Arıcılık, yavaş yavaş olsa da gelişmektedir.Udoskonalenia przebiegają wolno, ale stale.
Durum böyle olsa da istisnalar da mevcuttur.Nieruchliwe, aczkolwiek zdarzają się wyjątki.
Gelenler YÖRÜK tür.Bu gerçeği bilenler az olsa da vardır.I są jakieś drobne słowa, imiona, które wydają się znajome.
Grubun kurulduğu zamanki adı Santana Blues Band olsa da, kısa bir süre içerisinde ad Santana'ya kısaltıldı.W 1966 założył swoją pierwszą grupę Santana Blues Band, której nazwę wkrótce skrócono do Santana.
Mevzuata aykırı olsa da, onu takip etme koşuluyla kabul ederler.Nie mając innego wyjścia, podąża on posłusznie za nimi.
Bu görüntülere ait resimler mevcut olsa da film görüntüleri hâlen kayıptır.Każdą sytuację widziałam w głowie tak wyraźnie, jakby zdjęcia do filmu były już wykonane.
Ekonomi gelişmekte olsa da planlı olmaktan uzaktır.Prawdopodobnie rozbudowa nie wyszła poza fazę planowania.
Bu ceza sonradan geri çekilmiş olsa da bir köle ayaklanmasında öldürüldü.Po przyjeździe okazało się jednak, że został on zabity w czasie buntu niewolników.
Çoğu kemirgenler diğer memelilere göre küçük olsa da kapibaralar 45 kg (100 lb) ağırlığa erişebilirler.Większość gryzoni jest mała, chociaż kapibara może osiągnąć wagę do 45 kg.
Sahlleri fazla kayalık değildir, zaman zaman akıntı olsa da yüzmek için kullanılabilir.Nie boją się wody – w razie potrzeby potrafią pływać.
Bu tankların kısıtlı çarpışma değerleri olsa da hareketlilikleri çok yüksekti.Dla zmniejszenia wagi pancerza, wieże były dość ciasne.
Böyle bir olayın ihtimali az olsa da ikililerin sayısı çoktur.Jest to mało prawdopodobne, jeśli sposobów jest np. kilkadziesiąt.
Yayın hayatı boyunca birçok kez boyut ve periyot değiştirmiş olsa da sürekliliğini korumuştur.W ciągu 11 lat audycja przeszła dużo zmian, pomimo tego zachowała swój klimat i wyjątkowość.
Buhtz, takımın ilk antrenmanı tarihini kendi belirlemiş olsa da o antrenmana katılmadı.Rocky zamiast trenować tak, jak wcześniej, urządza pokazowy trening.
2003'teki belediye seçimlerinde PSOE'nin adayı olsa da seçimleri kaybetmiştir.Po wyborach z 2003 CD&V nadal pozostała jednak w opozycji.
Bu duyuru çoğu kişiyi şaşırtacak olsa da çok az kişi bundan üzülecektir."Detta tillkännagivande kommer att förbluffa många, men få kommer att sörja."
O her ne kadar çocuksu bir doğaya sahip olsa da, dövüşmekte oldukça iyidir.Trots hans barnsliga beteénde så är han väldigt bra på att fightas!
Gelenler YÖRÜK tür.Bu gerçeği bilenler az olsa da vardır.I mysteriernas form hade de förmedlat sanningen till ett fåtal invigda.
Akciğerleri olsa da oksijeni deri yoluyla alırlar.Troligen kan de ta upp syre genom huden.
Her ne kadar sebebi konusunda fikir ayrılıkları olsa da, sakat kaldığı biliniyor.Om han verkligen var skyldig råder det delade meningar om.
Grubun kurulduğu zamanki adı Santana Blues Band olsa da, kısa bir süre içerisinde ad Santana'ya kısaltıldı.Gruppnamnet var en kort tid The Santana Blues Band, vilket kortades 1967 till Santana.
Daha geniş elektronik donanıma sahip olsa da AH-64, AH-1'lerin hızına ve manevra kabiliyetine sahip değildi.Noteras kan att tidiga versioner av AH-64 inte heller hade fullgod allväderskapacitet.
Zor koşullar olsa da üniversite tekrar işe başladı.Efter andra världskriget började universitetet sin verksamhet igen.
Genellikle sevecen bir karaktere sahip olsa da zaman zaman inatçı ve dikkafalı olabilmektedir.Trots att hon ofta uppvisar en viljestark personlighet kan hon även vara både tillgiven och känslomässig.
Kültür 1970'lerin ABD'siyle aynı olsa da fakirliğin etkileri görülmektedir.Dessutom hade man i USA i mitten av 1970-talet inte längre samma fokus på att bekämpa fattigdomen.
Bazı eksiklikleri olsa da bu çeviri eserin en başarılı çevirisi olarak kabul edilir.Viss oenighet råder om hur beteckningen bäst översätts.
Bu populasyonun yok olması aşırı avlanmaya bağlanmış olsa da iklimin değişikliği nedeniyle de olabilir.Utbredningen av sjukdomen tycks öka, möjligtvis på grund av klimatförändringen.
Çünkü bir an da olsa Dark Willow'un nasıl bir şey olduğunu görmüştür.Och hur kunde Clary plötsligt se skuggjägare?
Bu adlandırmalar her ne kadar farklı olsa da her biri işlevsel olarak aynıdır.Oavsett benämning syftar alla på samma område.
Her ne kadar önesürümler süpheli olsa da.Detta gäller oavsett hur många poler OP:n har.
Fransa ordusu Grande Armée, Rus ordusu ile sayıca eşit olsa da taktiksel bir zafer elde etmiştir.I norra Italien hade den franska armén uppnått liknande segrar.
Bu nötrinoların kütlelerini göstermiş olsa da kütlelerin aralığı hala bilinmemektedir.För halsbandsstormsvala är till och med platsen för deras häckningskolonier fortfarande okända.
Mahallenin içme suyu şebekesi olsa da su kontrolü yapılmamaktadır; kanalizasyon şebekesi ise yoktur.Själva transporten av bränslet sker torr, det vill säga det finns inget vatten i transportbehållarna.
İkinci albümleri This Way Hollanda'da başarılı olsa da Uluslararası alanda pek başarı gösterememiştir.Deras två album blev framgångar i hemlandet, men inte på annat håll.
Film ülke içinde başarısız olsa da dünya çapında $139 milyon dolar gelir hasılat elde etti.Däremot lyckades filmen internationellt, med inkomster på 139 miljoner dollar utanför USA.
Ne olsa da Sauron’un gücü Tek Yüzük’teydi bu nedenle Tek Yüzük yok edilmediği sürece yok olamazdı.Men Sauron blev inte besegrad eftersom Den enda ringen inte oskadliggjorts.
Böyle biri kayıtlarda olsa da gerçekte yoktur.Någon sådan finns dock inte utgiven på skiva.
Fransa baştan yardım sözü vermiş olsa da yardım geç geldi ve yetersiz kaldı.Франція обіцяла надати допомогу, але вона прийшла запізно і була незначною.
Hele bir tepsi baklava olsa da yesek.Хоча осідком Свидригайла вважався Полоцьк.
Lise Meitner, Nobel ödülünü alamamış olsa da, başka birçok ödül aldı.Вілкінсон, крім Нобелівської премії, був удостоєний багатьох нагород.
Mackay’ın kitabı bugün çokça basımı yapılan bir klasik olsa da iddiaları itirazlarla karşılaşmıştır.Хоча книга Маккея є класикою, нині її твердження піддають сумніву.
Bu duyuru çoğu kişiyi şaşırtacak olsa da çok az kişi bundan üzülecektir."Це повідомлення багато кого здивує, але декого серйозно засмутить».
Tanrı gecikmiş olsa da Mesih'i gönderecektir.І Ісуса, і Магомета послав бог.
Arıcılık, yavaş yavaş olsa da gelişmektedir.Європейське законодавство постійно розвивається, але повільно.
Görünüşü korkunç olsa da tamamen zararsız bir türdür.Хоча оцтова матка не апетитна на вигляд, вона абсолютно нешкідлива.
Vurulma sebebiyle ilgili çok söylenti olsa da, tam olarak bilinmiyor.Причина, з якої Едді відкрив стрілянину, досі невідома.
Valinin ailesine hakları geri verilmiş olsa da kendisi hapiste öldü.По поверненню на батьківщину був засуджений до тюремного ув'язнення і помер у в'язниці.
Böyle adlandırılmış olsa da tarihi komünizmden çok daha eskidir.Якщо не вважати, звичайно, мого комуністичного минулого.
Bu gemiler bakımsız olsa da kullanılmaktadır.Ця команда використовується без параметрів.
Her bölgenin kısıtlı yetkilere sahip olsa da bölgesel yönetimleri mevcuttur.В кожному адміністративному районі органом виконавчої влади є районна адміністрація.
Hamza Dekeli) Yüreğin Taş Olsa da (Söz.«Попіл Клааса б'є в серце» (Шарль Де Костер).
Resmi olarak Alfonso’ya bağlı olsa da aslında El Cid bağımsızdır.Oficiálně El Cid vládl Alfonsovým jménem, ve skutečnosti byl ale zcela nezávislý.
Farklı tanımlar kullanılıyor olsa da, ücretsiz içerik açık içerik ile yalnızca yasal olarak benzerdir.I když je jinak definován, z právního hlediska je svobodný obsah velmi podobný otevřenému obsahu.
Adında "güreş" olsa da gerçekte bir "oyun"dur.Ačkoliv se zdá, že jste poražen, ve skutečnosti jste vítězem.
Böyle biri kayıtlarda olsa da gerçekte yoktur.V reálném světě nikdo takový nicméně neexistuje.
(Tulpar dünyanın bir başka köşesinde olsa da, kendi sürüsünü bulur.)(V druhé polovině tohoto úseku se vedle cesty nachází sad, v němž se pasou ovce.)
Kendi aralarında kırgınlıkları olsa da zorda birbirlerini tutan insanlardır.Ačkoli mezi sebou udržovali nepřátelství, byli schopni se navzájem respektovat.
Nötron sayısı farklı olsa da aynı elemente aittir, fakat farklı atomdur.Izobary se tedy liší atomovým číslem, ale mají stejné číslo nukleonové.
Üretime hazır olsa da hiçbir zaman üretilmedi.Jako samostatný produkt ale nikdy nebyl vyráběn.
Arıcılık, yavaş yavaş olsa da gelişmektedir.Stárnutí je zpomaleno, ne však zcela zastaveno.