Music yazarı Jennifer Clay, Bad albümü iyi olsa da, "Thriller'ın derecesinde değil" dedi.Η Τζέννιφερ Κλέι, του Yahoo Music, σημείωσε ότι ενώ το Bad ήταν καλό, δεν έφθασε «στον βαθμό του Thriller».
Vefaat edenler (şehir dışında olsa da) köyün mezarlığına defnedilir.Άγιοι Απόστολοι: Ξωκλήσι στο νεκροταφείο του χωριού.
1988'deki seçimlerde tekrar aday olsa da sosyalist aday seçilmiştir.Κατά την αναθεώρηση του Συντάγματος το 1986 η μυστική ψηφοφορία αντικαταστάθηκε από ονομαστική.
Ölümü hakkında henüz tam karara varılmamış olsa da intihar söylentileri yayılmıştır.Ο θάνατός του αποδόθηκε σε αυτοκτονία, αν και οι φήμες έκαναν λόγο για το αντίθετο.
Temel olarak aynı olsa dahi günümüzde sık kullanılan bazı yapılara rastlanılmaz.Ομολογουμένως όχι πλέον τόσο συχνά όσο στο παρελθόν.
Yalancı ve hilekâr olsa da aslında bütün yaptıklarının bir nedeni vardır.Hvis han er en løgner, så vil hans løgn falde (tilbage) på ham (selv).
Ve bazıları çok az bir miktar da olsa daha da iyiye gitmektedir.Ringere er de som oftest; og de, der er bedre, er få.
Claire bu birden değişen talebi şüpheli bulmuş olsa da kabul ediyor.Selvom Claire finder u-vendingen mistænkelig, accepterer hun.
Öldürücü olmayan bir silah olarak tasarlanmış olsa da, bir dizi ölüme neden olmuştur.Selvom det ikke anses for at være et dødbringende våben, er flere dog døde af det alligevel.
Karakter hakkında çok sayıda eleştiri olsa da, olumlu yorumlar da yapıldı.Selv om der var mange kritikere af karakteren, kom der positive bemærkninger fra flere sider.
Ölümü hakkında henüz tam karara varılmamış olsa da intihar söylentileri yayılmıştır.Efter hans alt for tidlige død gik der rygter om selvmord.
Benzer cihazlar 1993 yılında icat edilmiş olsa da, stres çarkı, 2017 yılında popüler oyuncak haline geldi.Selvom de blev opfundet i 1990'erne blev fidget spinners først for alvor et populært legetøj i 2017.
Bütün metin Kıptîce yazılmış olsa da, Yunanca bir başlık taşımaktadır.Men for at markere at håndskriftet ikke eksisterer længere, bruger man et græsk bogstav.
Şarkı, İsveç'te popüler olsa da, asıl başarıyı Danimarka ve Norveç'te yakalamıştır.Den nye udgivelse er rettet specifikt mod Sverige, men er også udkommet i Danmark og Norge.
Silahlar her ne kadar mevcut olsa da oyun süresince çok az kullanılır.Selvom det at bruge våben i spil, dog ikke var noget nyt på det givende tidspunkt.
18 yaşının altındaki kişilere satmak hala yasak olsa da satış makinelerinden satılmakta.Bogen måtte ikke læses af børn under 18 år og måtte kun sælges med et lukket omslag.
Bu duyuru çoğu kişiyi şaşırtacak olsa da çok az kişi bundan üzülecektir.""Mens de fleste gerne vil snakke, er der kun få, der har noget at sige".
Oyuncu kendi elini açmamış olsa dahi bu kural geçerlidir.Hvis vinderen ikke går ind på denne betingelse, beholder Akademiet statuetten.
Bu kadar fazla konumu olsa da küpler yirmi ya da daha az hareketle çözülebilir.Til trods for disse utroligt mange stillinger kan enhver terning løses med højst 20 drejninger.
Çoğu kendileri için kullanımlık olsa da satış için işlendiği de olur.Mange af komponenterne fremstillede man selv og solgte dem i øvrigt også.
Mevlana bir tarikat kurmamış olsa da bunun temellerini attı.Var kortene ikke gode nok, fik hun en lussing.
Yine de NGC 3077, salma çizgilerine sahip olsa da bugün artık Seyfert Gökadası olarak sınıflandırılmamaktadır.NGC 3077 er imidlertid ikke lenger klassifisert som en Seyfert-galakse.
Fransa baştan yardım sözü vermiş olsa da yardım geç geldi ve yetersiz kaldı.Frankrike lovte hjelp, men det kom for sent, og var utilstrekkelig.
Eddie'nin şüpheleri olsa da kaybedecek hiçbir şey olmadığı için hapı almaya karar verir.Til tross for at Eddie er skeptisk, føler han at han ikke har noe å tape og tar pillen.
Lucas her ne kadar Brooke ile beraber olsa da kalbi Peyton'dadır.Lucas blir sammen med Brooke mens han er forelsket i Peyton.
Hele bir tepsi baklava olsa da yesek.En god pekepinn gir de likevel.
Özellikle filmlerdeki tarihsel rolleriyle ün kazanmış olsa da, daha önceleri iyi bir tiyatro oyuncusuydu.Til tross for hennes berømmelse i filmer var hun hovedsakelig en teaterskuespiller.
Anlaşmazlıklar olsa da bu iki kız birbiriyle arkadaş olmuşlardır.Tross de begge kvinnenes ulikheter blir de gode venner.
Seth kendisini kral yapmış olsa da Osiris'in oğlu Horus tarafından yenilgiye uğratıldı.Set gjorde seg til konge av Egypt, men ble utfordret av Osiris’ sønn Horus.
Vim başlangıçta Amiga için çıkarılmış olsa da bugün çoklu platform desteği sağlamaktadır.Selv om Vim opprinnelig ble lansert for Amiga, har den utviklet seg til å bli multiplattform-programvare.
Bu ilerlemeler önemli olsa da, demir yolu kadar etkili değildi.Så viktig som disse forbedringene var kunne de ikke konkurrere med jernbanens påvirkning.
Гавриил) Az olsa da şu adlar da kullanılır Adem.Kallenavnet Die Adler (Ørnene) brukes også i noen grad.
Arıcılık, yavaş yavaş olsa da gelişmektedir.Publikum forsvinner sakte, men sikkert.
Tanrı gecikmiş olsa da Mesih'i gönderecektir.Når paven dør avviser han Kristina.
Film her ne kadar gişede başarılı olsa da, eleştirel açıdan başarısız oldu.Tilsynelatende uansett hvor bra talen enn hadde vært, var den likevel mislykket.
Boyları çok ufak (1–2 cm) olsa da sürü halinde büyük boyutlara (500.000.000 ton) ulaşırlar.Hans verk, store og små, er på over hundre i antall.
Mackay’ın kitabı bugün çokça basımı yapılan bir klasik olsa da iddiaları itirazlarla karşılaşmıştır.Meskipun buku Mackay adalah karya klasik yang banyak dicetak ulang hari ini, ceritanya tetap dipertentangkan.
Çekimlerin 138 gün sürmesi tahmin edilmiş olsa da 160 güne kadar uzadı.Jadwal syuting direncanakan akan berlangsung selama 138 hari, namun membengkak menjadi 160 hari.
Boemondo başlangıçta başarılı olsa da Larissa dışında Aleksios tarafından mağlup edildi.Bohemond awalnya mampu mengalahkan Alexios, namun pada akhirnya dikalahkan oleh Alexios di luar Larissa.
Fransa baştan yardım sözü vermiş olsa da yardım geç geldi ve yetersiz kaldı.Prancis menjanjikan bantuan, tetapi terlambat dan bantuannya sendiri tidak cukup.
Benzer cihazlar 1993 yılında icat edilmiş olsa da, stres çarkı, 2017 yılında popüler oyuncak haline geldi.Pemintal gelisah menjadi mainan populer pada tahun 2017, meskipun alat serupa telah ditemukan pada tahun 1993.
Boyları çok ufak (1–2 cm) olsa da sürü halinde büyük boyutlara (500.000.000 ton) ulaşırlar.Sedangkan denda setinggi-tingginya satu juta seratus ribu rupiah atau sekecilnya lima puluh ribu rupiah.
R, komut satırı arayüzü kullanıyor olsa da değişik grafik kullanıcı arayüzleri de bulunmaktadır.R menggunakan antarmuka baris perintah, meski beberapa antarmuka pengguna grafik juga tersedia.
Her ne kadar çeneleri dışa dönük olsa da, şempanzelerin dudakları sadece surat astıkları zaman dışa döner.Walaupun dengan mulut menonjol, bibirnya hanya mendorong kedepan saat simpanse mencibir.
Cham Symdula:Güç kazanma hırsı olsa da kötü biri değildir.Boan An juga memiliki sifat yang keras, jika ia tidak maka tidak, jika mau maka mau.
Dizi bitmiş olsa da Dizinin oluşturduğu grup hala devam etmektedir.Meski perpecahan band, yayasan masih tetap aktif.
Kökü çok yıllık bitki olsa da iki yıllık saplara sahiptir.Jika tanaman berumur empat tahun, maka jumlah pupuknya dua kilogram perbatang pertahun.
Her ne kadar 100'e yakın kilise yok edilmiş olsa da, Cizvitlerin çoğu Japonya'da kaldı.Mặc dù gần 100 nhà thờ bị thiêu hủy, nhưng phần lớn tu sỹ dòng Tên vẫn ở lại Nhật.
Bu desteklenen cipslerden bazıları 64-bit olsa da, Windows 10 Mobile yalnızca 32-bit işlemi destekleyecek.Mặc dù một số vi mạch được hỗ trợ là 64-bit, Windows 10 Mobile chỉ hỗ trợ các quá trình 32-bit.
Çekimlerin 138 gün sürmesi tahmin edilmiş olsa da 160 güne kadar uzadı.Lịch quay phim được dự tính kéo dài 138 ngày nhưng sau đó lên tới 160.
Big Show, maç için gönüllü olsa da Orton ve Sheamus, takım arkadaşı olarak Ryback'i seçti.Show tình nguyện gia nhập, nhưng Orton và Sheamus đã chọn Ryback là thành viên của họ.
Her ne kadar resmi olarak patriklik makamında olsa da, fiilen tüm görevlerinden çekildi.Pháp đồng ý nhưng với điều kiện ông bỏ hoàn toàn mọi hoạt động chính trị.
Bu soyad Almanya'da epey yaygın olsa da sahiplerinin çoğu bu aileyle bağlantılı değil.Tên đệm "Rothschild" khá phổ biến ở Đức, và đại đa số người mang tên này không có liên hệ gì với gia tộc này.
Ne olsa da Sauron’un gücü Tek Yüzük’teydi bu nedenle Tek Yüzük yok edilmediği sürece yok olamazdı.Dù vậy linh hồn của Sauron đã nhập vào chiếc nhẫn và hắn chỉ bị đánh bại hoàn toàn khi chiếc nhẫn bị phá huỷ.
Nero hakkında genellikle olumsuz bir bakış açısına sahip olsa da, Nero'nun doğuda sevildiğinden bahseder.Tuy nhiên khía cạnh nhìn của ông còn lu mờ, ông khẳng định sự hoan nghênh cho Nero ở phía Đông.
Üretilen kod genelde HTML olsa da bazen XML de olabilir.Nó phát sinh nội dung thông thường là HTML, đôi khi cũng có thể là các ngôn ngữ khác như XML.
19. yüzyıl ortasındaki kraliyet raporuna itirazlar olsa da, bazı tavsiyeler dinlenmişti.Mặc dù bị Pháp đô hộ vào thế kỷ 19, Kitô giáo ít ảnh hưởng đến đất nước này.
Aslında proje yalnızca Vikipedi için tasarlanmış olsa da herhangi bir Wikimedia projesini okumak da mümkündür.Định dạng này có thể đọc được ở bất kỳ dự án Wikimedia nào, mặc dù ban đầu nó được thiết kế cho Wikipedia.
Oxford'da öğretim 1096 tarihinde mevcut olsa da, üniversitenin ne zaman kurulmuş olduğu kesin değildir.Dù trường đã giảng dạy trong năm 1096, không ai biết chắc thời điểm trường ra đời.
Bazı eksiklikleri olsa da bu çeviri eserin en başarılı çevirisi olarak kabul edilir.Trong số có những bản dịch đó, có một bản dịch thành công nhất được gọi là Bài hiện hành.