Ana içeriğe geç
Sözlük

olgun ile cümle

olgun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Mozart olgunlaştıkça, Barok müziğinden birtakım yeni özellikler daha adapte etmiştir.A medida que Mozart fue madurando, fue incorporando a sus composiciones más rasgos adaptados del Barroco.
Olgunlaşmış mangolar taze olarak tüketilse de yine mutfaklarda pek çok kullanımı vardır.Actualmente se está extendiendo mucho el maridaje con otros platos, así como su uso en cocina.
Mısır uygarlığı daha o zaman olgundu.Consideran que la civilización egipcia fue negra.
Fakat hiçbir zaman Lale devrindeki yapı ve ruh olgunluğuna erişmedi.Pero nunca ha recuperado la prosperidad y la posición económica que tenía.
Bu olgunun öngördüğü üzere başkaları hakkındaki algılarımız da eninde sonunda doğru çıkacaktır.Independientemente de las percepciones de los demás sobre mí, progresaré gradualmente.
Meyveleri sonbaharda olgunlaşır.La fruta madura se produce en otoño.
Fikren olgunlaşmış bir kişidir.La conciencia debe de ser creativa.
And kondorları cinsel olgunluğa beş ya da altı yaşından önce ulaşmaz.Los machos no pueden criar hasta que tienen cinco o seis años.
Her yağmurlu dönemin ardından çiçek açar ve meyvelerinin olgunlaşması için yaklaşık 9 ay gerekir.Florece irregularmente, y todas las flores tardan en cuajar hasta 11 meses y producen granos ovales.
Büyük Britanya'da genellikle 8 yıllık olgun fundalar üzerinde bulunur.En Sudáfrica pueden llegar a tener 8 generaciones al año.
Olgun insan olgun insan Sırrına sadıktır gizler.¿Qué tremendas fuerzas se esconden, pues, dentro del ser humano?
İnsanlarda, cinsel olgunluğa ulaşma süreci "ergenlik" olarak adlandırılmaktadır.En los humanos, el proceso de maduración sexual es llamado pubertad.
Türkçeye ilk kez Olgun Baydemir tarafından çevrilmiştir.Viaja a Egipto por primera vez quedando totalmente fascinado.
Tâhir Olgun sorguya çekilir, fakat suç oluşturacak bir hareketi görülmediğinden serbest bırakılır.Bien, señores, hay más criminales para juzgar, pero las causas del crimen no se destruyen.
Bu olgunun kökeni açıkça anlaşılmış değildir.El objeto de esta sociedad no estaba claro.
Olgunlaşmadan önce yeşil olan meyveleri, olgunlaştığında erguvani renge dönüşür ve yenilebilir.La frutas se cosechan cuando aún están verdes, antes de que se endurezca su piel.
Mercimek yetişme döneminde yağış, olgunlaşma döneminde ise sıcak ve kuru bir hava ister.Para que los bulbos maduren totalmente es imprescindible, luego de la floración, un período cálido y seco.
Tohumlar Temmuz-Ağustos aylarında olgunlaşır.Las semillas maduran en julio.
Sanırım Tom olgunlaşmamış.Penso che Tom sia immaturo.
Bu gözlemden yola çıkılarak, olgunun oluşumunda tekrarın asıl etken olduğu sonucuna varılmıştır. ^ (4).Abbiamo tolto il velo dai tuoi occhi, e oggi la tua vista è chiara, dice il Corano.
( Olgun kişi, insanları topluma yararlılık konusunda heveslendirerek, iyi çalışmalarını sağlar. )(Per promuovere l'utilità della storia nel sociale, attraverso la pratica professionale.)
Olgun hale geldikten sonra yumurta bırakmak için yine makat bölgesine gelirler.Torna di nuovo maschio dopo che l'acqua si è presa le sue uova".
Olgunluğu sürecinde biyolojik babasına hiç rastlamamıştır.Non ha mai incontrato il padre biologico.
Dişiler cinsel olgunluğa 8-10 yaşında, erkekler ise 10-12 yaşında ulaşırlar.Le femmine raggiungono la maturità sessuale a 8-10 mesi, i maschi a 12.
Yaz sonuyla sonbaharın başında olgunlaşır.Fruttifica a fine estate-inizio autunno.
Erkekler de cinsel olgunluğa aynı yaşlarda erişir.I maschi raggiungono la maturità sessuale all'incirca nella stessa età.
Dişiler olgunluğa 7 yaşında ulaşır.Le femmine raggiungono la maturità a 7 anni.
Her olgunun bir hikayesi vardır.Inoltre ciascuna leggenda ha una sua storia.
Büyük karıncayiyenler 2,5 ila 4 yaş arasında cinsel olgunluğa erişirler.I formichieri sono sessualmente maturi a 2,5-4 anni.
Erkekler ancak bir yıl sonra üreyebilir bir olgunluğa ulaşır.Le femmine possono concepire già dopo un anno di vita.
Sekiz ay civarında cinsel olgunluğa ulaşırlar.Raggiungono la maturità sessuale intorno agli 8 mesi di vita.
Buna en iyi örnek Madonna’nın “olgunlaşma çağından” olan albümü “Ray of Light 1998” dir.Noto per aver prodotto l'album Ray of Light (1998) di Madonna.
Meyveler önce yeşil iken olgunlaştıkça sarıya ve portakala döner.Seguono i frutti (acheni), prima verdi e poi grigiastri.
İki yıldan sonra cinsel olgunluğa erişirler.Diventano maturi sessualmente dopo i due anni di vita.
Olgunlaştıkça meyvesi tatlılaşır.Durante la fruttificazione l'infiorescenza si allunga.
Bugün Québec olgun bir sinema geleneğine sahiptir.Velletri ha una ben radicata tradizione cinematografica.
Meyve tohumları içeren yeşil baklaları Ağustos ve Ekim ayları arasında olgunlaşır.Il frutto è un baccello verde contenente i semi che maturano tra agosto ed ottobre.
1920 ve 1921 arasında Mondrian’ın çalışmaları asıl ve olgun şekillerine kavuşmaya başlamıştır.A partire dal 1921, i quadri di Mondrian raggiungono una forma "matura".
Bu koşullar da toplumsal değişim taleplerinin olgunlaşmasına yol açmıştır.Tutto ciò avviene anche per l'influenza delle mutate condizioni sociali dell'Europa.
Çiçeklenme ve tohumların olgunlaşması Temmuz-Ağustos aylarında gerçekleşir.La fioritura e la formazione dei frutti avvengono alla fine del mese di ottobre.
Ondan kan emip doyduktan sonra toprağa düşerler ve deri değiştirip aç olgun kene haline gelirler.Il colore delle foglie è verde-chiaro; quando si seccano il colore cambia e si scurisce.
Bir yılda üreyebilecek kadar olgunluğa ulaşırlar.Diventano in grado di riprodursi a un anno di età.
Ağustosta olgunlaşır.Fiorisce ad agosto.
Olgunluk çağında Historika Hypomnemata (Tarihi Hatıralar) adlı bir yapıt (bugün kayıptır) yazdı.In questo esempio c'è una perdita dell'aggiornamento (lost update) di Ta.
15 ayda cinsel olgunluğa erişir.La maturità sessuale è raggiunta in 50 giorni.
Tohumlar Temmuz-Ağustos aylarında olgunlaşır.Si usano i frutti che maturano in giugno-luglio.
O, şımarık bir prens olarak başladığı yolunda gittikçe olgunlaşır ve gerçek bir "prens" olur.Mentre si impegna con la fantasia a diventare principe reale, si addormenta.
İnsanlarda, cinsel olgunluğa ulaşma süreci "ergenlik" olarak adlandırılmaktadır.Nell'essere umano il processo che porta alla maturità sessuale è detto pubertà.
İlk ürünler Mayıs ayının ikinci ya da üçüncü haftalarında olgunlaşır.Perciò, le Tempora di settembre potevano cadere nella seconda o nella terza settimana di settembre.
Bu elma henüz olgunlaşmamış.Яблоко ещё не спелое.
Bir çocuk, olgun bir insan değildir.Ребёнок не является зрелым человеком.
Elmalar oldukça olgun değiller.Яблоки недостаточно спелые.
1995 yılından sonra Kwan, daha olgun bir tarz geliştirdi.В течение 1995 года Кван выработала более зрелый стиль.
( Olgun kişi sözlerinde dikkatli, yiyip içtiklerindeyse ölçülüdür. )Коран разрешает людям есть и пить, но предостерегает от расточительства.
Meyveleri sonbaharda olgunlaşır.Плоды созревают осенью.
Erkekler cinsel olgunluğa ulaştıklarında gruptan ayrılır.Самцы по достижению половой зрелости покидают группу.
Olgunlaşmadan meyveleri yenmez.Плоды не раскрываются.
Kah ağlaya, kah güle bir olgun gönül oldum.На выходе он столкнулся с нищенкой, просящей милостыню.
Eylül'de olgunlaşır.Созревают в сентябре.
Olgun meyveleri mavi-siyah dumanlıdır.В зрелом состоянии плоды сине-чёрные.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod