Ana içeriğe geç
Sözlük

olsa da ile cümle

olsa da kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Başlangıcın küçük olsa da, Sonun büyük olacak.Silloin sinun alkusi näyttää vähäiseltä, mutta loppuaikasi varttuu ylen suureksi.
Başlangıcın küçük olsa da, Sonun büyük olacak.Ton ancienne prospérité semblera peu de chose, Celle qui t`est réservée sera bien plus grande.
Başlangıcın küçük olsa da, Sonun büyük olacak.und was du zuerst wenig gehabt hast, wird hernach gar sehr zunehmen.
Başlangıcın küçük olsa da, Sonun büyük olacak.Vechea ta propăşire va fi mică faţă de cea de mai tîrziu. Învăţăminte din păţania celor dinainte.
Başlangıcın küçük olsa da, Sonun büyük olacak.Και αν η αρχη σου ητο μικρα, τα υστερα σου ομως ηθελον μεγαλυνθη σφοδρα.
Başlangıcın küçük olsa da, Sonun büyük olacak.И если вначале у тебя было мало, то впоследствии будет весьма много.
Başlangıcın küçük olsa da, Sonun büyük olacak.И при все да е било малко началото ти, Пак сетнините ти биха се уголемили много.
Başlangıcın küçük olsa da, Sonun büyük olacak.והיה ראשיתך מצער ואחריתך ישגה מאד׃
Başlangıcın küçük olsa da, Sonun büyük olacak.وان تكن اولاك صغيرة فآخرتك تكثر جدا
Başlangıcın küçük olsa da, Sonun büyük olacak.你 起 初 雖 然 微 小 、 終 久 必 甚 發 達
Başlangıcın küçük olsa da, Sonun büyük olacak.你 起初 雖然 微小 、 終久 必 甚 發達
Bazıları anlaşılmış olsa da bazıları hala bilinmemekte.Alcune cose sono state comprese, altre no.
Bazıları anlaşılmış olsa da bazıları hala bilinmemekte.Algo de esto está entendido, algo de esto no.
Bazıları anlaşılmış olsa da bazıları hala bilinmemekte.Beberapa telah dipahami, beberapa tidak.
Bazıları anlaşılmış olsa da bazıları hala bilinmemekte.Een deel ervan is bekend, een deel niet.
Bazıları anlaşılmış olsa da bazıları hala bilinmemekte.어떤것은 이해가 되고 어떤것은 그렇지 않을 것입니다.
Bazıları anlaşılmış olsa da bazıları hala bilinmemekte.Něčemu rozumíme a něčemu stále ještě ne.
Bazıları anlaşılmış olsa da bazıları hala bilinmemekte.Trochę z tego jest zrozumiałe, trochę nie.
Bazıları anlaşılmış olsa da bazıları hala bilinmemekte.Unele lucruri sunt înţelese, unele nu.
Bazıları anlaşılmış olsa da bazıları hala bilinmemekte.بعض الاشياء مفهومة و البعض الاخر مازال غير مفهوم .
Bazıları anlaşılmış olsa da bazıları hala bilinmemekte.ここに、2つの中心体があるね
Bazı yerel yönetimlerde velilerden biri evde olsa da çocuğun tam gün erken eğitim hakkı olabilir.I vissa kommuner har barnet rätt till småbarnspedagogik på heltid även då den ena föräldern är hemma.
Bazı yerel yönetimlerde velilerden biri evde olsa da çocuğun tam gün erken eğitim hakkı olabilir.一些地区的孩子,即使父母一方没有工作,也有权享受全天幼儿教育。
Belli bir hızla gidiyor olsa da, bağıl olarak düşünüyoruz. -Ipotizziamo che, anche se si sta muovendo ad una velocità, la posizione la faremo relativa.
Belli bir hızla gidiyor olsa da, bağıl olarak düşünüyoruz. -우리가 비례적으로 계산할 속도로 움직이고 있다고 할 지라도 그렇게 가정할겁니다.
Belli bir hızla gidiyor olsa da, bağıl olarak düşünüyoruz. -Nós vamos admitir que, mesmo que esteja se movendo a uma velocidade, a posição nós faremos relativa.
Belli bir hızla gidiyor olsa da, bağıl olarak düşünüyoruz. -Vi kigger altså kun på, hvordan togene bevæger sig relativt til hinanden.
Belli bir hızla gidiyor olsa da, bağıl olarak düşünüyoruz. -Ще приемем това, че въпреки, че той се движи с някаква скорост, ще направим позицията да бъде свързана.
Belli bir hızla gidiyor olsa da, bağıl olarak düşünüyoruz. -位置を相対的に考えます。 この列車に対し
Bence bu, tartışmalı bir konu olsa da muhtemelen doğru,Io credo che sia giusto, anche se questo punto e' controverso.
Bence bu, tartışmalı bir konu olsa da muhtemelen doğru,Cred că e probabil adevărat, deși acesta e un aspect controversat.
Bence bu, tartışmalı bir konu olsa da muhtemelen doğru,Das ist wahrscheinlich korrekt, auch wenn es ein kontroverses Thema ist.
Bence bu, tartışmalı bir konu olsa da muhtemelen doğru,Ik denk dat dat waarschijnlijk klopt, hoewel het controversieel is.
Bence bu, tartışmalı bir konu olsa da muhtemelen doğru,Jeg tror at det sandsynligvis er rigtigt, selvom det er et kontroversielt spørgsmål.
Bence bu, tartışmalı bir konu olsa da muhtemelen doğru,Je pense que c'est probablement vrai, bien que ce soit une question controversée.
Bence bu, tartışmalı bir konu olsa da muhtemelen doğru,이것은 쟁점적인 이슈이지만 그럴듯한 말이라고 생각합니다.
Bence bu, tartışmalı bir konu olsa da muhtemelen doğru,Mielestäni se on todennäköisestä, vaikka tämä onkin kiistanalainen aihe.
Bence bu, tartışmalı bir konu olsa da muhtemelen doğru,Pewnie tak było, ale to jest kontrowersyjny temat. Pewnie tak było, ale to jest kontrowersyjny temat.
Bence bu, tartışmalı bir konu olsa da muhtemelen doğru,Podle mě je to asi pravda, i když ne každý s tím souhlasí.
Bence bu, tartışmalı bir konu olsa da muhtemelen doğru,Saya pikir itu mungkin benar, meskipun ini adalah masalah kontroversial.
Bence bu, tartışmalı bir konu olsa da muhtemelen doğru,Szerintem ez valószínűleg igaz, bár ez egy ellentmondásos kérdés.
Bence bu, tartışmalı bir konu olsa da muhtemelen doğru,Tôi nghĩ điều đó có thể đúng, cho dù đây là một vấn đề gây nhiều tranh cãi.
Bence bu, tartışmalı bir konu olsa da muhtemelen doğru,Yo pienso que esto es probablemente correcto, a pesar de que es un tema controversial.
Bence bu, tartışmalı bir konu olsa da muhtemelen doğru,Νομίζω ότι αυτό είναι σωστό, αν και το ζήτημα είναι αμφιλεγόμενο.
Bence bu, tartışmalı bir konu olsa da muhtemelen doğru,Мисля, че това най-вероятно е правилно, въпреки че това въпросът е спорен.
Bence bu, tartışmalı bir konu olsa da muhtemelen doğru,Я думаю, что в этом есть зерно правды, хотя это и спорный вопрос.
Bence bu, tartışmalı bir konu olsa da muhtemelen doğru,ואז להיות יותר יעילים במאבק נגד קבוצות אחרות. אני חושב שהם כנראה צודקים,
Bence bu, tartışmalı bir konu olsa da muhtemelen doğru,أنا أعتقد أن هذا محتمل صحيحاً , على الرغم من أن هذه مسألة مثيرة للجدل .
Bence bu, tartışmalı bir konu olsa da muhtemelen doğru,論争中の問題ですけどね 私は宗教の起源や
'Ben gittim Classics usta olsa da."Én elmentem a klasszikus mester, mégis.
'Ben gittim Classics usta olsa da."Tôi đã đi chủ Classics, mặc dù.
Bilgeliğe ilk adım onu sahiplenmektir. Bütün servetine mal olsa da akla sahip çık.Begynnelsen til visdom er: Kjøp visdom, ja, kjøp forstand for alt ditt gods!
Bilgeliğe ilk adım onu sahiplenmektir. Bütün servetine mal olsa da akla sahip çık.bölcseség kezdete [ez:] szerezz bölcseséget, és minden keresményedbõl szerezz értelmet.
Bilgeliğe ilk adım onu sahiplenmektir. Bütün servetine mal olsa da akla sahip çık.Denn der Weisheit Anfang ist, wenn man sie gerne hört und die Klugheit lieber hat als alle Güter.
Bilgeliğe ilk adım onu sahiplenmektir. Bütün servetine mal olsa da akla sahip çık.De wijsheid is het hoogste bezit; word dus wijs en ga verstandig om met je bezit.
Bilgeliğe ilk adım onu sahiplenmektir. Bütün servetine mal olsa da akla sahip çık.Iată începutul înţelepciunii: dobîndeşte înţelepciunea, şi cu tot ce ai, dobîndeşte priceperea.
Bilgeliğe ilk adım onu sahiplenmektir. Bütün servetine mal olsa da akla sahip çık.지혜가 제일이니 지혜를 얻으라 무릇 너의 얻은 것을 가져 명철을 얻을지니라
Bilgeliğe ilk adım onu sahiplenmektir. Bütün servetine mal olsa da akla sahip çık.Køb Visdom for det bedste, du ejer, køb Forstand for alt, hvad du har;
Bilgeliğe ilk adım onu sahiplenmektir. Bütün servetine mal olsa da akla sahip çık.Początkiem wszystkiego jest mądrość, nabywajże mądrości, a za wzystkę majętność twoję nabywaj roztropności.
Bilgeliğe ilk adım onu sahiplenmektir. Bütün servetine mal olsa da akla sahip çık.Předně moudrosti, moudrosti nabývej, a za všecko jmění své zjednej rozumnost.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod