Anlaşmazlıklar olsa da bu iki kız birbiriyle arkadaş olmuşlardır.Malgré leurs différends, les deux hommes sont très amis.
Bu etkiler kısa süreli olsa da uzun süreli etkiler de ortaya çıkabilir.Chaque expérience, même courte, peut entraîner des effets à long terme.
2014 Avrupa Parlamentosu seçimleri'nde aday olsa da milletvekili seçilememiştir.Candidat lors des élections européennes de 2014, il n'est pas élu.
Dil bilimi açısından Koyukoncaya yakın olsa da konuşanları sosyal açıdan Değinaklara çok benzer.Utiliser tel ou tel niveau de langue, c'est se situer socialement par rapport à son interlocuteur.
Lise Meitner, Nobel ödülünü alamamış olsa da, başka birçok ödül aldı.Lise Meitner ne reçut jamais le prix Nobel, bien qu'elle eût été nommée trois fois pour ce prix.
İlk başladığında haftalık bir gazete olsa da ardından haftada 4 kez basılmıştır.À l'origine hebdomadaire, le journal paraîtra par la suite quatre fois par an.
Bu kalenin çevre surları kısmen yıkılmış olsa da halen yerleri bellidir.Les fossés qui entouraient le monument existent encore mais ils sont en partie comblés.
Boemondo başlangıçta başarılı olsa da Larissa dışında Aleksios tarafından mağlup edildi.Après une série de succès sur l’empereur, Bohémond fut cependant défait par celui-ci près de Larissa.
Carmella çantasındaki sözleşmeyi yatırır gibi olsa da yatırmadı.Carmella n'utilise pas sa mallette.
Çoğu çift türlü olsa da safkan hayalet Pokémon'lar da vardır.Fait unique, les deux adversaires peuvent avoir le même pokémon.
Bu duyuru çoğu kişiyi şaşırtacak olsa da çok az kişi bundan üzülecektir."Ce faire-part étonnera beaucoup de personnes, mais peu en seront attristées.
Aileler küçülüyor olsa da bu tür bir algılama hala devam etmektedir.Cependant même aujourd'hui, alors que ces risques sont devenus minimes, ce genre d'événement peut survenir.
Bunlara ulaşım zor olsa da, gerek teknelerle gerekse binek araçlarla ulaşmak mümkündür.Étant donné la difficulté d'accessibilité de la propriété, un bateau, quel qu'il soit, était nécessaire.
Çoğu kendileri için kullanımlık olsa da satış için işlendiği de olur.La plupart des ménages en font soit pour vendre, soit pour leur consommation personnelle.
1970'ler boyunca da harap bir hâlde olsa da bu işlevini sürdürmüştür.Malgré son abandon dans les années 1970, cette procédure évitera probablement sa démolition.
Programlanabilir olsa da genel amaçlı değildi, yalnızca tek bir görevi yerine getirecek şekilde tasarlandı.Aunque era programable, no era de uso general, habiendo sido diseñada para realizar una única tarea.
Büyüklük olarak Sürmeli kervan çulluğu gibi olsa da tüyleri açısından Bayağı kervan çulluğuna benzerdir.Es como si se tratase de un color maldito, como si acarrease una cierta carga de impureza.
Film yurt içinde başarısız olsa da, yabancı bölgelerde başarı yakalamıştır.Aunque la película fue un fracaso financiero nacional, encontró el éxito en regiones extranjeras.
Anlaşmazlıklar olsa da bu iki kız birbiriyle arkadaş olmuşlardır.A pesar de los problemas, las dos mujeres se hacen muy amigas.
C. x grandiflorum); büyük oranda C. indicum`dan türemiş olsa da diğer türleri de içerir.C. × grandiflorum), derivado primariamente de C. indicum pero también involucra a otras especies.
Oyunda her ne kadar keskin silahlar olsa da, düşmanları parçalamak mümkün değildir.Aunque hay armas afiladas en el juego, uno no puede apuñalar o desmembrar a enemigos.
Luftwaffe avcı uçaklarının üretimi devam etmiş olsa da, yakıt yetersizliği nedeniyle uçaklar havalanamamıştır.Aunque la producción de aviones de combate continuaba, no podían volar debido a la falta de combustible.
Big Show, maç için gönüllü olsa da Orton ve Sheamus, takım arkadaşı olarak Ryback'i seçti.Show se ofreció, pero Orton y Sheamus eligieron Ryback como su compañero.
Bu duyuru çoğu kişiyi şaşırtacak olsa da çok az kişi bundan üzülecektir."Esta noticia sorprenderá a muchos, y algunos se apenarán».
Ama o ünlü bir savaş kahramanıydı, düztaban olsa da.Fue más que un gran líder guerrero, sin embargo.
Factbook her hafta kısmi olarak olsa da güncellenen hali ile web sitesi olarak yayımlanmaktadır.The Factbook está disponible en forma de página web, y se actualiza parcialmente cada semana.
Ermeni göçü, gittikçe azalan ölçülerde olsa da, 19. yüzyılın sonuna kadar devam etti.Migraciones similares, aunque a una escala mucho menor, continuaron hasta el final del siglo XIX.
Görünüşü korkunç olsa da tamamen zararsız bir türdür.A pesar de su aspecto, es totalmente inofensivo.
Hikâye biraz sıradan olsa da uyarlama iyi yapılmış.Me parece genial, el mensaje está cumplido.
Şarkının nakaratı yumuşak olsa da, sözleri serttir.Esta vez, la voz de la cantante se denota fuerte pero a la vez muy suave.
Nötron sayısı farklı olsa da aynı elemente aittir, fakat farklı atomdur.Poseen igual número atómico, pero difiere la cantidad de neutrones.
Bu genellikle korkutucu olsa dahi tehlikeli değildir.Mentir a un espíritu siempre es peligroso, aun cuando debe hacerse.
Bu buzul 1900 yılından günümüze kadar bir miktar küçülmüş olsa da, kalınlığı halen 440 metre civarındadır.De todos modos, y pese a estos avances, desde 1900 su zona de fusión ha subido unos 400 metros.
Nero hakkında genellikle olumsuz bir bakış açısına sahip olsa da, Nero'nun doğuda sevildiğinden bahseder.Aunque en general habla mal de Nerón, reconoce su popularidad en la parte oriental del imperio.
Dışı dikenlerle kaplı olsa da içi zarafet doludur.Por si no te diste cuenta las calles están llenas de agujeros.
Gelenler YÖRÜK tür.Bu gerçeği bilenler az olsa da vardır.Mientras más lejos uno va (de sí mismo) menos conoce.
Yerel olarak yaygın olsa da sayılarının azaldığına dair kanıtlar bulunmaktadır.Se le considera común, pero sus números están disminuyendo.
Integral dönüşümler özellikleri çok farklı olsa da, ortak bazı özellikleri vardır.Aunque su apariencia es muy similar a la humana, poseen algunas particularidades.
Dergi yayın hayatında başladığında boks ve güreş dergisi olsa da sonrasında profesyonel boksa yönelmiştir.En sus comienzos fue una revista sobre boxeo y lucha pero se especializó en la primera.
İkinci albümleri This Way Hollanda'da başarılı olsa da Uluslararası alanda pek başarı gösterememiştir.A pesar de que el álbum tuvo cierto éxito en Finlandia, no logró el mismo efecto fuera de ese país.
Hadrianus'un onu zehirlediği yönünde söylentiler olsa da, bunu ispatlayan yeterli delil yoktur.Aunque las habladurías acusaron a Cixi de haberla envenenado, no hay pruebas ni razones específicas para ello.
Bu yüzden proje geçici olarak askıya alınmış olsa da, geliştirme çalışmaları halen sürmektedir.Están en buen estado, aunque acusan el paso del tiempo.
Tasarladığı ilk bayrak biçim olarak bugünkü Ermenistan bayrağı ile benzer olsa da taşıdığı renkler farklıydı.El primer diseño fue muy similar a la actual bandera de Armenia.
Mevlana bir tarikat kurmamış olsa da bunun temellerini attı.Sin dejarse impresionar con el informe, lo tira a la basura.
Dick Grayson, Nightwing olarak kendisi ayrı bir kahraman olsa da Batman'e yardım etmeyi sürdürür.Con la ayuda de Dick Grayson como Batman, el grupo es frustrado.
Bookchin görüşmeyi kabul edemeyecek kadar hasta olsa da, cevaben bir destek mektubu göndermiştir.Sebbene Bookchin fosse troppo malato per accettare la richiesta, gli ha mandato un messaggio di sostegno.
Programlanabilir olsa da genel amaçlı değildi, yalnızca tek bir görevi yerine getirecek şekilde tasarlandı.Sebbene fosse programmabile, non era multiuso, essendo progettato per eseguire solo un unico compito.
Nüfusun çoğunluğu Müslüman olan olsa da orada yaşayan Yahudi aileleri de vardır.La popolazione è in prevalenza musulmana, ma vi risiedono anche famiglie di ebrei.
Çoğu kendileri için kullanımlık olsa da satış için işlendiği de olur.Alcune potrebbero anche essere state vendute, specialmente per l'esportazione.
Aslında proje yalnızca Vikipedi için tasarlanmış olsa da herhangi bir Wikimedia projesini okumak da mümkündür.È possibile consultare i contenuti di ogni progetto Wikimedia, anche se è stato progettato per Wikipedia.
Ama o ünlü bir savaş kahramanıydı, düztaban olsa da.Egli era il vero trionfatore di ogni battaglia, anche se non era presente.
Terimin gerçek anlamı ile ilgili bir belirsizlik mevcut olsa da "ev" (domus) sayısı da listelenmiştir.Elenca anche il numero di "case" (domus), sebbene vi sia incertezza sull'esatto significato del termine.
Mars yüzey basıncı Dünya’nın %1 ine eşit olsa da bir atmosfere sahiptir.Per un paragone Marte ha una pressione atmosferica che è meno dell'1% rispetto a quella della Terra.
Tasarladığı ilk bayrak biçim olarak bugünkü Ermenistan bayrağı ile benzer olsa da taşıdığı renkler farklıydı.La bandiera attuale è molto simile alla bandiera coloniale usata prima dell'indipendenza.
Oxford'da öğretim 1096 tarihinde mevcut olsa da, üniversitenin ne zaman kurulmuş olduğu kesin değildir.Nel 1611 entrò all'Università di Oxford ma non è noto in quale college abbia fatto il suo accesso.
Bu mağara uzunluk olarak en büyük mağara olsa da hacimce en büyük mağara değildir.Nonostante la sua altezza, non è però l'albero più grande in termini di volume.
Bir an ile olsa da bana koş gel ve bana seni seviyorum de.")Anche io sento arrivare il mio momento, aiutatemi!".
Dizi bitmiş olsa da Dizinin oluşturduğu grup hala devam etmektedir.Se il gruppo è finito, anche il gruppo simmetrico in questione lo è.
Ölümü konusunda çeşitli fikirler olsa da gerçek daha sonra ortaya çıktı.Solo dopo la sua morte emerse la verità in merito.
Claire bu birden değişen talebi şüpheli bulmuş olsa da kabul ediyor.Nonostante gli iniziali sospetti, così, Claire accetta.