Bir buçuk iki yaşında da cinsel olgunluğa erişilir.Mit rund eineinhalb Jahren sind sie geschlechtsreif.
Bir yaşına vardıklarında çiftleşme olgunluğa ulaşırlar.Als sie schließlich zu Hause ankommen, sind sie erwachsen geworden.
Olgun — Kurtuluş Olgun (?-?) (fl.Ælfwald (auch Ælbwald; fl.
Serideki önceki oyunlardan daha olgun bir tema takdim etmektedir.In Chicago spielt er eine deutlich defensivere Rolle als bei seinen vorherigen Teams.
Tinta Negra üzümünden üretilir ve estufa tanklarında olgunlaştırılır.Die Blüte produziert Nektar, der sich in Nektartaschen sammelt.
Govinda, olgunluğunu tamamlamıştır ve hala aramaktadır.Shinoda hat seine Pläne jedoch fertig und versucht zu fliehen.
Böylece bir-iki senede olgunlaşan besteleri her gün durmadan çalışarak beraber bitirmeye başladılar.Wer Stunden hart geschuftet hat, ist jedesmal geschafft.
Yüksek sıcaklıklarda olgunlaşır.Entstanden im Hochtemperaturbereich.
Üreme olgunluğuna 1,5 yılda ulaşırlar.Die Geschlechtsreife ist mit 1,5 Jahren erreicht.
Bu olgunun kökeni açıkça anlaşılmış değildir.Die Art ihrer Beziehung ist nicht eindeutig geklärt.
Olgunluğa ermiş nefisir.Sie meidet Vollschatten.
Olgun tırtılların boyu 35–40 mm ye ulaşır.Die erwachsene Raupe wird 35 bis 40 Millimeter lang.
Gerçekten olgun bir bayanla tanışmak isterdim.Je voulais rencontrer une femme vraiment mature.
Bunu bilecek kadar olgun olmalısın.Tu devrais le savoir à ton âge.
İçimizde daima yaşın olgunlaştıramadığı bir şey vardır.Il y a toujours quelque chose en nous que l'âge ne mûrit pas.
Bu kitapta Song, 2024 yılında, dünyada tek para birimi sistemi olgunlaşacağını belirtti.Dans ce nouveau livre, Song prédit qu’en 2024, le système de monnaie unique mondiale sera arrivé à maturité.
Erkekler cinsel olgunluğa ulaştıklarında gruptan ayrılır.Les mâles quittent leur groupe lorsqu'ils atteignent leur maturité sexuelle.
Bir yılda üreyebilecek kadar olgunluğa ulaşırlar.Elle peut commencer à produire au bout d’un an.
Bugün Québec olgun bir sinema geleneğine sahiptir.Argenteuil possède une longue tradition cinématographique.
Sekiz ay civarında cinsel olgunluğa ulaşırlar.La maturité sexuelle survient vers 8 mois.
Ahtapotlar kısa yaşar, hızlı büyür ve erken olgunlaşır.Les pieuvres ont une vie brève, grandissent rapidement et atteignent la maturité tôt dans leur vie.
Arkadaşlarımın çoğu 'Tam olgunlaşsın, millet tarafından tasvip edilsin' dediler.Et je présage, en vérité, que nombre d'entre eux sont éclairés par mes travaux."
Büyük karıncayiyenler 2,5 ila 4 yaş arasında cinsel olgunluğa erişirler.Les tamanoirs sont sexuellement matures entre 2,5 et 4 ans.
Herkes bu olgunun ne olduğunu biliyor.Chacun sait ce qu'il doit faire.
Tazeyken toplanmalı ve tüketilmelidir, çünkü olgunlaştıkça kartlaşır.Il a besoin de place pour jouer et se défouler car il est assez actif.
Bu dönemden sonra müziğinde de olgunluk dönemine geçer.Il poursuit, sans doute également durant cette période, sa formation musicale.
Gövdesi yaşlandıkça olgunlaşır.Son corps grandit lorsqu'il devient plus âgé.
( Olgun kişi, meziyetlerini parıldar hale getirir. )(Greek expression) (en), son métier est forgeron.
Olgunluk sınavını Louis-le-Grand Lisesi'nde verdi.Il effectue ses études au lycée Louis-le-Grand.
Bu olaydan sonra kendisini "daha büyümüş-olgunlaşmış" hissettiğini söylemiştir.On dit alors qu'elle a grandi « trop vite ».
3 yaşında olgunlaşıp sahillerden uzakta üremelerini yapar.Parvenu à maturité à 3 ans, il fraye le long des côtes ou en eaux peu profondes.
Bir buçuk iki yaşında da cinsel olgunluğa erişilir.À un an et demi, il atteint sa maturité sexuelle.
Sasuke daha büyüyüp olgunlaşmış ve çok daha güçlü olmuştur.Veronica a grandi trop tôt, trop vite.
Asker keskin yüzlü genç bir erkek, madenci ise olgun bir erkektir.Nous avons le jeune homme vicieux, le jeune homme méchant.
Palamutlar acıdır ve 6 ayda olgunlaşır.Le veau nait brun et devient gris vers 6 mois.
Bu yapıtlar şairin romantik duyarlılığını olgunlaştırmıştır.L'auteur réalise ainsi une biographie romancé du poète.
Başlangıçta büyüme üsteldir fakat daha sonra, doyma başladıkça, büyüme yavaşlar ve olgunluğa ulaşınca durur.S'il est trop foncé dès la naissance, il deviendra, une fois adulte, alezan, et non plus crème.
Burada öğrendik ki, kendisi aynı zamanda olgun kadınlarla ilişkiye girmekte zorluk çekiyormuş.Nous pouvons même admettre que c’est lui qui a séduit l’adulte.
Palamutlar tatlı veya hafif acı tadında, 6 ayda olgunlaşır ve iç yüzü tüysüzdür.Styles courts, les glands mûrissent en 6 mois, doux ou légèrement amers, endocarpe glabre.
( Olgun kişi her şeyin iyisi için çabalar. )(Will Works Out) Tout ça pour un job !
Meyveleri sonbaharda olgunlaşır.La fructification a lieu en automne.
Meyveleri, çiçeklenme döneminden 4-5 ay sonra olgunlaşır ve hasat edilebilir.Les fruits mûrissent 3–5 mois après la floraison.
Her olgunun bir hikayesi vardır.Tous mes patients ont une histoire.
Bir yavrunun olgunluğa ulaşması yaklaşık dört yıl alır.Il faut environ un an aux jeunes pour arriver à maturité sexuelle.
Bu muzlar olgun mu?¿Están maduros estos plátanos?
Erken olgunlaşmış bir çocuk olduğu söylenir.Se dice que fue un niño prodigio.
Herkes bu olgunun ne olduğunu biliyor.Cada uno de ellos recuerda lo que les sucedió.
Allah yüceliğini ebedi kılsın; güzel huyları, olgunluğuna tanıktır.Alá me ha otorgado el bien y me honró, seguramente hay un gran bien con Alá.
Kadın cinsel olgunluğa ulaştığında, enerjisini çocuklarına adar.Ella dedica sus energías a los niños una vez que alcanza la madurez sexual.
Bir buçuk iki yaşında da cinsel olgunluğa erişilir.Al año y medio maduran sexualmente.
Her olgunun bir hikayesi vardır.Cada movimiento tiene una historia.
Bunun sonucu olarak geçmişteki bir olgunun gelecekte birebir tekrarlanmayacağı düşünülür.Se debe hacer un esfuerzo para que tales incidentes no se repitan en el futuro.
Erişkin erkek bireyler 8, dişiler ise 5 yaşında cinsel olgunluğa ulaşır.Maduran antes los machos, hacia los cinco años, mientras que las hembras lo hacen con ocho.
Bir yılda üreyebilecek kadar olgunluğa ulaşırlar.Terminan de crecer cuando tienen un año.
"Genç Cumhuriyetin Modernizmi ve Olgun Cumhuriyetin Rasyonalizmi" MESA ve Yaşam Dergisi, Ekim 1998/7, s.Reorganización y modernización del servicio exterior de la República del Paraguay, octubre de 1998.
Bu olaydan sonra, film günümüze gelerek Margo ve Quentin'in daha olgun hallerine gelir okullarında.Después de este incidente, se ve a Quentin y a Margo en el último curso de instituto.
Her grubun başında olgun bir erkek yunus bulunur.Todo grupo tiene al menos un macho adulto.
Yavrular, 45 gün civarında olgunlaşırlar.Los polluelos tardan unos 45 días en desarrollarse.
34 yaşında nispeten olgun bir yaşta, 1929 yılına kadar doktora çalışmalarını tamamlayamadı.No terminó su doctorado en filosofía hasta 1929, a la edad de 34 años.
Kızıl kuyruklu şahin cinsel olgunluğa iki yaşında ulaşır.Los erizos rojos tardan varios años en alcanzar la madurez sexual.