İlk başta sponsorun kim olduğunu bilirsek olgun bir diyalog kurabiliriz"하지만 스폰서에 대해 잘 파악하고 나면 이런 식으로 대등한 대화를 나눌 수 있습니다
İlk başta sponsorun kim olduğunu bilirsek olgun bir diyalog kurabiliriz"Pero si saben quién es el patrocinador, podrían tener una conversación madura con él, y decirle:
İlk başta sponsorun kim olduğunu bilirsek olgun bir diyalog kurabiliriz"ولكنك إذا استطعت أن تعرف من هو الراعي، ففي هذه الحالة ستتمكن من الحديث بجدية
İlk başta sponsorun kim olduğunu bilirsek olgun bir diyalog kurabiliriz""私には向かない契約です"と
Kendini peygamber ya da ruhça olgun sayan varsa, bilsin ki, size yazdıklarım Rabbin buyruğudur.Če kdo misli, da je prorok ali z Duhom obdarovan, naj spozna, kar vam pišem, da je Gospodova zapoved.
Kendini peygamber ya da ruhça olgun sayan varsa, bilsin ki, size yazdıklarım Rabbin buyruğudur.만일 누구든지 자기를 선지자나 혹 신령한 자로 생각하거든 내가 너희에게 편지한 것이 주의 명령인줄 알라
Kendini peygamber ya da ruhça olgun sayan varsa, bilsin ki, size yazdıklarım Rabbin buyruğudur.Si alguien cree ser profeta, o espiritual, reconozca que lo que os escribo es mandamiento
Kendini peygamber ya da ruhça olgun sayan varsa, bilsin ki, size yazdıklarım Rabbin buyruğudur.Zdá-li se sobě kdo býti prorokem nebo duchovním, nechažť pozná, co vám píši, žeť jsou přikázání Páně.
Kendini peygamber ya da ruhça olgun sayan varsa, bilsin ki, size yazdıklarım Rabbin buyruğudur.Если кто почитает себя пророком илидуховным, тот да разумеет, что я пишу вам, ибо это заповеди Господни.
Kendini peygamber ya da ruhça olgun sayan varsa, bilsin ki, size yazdıklarım Rabbin buyruğudur.Коли хто думає пророком бути або духовним, нехай розуміє, що те що пишу вам, се заповіді Господні.
Kendini peygamber ya da ruhça olgun sayan varsa, bilsin ki, size yazdıklarım Rabbin buyruğudur.че бе погребан; че биде възкресен на третия ден според писанията;
Kendini peygamber ya da ruhça olgun sayan varsa, bilsin ki, size yazdıklarım Rabbin buyruğudur.כי יתברך איש בלבבו להיות נביא או איש הרוח בין יבין את אשר אני כתב לכם כי מצות האדון הנה׃
Kendini peygamber ya da ruhça olgun sayan varsa, bilsin ki, size yazdıklarım Rabbin buyruğudur.ان كان احد يحسب نفسه نبيا او روحيا فليعلم ما اكتبه اليكم انه وصايا الرب.
Kendini peygamber ya da ruhça olgun sayan varsa, bilsin ki, size yazdıklarım Rabbin buyruğudur.若 有 人 以 為 自 己 是 先 知 、 或 是 屬 靈 的 、 就 該 知 道 、 我 所 寫 給 你 們 的 是 主 的 命 令
Kendini peygamber ya da ruhça olgun sayan varsa, bilsin ki, size yazdıklarım Rabbin buyruğudur.若 有 人 以 為 自己 是 先知 、 或是 屬靈 的 、 就 該 知道 、 我 所 寫給 你 們 的 是 主 的 命令
Keşke olgunluk günlerim geri gelseydi, Tanrının çadırımı dostça koruduğu,A mint java-korom napjaiban valék, a mikor Isten gondossága borult sátoromra!
Keşke olgunluk günlerim geri gelseydi, Tanrının çadırımı dostça koruduğu,Así fue en los días de mi vigor, cuando la amistad íntima de Dios estaba sobre mi morada
Keşke olgunluk günlerim geri gelseydi, Tanrının çadırımı dostça koruduğu,Chớ chi tôi được như lúc còn tráng kiệt, Khi tình thiệt hữu của Ðức Chúa Trời còn đoái đến trại tôi;
Keşke olgunluk günlerim geri gelseydi, Tanrının çadırımı dostça koruduğu,Chớ_chi tôi được như lúc còn tráng kiệt , Khi tình thiệt hữu của Ðức_Chúa_Trời còn đoái đến trại tôi ;
Keşke olgunluk günlerim geri gelseydi, Tanrının çadırımı dostça koruduğu,com'ero ai giorni del mio autunno, quando Dio proteggeva la mia tenda
Keşke olgunluk günlerim geri gelseydi, Tanrının çadırımı dostça koruduğu,como era nos dias do meu vigor, quando o íntimo favor de Deus estava sobre a minha tenda;
Keşke olgunluk günlerim geri gelseydi, Tanrının çadırımı dostça koruduğu,Cum nu sînt ca în zilele puterii mele, cînd Dumnezeu veghea ca un prieten peste cortul meu,
Keşke olgunluk günlerim geri gelseydi, Tanrının çadırımı dostça koruduğu,Itulah hari-hari kejayaanku, ketika keakraban Allah menaungi rumahku
Keşke olgunluk günlerim geri gelseydi, Tanrının çadırımı dostça koruduğu,Jakom był za dni młodości mojej, gdy była przytomność Boża nad przybytkiem moim;
Keşke olgunluk günlerim geri gelseydi, Tanrının çadırımı dostça koruduğu,Jako som bol za dní svojej jasene, kým bola tajná rada Božia nad mojím stánom;
Keşke olgunluk günlerim geri gelseydi, Tanrının çadırımı dostça koruduğu,Ja, vore jag såsom i min mognads dagar, då Guds huldhet vilade över min hydda,
Keşke olgunluk günlerim geri gelseydi, Tanrının çadırımı dostça koruduğu,Ja, zoals in mijn jongere jaren, toen in mijn huis de vertrouwelijke omgang met God voelbaar was,
Keşke olgunluk günlerim geri gelseydi, Tanrının çadırımı dostça koruduğu,Jospa olisin niinkuin kukoistukseni päivinä, jolloin Jumalan ystävyys oli majani yllä,
Keşke olgunluk günlerim geri gelseydi, Tanrının çadırımı dostça koruduğu,kakor sem bil v dneh zrelosti svoje, ko je bilo prijateljstvo Božje nad šatorom mojim,
Keşke olgunluk günlerim geri gelseydi, Tanrının çadırımı dostça koruduğu,나의 강장하던 날과 같이 지내었으면 그 때는 하나님의 우정이 내 장막 위에 있었으며
Keşke olgunluk günlerim geri gelseydi, Tanrının çadırımı dostça koruduğu,Que ne suis-je comme aux jours de ma vigueur, Où Dieu veillait en ami sur ma tente,
Keşke olgunluk günlerim geri gelseydi, Tanrının çadırımı dostça koruduğu,slik som jeg hadde det i min modne manndoms dager, da Guds vennskap hvilte over mitt telt,
Keşke olgunluk günlerim geri gelseydi, Tanrının çadırımı dostça koruduğu,som i mine modne År, da Guds Fortrolighed var over mit Telt,
Keşke olgunluk günlerim geri gelseydi, Tanrının çadırımı dostça koruduğu,Tak jako jsem byl za dnů mladosti své, dokudž přívětivost Boží byla v stanu mém,
Keşke olgunluk günlerim geri gelseydi, Tanrının çadırımı dostça koruduğu,wie war ich in der Reife meines Lebens, da Gottes Geheimnis über meiner Hütte war;
Keşke olgunluk günlerim geri gelseydi, Tanrının çadırımı dostça koruduğu,καθως ημην εν ταις ημεραις της ακμης μου, οτε η ευνοια του Θεου ητο επι την σκηνην μου
Keşke olgunluk günlerim geri gelseydi, Tanrının çadırımı dostça koruduğu,как был я во дни молодости моей, когда милость Божия была над шатром моим,
Keşke olgunluk günlerim geri gelseydi, Tanrının çadırımı dostça koruduğu,Както бях в дните на зрелостта си, Когато съветът от Бога бдеше над шатъра ми;
Keşke olgunluk günlerim geri gelseydi, Tanrının çadırımı dostça koruduğu,כאשר הייתי בימי חרפי בסוד אלוה עלי אהלי׃
Keşke olgunluk günlerim geri gelseydi, Tanrının çadırımı dostça koruduğu,كما كنت في ايام خريفي ورضا الله على خيمتي
Keşke olgunluk günlerim geri gelseydi, Tanrının çadırımı dostça koruduğu,我 願 如 壯 年 的 時 候 。 那 時 我 在 帳 棚 中 . 神 待 我 有 密 友 之 情
Keşke olgunluk günlerim geri gelseydi, Tanrının çadırımı dostça koruduğu,我 願如壯年 的 時候 。 那時 我 在 帳棚 中 . 神待 我 有 密友 之情
Kestane olgun ne zaman kış için yarım kile attı.Amikor a gesztenyét is megértek én rögzített fel egy fél véka téli.
Kestane olgun ne zaman kış için yarım kile attı.Atunci când au fost castane coapte, am pus o jumătate de obroc pentru iarna.
Kestane olgun ne zaman kış için yarım kile attı.Bij de kastanjes rijp waren legde ik de helft van een bushel voor de winter.
Kestane olgun ne zaman kış için yarım kile attı.Cuando las castañas están maduras puse la mitad de un bushel de invierno.
Kestane olgun ne zaman kış için yarım kile attı.Když kaštany byly zralé jsem položil půlku příprava pro zimu.
Kestane olgun ne zaman kış için yarım kile attı.Keď gaštany boli zrelé som položil polku príprava pre zimu.
Kestane olgun ne zaman kış için yarım kile attı.Ketika chestnut sudah matang Aku terbaring setengah gantang untuk musim dingin.
Kestane olgun ne zaman kış için yarım kile attı.Khi hạt dẻ đã chín muồi, tôi đã đặt một bushel cho mùa đông.
Kestane olgun ne zaman kış için yarım kile attı.Kiedy kasztany były dojrzałe, położyłem się w połowie buszel na zimę.
Kestane olgun ne zaman kış için yarım kile attı.밤이 익은 때 나는 겨울의 절반을 켜서 말을 하였다.
Kestane olgun ne zaman kış için yarım kile attı.Ko so kostanj zrele sem jih polovico mernik za zimo.
Kestane olgun ne zaman kış için yarım kile attı.Kun kastanjat oli kypsä Makasin jopa puoli vakka talveksi.
Kestane olgun ne zaman kış için yarım kile attı.Lorsque les châtaignes étaient mûres j'ai amassé un demi-boisseau pour l'hiver.
Kestane olgun ne zaman kış için yarım kile attı.När kastanjerna var mogna jag lagt upp en halv skäppa för vintern.
Kestane olgun ne zaman kış için yarım kile attı.Når kastanjer var modne jeg lagde en halv skæppe for vinteren.
Kestane olgun ne zaman kış için yarım kile attı.Quando as castanhas estavam maduras eu coloquei até meio alqueire para o inverno.
Kestane olgun ne zaman kış için yarım kile attı.Quando le castagne erano maturi ho messo la metà il moggio per l'inverno.
Kestane olgun ne zaman kış için yarım kile attı.Wenn Kastanien reif waren, legte ich einen halben Scheffel für den Winter.