciale decennia in de geschiedenis van een Europese stad.
Tour de France ve Vuelta a España ile birlikte Grands Tours denilen üç önemli turu oluşturmaktadır.Samen met de Tour de France en de Vuelta a España is het de enige rittenkoers die drie weken duurt.
Filipin kökenli Amerikalılar Eyaletteki en yüksek Asya kökenli nüfusu oluşturmaktadır.De Filipijns-Amerikaanse gemeenschap is de grootste subgroep in de staat.
Komorlar coğrafî olarak Mayotte ile birlikte Komor Takımadaları'nın bir parçasını oluşturmaktadır.De Amerikanen hoopten dat Palau samen met Micronesia één politieke entiteit zou gaan vormen.
Bu 25 farklı etnik grup ülke nüfusu içerisinde %85'lik bir dilimi oluşturmaktadır.Samen zijn deze twee types goed voor 75% van de talen.
Ülke armasında kullanılan renkler, aynı zamanda Çad bayrağının da renklerini oluşturmaktadır.De kleuren die in het wapen terugkomen, zijn dezelfde kleuren als in de vlag van Tsjaad.
32 takım 7 grup oluşturmak için beş torbaya ayrıldı.32 teams werden verdeel over 5 potten en na de loting in 7 groepen.
Ülkenin en yüksek noktasını Chappal Waddi oluşturmakta olup, dağın zirvesi 2.419 m yüksekliktedir.Hier bevindt zich ook het hoogste punt van Nigeria, de Chappal Waddi met een hoogte van 2419 m.
Bugün şehir nüfusunun çoğunluğunu öğrenciler oluşturmaktadır.Tegenwoordig maken studenten een belangrijk deel van de bevolking uit.
Bu nüfusun büyük çoğunluğunu Özbekler oluşturmaktadır.De overgrote meerderheid van de bevolking stamt dan ook van deze mensen af.
Ülkenin sahip olduğu ulusal meclis (Assemblée de l'Union des Comores) tek meclis yapısını oluşturmaktadır.Het Venezolaanse parlement, de Nationale Vergadering (Asamblea Nacional), bestaat uit één kamer.
Ancak kabaca paralel olan uzun aksisleri ile uzun mesafeli bir düzen oluşturmak için kendilerini ayarlarlar.Het is een eenlinggolf, die over lange afstand zijn vorm behoudt.
İlçede Boşnak göçmenleri çoğunluğu oluşturmaktadır.Geleidelijk aan maakte de allochtone bevolking er de meerderheid uit.
Bu oranın neredeyse tamamını katolik mezhebine mensup hristiyanlar oluşturmaktadır.Deze geldt voor vrijwel alle christelijke kerken tot op de dag van vandaag.
Hesabı oluşturmak için ücretsiz bir telefon numarası çağrılmak zorundaydı.Zij krijgen dan een vrij lijstnummer.
2006 yılında, toplam AB bütçesinin %46,7'sini oluşturmaktadır.In 2006 ontving deze regio 46 procent van alle noodhulp.
Bölgenin Nijerya ile olan sınırını belli bölümlerde Komadugu Yobe nehri oluşturmaktadır.De grens met Nigeria wordt gevormd door de rivier Komadugu Yobé.
Bu bitki tohumlardan çoğunun ilk yılda çimlenmemesi gibi farklı bir sorun oluşturmaktaydı.In dit seizoen was Robben veel minder geblesseerd dan in de jaren ervoor.
Bunların %50.5'ini kadınlar oluşturmaktadır.Van de bevolking is 50,0% vrouw.
İhracat, GSYİH’nin yüzde 40'ını oluşturmaktadır.MRSA komt bij 40% van de varkens voor.
“Bursa Türbeleri” adlı resim bu yaklaşımın önemli bir örneğini oluşturmaktadır."De tekeningen zijn bij dit boekje een essentieel onderdeel'".
Halay, toplu halde yan yana dizilerek bir çember oluşturmak suretiyle oynanır.Hij speelde gebruikelijk simpel de snare op elke tel, met een stevige (enkele) bassdrum eronder.
Amaç Kiev'de geçici bir hükumet oluşturmaktı.Dit conflict leidde tot Tom’s tijdelijke arrestatie.
Belde Belediyesi Doğal Av Alanı oluşturmak için çalışmalar yapmaktadır.Momenteel is de gemeente Veghel bezig met het aanleggen van natuurgebieden.
Nüfusun yarısını Rize kökenli Hemşinliler, ve diğer yarısını ise yerli Kıpçak Türkleri oluşturmaktadır.De helft van het eiland is open voor toeristen en de andere helft voorbehouden voor pinguïns.
Kasabanın Batı'sından geçen Kızılırmak aynı zamanda belediye sınırını da oluşturmaktadır.Ook de Dommel ten westen van de Binnenstad vormt een stadsgracht.
Bunun yaklaşık 6 tonunu çelik zincirler oluşturmaktadır.Het is gemaakt van zevenduizend stukjes aluminium.
Yoshino Nehri, şehrin kuzey sınırını oluşturmaktadır.Rzeka Yoshino tworzy północną granicę miasta.
Uçtan uçlu çerçeve ile sistem, "daha iyi, daha doğal çeviriler oluşturmak için zamanla öğrenir".Dzięki kompleksowej strukturze "system z czasem uczy się tworzyć lepsze, bardziej naturalne tłumaczenia".
Esence Dağları (Keşiş), ilin en yüksek noktasını (3.549 m) oluşturmaktadır.Szczyty (poniżej których muszla jest najcieńsza) przesunięte są ku tyłowi.
Hesabı oluşturmak için ücretsiz bir telefon numarası çağrılmak zorundaydı.Do korzystania z niej wymagana jest bezpłatna rejestracja.
72 ülkeden üyeler IWBF'yi oluşturmaktadır.Następujące 37 organów zarządzających jest członkami IWGA.
Hristiyan Araplar, Arap vatandaşların %9’unu oluşturmaktadırlar.Chrześcijanami jest 9% Arabów.
Nüfus çoğunluğunun Lezgiler oluşturmaktadır (%97).Budowa zaawansowana w 97% (pol.).
İlde su kaynaklarının azlığından dolayı ülkenin tarım üretiminin yalnızca %4,5'ini oluşturmaktadır.Rozwój rolnictwa jest w znacznym stopniu ograniczony, gdyż zaledwie 4,5% ziemi nadaje się pod uprawę.
Bu şekilde uzanan çizgiler Y şeklini oluşturmaktadır.Tak rosnący kręgosłup zachowuje swój kształt.
Bir DMZ oluşturmak için iki güvenlik duvarı kullanmak çok daha güvenli bir yaklaşımdır.W określaniu stabilności układu nieliniowego większe znaczenie mają dwie metody Lapunowa.
Siçuan, bilinen doğalgaz rezervlerinin ve üretiminin yaklaşık yarısını oluşturmaktadır.Obecnie w Foshan produkuje się połowę klimatyzatorów i lodówek świata.
Son kullanıcıların, aynı zamanda kendi özel bir koleksiyon oluşturmak için yeteneği vardır.Użytkownicy mają również możliwość tworzenia własnych kolekcji niestandardowych.
Bütün üyelerin onayı ile uluslararası standartlar oluşturmaktır.Stosujmy się więc wszyscy do naszych narodowych zwyczajów.
Çünkü örgütün kendisi asıl sistemi oluşturmaktadır.Był to jedyny oficjalny build tego systemu.
47 km'si ise İspanya ile Portekiz arasında sınır oluşturmaktadır.Na odcinku 50 km tworzy granicę między Hiszpanią a Portugalią.
Gölün florasını 1.500 den fazla bitki türü oluşturmaktadır.Tworzą zbiorowisko puszczy, w której rośnie ponad 1500 gatunków roślin.
Yahudiye'de dini unsurlar ülkenin içişlerinin temelini oluşturmaktaydı.Byli przekonani, że sprawa wiary w Jezusa jest kwestią wewnątrz Izraela.
Bağışıklık sistemi yetersizliği bu patojenlere hastalık oluşturmak için bir "fırsat" sunmaktadır.Powoduje on, że sposób w jakim są hodowane stwarza „okazję” do rozpowszechnienia się choroby.
KKP sistemi oluşturmak çok pahalı olabilir.Te operacje mogłyby być zbyt kosztowne obliczeniowo dla CPU.
Nüfusun tamamına yakını Kürtler oluşturmaktadır. ^ Kaymakam ^ Bel.Polanski: Zrobię wszystko, żeby kibice byli ze mnie dumni. przegladsportowy.pl. .
2015 ortalarında , Dowoon Day6 oluşturmak için gruba eklendi.W połowie 2015 roku do składu grupy dołączył perkusista Dowoon, a zespół został przemianowany na DAY6.
Bu durum bitkisel yetiştiricilikte yüksek verimsizlik oluşturmaktadır.Zapobiega to nadmiernemu tworzeniu mleczanu w warunkach beztlenowych.
Bu mod, VPN (Virtual Private Network) oluşturmak için kullanılmaktadır.Protokoły tej grupy mogą być wykorzystywane do tworzenia Wirtualnej Sieci Prywatnej (ang. VPN).
App Store'da Hediye Kartları oluşturmak.Aplikacja Dzik Challenge w App Store.
Protestolar Yeşillerin faaliyetlerinin en önemli kısmını oluşturmaktadır.Stanowi ona najważniejszą część działań ekologów.
Sutra’nın içeriğini Çin, Japon ve Tibet Budizm’i oluşturmaktadır.Sutra ta rozpowszechniła się w buddyjskich tradycjach Chin, Tybetu i Japonii.
Ülkede en büyük etnik grubu Kikuyular oluşturmaktadır.Największą grupę etniczną stanowią Kreole.
Sürekli yeni Albümleri oluşturmak için bir düğme.Recenzja albumu Forever Alone.
Nüfusun yarısını Rize kökenli Hemşinliler, ve diğer yarısını ise yerli Kıpçak Türkleri oluşturmaktadır.Połowę składu osobowego jednostki stanowili Szwajcarzy, zaś drugą połowę – Korsykańczycy.
İki organizasyonun yetkilileri tek bir organizasyon oluşturmak için bir araya geldi.Reprezentanci poszczególnych klubów postanowili wówczas powołać wspólną organizację.
Bugün, Getto hala şehirdeki Yahudi yaşamının merkezini oluşturmaktadır.Synagoga obecnie jest centrum żydowskiej gminy w mieście.
Ayrıca resmi hukuk sistemi oluşturmaktan da çok uzaktı.Jest to konstrukcja szersza niż konstrukcja stosunku prawnego.

İlgili Sayfalar