olma ile cümle
olma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Ne zaman burada olman gerektiği sana söylendi mi?Have you been told when you are expected to be here?
Cebinde küçük bir el fenerine sahip olman yararlı olabilir.Having a small flashlight in your pocket may come in handy.
Kızım ne kadar yiyor olmalı?How much should my daughter be eating?
Benim kadar heyecanlı olmadığına inanamıyorum.I can't believe you're not as excited as I am.
Yemek için tamam olmadığını söylemedim.I didn't say it wasn't OK to eat.
Dürüst olmak zorundayım. Ben bir MRI taraması ilk yaptırdığım zaman biraz sinirliydim.I have to be honest. I was a little bit nervous the first time I had an MRI scan.
Son dakikaya kadar ev ödevimi ertelememiş olmam gerektiğini biliyordum.I knew I shouldn't have put off doing my homework until the last minute.
Kaza hakkında konuşmanın hoş olmayacağını biliyorum.I know it's going to be unpleasant to talk about the accident.
Size layık olmadığımı biliyorum.I know that I don't deserve you.
Sana layık olmadığımı biliyorum.I know that I don't deserve you.
Birinin bana yardım edebilmesinin pek olası olmadığını biliyorum.I know that it is highly unlikely that anyone can help me.
Birinin beni tanımasının oldukça olası olmadığını biliyorum.I know that it is highly unlikely that anyone knows me.
Birinin bana yardım etmek için istekli olacağının oldukça olası olmayacağını biliyorum.I know that it is highly unlikely that anyone would be willing to help me.
Bütün bu şeyleri satabileceğimizin oldukça olası olmadığını biliyorum.I know that it is highly unlikely that we'll be able to sell all this stuff.
Bugün balina görmemizin pek olası olmayacağını biliyorum.I know that it is highly unlikely that we'll see any whales today.
Doğal olmaktan hoşlanıyorum.I like to be spontaneous.
Yemek yemek istememe rağmen, yemek yiyecek yeterli zamanımın olmadığını fark ettim.I realized that even though I wanted to eat, I didn't have enough time.
Bütün bu işi tek başıma yapmak zorunda olmamalıyım.I shouldn't have to do all this work by myself.
Bütün bu işi kendim yapmak zorunda olmamalıyım.I shouldn't have to do all this work myself.
Onu tekrar yapmak zorunda olmamalıyım.I shouldn't have to do that again.
Bu gürültüye katlanmak zorunda olmamalıyım.I shouldn't have to put up with this noise.
Odanı temiz tutmanı söylemek zorunda olmamalıyım.I shouldn't have to tell you to keep your room clean.
Ben hâlâ onun bugün geleceğinin olası olmadığını düşünüyorum.I still think it's unlikely that he'll come today.
Sanırım daha iyi bir sistemle gelmek zor olmazdı.I think it wouldn't be too hard to come up with a better system.
Sanırım daha iyi bir sistemle ortaya çıkmak çok zor olmazdı.I think it wouldn't be too hard to come up with a better system.
Ben, benim çalıntı motosikletimi tekrar görmemin pek olası olmadığını düşünüyorum.I think it's highly unlikely that I'll ever see my stolen motorcycle again.
Ben bu hapishaneden kaçmayı başarabilmemizin pek olası olmadığını düşünüyorum.I think it's highly unlikely that we'll be able to escape from this prison.
Ben, ulusal hükümetten herhangi bir yardım almamızın çok olası olmadığını düşünüyorum.I think it's highly unlikely that we'll ever get any help from the national government.
Senin onu tek başına yapabilmenin pek olası olmadığını düşünüyorum.I think it's highly unlikely that you'll be able to do that by yourself.
Böyle bir durumun tekrar olacağının olası olmadığını düşünüyorum.I think it's unlikely that a situation like this one would ever occur again.
Herhangi bir mağazanın bu modeli o fiyata satacağının olası olmadığını düşünüyorum.I think it's unlikely that any store would sell this model for that price.
Sürücü sınavını geçebileceğimin mümkün olmadığını düşünüyorum.I think it's unlikely that I'll be able to pass my driving test.
Bitkilerin acı hissetmesinin olası olmadığını düşünüyorum.I think it's unlikely that plants feel pain.
Bir sonraki modelin bundan daha iyi olacağının olası olmadığını düşünüyorum.I think it's unlikely that the next model will be any better than this one.
Çocuklara sessiz olmalarını söyledim, fakat onlar gürültülü olmaya devam ettiler.I told the children to be quiet, but they just kept on being noisy.
Bir manken olmanın hayalini kurardım.I used to dream about becoming a model.
Bir model olmanın hayalini görürdüm.I used to dream about becoming a model.
Bir yarış arabası sürücüsü olmanın hayalini kurardım.I used to dream about becoming a race car driver.
Bir astronot olmanın hayalini kurardım.I used to dream about becoming an astronaut.
Çok zengin olmanın hayalini kurardım.I used to dream about becoming very wealthy.
Bir balerin olmanın hayalini kurardım.I used to dream about being a ballerina.
Bir milyoner olmanın hayalini kurardım.I used to dream about being a millionaire.
Başarılı bir iş adamı olmanın hayalini kurardım.I used to dream about being a successful businessman.
Buzdolabında belki biraz daha süt olup olmayacağını merak ediyordum.I was just wondering if maybe there was some more milk in the refrigerator.
Sadece bizimle paylaşacak deneyiminiz olup olmadığını merak ediyordum.I was just wondering if you have any experiences you would like to share with us.
Keşke bunu artık yapmak zorunda olmasak.I wish we didn't have to do this any longer.
Gerçekten bir tesadüf olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if it really was a coincidence.
Bir şey olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if something has happened.
Zengin olmak acaba nasıl bir şey?I wonder what it feels like to be rich.
Bu yazılımı yüklememe yardımcı olmanı istiyorum.I'd like you to help me install this software.
Üniversiteden mezun olur olmaz yaşamak için yeni bir yer arıyor olacağım.I'll be looking for a new place to live as soon as I graduate from college.
Yaşamak için başka bir yer bulmanın çok zor olmayacağından eminim.I'm sure it wouldn't be too hard to find another place to live.
Sistemimize kimin saldırdığını bulmanın zor olmayacağından eminim.I'm sure it wouldn't be too hard to find out who hacked into our system.
O uygulamayı nasıl kullanacağımı öğrenmenin çok zor olmayacağından eminim.I'm sure it wouldn't be too hard to learn how to use that application.
Ben hep profesyonel bir basketbol oyuncusu olmak istedim.I've always wanted to be a professional basketball player.
Ben her zaman bir spor arabaya sahip olmak istedim.I've always wanted to own a sports car.
Ben insanların herhangi bir zararlı etkisi olmadan kedi maması yiyebildiklerini duydum.I've heard that people can eat cat food without any harmful effects.
Bir dile hakim olmak istiyorsan o dilde düşünmeyi öğrenmelisin.If you want to master a language, you need to learn to think in that language.
Sadece buralarda sensiz aynı olmayacak.It just won't be the same around here without you.
Bu yeri temizlemek bir kâbus olmalı.It must be a nightmare to clean this place.