İngiltere'nin fethine kıyasla plansız ve dağınık olsa da aynı derecede kalıcı ve etkili olmuştur.بالمقارنة مع غزو انكلترا، لم يكن مخططًا له وغير منظم ولكنه دام مثله.
Lazanya sözcüğü, başta pişirme kabının adı olsa da, günümüzde sadece yemeğin adına lazanya denilmektedir..كلمة لازانيا، التي في الأصل معناها قدر الطبخ، الآن تستعمل لوصف هذه الأكلة.
Bu iki kavram arasındaki ilişki her ne kadar güçlü olsa da birbirleriyle aynı değillerdir.لكن مع ذلك فهناك اختلافات بصرية بينهما بغض النظر عن الحجم.
Aynı dönemde ilk Hristiyanlar Roma ordusunda yeralanlar olsa da çoğu savaşı reddetmiştir.خلال القرون الاولى للمسيحية، رفض العديد من المسيحيين الانخراط في المعارك العسكرية.
Bu duyuru çoğu kişiyi şaşırtacak olsa da çok az kişi bundan üzülecektir."هذا الفيلم سوف يجعل معظم الناس يشعرون بعدم الارتياح."
İlgi alanı daha çok solo performanslara yönelik olsa da oda müziği de icra etmektedir.حتى في أكثر اللحظات الصعبة فنيا، تألق الفقرات يخدم الموسيقي بدلا من العازف.
Rusya'da kişi başına petrol üretimi yüksek olsa da bu yüksek değildir.A produção de petróleo per capita na Rússia, porém, não é tão alta.
Hepsinin adı ginseng olsa da bu bitkilerin her biri farklı fonksiyonel yararlara sahiptir.Apesar de todos serem chamados de ginseng, cada planta tem diferentes funções distintas.
Her ne kadar dil, Botsvana'nın resmi dili olsa da, konuşan insanların çoğunluğu Güney Afrika'da yaşar.Apesar de o tswana ser a língua oficial do Botswana, a maioria dos seus falantes vive na África do Sul.
Nüfusun çoğunluğu Müslüman olan olsa da orada yaşayan Yahudi aileleri de vardır.A população é predominantemente muçulmana, mas há também famílias judaicas que residem lá.
O her ne kadar çocuksu bir doğaya sahip olsa da, dövüşmekte oldukça iyidir.Embora sua mentalidade de criança, ele é muito bom em combates.
Nero hakkında genellikle olumsuz bir bakış açısına sahip olsa da, Nero'nun doğuda sevildiğinden bahseder.Ainda que em geral fale mal de Nero, reconhece a sua popularidade no Leste.
Fransa baştan yardım sözü vermiş olsa da yardım geç geldi ve yetersiz kaldı.A França prometeu ajuda, mas chegou tarde e não era suficiente.
Eşrefoğlu'nun en önemli eseri Divan'ı olsa da, Müzekinnüfûs isimli meşhur bir eseri de bulunur.Até o equivalente a uma semente de mostarda será contabilizado, pois Deus é o mais eficiente dos contadores.
Jennifer Fergusson ile nişanlanmış olsa da evlenmeden ayrılmıştır.Foi noivo de Jennifer Breña Ferguson, mas separaram-se antes de casar.
Çekimlerin 138 gün sürmesi tahmin edilmiş olsa da 160 güne kadar uzadı.O cronograma de filmagens previa 138 dias de gravações, porém cresceu para 160.
Komutanlar savaşma niyetinde olsa da her iki taraftaki baronlar artık savaşmak istememektedir.Nesse ponto da guerra, os barões de ambos os lados pareciam querer evitar batalhas.
Her ne kadar kuş türü bir Digimon olsa da, kanatlarını hareket ettiremediği için uçamaz.Apesar de ser um pégaso ela não consegue voar, pois demonstra não ter controle de suas asas.
İlgi alanı daha çok solo performanslara yönelik olsa da oda müziği de icra etmektedir.Seu maior interesse é a performance solo, mas também se apresenta em música de câmara.
Uygulamada, çoğunlukla olsa da Çin'de her imparator yüksek güç sahibi değildi.Particularmente na China ocupada, os prisioneiros não costumavam ter tanta sorte.
İkinci albümleri This Way Hollanda'da başarılı olsa da Uluslararası alanda pek başarı gösterememiştir.Apesar do álbum ter tido um certo êxito em seu país de origem, o mesmo não aconteceu internacionalmente.
Grubun kurulduğu zamanki adı Santana Blues Band olsa da, kısa bir süre içerisinde ad Santana'ya kısaltıldı.Em 1966, ajudou a formar a Santana Blues Band, nome posteriormente encurtado para Santana.
Genelde mantıklı ve iyi kalpli biri olsa da Cartman tarafından kolayca manipüle edilebilir.Ele é bonito e inteligente, mas, por algum motivo, facilmente manipulado por Nagisa.
Anlaşmazlıklar olsa da bu iki kız birbiriyle arkadaş olmuşlardır.Apesar das diferenças, as duas são grandes amigas uma da outra.
Bu gemiler bakımsız olsa da kullanılmaktadır.Todos disseram: Este navio é inafundável.
Silahlar her ne kadar mevcut olsa da oyun süresince çok az kullanılır.Na verdade, armas só estão disponíveis em momentos específicos do jogo.
Tedavisiz ortalama yaşam 3 ay kadar olsa da tedavi ile 1–2 yıla çıkabilmektedir.O crescimento excessivo começa em um a três meses de tratamento.
Integral dönüşümler özellikleri çok farklı olsa da, ortak bazı özellikleri vardır.Apesar de as propriedades das transformadas integrais variarem muito, elas têm algumas propriedades em comum.
Akciğerleri olsa da oksijeni deri yoluyla alırlar.Apesar de as rãs terem pulmões, absorvem oxigénio através da pele.
SEAT ekibi BTCC'den çekilmiş olsa da, WTCC'de etkileyici sonuçlar sergilemeye devam etmektedir.Os jogos de pré-temporada continuarão a ser transmitidos em simultâneo no WKBW.
Her ne kadar Kocaeli'nin mahallesi olsa da İstanbul'a çok yakındır.A existência da povoação do Cartaxo será sem dúvida bem remota.
"Yaşı 60 olsa da yüreği genç kız gibi".“Para os quarenta anos, uma menina com dezesseis.
Bazı eksiklikleri olsa da bu çeviri eserin en başarılı çevirisi olarak kabul edilir.O facto de ter traduzido metade deles é a melhor das minhas memórias.
Boksörlere yasak olsa da sigara içmeyi bir sembol haline getirmişti.Apesar de ter parado de beber, era um fumante inveterado.
Karşıyaka altyapısında yetişmiştir ve 1991 beri A takım için oynamış olsa da 1993 profesyonel olmuştur.Disputa-se ininterruptamente desde 1989, ainda que desde 1993 é uma prova para profissionais.
Dick Grayson, Nightwing olarak kendisi ayrı bir kahraman olsa da Batman'e yardım etmeyi sürdürür.Dick Grayson agora é o Asa Noturna, ajudando apenas ocasionalmente o Batman.
Başarısız olsa da, yeni ürün Chicago's Brunswick Bilardo Masası'nın dikkatini çekti.Hoewel het vernieuwde apparaat onsuccesvol bleek, trok het de aandacht van Brunswick Billiards uit Chicago.
Fuller her ne kadar Spice Girls'ü yaratmamış olsa da, onların zirveye çıkmasına yardımcı oldu.Fuller was niet de bedenker van de Spice Girls, maar hij zorgde wel voor hun succes.
Ön ayakları küçük olsa da bir yetişkin bir Smildon taşıyabilecek kadar güçlüydü.Ondanks hun kleine formaat zijn ze sterk genoeg om een volwassen persoon te dragen.
Çoğu kendileri için kullanımlık olsa da satış için işlendiği de olur.Als je handelt in bepaalde goederen, dan zul je deze zelf waarschijnlijk ook gebruiken.
Ve bazıları çok az bir miktar da olsa daha da iyiye gitmektedir.Voor hen bracht Ulmanis maar weinig goeds.
Bu duygularını hem Rangiku Matsumoto’ya hem de Ichigo’nun kendisine (o sırada uyuyor olsa da) açmıştır.Haar gevoelens biecht ze op aan Rangiku Matsumoto en aan Ichigo als hij slaapt.
Bununla beraber, farklı olsa da aynı amaca hizmet ederler.Deze heten weliswaar anders maar ze verrichten dezelfde taak.
Zor koşullar olsa da üniversite tekrar işe başladı.Vanwege de beschikbare ruimte kon de school weer groeien.
Fakat olayları geç olsa da anlar. ^ Rıfat Ilgaz (Ekim 2004).Hun belang wordt pas sinds kort onderkend (oktober 2010).
1988'deki seçimlerde tekrar aday olsa da sosyalist aday seçilmiştir.Hij stond niettemin nog eens op de socialistische lijst in 1988 en werd verkozen.
Çoğunlukla sarayda resimler yapmış olsa da kiliseyle ilgili çalışmaları da vardır.Naast het doceren waren ze vaak ook werkzaam in de kerk.
Boksörlere yasak olsa da sigara içmeyi bir sembol haline getirmişti.In zijn tijd als senator was een rookverbod in discussie.
Bu genellikle korkutucu olsa dahi tehlikeli değildir.Niet alleen een schande maar ook nog eens gevaarlijk.
Şarkı, İsveç'te popüler olsa da, asıl başarıyı Danimarka ve Norveç'te yakalamıştır.Het lied werd populair in zowel Denemarken als Noorwegen.
Lise Meitner, Nobel ödülünü alamamış olsa da, başka birçok ödül aldı.Tenzin Gyatso heeft – naast de Nobelprijs - een zeer groot aantal andere onderscheidingen ontvangen.
Go'da hesaplı hareket etmek (strateji) önemli olsa da, oyunun tek önemli noktası değildir.Nu is schrijven voor toneel ook niet zijn sterkste punt.
Bu duyuru çoğu kişiyi şaşırtacak olsa da çok az kişi bundan üzülecektir."Wiadomość ta może zaskoczyć wielu, lecz tylko niewielu będzie się z tego powodu smucić”.
Yayımlanmasından yalnızca $9 kazanmış olsa da adı tanınmaya başladı.Choć jego nazwisko stało się prawie powszechnie znane, zapłacono mu za publikacje tylko 9 dolarów.
Gözlem yolu ile öğrendikleri bildirilmiş olsa da bu bulguların geçerliliği tartışmalıdır.Uczą się one przez obserwowanie, choć jakość tych doniesień jest kwestionowana.
James‘ın ruhsal durumu yavaş olsa da sürekli iyileşiyordu.Po nadzwyczaj łagodnym przebiegu choroby James wyzdrowiał.
Silah her ne kadara başarılı bir silah olsa da önemli kusurları bulunuyordu.Mimo że dysponowali o wiele słabszą bronią, odnosili znaczące sukcesy.
Tanrı gecikmiş olsa da Mesih'i gönderecektir.Bóg wybawi świat poprzez zesłanie Mesjasza.
Evlilik Danimarka yasalarına göre yasal olsa da Kilise tarafından kabul edilmemiştir.Było to małżeństwo według tzw. prawa duńskiego, nieuznawane przez Kościół.
Bu okul halen açık olsa da, günümüzde Jabotinsky Sokağı'nda hizmet vermektedir.Szkoła kontynuuje swoją działalność, chociaż przeniosła swoją siedzibę na Jabotinsky Street.