Hayat,çorak kayalık ve külle kaplı çöllerden olgunlaşmak ve gelişmek üzere iç bölgelere doğru ilerlerOd holých skal a pouští popela, přes místa vhodná pro život, kde se život šíří, zraje a rozvíjí.
Hayat,çorak kayalık ve külle kaplı çöllerden olgunlaşmak ve gelişmek üzere iç bölgelere doğru ilerler,מהסלעים העקרים והמדבריות מכוסי האפר .החיים מקבלים משמעות זוחלים אל תוך היבשה .בשלים ומגוונים
Hayat,çorak kayalık ve külle kaplı çöllerden olgunlaşmak ve gelişmek üzere iç bölgelere doğru ilerlerمن الصخرة القاحلة والصحاري المغطاة بالرماد الحياة تأخذ قبضة تزحف داخل البلاد للسكون والتنويع
Hayatının sosyal yönünde o tam bir çocuk gibiydi, hiçbir şekilde olgunlaşmamıştı.A magánéletében olyan volt, mint egy gyerek, egyáltalán nem volt érett.
Hayatının sosyal yönünde o tam bir çocuk gibiydi, hiçbir şekilde olgunlaşmamıştı.Dalam aspek sosial kehidupannya dia seperti anak-anak, dia belum dewasa.
Hayatının sosyal yönünde o tam bir çocuk gibiydi, hiçbir şekilde olgunlaşmamıştı.Dans ses relations aux autres, il était comme un enfant, il n'était pas du tout mature.
Hayatının sosyal yönünde o tam bir çocuk gibiydi, hiçbir şekilde olgunlaşmamıştı.En el aspecto social de su vida él era como un niño, no era para nada maduro.
Hayatının sosyal yönünde o tam bir çocuk gibiydi, hiçbir şekilde olgunlaşmamıştı.În aspectele sociale ale vieţii lui era ca un copil, nu se maturizase deloc.
Hayatının sosyal yönünde o tam bir çocuk gibiydi, hiçbir şekilde olgunlaşmamıştı.In certi aspetti sociali della sua vita era come un bambino, non del tutto maturo.
Hayatının sosyal yönünde o tam bir çocuk gibiydi, hiçbir şekilde olgunlaşmamıştı.In sociale aspecten van zijn leven was hij net een kind, helemaal niet volwassen.
Hayatının sosyal yönünde o tam bir çocuk gibiydi, hiçbir şekilde olgunlaşmamıştı.In sozialer Hinsicht war sein Leben wie das eines Kindes. Er war keineswegs erwachsen.
Hayatının sosyal yönünde o tam bir çocuk gibiydi, hiçbir şekilde olgunlaşmamıştı.Jeśli chodzi o kontakty z ludźmi, on był trochę jak dziecko. Nie do końca dojrzały.
Hayatının sosyal yönünde o tam bir çocuk gibiydi, hiçbir şekilde olgunlaşmamıştı.사회적 측면에서 그는 아이 같았어요, 완전히 성숙하지는 않았죠.
Hayatının sosyal yönünde o tam bir çocuk gibiydi, hiçbir şekilde olgunlaşmamıştı.V spoločenskom živote bol ako dieťa, vôbec nedospel.
Hayatının sosyal yönünde o tam bir çocuk gibiydi, hiçbir şekilde olgunlaşmamıştı.Στην κοινωνική άποψη της ζωής του ήταν σαν ένα παιδί, δεν ήταν καθόλου ώριμος.
Hayatının sosyal yönünde o tam bir çocuk gibiydi, hiçbir şekilde olgunlaşmamıştı.В социалния аспект на живота си той беше точно като дете, изобщо не беше толкова зрял.
Hayatının sosyal yönünde o tam bir çocuk gibiydi, hiçbir şekilde olgunlaşmamıştı.בהיבט החברתי של החיים שלו הוא היה בדיוק כמו ילד, הוא היה לגמרי לא בוגר.
Hayatının sosyal yönünde o tam bir çocuk gibiydi, hiçbir şekilde olgunlaşmamıştı.و من ناحية حياته الاجتماعية كان أشبه بطفل لم ينضج أبداً.
Hayatının sosyal yönünde o tam bir çocuk gibiydi, hiçbir şekilde olgunlaşmamıştı.子どものようでした 彼は何事にもノーと
Hepimiz zamanla olgunlaşır ve gelişiriz.Chúng ta đều trưởng thành qua thời gian.
Hepimiz zamanla olgunlaşır ve gelişiriz.Kita semua bertumbuh seiring waktu.
Hepimiz zamanla olgunlaşır ve gelişiriz.Maturiamo tutti con il tempo.
Hepimiz zamanla olgunlaşır ve gelişiriz.Mindannyian fejlődünk idővel.
Hepimiz zamanla olgunlaşır ve gelişiriz.Noi toţi ne dezvoltăm cu timpul.
Hepimiz zamanla olgunlaşır ve gelişiriz.Nous nous développons tous avec le temps.
Hepimiz zamanla olgunlaşır ve gelişiriz.Se desarrollaron a lo largo del tiempo.
Hepimiz zamanla olgunlaşır ve gelişiriz.Todos evoluímos com o tempo.
Hepimiz zamanla olgunlaşır ve gelişiriz.Vi udvikler os alle med tiden.
Hepimiz zamanla olgunlaşır ve gelişiriz.Vi utvecklas alla över tiden.
Hepimiz zamanla olgunlaşır ve gelişiriz.Všichni se v čase vyvíjíme.
Hepimiz zamanla olgunlaşır ve gelişiriz.Vsi se s časom razvijamo.
Hepimiz zamanla olgunlaşır ve gelişiriz.We ontwikkelen ons allemaal in de loop van de tijd.
Hepimiz zamanla olgunlaşır ve gelişiriz.Wir alle entwickeln uns mit der Zeit.
Hepimiz zamanla olgunlaşır ve gelişiriz.Wszyscy się rozwijamy.
Hepimiz zamanla olgunlaşır ve gelişiriz.Όλοι εξελισσόμαστε όσο μεγαλώνουμε.
Hepimiz zamanla olgunlaşır ve gelişiriz.Ми всі з розвиваємося з плином часу.
Hepimiz zamanla olgunlaşır ve gelişiriz.Ние всички се развиваме с времето.
Hepimiz zamanla olgunlaşır ve gelişiriz.Со временем мы развиваемся.
Iki daha yazları onların gurur Ere bir gelin olmak için onu olgun düşünebilirsiniz sindirmeye edelim.Deixe dois verões mais murchar em suas Ere orgulho podemos pensar dela maduro para ser uma noiva.
Iki daha yazları onların gurur Ere bir gelin olmak için onu olgun düşünebilirsiniz sindirmeye edelim.Deja dos veranos más se marchitan en sus Ere orgullo que puede pensar que su maduro para ser una novia.
Iki daha yazları onların gurur Ere bir gelin olmak için onu olgun düşünebilirsiniz sindirmeye edelim.두 번 더 여름 자신의 자존심 ERE에 우리가 신부로 그녀 익은 생각할 수 있습니다 죽는다 보자.
Iki daha yazları onların gurur Ere bir gelin olmak için onu olgun düşünebilirsiniz sindirmeye edelim.Facciamo due estati più appassiscono nella loro Ere orgoglio possiamo pensare lei maturo per essere una sposa.
Iki daha yazları onların gurur Ere bir gelin olmak için onu olgun düşünebilirsiniz sindirmeye edelim.Hãy thêm hai mùa hè khô héo trong ere niềm tự hào của họ, chúng tôi có thể suy nghĩ chín cô là một cô dâu.
Iki daha yazları onların gurur Ere bir gelin olmak için onu olgun düşünebilirsiniz sindirmeye edelim.Laat nog twee zomers verdorren in hun trots Ere we misschien denken dat ze rijp is om een bruid te zijn.
Iki daha yazları onların gurur Ere bir gelin olmak için onu olgun düşünebilirsiniz sindirmeye edelim.Lad to somre visne i deres stolthed Ere vi måske tror hun moden til at blive en brud.
Iki daha yazları onların gurur Ere bir gelin olmak için onu olgun düşünebilirsiniz sindirmeye edelim.Låt två somrar vissna i sin stolthet innan vi kanske tycker hon är mogen att vara en brud.
Iki daha yazları onların gurur Ere bir gelin olmak için onu olgun düşünebilirsiniz sindirmeye edelim.Legyen még két nyarat elsorvad a saját büszkesége Hé azt gondolhatnánk, ő érett, hogy egy menyasszony.
Iki daha yazları onların gurur Ere bir gelin olmak için onu olgun düşünebilirsiniz sindirmeye edelim.Naj še dve poletji vihra v svojem ponosu ere lahko mislimo, da ji zrela za nevesto.
Iki daha yazları onların gurur Ere bir gelin olmak için onu olgun düşünebilirsiniz sindirmeye edelim.Nechajte dva roky chradnúť vo svojej pýche Hele Môžeme si myslieť svoje zrelé, aby sa nevesta.
Iki daha yazları onların gurur Ere bir gelin olmak için onu olgun düşünebilirsiniz sindirmeye edelim.Nechte dvě léta chřadnout ve své pýše Hele Můžeme si myslet své zralé, aby se nevěsta.
Iki daha yazları onların gurur Ere bir gelin olmak için onu olgun düşünebilirsiniz sindirmeye edelim.Niech dwa lata więdną w Ere dumą możemy, że jej dojrzały do panny młodej.
Iki daha yazları onların gurur Ere bir gelin olmak için onu olgun düşünebilirsiniz sindirmeye edelim.Olkoon kaksi kesää kuihtua heidän ylpeytensä Ere Saatamme ajatella hänen kypsä olla morsian.
Iki daha yazları onların gurur Ere bir gelin olmak için onu olgun düşünebilirsiniz sindirmeye edelim.Să doua veri mai multe veşteji în ère mândria lor am putea gândi ei coapte să fie o mireasă.
Iki daha yazları onların gurur Ere bir gelin olmak için onu olgun düşünebilirsiniz sindirmeye edelim.Soit deux étés plus dépérir dans leur Ere fierté que nous puissions penser ses mûrs pour être une mariée.
Iki daha yazları onların gurur Ere bir gelin olmak için onu olgun düşünebilirsiniz sindirmeye edelim.Давайте еще два лета засыхают в своей гордыне Эре мы можем думать, ей пришло быть невестой.
Iki daha yazları onların gurur Ere bir gelin olmak için onu olgun düşünebilirsiniz sindirmeye edelim.Нека още две лета изсъхват в гордостта си, преди ние да мисля, че моментът да бъде булка.
Iki daha yazları onların gurur Ere bir gelin olmak için onu olgun düşünebilirsiniz sindirmeye edelim.תנו שני קיצים יותר לנבול פה גאוותם אנו עשויים לחשוב שלה בשלה להיות כלה.
Iki daha yazları onların gurur Ere bir gelin olmak için onu olgun düşünebilirsiniz sindirmeye edelim.اسمحوا اثنين من أكثر فصول الصيف يذبل في يحرث اعتزازهم أعتقد أننا قد حان لها أن تكون العروس.
Iki daha yazları onların gurur Ere bir gelin olmak için onu olgun düşünebilirsiniz sindirmeye edelim.彼女が作った幸せの母親よりも若いPARIS。
İlk başta sponsorun kim olduğunu bilirsek olgun bir diyalog kurabiliriz"Ale jeśli rozumie się, kto za tym wszystkim stoi, można porozmawiać jak równy z równym: