Ana içeriğe geç
Sözlük

olsa da ile cümle

olsa da kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Yaygın diller Papiamento, İngilizce, İspanyolca dilleri olsa da, yasal dil Felemenkçedir.Ačkoliv se zde běžně hovoří papiamentsky, anglicky a španělsky, je úředním jazykem nizozemština.
Kat sayısı Abbys den oldukça düşük olsa da kat aralıkları oldukça fazladır.Podle archeologů je však alespoň její spodní část mnohem starší.
Az da olsa daha soğuk olan astropika alanlarında da görülmektedir.Několik druhů zasahuje i do chladnějších subtropických oblastí.
Kız olsa da çok kuvvetlidir.Tou dívkou je Silena.
Arada küçük farkları olsa da klasik cadıcılık yöntemlerini izlemektedir.KOČKA: Abych vám vyhověla, použiji tradičních metod.
Albüm kritiklerde olumlu not almış olsa da satışı beklenenin altında kalarak hayal kırıklığı yarattı.Album sklízelo vynikající kritiky, prodej opět předčil očekávání.
Çilkotinlerden olabileceği yönündeki iddialar olsa da bu konu kesinleşmiş değildir.Zdali dluhy při tom se odpočítaly, není jisto.
Piyadeler karşısında başarılı olsa da Amerikan M3 Stuart gibi diğer tanklarla savaşmak için tasarlanmamıştı.Tank byl však, stejně jako M3 Stuart účinný jenom proti pěchotě.
Natsu ile aralarında didişme olsa da birbiri için yapmayacakları şey yoktur.Na-ru-to wo to-ru-na (なるとを取るな) -Nu lua naruto-ul (o mâncare).
Bu okul halen açık olsa da, günümüzde Jabotinsky Sokağı'nda hizmet vermektedir.Liceul continuă să funcționeze, deși și-a mutat clădirea pe Strada Jabotinsky.
Sovyetler Birliği etkisi altında olsa da, János Kádár, SSCB'dekilerden aykırı politikalar yürütebiliyordu.Deși a fost influențat de Uniunea Sovietică, János Kádár a adoptat o politică ce era contrară Moscovei.
Çekimlerin 138 gün sürmesi tahmin edilmiş olsa da 160 güne kadar uzadı.Filmările trebuiau să dureze 138 de zile, dar s-au prelungit la 160.
Genelde yüzü ifadesiz olsa da mutlu olunca, şaşırınca, korkunca veya utanınca yüzü değişebilir.Zâmbește tot timpul indiferent dacă este sau nu ea este mulțumită...
Su geçiş derinliği genellikle motorun hava alma yolu yüksekliği ve az olsa da sürücünün konumuna bağlıdır.Adâncimea vadului este limitată în general de înălțimea prizei de aer a motorului și de poziția conductorului.
Yenilemenin ardından araç biraz gelişmiş olsa da bazı sorunlar hiçbir zaman çözülemedi.Deși modificările ulterioare au îmbunătățit designul, anumite probleme nu au putut fi niciodată rezolvate.
Anlaşmazlıklar olsa da bu iki kız birbiriyle arkadaş olmuşlardır.După bătălie, cei doi se împrietenesc.
Diğer adalar daha küçük olsa da, Pasifik'teki atollerden daha büyük ve sıkışık gruplar oluştururlar.Însă ele sunt în general mai mari și grupate mai apropiat decât atolii din Pacific.
Bu ilerlemeler önemli olsa da, demir yolu kadar etkili değildi.Oricât de importante au fost aceste îmbunătățiri, ele nu puteau concura cu impactul căilor ferate.
Cildi biraz soluk olsa da yüzü oldukça hoş.Deși mare, gura ei este mai degrabă frumoasă.
Bu iki kavram arasındaki ilişki her ne kadar güçlü olsa da birbirleriyle aynı değillerdir.Ele sunt strânse unul într-altul atât de tare, că nici vântul nu pătrunde printre ele.
Hadrianus'un onu zehirlediği yönünde söylentiler olsa da, bunu ispatlayan yeterli delil yoktur.Unele lucrări sugerează că Hadrian ar fi otrăvit-o, însă nu există nicio dovadă.
Young kendi alanındakilerce biliniyor olsa da toplum tarafından bilinen bir bilgin değildi.Allen însuși relatează povești din tinerețea sa, deși el nu este văzut de public.
Kendi aralarında kırgınlıkları olsa da zorda birbirlerini tutan insanlardır.Ei realizează că sunt multe lucruri pe care le urăsc unul la celălalt, dar totuși sunt atrași unul de altul.
Yaşamak için kana ihtiyacı olsa da, 'kurbanlarını' dikkatle seçer.Vért kell innia a túléléshez, de körültekintően választja meg az "áldozatait".
Ancak bu planlama Vasa için geçerli olsa da uygulamada her iki güvertede de ağır toplar kullanılmıştır.Még a délután folyamán olyan hangot lehetett hallani, mintha két nehéz tárgyat ejtettek volna a fedélzetre.
Bugün Everest Dünya''daki en yüksek dağ olsa da, geçmişte daha yüksek dağlar bulunmuştur.Bár ma a Mount Everest a Föld legmagasabb hegye, sokkal magasabb hegységek is voltak korábban bolygónkon.
Birçok hikâyede Superman'i yenmeye çok yaklaşmış olsa da onu hiçbir zaman yenememiştir.Räikkönen bár sokszor is nagyon közel került Verstappenhez, nem tudta megelőzni.
Danny, Sandy'e deli gibi aşık olsa da tavırlarından vazgeçmeyecektir.Gia beleszeret Sandy-be, de a szerelmük nem teljesedik be.
Boksörlere yasak olsa da sigara içmeyi bir sembol haline getirmişti.Menet közben katonáinak a dohányzást is megtiltotta.
Kültür 1970'lerin ABD'siyle aynı olsa da fakirliğin etkileri görülmektedir.A kulturális környezet az 1970-es évek amerikai kultúrájának felel meg, de ahhoz képest elszegényedett.
İlk başlarda sayıları az olsa da sonradan her kolonide çoğunluğu ele geçireceklerdir.A játék elején nekik van a legtöbb kolóniájuk.
Film ülke içinde başarısız olsa da dünya çapında $139 milyon dolar gelir hasılat elde etti.Nemzetközileg azonban sikeres lett a film, mintegy 139 millió dollárt jövedelmezett Amerikán kívül.
Eğer sözcük yapım eki almışsa basit yapılıdır sözcük çekim eki olsa da basittir."A gondolat jön vagy sem, de ha megvan, az építkezés könnyen megy.
Valinin ailesine hakları geri verilmiş olsa da kendisi hapiste öldü.A kommunista hatalomvétel után letartóztatták, a börtönben halt meg.
Arıcılık, yavaş yavaş olsa da gelişmektedir.A nézettség, ha nem is túl drasztikus ütemben, de fokozatosan csökkent.
Bayrağın resmi ve yaygın oranı 1:2 olsa da 2:3 oranı da zaman zaman kullanılır.Polgári zászlóként egyaránt használatosak a hagyományos 2:3 és az újabb 1:2 arányú zászlók.
Başlangıçta büyük bir şüphecilik mevcut olsa da, haklılıkları sonradan ispatlandı.2012 elején még tagadták a felmerült pletykákat, de később kiderült az igazság.
Çekimlerin 138 gün sürmesi tahmin edilmiş olsa da 160 güne kadar uzadı.Kuvausten oli tarkoitus kestää 138 päivää, mutta ne venyivät 160 päivään.
Moorehead, toplamda beş kez Oscar'a aday olsa da hiç ödül kazanamadı.Kaikkiaan Moorehead oli viisi kertaa Oscar-ehdokkaana, mutta ei kertaakaan voittanut.
Her ne kadar 100'e yakın kilise yok edilmiş olsa da, Cizvitlerin çoğu Japonya'da kaldı.Vaikka lähes 100 kirkkoa tuhottiin, suurin osa jesuiitoista jäi maahan.
Ancak Luftwaffe'nin zaferleri ne kadar etkileyici olsa da, çok ağır kayıplara maruz kalmıştı.RAF:n taisteluhenki oli hyvä, vaikka tappiot olivat raskaita.
Bu etkiler kısa süreli olsa da uzun süreli etkiler de ortaya çıkabilir.Pitkäaikaiset seuraukset ovat mahdollisia, ja lyhytkestoisemmat seuraukset ovat yleisiä.
Temel olarak aynı olsa dahi günümüzde sık kullanılan bazı yapılara rastlanılmaz.Vitsi on siinä, että vielä nykyäänkin rakennukset harvoin valmistuvat ennen sovittua aikaa.
Grubun kurulduğu zamanki adı Santana Blues Band olsa da, kısa bir süre içerisinde ad Santana'ya kısaltıldı.Santana Blues Bandin nimi vakiintui pian muotoon Santana.
Lise Meitner, Nobel ödülünü alamamış olsa da, başka birçok ödül aldı.Tesla ei koskaan saanut Nobelin palkintoa, mutta hän sai lukuisia muita palkintoja.
Arıcılık, yavaş yavaş olsa da gelişmektedir.Toleranssi kehittyy, mutta hyvin hitaasti.
2007 Fransa genel seçimleri'nde milletvekili olsa da az bir oy farkıyla seçimleri kaybetmiştir.Vuoden 2007 eduskuntavaaleissa Lintilän äänimäärä heikkeni jonkin verran.
Silahlar her ne kadar mevcut olsa da oyun süresince çok az kullanılır.Aikaisempiin osiin verrattuna pelissä on myös vähemmän aseita.
(Tulpar dünyanın bir başka köşesinde olsa da, kendi sürüsünü bulur.)(Suomesta listalle pääsi Lappeen­rannan teknil­linen yli­opisto.)
Ama o ünlü bir savaş kahramanıydı, düztaban olsa da.Vaikka hän olikin kyvykäs taistelija, hän hävisi.
Bunların çoğu da, bayrak yarışları gibi türleri olsa da, bireysel sporlardır.Kilpailuja on niin yksilökilpailuja kuin joukkuekilpailuja.
Tembel ve yavaş olsa da aslında dahidir ama bunu gizler.Silti, hitaasti mutta varmasti, maailma muotoutui.
Tanrı gecikmiş olsa da Mesih'i gönderecektir.Jumala lähettää messiaan.
Fransa baştan yardım sözü vermiş olsa da yardım geç geldi ve yetersiz kaldı.Ranska tuki kapinaa lähettämällä joukkoja Irlantiin, mutta apu oli liian vähäistä ja saapui liian myöhään.
Her ne kadar ölümden sorumlu olsa da oldukça cana yakın ve sempatiktir.Ankarasta olemuksestaan huolimatta, hän on todella kiltti ja välittävä.
Genellikle çok renkli olsa da uluslararası müsabakalarda, tek bir renk kullanılır.Kokoelmissa on usein vain yksi väri, jota käytetään.
Teknik konularda uzmanlaşmış olsa da birçok sanat ve insan bilimleri dersleri de verilmektedir.Se on erikoistunut teknisiin aineisiin, mutta tarjoaa myös monia taiteiden ja humanististen aineiden kursseja.
( Ne denli güzel ve kârlı olsa da hiçbir şey sonsuza dek sürmez. )(Όποιος δεν την διαφυλάξει πλήρη και απαραβίαστη, χωρίς αμφιβολία θα χαθεί αιώνια).
Çekimlerin 138 gün sürmesi tahmin edilmiş olsa da 160 güne kadar uzadı.Τα γυρίσματα είχαν προγραμματιστεί να κρατήσουν 138 ημέρες αλλά τελικά κράτησαν 160.
İlgi alanı daha çok solo performanslara yönelik olsa da oda müziği de icra etmektedir.Επίσης, λυπάται που ο διαγωνισμός αφορά περισσότερο την παράσταση από το τραγούδι.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod