Ana içeriğe geç
Sözlük

olgun ile cümle

olgun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Tanıştığımız zaman gelecek bu sevgi tomurcuğu, yaz olgunlaşma nefes, bir güzelliğin çiçek kanıtlamak olabilir.Deze knop van de liefde, door de rijping zomer adem, kan blijken een schoone bloem bij het volgende we elkaar.
Tanıştığımız zaman gelecek bu sevgi tomurcuğu, yaz olgunlaşma nefes, bir güzelliğin çiçek kanıtlamak olabilir.Diese Knospe der Liebe, von Sommer reifen Atem, könnte sich als schöne Blume, wenn wir als nächstes treffen.
Tanıştığımız zaman gelecek bu sevgi tomurcuğu, yaz olgunlaşma nefes, bir güzelliğin çiçek kanıtlamak olabilir.Ez bud a szeretet, a nyári érésű levegőt, május bizonyítani szépséges virág, amikor legközelebb találkozunk.
Tanıştığımız zaman gelecek bu sevgi tomurcuğu, yaz olgunlaşma nefes, bir güzelliğin çiçek kanıtlamak olabilir.우리가 만날 때 다음 사랑의 꽃봉오리, 여름 숙성 호흡에 의해, 아름다운 꽃을 증명할 수.
Tanıştığımız zaman gelecek bu sevgi tomurcuğu, yaz olgunlaşma nefes, bir güzelliğin çiçek kanıtlamak olabilir.To bud lásky, v létě je zrání dech, může být překrásný květ, když příště setkáme.
Tanıştığımız zaman gelecek bu sevgi tomurcuğu, yaz olgunlaşma nefes, bir güzelliğin çiçek kanıtlamak olabilir.To bud lásky, v lete je zrenia dych, môže byť prekrásny kvet, keď nabudúce stretneme.
Tanıştığımız zaman gelecek bu sevgi tomurcuğu, yaz olgunlaşma nefes, bir güzelliğin çiçek kanıtlamak olabilir.To bud ljubezni, z dozorevanjem poletja dih maja, dokazati Lep cvet, ko naslednjem srečamo.
Tanıştığımız zaman gelecek bu sevgi tomurcuğu, yaz olgunlaşma nefes, bir güzelliğin çiçek kanıtlamak olabilir.To bud miłości, przez lata oddechu dojrzewania, może okazać się piękny kwiat, kiedy następnego spotykamy.
Tanıştığımız zaman gelecek bu sevgi tomurcuğu, yaz olgunlaşma nefes, bir güzelliğin çiçek kanıtlamak olabilir.זה ניצן של אהבה, על ידי נשימה ההבשלה של הקיץ, מאי להוכיח פרח יפהפה כאשר הבאה שניפגש.
Tanıştığımız zaman gelecek bu sevgi tomurcuğu, yaz olgunlaşma nefes, bir güzelliğin çiçek kanıtlamak olabilir.هذا برعم الحب ، عن طريق التنفس الصيف النضوج قد يثبت زهرة جميل عندما نلتقي المقبل.
Tanıştığımız zaman gelecek bu sevgi tomurcuğu, yaz olgunlaşma nefes, bir güzelliğin çiçek kanıtlamak olabilir.おやすみなさい、おやすみなさい!甘い休息、残りは私の乳房内でそのようになたの心に来て!
T lenfositleri de kemik iliğinde üretilmeye başlanıyor fakat timusda olgun hale geliyorlar.Limfocyty T również powstają w szpiku kostnym, ale dojrzewają w grasicy, po łacinie thymus.
T lenfositleri de kemik iliğinde üretilmeye başlanıyor fakat timusda olgun hale geliyorlar.Limfosit T sebenarnya diproduksi di sumsum tulang tetapi mereka menjadi matang di Timus
T lenfositleri de kemik iliğinde üretilmeye başlanıyor fakat timusda olgun hale geliyorlar.Los linfocitos t realmente empezar en la médula ósea, pero maduran y se convierten en lo que son en el timo.
T lenfositleri de kemik iliğinde üretilmeye başlanıyor fakat timusda olgun hale geliyorlar.T lymfocyty ve skutečnosti vznikají v kostní dřeni, ale dozrávají v brzlíku (=Thymus)
T lenfositleri de kemik iliğinde üretilmeye başlanıyor fakat timusda olgun hale geliyorlar.T Lymphozyten stammen tatsächlich auch aus dem Knochenmark, aber sie reifen und entwickeln sich im Thymus.
T lenfositleri de kemik iliğinde üretilmeye başlanıyor fakat timusda olgun hale geliyorlar.T림프구는 처음에는 골수에 있다가 흉선(thymus)에서 성숙하게 됩니다
T lenfositleri de kemik iliğinde üretilmeye başlanıyor fakat timusda olgun hale geliyorlar.Т-лімфоцити теж беруть свій початок в кістковому мозку, але вони дозрівають та стають собою в тимусі.
T lenfositleri de kemik iliğinde üretilmeye başlanıyor fakat timusda olgun hale geliyorlar.גם לימפוציטים מסוג T נוצרים במח העצם אבל הם נודדים אל התימוס ושם הם מתפתחים ומתבגרים ונעשים תאי T בוגרים.
T lenfositleri de kemik iliğinde üretilmeye başlanıyor fakat timusda olgun hale geliyorlar.الخلايا اللمفاوية T تنشأ في نخاع العظم ولكنها تتطور إلى ما هي عليه في الغدة الصعترية
Torosaurus'a kesik açtığımızda olgun bir kemik yapısı görürüz.A torozaur, jak go rozcięliśmy, ma dojrzałą kość.
Torosaurus'a kesik açtığımızda olgun bir kemik yapısı görürüz.De Torosaurus heeft volwassen botten.
Torosaurus'a kesik açtığımızda olgun bir kemik yapısı görürüz.E il Torosauro, quando lo sezioniamo, ha ossa adulte.
Torosaurus'a kesik açtığımızda olgun bir kemik yapısı görürüz.E o Torossauro, quando o cortámos, tinha um osso maduro.
Torosaurus'a kesik açtığımızda olgun bir kemik yapısı görürüz.És a Toroszaurusznak, amikor kettévágtuk, felnőtt csontjai voltak.
Torosaurus'a kesik açtığımızda olgun bir kemik yapısı görürüz.Et le Torosaure, quand on l'a découpé, a des os matures.
Torosaurus'a kesik açtığımızda olgun bir kemik yapısı görürüz.Iar Torosaurus, atunci când îl secţionăm, are oase mature.
Torosaurus'a kesik açtığımızda olgun bir kemik yapısı görürüz.Když rozřízneme Torosaura, má dospělé kosti.
Torosaurus'a kesik açtığımızda olgun bir kemik yapısı görürüz.Keď rozrežeme Torosaura, má dospelé kosti.
Torosaurus'a kesik açtığımızda olgun bir kemik yapısı görürüz.뼈를 잘라서 보았더니 토로사우루스는 성숙한 뼈를 가지고 있었습니다.
Torosaurus'a kesik açtığımızda olgun bir kemik yapısı görürüz.Och torosaurus, när vi skär in i den, har den mogna ben.
Torosaurus'a kesik açtığımızda olgun bir kemik yapısı görürüz.Und als wir Torosaurus aufgeschnitten haben, hatte er erwachsenes Knochengewebe.
Torosaurus'a kesik açtığımızda olgun bir kemik yapısı görürüz.Và còn Torosaurus, khi chúng tôi cắt nó, nó có xương trưởng thành.
Torosaurus'a kesik açtığımızda olgun bir kemik yapısı görürüz.Y cuando abrimos al torosaurio encontramos hueso adulto.
Torosaurus'a kesik açtığımızda olgun bir kemik yapısı görürüz.И когда мы вскроем его кости, увидим, что это взрослые кости.
Torosaurus'a kesik açtığımızda olgun bir kemik yapısı görürüz.Когато разрежем костите на Торозоръса, виждаме, че той има напълно развити кости.
Torosaurus'a kesik açtığımızda olgun bir kemik yapısı görürüz.והטורוזאור כאשר חתכנו אותו, היה בעל עצם בוגרת.
Torosaurus'a kesik açtığımızda olgun bir kemik yapısı görürüz.و عندما قطعنا توروسورس لديه عظمة نضج
Torosaurus'a kesik açtığımızda olgun bir kemik yapısı görürüz.中は成熟しています フリルには大きな穴があります
Tün geceyi dışarıda geçirdiğini duydum. Olgun biri olmasa da, böyle Prenses mi olur?Même si elle est immature, comment une princesse peut-elle agir ainsi ?
Tün geceyi dışarıda geçirdiğini duydum. Olgun biri olmasa da, böyle Prenses mi olur?Ακόμα κι αν είναι ανώριμη, τι είδους Πριγκίπισσα θα το έκανε αυτό;
Tün geceyi dışarıda geçirdiğini duydum. Olgun biri olmasa da, böyle Prenses mi olur?سمعت انها بقيت في الخارج الليل بطولة, حتى ولو كانت غير ناضجة, اي نوع من الاميرات هي؟
Ürün olgunlaşınca, adam hemen orağı vurur. Çünkü biçim vakti gelmiştir.››A když sezrá úroda, ihned přičiní srp; neboť jest nastala žeň.
Ürün olgunlaşınca, adam hemen orağı vurur. Çünkü biçim vakti gelmiştir.››A keď dozreje plod, hneď pošle srp, lebo sa dostanovila žatva.
Ürün olgunlaşınca, adam hemen orağı vurur. Çünkü biçim vakti gelmiştir.››A skoro się okaże urodzaj, wnet gospodarz zapuszcza sierp; bo żniwo przyszło.
Ürün olgunlaşınca, adam hemen orağı vurur. Çünkü biçim vakti gelmiştir.››Dan kalau gandum itu sudah masak, orang itu pun mulailah menyabit karena sudah waktunya untuk menuai.
Ürün olgunlaşınca, adam hemen orağı vurur. Çünkü biçim vakti gelmiştir.››et, dès que le fruit est mûr, on y met la faucille, car la moisson est là.
Ürün olgunlaşınca, adam hemen orağı vurur. Çünkü biçim vakti gelmiştir.››Khi hột đã chín , người_ta liền tra lưỡi hái vào , vì mùa gặt đã đến .
Ürün olgunlaşınca, adam hemen orağı vurur. Çünkü biçim vakti gelmiştir.››Khi hột đã chín, người ta liền tra lưỡi hái vào, vì mùa gặt đã đến.
Ürün olgunlaşınca, adam hemen orağı vurur. Çünkü biçim vakti gelmiştir.››열매가 익으면 곧 낫을 대나니 이는 추수 때가 이르렀음이니라
Ürün olgunlaşınca, adam hemen orağı vurur. Çünkü biçim vakti gelmiştir.››Ko pa sad dozori, precej pošlje srp, kajti prišla je žetev.
Ürün olgunlaşınca, adam hemen orağı vurur. Çünkü biçim vakti gelmiştir.››Mas assim que o fruto amadurecer, logo lhe mete a foice, porque é chegada a ceifa.
Ürün olgunlaşınca, adam hemen orağı vurur. Çünkü biçim vakti gelmiştir.››men når Frugten er tjenlig, sender han straks Seglen ud; thi Høsten er for Hånden."
Ürün olgunlaşınca, adam hemen orağı vurur. Çünkü biçim vakti gelmiştir.››Men når grøden er moden, sender han straks sigden ut, fordi høsten er forhånden.
Ürün olgunlaşınca, adam hemen orağı vurur. Çünkü biçim vakti gelmiştir.››Mihelyt pedig a gabona arra való, azonnal sarlót ereszt reá, mert az aratás elérkezett.
Ürün olgunlaşınca, adam hemen orağı vurur. Çünkü biçim vakti gelmiştir.››Mutta kun hedelmä on kypsynyt, lähettää hän kohta sinne sirpin, sillä elonaika on käsissä."
Ürün olgunlaşınca, adam hemen orağı vurur. Çünkü biçim vakti gelmiştir.››När så frukten är mogen, låter han strax lien gå, ty skördetiden är då inne.»
Ürün olgunlaşınca, adam hemen orağı vurur. Çünkü biçim vakti gelmiştir.››Quando il frutto è pronto, subito si mette mano alla falce, perché è venuta la mietitura»
Ürün olgunlaşınca, adam hemen orağı vurur. Çünkü biçim vakti gelmiştir.››şi cînd este coaptă roada, pune îndată secerea în ea, pentrucă a venit secerişul.``
Ürün olgunlaşınca, adam hemen orağı vurur. Çünkü biçim vakti gelmiştir.››Wenn sie aber die Frucht gebracht hat, so schickt er bald die Sichel hin; denn die Ernte ist da.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
olgun ile cümle - Sayfa 30 - olgun kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App