olma ile cümle
olma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bu şehir sen olmadan soğuk ve yalnız.This city is cold and lonely without you.
Araba kullanırken dikkatli olmalısın.You must be careful when you drive a car.
Çocuğu iyi bir insan olması için yetiştirdi.She raised the boy to be a fine person.
O, yorgun olmasına rağmen çalışmaya devam etti.She kept working even though she was tired.
Kepenkleri kapatın ve perdeleri çekin. Mümkün olduğu kadar az ışık olmalıdır.Close the shutters and draw the curtains. There must be as little light as possible.
O yalnız olmasına rağmen, o yalnız olduğunu düşünmüyordu.Though she was alone, I didn't think she was lonely.
O, sağlığı hakkında dikkatli olduğu için neredeyse hiç hasta olmaz.He almost never gets sick because he is careful about his health.
O bir çocuk olmasına rağmen işi kendisi yapmaya karar verdi.Though he was a child, he made up his mind to do the work himself.
Bir çocuk olmasına rağmen, annesine yardım etmek için çok çalıştı.Even though he was a child, he worked hard to help his mother.
O birçok hata yapmış olmasına rağmen, onun herhangi bir pişmanlığı yoktu.Even though he had made many mistakes, he didn't have any regrets.
Fakir olmasına rağmen, mutluydu.Even though he was poor, he was happy.
Kedi orada olmadığında fareler dans ediyor.When the cat is not there, the mice are dancing.
40'lı yaslarda çocuk sahibi olmanın anormal bir tarafı yok.There is nothing abnormal in having a child around forty.
Utangaç olma.Don't be shy.
Aşk birine sahip olmadığı bir şeyi veriyor.Love is giving something one doesn't have.
Tanrı olmasaydı, o zaman her şeye izin verileceğine karar verdi.He decided that if God didn't exist then everything was permitted.
Mutlu olmaya karar verdim çünkü sağlığım için iyi.I decided to be happy because it's good for my health.
Tanrı olmasa onu icat etmek zorunda kalırız.If God did not exist, we'd have to invent him.
Deli olmak sağlıklıdır.Being crazy is healthy.
Onun uzun bir süre bu ülkede olmayacağını duydum.I've heard that he won't be in this country for a long time.
Onun hâlâ hayatta olduğundan emin olmak için kontrol ettim.I checked to make sure that he was still alive.
Evde olmaması beni hayal kırıklığına uğrattı.I was disappointed that she was not at home.
Onun söylediğinin doğru olup olmadığını görmek için kontrol etmeyi planlıyorum.I plan to check to see if what he said was true or not.
Aşırı şekilde cömert olması onun en büyük hatası.Being overly generous is his greatest fault.
Önce evlenmek mi istersin yoksa çocuk sahibi olmak mı?Do you want to get married first or have a child first?
Bu yalnızca onun şemsiyesi olmalı.This just has to be his umbrella.
Şu yaşlı adam çılgın olmalı.That old man must be insane.
Şu kadın onun karısı olmalı.That woman must be his wife.
O kız bir film yıldızı olmak istiyordu.That girl wanted to become a movie star.
Arkadaşım olmak istiyorsan, öyleyse arkadaşımın arkadaşı da olursun.If you want to become my friend, then also become the friend of my friend.
Eğer o uçağa binmiş olsaydım,şimdi hayatta olmazdım.If I'd taken that plane, I wouldn't be alive now.
Dikkatli olması için ona bağırdık.We yelled at her to take care.
Onun başarısız olma nedeni işini ihmal etmesinden dolayı idi.The reason he failed was because he neglected his work.
İngilizce çalışıyor olmam gerek ama bir film izlemeyi tercih ederim.I should be studying English, but I'd rather watch a movie.
Öğle yemeği yapıyor olmalıyım.I should be making lunch.
Eğer benim oğlum trafik kazasında ölmüş olmasaydı, şu an üniversite öğrencisi olacaktı.If my boy had not been killed in the traffic accident, he would be a college student now.
Dakik olmak için ona bağımlı olamazsın.You can't depend on him to be punctual.
Onların evliliklerinden haberin olmamasına şaşırdım.I'm surprised that you don't know about their marriage.
O nerede olması gerektiğini bilmiyor.He doesn't know where he should be.
Ann mutlu bir rüya görüyor olmalı.Ann must be having a happy dream.
Buradan ayrılacak olmanız çok kötü.It's too bad that you are leaving here.
Sabah ereksiyonu olmayan birine ödünç para verme.Don't lend money to someone who can't have a morning erection.
Altı aylığına banka kredisi almak istiyorum. Şimdi ne yapıyor olmalıyım?I want to get a bank loan in half a year's time - what should I be doing now?
İnsanlar işlerini sunarken daha canlı olması gerekir.People need to be more lively when presenting their work.
O, bir aktris olmaya niyetlendi.She intended to become an actress.
O bir aktrist olmak için heveslendi.She aspired to become an actress.
Seyahat ederken içine kapanık olmayın.Don't be self-conscious when you travel.
Hiç sorun olmadan evin önünde arabamı yıkarım.I wash my car in front of the house without any problems.
O, müdür olmalı.He must be the principal.
Sanırım başarılı olmayacak.I think it won't succeed.
O, savurgan olmanın olumsuz sonuçlarını anladı.He understood the negative outcomes of being wasteful.
Gözünüzle gördüğünüz şeylerin doğru olması şart değil.Things that you see with your eyes are not necessarily true.
Bu bir tür dil sürçmesi olmalı.This must have been some kind of Freudian slip.
Arkadaşlarından birini kaybettiğin için üzgün olmalısın.You must be sad since you lost one of your friends.
Kimse içeceklerden tasarruf ederek zengin olmadı.Nobody ever got rich by saving on drinks.
Bir çiçekle bahar olmaz.One swallow does not make a spring.
Pazar günleri her zaman boş olmayabilirim.I may not always be free on Sundays.
Merhametsiz adalet zulümdür, adaletsiz merhamet yok olmanın anasıdır.Justice without mercy is cruelty; mercy without justice is the mother of dissolution.
Biri su olmadan yaşayamaz.One can't live without water.
İnsanlar hava olmadan yaşayamazlar.People can't live without air.