Ses kayıtları (zamanın şartları yüzünden kötü kalitede olsa da) Chanterelle'de satılmaktadır.Ogni modifica del software è tracciata nel changeLog.
Ülke bağımsızlığına kavuşmuş olsa da, nüfusun büyük bir bölümü özgürlüğünü kazanamamıştır.Indipendenza dalla popolazione: non importa quanto sia grande la popolazione di un Paese.
Ama inanın böyle bir şey olsa dahi kendi tarzımda bir şeyler yapardım.Perché anche se fossi all'inferno sarebbe questa la mia maniera d'essere.
Phantomers oynaması ücretsiz (F2P) bir oyun olsa da çevrim içi bir kayıt almak zorunludur.F2P I giochi F2P o free to play sono gratuiti.
Geçmişte hayvancılık ve tarım önemli olsa da şimdilerde bunlar unutulmaya yüz tutmuştur.L'agricoltura e il bestiame, molto importanti nel passato, sono in recesso.
Bu davranıştan yavaş yavaş vazgeçilmiş olsa da yasadışı sayılmamıştır.Solo ciò che viene compiuto automaticamente è risibile.
Keseli sansargiller keselilere dahil olsa da hepsinin bir kesesi yoktur.Sul che senza tartuferie, dovremmo essere tutti d'accordo.
Eski jön günleri geride kalmış olsa da Türk sineması yepyeni karakter kazanmıştır.A differenza dei decenni precedenti, tuttavia, il cinema giapponese conosce una fase di nuova giovinezza.
Aptallar hep karışır, sebep olsa da, olmasada.Дураки во всё вмешиваются, есть на то причина или нет.
Yalancı ve hilekâr olsa da aslında bütün yaptıklarının bir nedeni vardır.Лесть есть ложь, так как она есть умышленное извращение истины.
Buna karşılık Ebû Zerr: "Zina etse, içki içse, hırsızlık etmiş de olsa da mı?" diye sorar.Но давайте спросим их: есть ли какой-либо определенный срок, который дает вору право на украденное?»
Ve bazıları çok az bir miktar da olsa daha da iyiye gitmektedir.武藤 遊戯 муто: ю:ги) является лучшим игроком, но мало кто знает его тайну.
Eddie'nin şüpheleri olsa da kaybedecek hiçbir şey olmadığı için hapı almaya karar verir.Эдди, чувствующий, что ему больше нечего терять, соглашается принять таблетку.
Tedavisiz ortalama yaşam 3 ay kadar olsa da tedavi ile 1–2 yıla çıkabilmektedir.В отсутствие лечения длится до трех лет, в среднем 1—2 года.
Bu davranıştan yavaş yavaş vazgeçilmiş olsa da yasadışı sayılmamıştır.Специально отбрасывать его было бы неестественно.
Her ne kadar bu hatalı bir durum olsa da patlamanın sebebi tam olarak bilinmemektedir.До сегодняшнего дня точная причина взрыва доподлинно не известна.
Kaplumbağa kabuğunu kırabilecek güçte olsa da, kabuğun içindeki etleri sıyırarak da yiyebilir.Укусить черепаха может и случайно, в попытке выхватить корм из рук.
Film yurt içinde başarısız olsa da, yabancı bölgelerde başarı yakalamıştır.Фильм провалился в Индии, но имел оглушительный успех за рубежом.
Akciğerleri olsa da oksijeni deri yoluyla alırlar.Усваивать кислород они могут и прямо через кожу.
Hobsbawm, her ne kadar Komünist partiye üye olsa da Sovyet İlhakı'nı asla savunmadı.О. Бенчиле был сторонником коммунистических идей, но никогда не был членом Румынской коммунистической партии.
Her zaman kel olarak canlandırılmış, saçı olsa da sonradan onun peruk olduğu ortaya çıkmıştır.Однако она тоже является агентом, которая позже раскрывается, сняв свой парик.
Sakar biri olsa da iyi bir çocuktur.Хороший малец, да вот только глупец.
Albümleri kendi ülkelerinde en iyi 154. olsa da İngiltere de 24. olmuşlardı.В Великобритании попал в пятёрку лучших альбомов, а в Германии и США в тридцатку.
Mevzuata aykırı olsa da, onu takip etme koşuluyla kabul ederler.Несмотря на то что наступление считают неправильным, его разрешают проводить.
Film ülke içinde başarısız olsa da dünya çapında $139 milyon dolar gelir hasılat elde etti.В общей сложности «Не отпускай меня» получил 9,4 млн. $ по всему миру.
Genç kadın bundan etkilenmiş olsa da günlüğünde özellikle çok etkilendiğini belirtmemiştir.Паула была приятно удивлена, но особого восторга в своём дневнике не выразила.
Tehlikeli akrepler olsa da zehri ölümcül değildir.Несмотря на свой исцеляющий фактор, X-23 не бессмертна.
1969 yılında kurulmuş olsa da birçok kez geliştirilmiştir.Построен в 1969 году, но несколько раз реконструировался.
Yanıltıcı bir isim olsa da "Çöp DNA" olarak da bilinir.Существует также альтернативное название «мусорная» ДНК.
Üç yaşamı olsa da Evander tarafından öldürülmüştür.Трижды убит Евандром.
(Taylor, 1972; Burch, 1978) Bu en güncel hipotez olsa da henüz ispatlanmamıştır.(«Пойдём со мной», 1978), которые были уже менее хитовыми.
Bölüm genel olarak sâkin geçmiş olsa da, yine de izleyiciler tarafından beğeniyle karşılandı." dedi.И хотя ей и впрямь подчас недоставало грации, публика была от неё в восторге».
Fakat az olsa da, tek başına bir mısra şekilnde bulunan bir nazım şekli de bulunmaktadır.Но что ещё более странно — у неё была родинка такой же формы, что и у Май.
Köyün iklimi, köy bölge olarak karadeniz bölgesi olsa dahi iklim olarak İç Anadolu iklimi yaşanmaktadır.Климат города, как и всего региона, может быть охарактеризован как муссонный.
Her ne kadar hafızasını kaybetmiş olsa da nişanlısı Kalpana'yı hatırlıyordur.Но пока отрицает это, хотя всё вспомнил, говорит, что Кагомэ его невеста.
Öldürücü olmayan bir silah olarak tasarlanmış olsa da, bir dizi ölüme neden olmuştur.Совершал убийства с необычным мотивом — ему нужно было оружие убитых.
Kalıcı nüfus her ne kadar çok az olsa da köy yazları kalabalıklaşır.Несмотря на значительную плотность дневного населения, численность постоянного населения района невысока.
Natsu ile aralarında didişme olsa da birbiri için yapmayacakları şey yoktur.ما يعنيه بولس بـ "المسيح" و"ابن الله" لا يمكن معرفته على وجه اليقين.
Bu havalimanı sivil uçuşlara kapalı olsa da, gerektiğinde alternatif olarak kullanılmaktadır.وهذا المطار وإن كان مغلقا للمدنين إلا أنه يمكن استخدامه كبديل وقت الضرورة.
Hepsinin adı ginseng olsa da bu bitkilerin her biri farklı fonksiyonel yararlara sahiptir.مع أن كل النباتات تمتلك اسم "الجنسنغ" ، إلا أن كل نبات له وظائف مميزة ومختلفة.
Yanıt vermeleri zorunlu olsa da, üyeler bunu nasıl yapacaklarını belirleme özgürlüğüne sahipti.وعلى الرغم من إنهم مُلزَمون بالرد، فإنهم يحافظون على حرية اختيار الطريقة التي يفعلون بها ذلك.
Kazılar 19. yy'ın ikinci yarısından sonra başlamış olsa da mağaranın önemi 1969 yılına kadar anlaşılamadı.قد بدأت الحفريات الأولى بعد النصف الثاني من القرن التاسع عشر، لم ندرك أهمية بعض النتائج حتى كان عام 1969.
Serbest seçimler ve basın özgürlüğü olsa da devlet televizyon ve radyo yayınlarındaki tekelini sürdürüyordu.رغم أن حرية الصحافة والكلام مضمونة ، إلا أن الحكومة تحتكر احتكارها للبث التلفزيوني والإذاعي.
Pek sevmediği bir iş olsa da, orada titizlikle çalıştığı söylenir.حين لم يعجبه عمل ما، فضل أن يظل صامتا.
Bu ilerlemeler önemli olsa da, demir yolu kadar etkili değildi.لم تكن لتتحقق هذه الإنجازات المهمة دون دور السكك الحديدية.
Genellikle modernist bir çizgide seyretmekte olsa da postmodernizmin etkileri de yoğun olarak görülmektedir.وإن كانت أثار الحداثة موجودة بشكل عام فإن أثار ما بعد الحداثة تلاحظ بشكل كبير.
Fakat az olsa da, tek başına bir mısra şekilnde bulunan bir nazım şekli de bulunmaktadır.ولكنك نسيت أن الظل، على سبيل المثال، له وجه واحد فقط.
Dramatik tenorde benzeri ile donatılmış olsa da daha çok Fransız ve İtalyan operasıyla eşleştirilir.بالإضافة إلى تطويره لهيكل المقطوعة الحالمة، استلهم انغام الأوبرا الإيطالية والفرنسية.
Yerel olarak yaygın olsa da sayılarının azaldığına dair kanıtlar bulunmaktadır.على الرغم من وجود دلائل على انخفاض اعداده.
Proje resmî olarak 605 yılında başlamış olsa da ilk temelleri milâttan önce 486 yılında atılmıştır.وبدأ المشروع في عام 605 م، على الرغم من بعض أجزاءها كانت موجودة منذ 486 قبل الميلاد.
Semûm görünmez olsa da, cin'den farklıdırlar.قدار بن سالف، أحد رجال قوم ثمود وهو من تقدم وقام بعقر الناقة التى كانت معجزة النبي صالح.
Kahraman, ne kadar pervasız olsa da bir türlü burjuva dünyasının zincirlerini kıramamaktadır.والبطلة هنا بالرغم من عدم تناهي شجاعتها إلا أنها لم تستطع كسر أغلال عالم البرجوازية.
Proje sonuçları 2001 yılında açıklanmış olsa da eksikler ancak 2003 yılında bitirilebildi.وبينما تعرف على أنها مؤشرات الحرمان 2004، إلا أن بياناتها تعود في الحقيقة إلى عام 2001.
Sakar biri olsa da iyi bir çocuktur.على سبيل المثال، كونه مهذب هو آدَابٌ حميدة.
Koleje ait olsa da bu yeni mekân kolejin diğer binalarından uzaktaydı.لا تزال هذه المدرسة قائمة في مكانها رغم كل ما أزيل من مباني بجوارها.
Çoğu kemirgenler diğer memelilere göre küçük olsa da kapibaralar 45 kg (100 lb) ağırlığa erişebilirler.معظم القوارض صغيرة على الرغم من أن خنزير الماء يمكن أن يصل وزنه إلى 45 كيلوغراما (100 رطل).
Integral dönüşümler özellikleri çok farklı olsa da, ortak bazı özellikleri vardır.على الرغم من وجود إختلافات بين المشتريات الحارة، إلا ان لها بعض الخصائص المشتركة.
Son Dilek kitabına yeni hikaye serileri eklenmiş olsa da, hepsi Kaderin Kılıcı öncesinde yer aldı.ومع أن قصص قصيرة جديدة قد أضيفت إلى الأمنية الأخيرة، إلا أنها حدثت قبل القصص التي في سيف القدر.
Bütünleşmeyi durdurmak mümkün olsa da, ilerledikçe erişimini durdurmak zorlaşır.لكن إن صعُب إستئصاله كليًا فيبقى هناك احتمالية لعودته.
Cildi biraz soluk olsa da yüzü oldukça hoş.ألَّف أشعاراً، إلا أنَّ شعره قليلٌ على ضعفه.