Ana içeriğe geç
Sözlük

olsa da ile cümle

olsa da kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Farklı tanımlar kullanılıyor olsa da, ücretsiz içerik açık içerik ile yalnızca yasal olarak benzerdir.Aj keď je inak definovaný, z právneho hľadiska je slobodný obsah veľmi podobný otvorenému obsahu.
Yine de Smith'in akıcı ve ikna edici savunmaları belagatlı olsa da tartışılmazdır.Smithova schopnosť plynulo, presvedčivo a priam rečnícky argumentovať, je zreteľná.
Genel olarak dramatik bir konusu olsa da komediye de yer verilmiştir.Film je napriek tragickému koncu skôr komediálne ladený.
Periyodu, evreler arasında farklılıklar olsa da ortalama 332 gündür.Perióda je v priemere dlhá 332 dní.
Bazı oldukça tuhaf özelliklere sahip olsa da , Einstein alan denklemlerinin mükemmel geçerli bir çözümdür .Hoci z iných dôvodov než pre Jukino, aj pre neho je jeho perfektný imidž veľmi dôležitý.
Lise Meitner, Nobel ödülünü alamamış olsa da, başka birçok ödül aldı.Tirole je okrem Nobelovej ceny, nositeľom mnohých ďalších ocenení.
Aftan sonra Devlet Dumasına aday olsa da seçilemeyecektir.Či bude sám kandidovať na post podpredsedu strany sa vtedy ešte nerozhodol.
Kendi aralarında kırgınlıkları olsa da zorda birbirlerini tutan insanlardır.Ich vzťahy medzi sebou navyše komplikujú muži.
İki tür(model) eşdeğer olsa da, belirli bir hesaplamada birini ya da diğerini kullanmak daha uygun olabilir.Čeprav sta obe obliki enakovredni, je ena ali druga v določenih računih primernejša od druge.
Ufukta kırılım Güneş’in görünür çapından az da olsa daha fazladır.Nižje kot je Sonce, več kroga vidimo.
Karşılıksız aşk acı verici bir durum olsa da aynı zamanda kimi insanlar için mutluluk kaynağı olabilir.Na eni strani imamo zopet teme o nesrečni ljubezni, na drugi pa so lahko tudi verske.
Türkiye'de Özbekler cüzi oranda olsa da geçmişten bugüne dek yaşamışlardır.Prastrah pred Turki je v ljudskem spominu ostal vse do današnjih dni.
Son maçta ise Portekiz'e mağlup olsa da, 4 puanla gruptan çıkmayı başardı.To Američanom vseeno ni pomagalo, saj so kljub osvojenim 4 točkam izpadli iz tekmovanja.
Kimileri komik olsa da şarkılar genel olarak dinlenebilir seviyede." dedi.Kljub ponavljanju pa je pesem še vseeno zabavna in prodorna«.
Bu bölüş yanlış olsa da bugün bilim dünyası tarafından kullanılmaktadır.Ne glede na globalno širjenje mita, je bil ta ovržen s strani znanstvenih raziskav, ki držijo danes.
Gerçekten leş yiyor olsa da, aslında beslenmesinin en büyük kısmını kendi avladığı hayvanlar oluşturur.So vsejede živali, v naravnem okolju glavnino njihove prehrane sestavlja verjetno mrhovina.
Avrupa’da bunun başarılı uygulamaları olsa da, Birleşik Devletler için durum aynı değildi.To velja za ZDA, v Evropski uniji to ni potrebno.
Özkan, final maçında yedekler arasında olsa da forma giyemedi.Gavę vieną „taip“ dalyviai patekti į pusfinalį nebegalėjo.
Büyük bir alan yayılmış olsa da çok kolay rastlanmazlar.Nors plačiai paplitęs, bet sunkiai aptinkamas.
Bu iki idare birbirleriyle ilişkili olsa da, iki ayrı yönetim olarak var oldu.Jei direktorius turėdavo du vicedirektorius, tuomet šios funkcijos būdavo padalijamos.
Fransa baştan yardım sözü vermiş olsa da yardım geç geldi ve yetersiz kaldı.Iš valdovo pastiprinimo sulaukti nepavyko, o kai pagalba atėjo, jau buvo per vėlu.
Okuryazarlık hâlâ düşük olsa da gitgide artmaktadır.Medis išlieka gyvybingas, nors ir netekęs viršūnės.
Serbest seçimler ve basın özgürlüğü olsa da devlet televizyon ve radyo yayınlarındaki tekelini sürdürüyordu.Ehkki ajakirjandus- ja sõnavabadus on tagatud, hoiab valitsus televisiooni- ja raadiomonopoli.
Süper iletkenlik konusunda bu çözüm yardımcı olsa da Feynman’ı kandırmıştı.See aitas lahendada ülijuhtivuse probleemi, aga lahendus jäi Feynmanile mõistmatuks.
Durum böyle olsa da istisnalar da mevcuttur.Ebavõrdne kohtlemine paistab siin ju ikkagi olemas olevat.
Bu etkiler kısa süreli olsa da uzun süreli etkiler de ortaya çıkabilir.Täiendavalt on võimalik neid jagada veel ka lühi- ja pikaajalise mõjuga teguriteks.
Dört yavrunun doğduğu çok nadir olsa da görülmüştür.Kolme või nelja järglast esineb väga harva.
Kölelik kaldırılmış olsa da ücret karşılığı zorunlu çalıştırılma uzun yıllar adada devam etmiştir.Kuigi orjus oli kaotatud, tähendasid maksud praktikas sunnitööd.
Eşcinsellik bunun bir parçası olsa da bu ilişkinin bir bileşeni sayılmayabilirdi.Kui see on suhe, siis miski ei saa olla seesmiselt väärtuslik.
Aslında proje yalnızca Vikipedi için tasarlanmış olsa da herhangi bir Wikimedia projesini okumak da mümkündür.See kirjutati Vikipeedia ja muude Wikimedia projektide jaoks, kuid ka teised vikid kasutavad seda.
Kamplardan çok az olsa da kaçanlar olduğu bilinmektedir.Vaid vähestel kõigist kasutusel olevatest laagritest esineb tõrkeid.
Kendi aralarında kırgınlıkları olsa da zorda birbirlerini tutan insanlardır.Ülestunnistustest hoolimata käivad nad siiski üksteisele närvidele.
100 yaşını geçenler, Amerika'daki en hızlı büyüyen nüfus dilimi olsa da 100 yaşına dek yaşamak zordur.가장 빠르게 성장하는 인구 분포층을 보더라도 100세까지 살긴 어렵습니다.
100 yaşını geçenler, Amerika'daki en hızlı büyüyen nüfus dilimi olsa da 100 yaşına dek yaşamak zordur.A pesar de ser el grupo demográfico que crece más rápidamente en América es difícil llegar a los 100 años.
100 yaşını geçenler, Amerika'daki en hızlı büyüyen nüfus dilimi olsa da 100 yaşına dek yaşamak zordur.Chiar daca inregistram cea mai rapida crestere demografica in America este greu sa atingeti 100.
100 yaşını geçenler, Amerika'daki en hızlı büyüyen nüfus dilimi olsa da 100 yaşına dek yaşamak zordur.Dù tuổi thọ là con số nhân khẩu tăng nhanh nhất ở Mỹ, nó rất khó đạt đến 100
100 yaşını geçenler, Amerika'daki en hızlı büyüyen nüfus dilimi olsa da 100 yaşına dek yaşamak zordur.En hoewel het de snelst groeiende bevolkingsgroep is in Amerika, is het echt moeilijk om 100 te worden.
100 yaşını geçenler, Amerika'daki en hızlı büyüyen nüfus dilimi olsa da 100 yaşına dek yaşamak zordur.I když je to nejrychleji rostoucí demografický údaj, dožít se 100 let je těžké.
100 yaşını geçenler, Amerika'daki en hızlı büyüyen nüfus dilimi olsa da 100 yaşına dek yaşamak zordur.Nawet przy tak szybkim przyroście demograficznym w Ameryce, trudno dożyć 100 lat.
100 yaşını geçenler, Amerika'daki en hızlı büyüyen nüfus dilimi olsa da 100 yaşına dek yaşamak zordur.Selvom det er den hurtigst voksende befolkningsgruppe i Amerika, er det svært at blive 100.
100 yaşını geçenler, Amerika'daki en hızlı büyüyen nüfus dilimi olsa da 100 yaşına dek yaşamak zordur.Trots att det är den snabbast växande befolkningsgruppen i Amerika, är det svårt att nå 100.
100 yaşını geçenler, Amerika'daki en hızlı büyüyen nüfus dilimi olsa da 100 yaşına dek yaşamak zordur.Walaupun demografi Amerika berkembang dengan sangat cepat, sulit untuk mencapai 100 tahun.
100 yaşını geçenler, Amerika'daki en hızlı büyüyen nüfus dilimi olsa da 100 yaşına dek yaşamak zordur.Αν και είναι η πιο γρήγορα αυξανόμενη μερίδα πληθυσμού στην Αμερική, είναι δύσκολο να φτάσεις τα 100.
100 yaşını geçenler, Amerika'daki en hızlı büyüyen nüfus dilimi olsa da 100 yaşına dek yaşamak zordur.Въпреки че това е най-бързо развиващата се демографска група в Америка, трудно е да се достигне до 100 години.
100 yaşını geçenler, Amerika'daki en hızlı büyüyen nüfus dilimi olsa da 100 yaşına dek yaşamak zordur.Незважаючи на те, що це найшвидший демографічний приріст в Америці, дожити до 100 років дуже важко.
100 yaşını geçenler, Amerika'daki en hızlı büyüyen nüfus dilimi olsa da 100 yaşına dek yaşamak zordur.Несмотря на то, что в США этот демографический сегмент растёт быстрее всех, дожить до 100 лет трудно.
100 yaşını geçenler, Amerika'daki en hızlı büyüyen nüfus dilimi olsa da 100 yaşına dek yaşamak zordur.למרות שזה הנתון הדמוגרפי שגדל הכי מהר, זה קשה להגיע לגיל 100.
100 yaşını geçenler, Amerika'daki en hızlı büyüyen nüfus dilimi olsa da 100 yaşına dek yaşamak zordur.بالرغم من أن فئة الشيوخ هي الفئة الأسرع نموا في أمريكا، فإنه من الصعب الوصول إلى عمر المئة.
100 yaşını geçenler, Amerika'daki en hızlı büyüyen nüfus dilimi olsa da 100 yaşına dek yaşamak zordur.なかなか100歳まではとどかない 問題は
4 değerlik elektronu olsa da o da metal. -이것은 여전히 금속입니다. 비록 납이 4개의 원자가 전자를 가졌지만.
4 değerlik elektronu olsa da o da metal. -Aunque tenga cuatro electrones de valencia, igual es un metal,
4 değerlik elektronu olsa da o da metal. -É ainda um metal, apesar de ter quatro elétrons de valência.
4 değerlik elektronu olsa da o da metal. -Es ist immer noch ein Metall, obwohl es vier Valenzelektronen hat.
4 değerlik elektronu olsa da o da metal. -Ini masih logam, meskipun telah empat elektron valensi.
4 değerlik elektronu olsa da o da metal. -Jest metalem, mimo że ma aż cztery elektrony walencyjne.
4 değerlik elektronu olsa da o da metal. -Je to pořád kov, i když má čtyři valenční elektrony.
4 değerlik elektronu olsa da o da metal. -Je to stále kov napriek tomu, že má 4 valenčné elektróny.
4 değerlik elektronu olsa da o da metal. -Είναι και αυτό μέταλλο, παρόλο που έχει 4 ηλεκτρόνια σθένους
4 değerlik elektronu olsa da o da metal. -Він є металом, хоча й має чотири валентних електрони.
Aksine müthiş bir Johnnie, o şu anda olsa da, oldukça huzurlu görünüyordu.Agak Johnnie tangguh, ia tampak, meskipun cukup damai saat ini.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod