Bu davranıştan yavaş yavaş vazgeçilmiş olsa da yasadışı sayılmamıştır.因此虽然不合法,但仍然允许了这种做法。
Yanında sadece kocası olsa dahi kadının alçak gönüllü olması beklenir.若同時有多於一位嫡妻,則元配以外之嫡妻稱為平妻。
Adı "tavşan" olsa da huşfaresinin de girdiği dipodidæ (araptavşanıgiller/araptavşanları) takımına girer.常抱着一隻兔子,被蜜柑與翼稱為「流架兔」。
Mesaj doğru olsa da yönlü olabilir ve olayın tümünü dengeli bir şekilde sunmayabilir.消息可能是好的,也可能是坏的,但我们将告诉您真实的情况。
Bu duyuru çoğu kişiyi şaşırtacak olsa da çok az kişi bundan üzülecektir."이 소식은 많은 이들을 놀라게 하겠지만, 이 소식 때문에 슬퍼하는 이는 거의 없으리라.”
Çocukluğunda oldukça sağlıklı olsa da Aralık 1984'te şiddetli zatürre hastalığına yakalandı.그의 어린 시절의 대부분은 건강했지만, 그는 1984년 12월 폐렴으로 매우 아팠다.
Kız olsa da çok kuvvetlidir.그녀는 여자임에도 불구하고 키가 매우 크다.
Ama çok partili sistem kurulmuş olsa da, Moğolistan Halk Devrimci Partisi 1996 yılına kadar iktidarda kaldı.다당제 체제가 수립되었으나 몽골 인민혁명당은 1996년까지 권력을 장악하고 있었다.
Moğol saldırıları durdurulmuş olsa da kesilmeyecektir.룩은 공격받고 있어도 문제는 없다.
Neredeyse her virüste ölme olasılığı (Çok düşük olsa da) vardır.악성 천연두는 거의 모든 경우 사망에 이를 정도로 치명적이다.
Hamza Dekeli) Yüreğin Taş Olsa da (Söz.대하돌라(大賀咄羅, ? ~ ?)는 거란(契丹)의 추장이다.
Her ne kadar bu hatalı bir durum olsa da patlamanın sebebi tam olarak bilinmemektedir.이 폭발의 정확한 원인은 알려져 있지 않다.
Sınıfın büyüklerinin arasında iyi bir izlenimi olsa da bazen onların tezgahladığı oyunlara ortak olamaz.폭주족 스타일의 캐릭터들로, 게임에 등장하는 적 캐릭터들 중 유일하게 플레이어의 주먹이 잘 통하지 않는다.
Mevzuata aykırı olsa da, onu takip etme koşuluyla kabul ederler.개별법규가 있다면, 그에 따라야 한다.
Einstein, İtalya'ya geldiğinde teknik olarak bir lise terk olsa da, eğitimini yarıda bırakma niyeti yoktu.만약, 그러한 생각이 이탈리아 내에만 머물러 있었다면, 교육 발전에 큰 영향을 주지도 못했을 것이다.
Bununla birlikte yenilgiye uğramış olsa da bu bir yıkım değildir.גם אם אפסיד יותר זה לא אסון.
Jennifer Fergusson ile nişanlanmış olsa da evlenmeden ayrılmıştır.הוא היה מאורס לג'ניפר פרגוסון, אך הם נפרדו לפני החתונה.
Grubun kurulduğu zamanki adı Santana Blues Band olsa da, kısa bir süre içerisinde ad Santana'ya kısaltıldı.הלהקה נקראה "להקת סנטנה בלוז", אך מאוחר יותר קיצרה את שמה לסנטנה.
İlgi alanı daha çok solo performanslara yönelik olsa da oda müziği de icra etmektedir.התחביב הגדול ביותר שלו, מלבד המוזיקה, הוא לישון.
Elaine Benes (Julia Louis-Dreyfus)— Elaine akıllı ve girişken olsa da yüzeysel bir tiptir.ערך מורחב – איליין בניס איליין מרי בניס (ג'וליה לואי-דרייפוס) היא דמות נבונה ואסרטיבית אך שטחית וחמת מזג.
Resmi olarak Alfonso’ya bağlı olsa da aslında El Cid bağımsızdır.רשמית שלט אל סיד במקום בשמו של אלפונסו; בפועל, אל סיד היה עצמאי לחלוטין.
Her ne kadar isim benzerliği olsa da ASP.NET, ASP'ye oranla çok ciddi bir değişim geçirmiştir.סקוט חוזר לאקס-מן, אך החיבור בינו לבין אפוקליפס שינה את אישיותו במידה רבה.
Ne olsa da Sauron’un gücü Tek Yüzük’teydi bu nedenle Tek Yüzük yok edilmediği sürece yok olamazdı.למרות זאת, משום שחייו של סאורון טמונים בטבעת, הוא לא יובס סופית עד אשר הטבעת עצמה תושמד.
Fransa baştan yardım sözü vermiş olsa da yardım geç geldi ve yetersiz kaldı.הם ציפו לסיוע צרפתי, אך זה הגיע מעט מדי ומאוחר מדי.
Anlaşmazlıklar olsa da bu iki kız birbiriyle arkadaş olmuşlardır.למרות המתח ביניהם, השניים הופכים לחברים טובים.
Bayrağın resmi ve yaygın oranı 1:2 olsa da 2:3 oranı da zaman zaman kullanılır.דגלים ביחס 1:2 או 2:3 נמצאים גם הם בשימוש.
Nedeni hakkında çeşitli teoriler mevcut olsa da, kesin sebebi bilinmemektedir.מכיוון שלא ניתן להפריד בין עובדה לתאוריה, אין דבר שידוע לנו בוודאות.
Buna karşılık Ebû Zerr: "Zina etse, içki içse, hırsızlık etmiş de olsa da mı?" diye sorar.После сърдито ме запитаха: „Ти ще даваш ли ядене и пиене или да те заколим?“.
Mackay’ın kitabı bugün çokça basımı yapılan bir klasik olsa da iddiaları itirazlarla karşılaşmıştır.Въпреки че книгата на Маккей е класика, често преиздавана в наши дни, тя е и подлагана на критики.
Tübüllerin incecik yan-dalları olsa da, birbirleri ile kesişmezler.Въпреки че те имат мънички странични рзклонения, тубулите не се пресичат една друга.
Sağlık ocağı yapım aşamasındadır, binanın inşaatı bitmiş olsa da henüz kullanıma açılmamıştır.Строителството на двореца спира, когато дори все още не е поставен покривът.
Bu duyuru çoğu kişiyi şaşırtacak olsa da çok az kişi bundan üzülecektir."Това известие ще разтревожи мнозина, но малко ще скърбят за него“.
Zirve tırmanışı kuzey yollarından kolay olsa da güney kısımlarından son derece zor ve tehlikelidir.Най-високият връх Медеджик е сравнително лесно достъпен от север, но от юг изкачването му е трудно и опасно.
Görünüşü korkunç olsa da tamamen zararsız bir türdür.Въпреки външния си вид, той е почти безобиден.
Anlaşmazlıklar olsa da bu iki kız birbiriyle arkadaş olmuşlardır.Без да подозират, че става въпрос за две различни момичета, двамата приятели се скарват.
Ancak , genellikle tam çıplak olsa dahi pornocuların genital bölgeleri kamufle edilmektedir.Независимо от жанра, обикновено порноактьорите се изявяват голи в порнографските филми.
Eserlerinde benzer temaları işlemiş olsa da, Beckett'ın varoluşçuluğa karşı bir ilgisi yoktu.Въпреки че коментираните теми са сходни, Бекет няма голям афинитет към екзистенциализма като цяло.
Nötron sayısı farklı olsa da aynı elemente aittir, fakat farklı atomdur.Изотопите са атоми на същия елемент, но с различен брой неутрони.
Dişiler arasında da ufak sürtüşmeler olsa da ciddi yaralanmalar yaşanmaz.Въпреки сериозното разпространение на пушек, никой не е пострадал.
Bu türün bilgisayar platformunda örneği çoğunlukta olsa da konsol temelli macera oyunları da mevcuttur.Голяма част от приключенските игри са компютърни игри, въпреки че съществуват и подобни игри за конзоли.
Nedeni hakkında çeşitli teoriler mevcut olsa da, kesin sebebi bilinmemektedir.Поради не достатъчно доказателства за горепосочената теза тя не се приема за сериозна.
Hareket açısından son derece atletik olsa da inanılmaz derecede baştan çıkarıcıdır.Когато подходът на обучение е правилен, проявяват невероятен потенциал.
Aracın sürücü bölümü zarar görmemiş olsa da, çarpmanın etkisi bazal kafatası kırığına neden oldu.Макар че оцелявацата клетка остана непокътнат, силата на удара нанесе базална-фрактура на черепа му.
Rusya'da kişi başına petrol üretimi yüksek olsa da bu yüksek değildir.Po glavi proizvodnje nafte u Rusiji, ipak proizvodnja nije tako visoka.
Anlaşmazlıklar olsa da bu iki kız birbiriyle arkadaş olmuşlardır.I pored stalnih svađa, ove dvije obitelji će postati dobri prijatelji.
Uygulamanın başlangıç ve bitiş tarihleri belirli olsa da her yıl aynı güne denk gelmemektedir.Zato ne počinju i ne završavaju isto svake godine.
Bu populasyonun yok olması aşırı avlanmaya bağlanmış olsa da iklimin değişikliği nedeniyle de olabilir.Ova vrsta lava je vjerojatno izumrla zbog lova ili promjena u klimi.
Factbook her hafta kısmi olarak olsa da güncellenen hali ile web sitesi olarak yayımlanmaktadır.Factbook je dostupan na internetu u obliku web stranice, koja se djelomično osvježava svaki tjedan.
Atları ve dansçıları çizmesiyle meşhur olsa da "Geç Spartalılar" gibi tarihi resimleri de çok başarılıydı.Poznat je po slikama konja i plesačica, počeo je s povijesnom slikom kao što su Mladi Spartanci.
Üretime hazır olsa da hiçbir zaman üretilmedi.Nakon rata proizvodnja automobila nikada nije nastavljena.
Büyük bir alan yayılmış olsa da çok kolay rastlanmazlar.Iako je prisutan na dosta velikom području, vrlo ga je teško uočiti.
Bu yüzden proje geçici olarak askıya alınmış olsa da, geliştirme çalışmaları halen sürmektedir.Međutim, pošto je projekt još u ranoj fazi razvoja, njegov edukativni model je još uvijek u razvoju.
Ölümü konusunda çeşitli fikirler olsa da gerçek daha sonra ortaya çıktı.Njegova je ideja pretvorena u stvarnost, no poslije njegove smrti.
Bu 20. yüzyıla kadar resmiyet kazanmamış olsa da, Heron'un çalışmaları böyledir.Iako su ova djela nastala tek u 18. stoljeću, ipak imaju karakteristike barokne književnosti.
Katil hiçbir zaman bulunamamış olsa da polis Mabel'dan hiçbir zaman ciddi bir şekilde şüphelenmemişti.Identitet bombaša nije nikad utvrđen iako se sumnjalo na Mafiju.
19. yüzyıl ortasındaki kraliyet raporuna itirazlar olsa da, bazı tavsiyeler dinlenmişti.Kada je sredinom osamdesetih partijska moć oslabila, to pravo su, zaista, ostvarivali spomenuti savjeti.
Yayın hayatı boyunca birçok kez boyut ve periyot değiştirmiş olsa da sürekliliğini korumuştur.Kroz dugu povijest više puta je popravljana i preuređivana ali je sačuvala svoje stare proporcije.
Doğu-Batı mesafesi çok az olsa da bu iki uç arasında çok fazla rakım farkı oluşur.U većini dijelova oceana postoji malo razmjene zimeđu ta dva sloja.
Bu Bilbo için çok zor olsa da yüzüğü Frodo ya bırakmak zorunda kaldı.Kada je došlo vrijeme da ostavi prsten za Froda, Bilbo je odbio to učiniti.
Buradan sonraki bölümler kısmen de olsa daha zordur.A už je to tu, aspoň čiastočne.