olma ile cümle
olma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Sizin için yeni bir web sitesi tasarlamak çok zor olmazdı.It wouldn't be too hard to design a new website for you.
Kendinize ait olmayan bir çocuğu yetiştirmek zordur.It's difficult bringing up a child who is not your own.
Bu gece soğuk olması muhtemel, bu yüzden ekstra bir battaniyeye ihtiyacın var.It's likely to get cold tonight, so you may need an extra blanket.
Düşündüğün kadar salak olması olası değil.It's unlikely she's as clueless as you think.
Düşündüğün kadar aptal olması olası değil.It's unlikely she's as stupid as you think.
O kadar aptal olması olası değildir.It's unlikely she's that stupid.
Ciddi bir şey olma ihtimali var.It's unlikely that anything serious will happen.
Seninle aynı fikirde olmamamın nedenleri sana söyleyeyim.Let me tell you the reasons that I don't agree with you.
Niçin burada olmaman gerektiğini sana anlatayım.Let me tell you why you shouldn't be here.
Onun olmamasını umalım.Let's hope that doesn't happen.
Yarın havanın iyi olmasını umalım.Let's hope the weather is good tomorrow.
Çoğu insan et yemenin bir sakıncası olmadığını düşünüyor.Most people think that it's OK to eat meat.
Annem ebeveynliğe tamamen hazır olmak için yapabileceğimiz bir şey olmadığını söyledi.My mother said there was nothing I could do to completely prepare for parenthood.
Benim IPhone hakkında büyük şikayetlerimden biri de Flash desteği olmamasıdır.One of my major complaints about the iPhone is that it doesn't support Flash.
Benim hakkımda bilmen gereken tek şey dakikliğe takıntılı olmamdır.One thing you should know about me is that I'm obsessed with punctuality.
Hazır olsan da ya da olmasan da, sınav on dakika içinde başlar.Ready or not, the exam begins in ten minutes.
Hazır olsanda olmasanda sınav on dakika içinde başlar.Ready or not, the exam begins in ten minutes.
Hazır ol ya da olma, beş dakika içinde sahnede olmamız gerekiyor.Ready or not, we have to be on stage in five minutes.
Hazır olsan da olmasan da, hemen gitmeliyiz.Ready or not, we have to leave right now.
Artık genç olmadığım için, onu artık yapamam.Since I'm no longer young, I can't do that anymore.
Benim hakkımda bilmeniz gereken şey çok seyahat etmem ve nadiren evde olmamdır.Something you should know about me is that I travel a lot and am seldom home.
İyi haber kanser olmadığınızdır.The good news is that you don't have cancer.
İyi haber ölmeyecek olmandır.The good news is that you're not going to die.
Senin davranışın hakkında bir sürü şikayetler olmaktadır.There have been a lot of complaints about your behavior.
Yapacak zamanımız olmayan pek çok şey vardı.There were many things that we simply didn't have time to do.
Bu çeviri hakkında oldukça doğru olmayan bir şey var.There's something about this translation that isn't quite right.
Yeterli paramız olmadığı için planlarımızı değiştirmek zorundaydık.We had to alter our plans because we didn't have enough money.
Şimdi bu sorunla ilgilenmek zorunda olmamalıyız.We shouldn't have to be dealing with this problem now.
İyi bir anne olmak sana göre ne anlama geliyor?What does being a good mother mean to you?
Acı riski olmadan, mutluluk ve sevinç olamaz.Without the risk of pain, there can be no happiness and joy.
Evlenmek ve çocuklara sahip olmak ister misin?Would you like to get married and have children?
Görme engelli mi yoksa işitme engelli mi olmayı tercih edersiniz?Would you rather be blind or be deaf?
İznim olmadan bu odadan ayrılmamalısın.You are not to leave this room without my permission.
Çocuklarının yeterince yediğinden emin olmalısın.You should make sure your children are eating enough.
Senin bunu bilmemen, bunun bir yalan olmadığı anlamına gelmez.Just because you didn't know about it doesn't mean it is a lie.
Peter bir doktor olmak istiyordu.Peter wanted to become a doctor.
Bir yargıç olmak istemiyorum.I wouldn't like being a judge.
Onun düğünü hakkında bir şey duymamış olman şaşırtıcı.It's surprising that you haven't heard anything about her wedding.
O iyi görünmüyor. Dün gece çok içmiş olmalı.He doesn't look well. Probably drank too much last night.
Aşk kördür ama kıskançlık var olmayan şeyleri bile görebilir.Love is blind, but jealousy can see even nonexistent things.
Çocukluğumdan sonra bir daha hiç hasta olmadım.After my childhood, I was never sick again.
Tom bir yıldan daha fazla Boston'da yaşamak zorunda olmamayı ümit ediyor.Tom hopes he doesn't have to live in Boston for more than a year.
Tom bir yıldan daha fazla Boston'da yaşamak zorunda olmadığı için mutluydu.Tom was glad he didn't have to live in Boston for more than a year.
Örümceklerin böcek olmadığı iyi bilinir.It's well-known that spiders are not insects.
Bu kadar dar görüşlü olma!Don't be so narrow-minded!
Örümceklerin böcek olmadıkları iyi bilinen bir gerçektir.It's a well-known fact that spiders aren't insects.
Ben kendimi kötü bir şekilde ifade etmiş olmalıyım.I must have expressed myself badly.
Üzgünüm, prezervatif olmadan onu yapmayacağım.Sorry, I won't do it without a condom.
Üzgünüm, bir prezervatif olmadan onu yapmayacağım.Sorry, I won't do it without a rubber.
Benim mutlu olmam için dua edecek misin?Will you pray for me to be happy?
O kadar saldırgan olmaktan vazgeçmelisiniz.You need to stop being so pushy.
Gülümseme daha güzel olmak için ucuz bir yoldur.Smiling is a cheap way to be prettier.
Bir şeyin olmadığında, amaç düşük; Bir yere gittiğinde, amaç yüksek.When you have nothing, aim low; when you get somewhere, aim high.
Amacım konuşmanıza kulak misafiri olmak değildi.I didn't mean to eavesdrop on your conversation.
Benim eylemlerim için sorumlu olmayacağım.I won't be responsible for my actions.
Olmasını düşündüğümden daha ucuzdu.It was cheaper than I had thought it would be.
Ben anahtarı almış olsaydım, kapının arkasında duruyor olmazdım.If I had taken the key, I wouldn't be standing behind the door.
Küçük siyah bir elbise olmadan bir kadının dolabı tam değildir.A woman's wardrobe isn't complete without a little black dress.
Mutsuz olmama rağmen intihar etmeyeceğim.Although I may be unhappy, I won't commit suicide.
Kibar olmalısın.You must be polite.