olmamış ile cümle
olmamış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
(Kıtanın ancak %15'i üzerinde hak iddiası olmamıştır.)(De opkomst was maar 10%.)
Kendisinin evladı olmamıştır, kız kardeşinden yeğenleri vardır.De grootvader kreeg niet zijn dochter, maar zijn kleinzoon in huis.
Ancak 2008 seçimlerinde aday olmamıştır.In 2008 nam hij niet deel aan de presidentsverkiezingen.
2017 seçimlerinde tekrar aday olmamıştır.In verkiezingen in 2017 was zij geen kandidaat meer.
Birleşik Krallık'ta, lezbiyenlik hiçbir zaman yasadışı olmamıştır.In de Verenigde Staten is majesteitsschennis nooit strafbaar geweest.
2014 senato seçimlerine aday olmamıştır.Vanaf 2014 worden geen senatoren nog rechtstreeks verkozen voor de Senaat.
Bölgeyi geri alma girişimleri başarılı olmamıştır.Pogingen het project te hervatten haalden niets uit.
Nazi Partisi üyesi olmamış, Hitler'e karşı yapılan suikasta katılmamıştır.Conclusie D. Geen enkel agentschap in de Verenigde Staten was betrokken bij de moord op Martin Luther King.
Kuybışev dört kez evlenmiş, ama hiç çocuğu olmamıştır.Winwood trouwde 4 keer maar had geen kinderen.
Çünkü, Darıdere Köyü öylesine varlıklı bir köy olmamıştır.De Blesse is nog niet zo'n oud dorp.
Fibrat kullanımının ise bir etkisi olmamıştir.Andere ftalaten leken geen invloed te hebben.
Bu yüzden o bölgede girişim olmamıştır.Om die reden was binnen dit gebied geen bebouwing toegestaan.
Uluslararası toplum ise hiçbir şey olmamış gibi davrandı.Het leven in de stad gaat verder alsof er niets gebeurd is.
Aralarında bir evlilik olmamıştır.Een van beide huwelijken heeft dus niet plaatsgevonden.
Ne var ki bu sağlık evinin hiçbir zaman ebesi olmamıştır.Dit tolhuis werd nooit gerestaureerd.
Ancak bu savaşlar yeterli bir çözüm olmamıştır.Deze lijnen waren niet genoeg.
Fakat dinsel bakımdan hiçbir zaman tutucu olmamış ve eserlerinde devamlı düşünce aydınlığı göstermistir.Uiteindelijk zou hij echter nooit onverdeeld voor de kunst kiezen: zijn leven lang bleef hij gelovig.
Ama çelik yelekli olduğu için bir şey olmamıştır.In de steel is het roodachtig.
ABD ise müdahil olmamıştır.De VS gingen daar niet op in.
Hiçbir can kaybı olmamış, ama maddi hasar oluşmuştur.Er vallen geen doden maar de schade is aanzienlijk.
Tahliyeye kadar bu bölgede kayda değer bir çatışma olmamıştır.Er is in de omgeving tot aan de bevrijdingsperiode niet zwaar gevochten.
Yeterince dezenfekte olmamış aletler iltihaplanmalar meydana getirir.Niet gemotoriseerde aanhangrijtuigen komen weinig meer voor.
Tom'un hiç piyanosu olmamış.Tom kon geen piano krijgen.
Stockport hiçbir zaman bir deniz ve nehir limanı olmamıştır.Stockport nigdy nie był portem rzecznym ani morskim.
Fakat Roza Eskinazi, asla bir vatan haini ya da bir işbirlikçi olmamıştır.Ale Roza Eskenazi nie była zdrajczynią czy kolaborantką.
Bir daha da deneyen olmamıştır.Więcej prób już nie było.
Ama iki taraf da bu karardan pek memnun olmamıştır.Jednak obydwie strony nie czuły się usatysfakcjonowane tą decyzją.
Darbe, cephede ise bir değişikliğe neden olmamıştır.Nieznana jest przyczyna zmiany frontu.
Aslında hiçbir gücü olmamıştır.Faktycznie nie mają oni żadnej władzy.
Aralarında bir evlilik olmamıştır.Do małżeństwa pomiędzy nimi nigdy nie doszło.
Ama model değişikliği çok fazla olmamıştır.Zmiana kursu okazała się jednak niewystarczająca.
Kadınlar arası cinsel ilişki ise Azerbaycan topraklarında hiçbir zaman suç olmamıştır.Tego typu zachowania pomiędzy kobietami nigdy nie były w tym kraju karane.
Fakat imparatorluğun ömrü çok uzun olmamıştır.Wschodnie cesarstwo natomiast istniało jeszcze długo.
Bugüne kadar bu ödülü kazanabilen kimse olmamıştır.Jak dotąd nikt tej nagrody nie odebrał.
Hiçbir siyasi partiye üye olmamıştır.Nie należał do partii politycznej.
Ancak 2008 seçimlerinde aday olmamıştır.Nie kandydował w wyborach w 2008.
Ama bu yerleşim mahallenin şimdiki sakinleri tarafından olmamıştır.Teren wówczas włączony nie odpowiada jednak obecnej dzielnicy.
Ancak olayların gelişimi ise bu yönde olmamıştır.Nie sądzę, by zmierzali w tym samym kierunku.
Henüz yeni albüm çalışmasıyla ilgili bir haber olmamıştır.Jak do tej pory nie ma żadnych informacji o współpracy przy nowym albumie studyjnym.
Kolejin eski mezunları ve bazı öğrencileri bu karardan memnun olmamıştır.Mimo to, szkoła oraz wielu rodziców zignorowało to oświadczenie.
1992-2011 yıllarında Senatör olarak görev yapmış ve 2011 yılında tekrar aday olmamıştır.Od 1996 do 2002 roku kierował pracami parlamentu, w 2002 niespodziewanie nie uzyskując reelekcji.
Ortaçağ'da ve sonrasında Batı düşüncesinde bilinen bir filozof olmamıştır.Przez całe średniowiecze Rozmyślania nie były znane na zachodzie.
Bölgede Sırp kültürel ve dinî yapısı hiçbir zaman olmamıştır.Niestety, niektóre obiekty, zwł. ze sfery kultury i gastronomii nigdy nie powstały.
Şöyle yazar: "Hiç böyle bir şeye şahit olmamıştım.Skomentowała, "Nigdy nie zrobiłam takiej trasy.
Karısıyla arası hiçbir zaman tam olarak iyi olmamıştır.Relacje z żoną nie układają się tak dobrze.
Dr. Loomis aşağı baktığında ise Michael hiçbir şey olmamış gibi yerinden kalkıp gitmiştir.Gdy jednak Loomis spogląda przez nie, Michaela już nie ma.
Karısının adı Selime Hatun'du ve hiç çocukları olmamıştı.Jego żoną była Jadwiga Grząślewicz i nie posiadali dzieci.
Yapay zekâda ise değişme olmamıştır.Oprawa muzyczna nie uległa zmianie.
Daha önce hiç olmamış bir şekilde size çok yakın bir epiğin ortasındasınız," dedi.Tyś zapewne, tyś zapewne w pole, Z twoim młodzianem gawędzić pobiegła."
2004 yılında Arsenal teknik direktörü Arsène Wenger tarafından keşfedilmiş ancak transfer olmamıştır.Był obserwowany przez menedżera Arsenalu, Arsène'a Wengera, ale do transferu nie doszło.
İngiltere'nin yazılı bir anayasası olmamıştı.Wielka Brytania nie posiada do dziś konstytucji pisanej.
Her iki evliliğinden de çocuğu olmamıştır.Nie miała dzieci z obu małżeństw.
Rakka şehri ilk başlarda güçlü bir muhalif merkezi olmamıştır.Rukia nie wydaje się na początku silnym shinigami.
Hiçbir uçuşu 30 metreden daha uzun mesafeli olmamıştır.Jednak żaden model nie przekroczył nigdy 600 KM.
Sonuçta, müslüman olmamışlardır.Muzułmanie nie są bałwochwalcami.
Ancak XX. İoannes ünvanlı bir Papa olmamıştır.Innocenty III był nie tylko papieżem-politykiem.
Ama bu onun sevgisine engel olmamıştır.Nie odpowiedziała na jego miłość.
Bu nedenle son 1980'lere kadar fazla değişikler olmamıştır.Nie było większych zmian do lat 90.
Bu evlilikten çocuğu olmamış ya da ergenliğe ulaşmış çocuğu olmamıştır.Z żadnego z tych małżeństw książę nie doczekał się potomstwa.
Düşesin hiç çocuğu olmamıştı.Wielki książę nie miał dzieci.