olmamış ile cümle

olmamış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Fakat Galatasaray'daki günleri aynı güzellikte olmamıştır.Na Wimbledonie nie mogę pozwolić sobie na taką wydajność jak dzisiaj.
2017 seçimlerinde tekrar aday olmamıştır.W 2017 roku nie ubiegała się o reelekcję.
Fakat bu muharebe karar verici olmamıştır.Bitwa nie przyniosła rozstrzygnięcia.
Sonraki gün, oyuncular olay olmamış gibi kampa antremanlara geri döndüler.Następnego dnia siostry budzą się w przeciwnych rolach.
Aslına bakarsanız hayatımda hiç bu kadar özgür olmamıştım." diye bahsetti.Till dess hade jag, faktiskt, inte varit så sant fri i mitt liv.".
Dr. Loomis aşağı baktığında ise Michael hiçbir şey olmamış gibi yerinden kalkıp gitmiştir.Men då Dr. Loomis tittar ut är Michael borta.
Ancak bunların hepsini aynı anda kullanmak mümkün olmamıştır.Man kan dock inte få allt samtidigt.
Ne var ki lundum tamamen yok olmamıştır.Men dambandyn upplöstes inte helt.
Bu jetler doğrudan savaşa dahil olmamışlardır.Dessa tilldragelser ledde dock inte genast till krig.
Yine de gazetesinin ömrü, yayımladığı fikirleri nedeniyle uzun olmamıştır.Livet på lokaltidningsredaktionen blir långt ifrån så lugnt som han hoppats.
Rahofça, tarihî dönemlerde ön plana çıkan bir yerleşke olmamıştır.Matbordet är den enda plats där man aldrig är uttråkad under den första timman.
Enver Bey'in (o dönem henüz Paşa olmamıştı) yakın dostuydu.Han var herre till Falas under den första åldern och var nära vän med Ulmo.
Fakat imparatorluğun ömrü çok uzun olmamıştır.Riket blev inte långvarigt.
Ancak geçtiğimiz 2014 yılında hiçbir pagerank güncellemesi olmamıştır.Fram till december 2012 hade spåret dock ännu inte fått något utgivningsdatum.
Milliyetçi Hareket Partisi ve Halkların Demokratik Partisi hiçbir ilçede 1. olmamıştır.Partidemokratin eller folkets vilja överhuvud stod inte högt i kurs.
Fernando'nun ilk evliliğinden hiç çocuğu olmamıştı.Cortés hade inga barn i sitt första äktenskap.
Son iki hafta ise eleme olmamıştır.Redan efter två veckor var det ingen tvekan om utgången.
Harekat sırasında kayda değer bir çatışma olmamıştır.Inga större protester skedde under loppet.
Saldırı sona erdiğinde, Dresden tamamen yerle bir olmamıştı.I Dresden, där den sattes upp efter Wien, blev det fel från början.
2017 seçimlerinde tekrar aday olmamıştır.År 2017 ställde han inte upp i presidentvalet.
Ancak bu durum hiçbir zaman bütün grup adına geçerli olmamıştır.Detta var något som ditintills aldrig inträffat i listans hela historia.
Kuybışev dört kez evlenmiş, ama hiç çocuğu olmamıştır.Margaret gifte sig fyra gånger, men fick bara ett barn.
Bu durumlardan mahkûm olmamıştır.Jag är inte tillfångatagen.
Çok uğraşmışlar ama tutturmak bir türlü mümkün olmamış.Och ja, det kan jag ha varit, men inte på något kränkande sätt.
Fakat bu asla her zaman böyle olmamıştır.Men det har inte alltid varit så.
Bu süreç, devamlı ve düzenli olmamıştır.Produktionen var under denna tid varken tillförlitlig eller regelbunden.
Çevre köyler ile herhangi bir anlaşmazlıkları olmamıştır.Селянам не було де і на кого жалітися.
Bundan daha uygun bir zaman olmamıştır.Зараз — краще, ніж ніколи.
Aslında hiçbir gücü olmamıştır.Втім фактично не мав жодної влади.
2008'deki bir göz ameliyatı geçirmesinin ardından futbol oynaması mümkün olmamıştır.У 2008 році через проблеми з навчанням не зміг продовжити ігрову студентську кар'єру.
Düşesin hiç çocuğu olmamıştı.Із нею герцог дітей не мав.
15 Temmuz 1922), çocuğu olmamıştır.13 липня 1964), синів немає.
Burton hiçbir zaman ebeveynlerine yakın olmamıştı.Гартнелл ніколи не був близький із батьком.
Hiçbir siyasi partiye üye olmamıştır.Членом політичних партій не був.
Operasyon hakkında ordu komutanlarının bile son ana kadar bilgisi olmamıştır.Решта армії до того часу не були готові до проведення операції.
Muharebenin Haçlılar açısından kısa vadeli kazanımı neredeyse hiç olmamıştır.Його жертвою мало не став сам Мустансир.
Ancak bu çaba yeterli olmamış ve sonucu değiştirmemiştir.Вона протестувала, але результат не змінився.
Fakat Avunya'nın yönetiminde hiçbir değişiklik olmamıştır.Ніяких змін у благоустрої володимирчан не сталося.
Uluslararası toplum ise hiçbir şey olmamış gibi davrandı.Міжнародний зв'язок фактично не існував.
Ancak bunların hepsini aynı anda kullanmak mümkün olmamıştır.На жаль, зазвичай неможливо робити те і друге одночасно.
Her iki evliliğinden de çocuğu olmamıştır.Від обидвох шлюбів дітей не залишив.
Ancak bu anlayış hem Müslümanlar hem de gayrimüslimlerce kabul görmemiş ve bu politika muvaffak olmamıştır.Але це було зрозуміло і туркам і венеціанцям, яких такий варіант розвитку подій влаштувати не міг.
V. Stefan Uroš çocuğu olmadığı için varisi de olmamıştır.Він писав, що Роберт Гартпоул не мав спадкоємців чоловічої статі.
Fakat imparatorluğun ömrü çok uzun olmamıştır.Але їх царювання було недовгим.
ABD ise müdahil olmamıştır.У США не видавався.
Mahallede hiçbir zaman ağalık ve derebeylik olmamıştır.У селі не було жодної сівалки й жатки.
Kuybışev dört kez evlenmiş, ama hiç çocuğu olmamıştır.Шредер був одружений чотири рази, але у нього немає власних дітей.
Şöyle yazar: "Hiç böyle bir şeye şahit olmamıştım.Konkrétně uvedla: „Nikdy jsem se žádné takové akce nezúčastnila.
Bir daha da deneyen olmamıştır.Žádné další pokusy již nebyly uskutečněny.
Ne benim ne de herhangi bir arkadaşımın bir müdahalesi olmamıştır.Ne, mezi jeho a mou prací není nic srovnatelného.
Artık herkes yaşananlar hiç olmamışçasına birkaç ay sonra işinin başına döner.Ovšem Sin se vždy po několika měsících vrátil.
Hiçbir can kaybı olmamış, ama maddi hasar oluşmuştur.Nikdo naštěstí nepřišel o život, ale byly zde značné materialové škody.
Bu eserden Batı Avrupa matematikçileri hiç haberdar olmamışlardır.Mnoho práce matematiků z Východu v této oblasti bylo zapomenuto.
Aslında hiçbir gücü olmamıştır.Ten však ale nedisponoval žádnou reálnou mocí.
Ancak işçiler hala tatmin olmamıştı.Ani se studenty nebyl spokojen.
Kadınlar arası cinsel ilişki ise Azerbaycan topraklarında hiçbir zaman suç olmamıştır.Pohlavní styk mezi ženami nebyl nikdy trestný.
Fakat imparatorluğun ömrü çok uzun olmamıştır.Ale přátelství s císařem nemělo dlouhého trvání.
Hiçbir siyasi partiye üye olmamıştır.Nebyl členem žádné politické strany.
Ama iki taraf da bu karardan pek memnun olmamıştır.Oba byli tímto jednáním pochopitelně hluboce zklamáni.
Çevre köyler ile herhangi bir anlaşmazlıkları olmamıştır.Zdálo se že nikdo z vesnice nemá námitky.

İlgili Sayfalar