olmamış ile cümle

olmamış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Fakat Galatasaray'daki günleri aynı güzellikte olmamıştır.Os quatro anos que passou na Benetton não foram nada fáceis.
Kendisinin evladı olmamıştır, kız kardeşinden yeğenleri vardır.Ele não tem parentes próximos vivos; não teve filhos, tampouco suas irmãs.
Ve O'na hiçbir şey denk olmamıştır."(Quanto à sua invisibilidade) não há nada semelhante a ele."
Hiçbir can kaybı olmamış, ama maddi hasar oluşmuştur.Não causou mortos, mas os danos materiais foram grandes.
Henüz yeni albüm çalışmasıyla ilgili bir haber olmamıştır.Porém nada foi dito sobre o novo álbum.
Bu yunus türünün insan ile çok fazla bir etkileşimi olmamıştır.Os buracos feitos pelo homem não parecem ter um efeito tão significativo.
Ancak bu olay tam anlamıyla Beşiktaş'ta futbolun başlamasına vesile olmamıştır.Isso não significa, claro, que só começou a existir em Świnoujście qualquer esporte.
Ancak bu durum hiçbir zaman bütün grup adına geçerli olmamıştır.Tais atividades, no entanto, nunca foram costumeiras a todas as sociedades.
Harekat sırasında kayda değer bir çatışma olmamıştır.Durante seus mandatos não ocorreu nenhuma batalha importante.
Ancak Ölümsüzlerin taarruzu da günün ilk taarruzundan daha başarılı olmamıştır.Os comentários foram melhores do que o primeiro DoR.
Ancak iki partinin birleşmesi de sorunsuz olmamıştır.No entanto, a fusão dos dois partidos não foi bem-sucedida.
Son iki hafta ise eleme olmamıştır.Nos últimos dois mundiais, eu não acho que ela cometeu algum erro.
2010'da yeniden valiliğe seçilmiş, 2014'te yapılan seçimlerde ise tekrar aday olmamıştır.Em 2006, foi reeleito e nas eleições de 2010 não obteve votos suficientes para a reeleição.
Hiçbir evliliğinden çocuğu olmamış ve öldüğünde varisi küçük kardeşi Konstantinos olmuştur.Nunca se casou nem deixou descendentes, sendo sucedido pelo seu irmão mais novo, Carlos Frederico.
Dolayısıyla kârlar satıcılar için hiçbir zaman realize olmamıştır.Estranhamente, os bonecos dos personagens nunca chegaram a serem comercializados.
Dante hiçbir şey olmamış gibi müzik kutusuna ilerler.A cantora continuou cantando como se nada houvesse acontecido.
"Wish", ticari bir tekli olmamıştır ve satılmak için üretilmemiştir.Tratava-se de um produto destinado a marcar couros e não foi explorado comercialmente.
Newman'ın eserleri, kendisi hayattayken çok fazla övgü konusu olmamışlardır.O trabalho de Hargrave no entanto, não foi suficientemente reconhecido enquanto ele ainda era vivo.
Evlenmiş, ama çocuğu olmamıştır.Foi casado, mas morreu sem filhos.
Aslına bakarsanız hayatımda hiç bu kadar özgür olmamıştım." diye bahsetti.Jamais me senti tão bem em minha vida".
Sanıldığı gibi Şıhman Köyü hiçbir zaman belde ya da nahiye konumunda olmamıştır.Como homem público, entretanto, nunca fui faccioso ou extremado.
Ama böyle bir durum vaki olmamıştır.Tal estória parece não existir.
Altı yüz yıl boyunca durumundan haberi olmamıştır.Nada mais se sabe sobre ele por mais de uma década.
Fakat çalışmada herhangi bir ilerleme olmamıştır.Durante o processo, não se ausentou de seu trabalho.
Her iki evliliğinden de çocuğu olmamıştır.Não teve descendência de ambos os casamentos.
Bundan daha uygun bir zaman olmamıştır.Mais vale tarde do que nunca.
Aslında hiçbir gücü olmamıştır.Ela aparentemente não tinha poderes.
Cumhuriyet Halk Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisi hiçbir ilçede 1. olmamıştır.Até que não existam cidadãos de 1º e 2º classe de qualquer nação.
İlk kuruluş tarihinden bu yana isminde herhangi bir değişiklik olmamıştır.No entanto, não surgiram mais relatos da adaptação desde então.
Yukarı Akropol Orta Çağ'da bir ara tahkim edilerek kullanılmışsa da, bu yerleşim fazla uzun süreli olmamıştır.Se isto significa que Acropolitissa tinha morrido na época, é incerto.
Aslında isteklerine uygun bölümlemeler toprak üzerinde hiç olmamıştı.Mas a expectativa colocada em cima da jovem promessa nunca foi correspondida dentro de campo.
ABD ise müdahil olmamıştır.Nos EUA não foi banido.
Ancak ekonomide üretim olmamış ve hala 100 misket vardır.Como isso não ocorreu, ela ficou com apenas 100 capítulos.
Bugüne kadar maalesef bu ada itiraz eden olmamış, ancak adın mahallenin kimliğiyle bağdaşmadığı açık.Ainda hoje, há a disputa deste lote com um não-indígena, que afirma ter a propriedade da terra.
Devamı konusunda bir açıklama olmamıştır.Eu não quero ficar constantemente explicando.
Fakat bu muharebe karar verici olmamıştır.Ao que parece, essa controvérsia não foi resolvida.
2. ve 3. ligler birleştirildiğinden dolayı küme düşen takım olmamıştır.Com a unificação dos grupos 1 e 2, não houve rebaixamento.
O günden sonra tüm küreyi tek bir fotoğraf karesine sığdıracak denli Dünya'dan uzaklaşan bir insan olmamıştır.Sindsdien zijn er geen mensen meer veraf genoeg geweest om de hele aarde in één foto te kunnen vangen.
Yugoslavya SFC hiçbir zaman Doğu Bloku veya Varşova Paktı'nın bir parçası olmamıştır.Joegoslavië was geen lid van het Oostblok of van het Warschaupact.
Enver Bey'in (o dönem henüz Paşa olmamıştı) yakın dostuydu.Daarmee was hij het grootste zekere lid van de Ornithomimidae.
Daha önce hiç olmamış bir şekilde size çok yakın bir epiğin ortasındasınız," dedi.Gij hebt daarmede als het ware Uw zelfstandige geleerden-loopbaan begonnen."
Hiçbir siyasi partiye üye olmamıştır.Hij behoorde niet tot een politieke partij.
Sonradan ısırılarak vampir olmamıştır.İlk ve bilinen en güçlü vampirdir.Hij is meer dan 'een' vampier, hij was en is de allereerste.
Ancak işçiler hala tatmin olmamıştı.De oprichters waren echter nog niet tevreden.
1. Dünya savaşı’nda bölgede herhangi bir işgal olayı olmamıştır.Tijdens de Eerste Wereldoorlog vonden er in de stad geen gevechtsacties plaats.
Fakat imparatorluğun ömrü çok uzun olmamıştır.Het rijk was echter geen lang leven beschoren.
Son iki hafta ise eleme olmamıştır.De volgende twee uren gebeurde er vrijwel niets.
Bundan daha uygun bir zaman olmamıştır.Dat was meer dan ooit.
Ancak bu siyaset başarılı olmamıştır.Deze politiek bleek niet succesvol.
Buna rağmen fazla nüfus kaybı olmamıştır.Toch was er daar binnen aan mensen bepaald geen gebrek.
Ancak uzun vadede, bu onun iyiliğine olmamıştır.Zoals in eerdere gevallen was dit over het algemeen niet in hun voordeel.
Yaygın kanının aksine Pompadour markizi asla doğrudan bir politik etkiye sahip olmamıştır.In tegenstelling tot Madame de Pompadour heeft Madame du Barry geen nefaste invloed op de hoge politiek gehad.
Çevre köyler ile herhangi bir anlaşmazlıkları olmamıştır.Er ontstond geen stad-platteland tegenstelling.
Aslında hiçbir zaman asker olmamıştır!Soldaat werden ze echter nooit.
Karısıyla arası hiçbir zaman tam olarak iyi olmamıştır.Met zijn moeder gaat het de laatste tijd niet goed.
Burton hiçbir zaman ebeveynlerine yakın olmamıştı.Bows vader was bijna nooit thuis.
Bir daha onun kadar güzeli olmamıştır.Het ging opnieuw niet goed met haar.
Aslında hiçbir gücü olmamıştır.In werkelijkheid had niemand de daadwerkelijke macht.
Fakat Osmanlı himayasi hem pek etkili olmamış, hem de kısa sürmüştür.De schrijver maakt er zich zo gemakkelijk van af, maar het is kleurloos en weinig beeldend.
Allah’u Teâlâ’dan hiçbir zaman gafil olmamıştır.De god Hu is niet te verwarren met de god Heh of Hehu (Hehoe).

İlgili Sayfalar