Egemen RAB bana şunu gösterdi: Baktım bir sepet olgun meyve.Ουτως εδειξεν εις εμε Κυριος ο Θεος και ιδου, κανιστρον καρπου θερινου.
Egemen RAB bana şunu gösterdi: Baktım bir sepet olgun meyve.Такое видение открыл мне Господь Бог: вот корзина соспелыми плодами.
Egemen RAB bana şunu gösterdi: Baktım bir sepet olgun meyve.כה הראני אדני יהוה והנה כלוב קיץ׃
Egemen RAB bana şunu gösterdi: Baktım bir sepet olgun meyve.هكذا اراني السيد الرب واذا سلّة للقطاف.
Egemen RAB bana şunu gösterdi: Baktım bir sepet olgun meyve.主 耶 和 華 又 指 示 我 一 件 事 . 我 看 見 一 筐 夏 天 的 果 子
Egemen RAB bana şunu gösterdi: Baktım bir sepet olgun meyve.主 耶和華 又 指示 我 一 件 事 . 我看見 一 筐 夏天 的 果子
Emin olabilirsiniz, Nanotyrannus genç kemik yapısına sahip, büyük olansa daha olgun bir kemik yapısına sahip.A naozaj, Nanotyrannus má kosti mláďaťa a ten väčší má dospelejšie kosti.
Emin olabilirsiniz, Nanotyrannus genç kemik yapısına sahip, büyük olansa daha olgun bir kemik yapısına sahip.E como era de esperar, o Nanotirano tinha um osso juvenil e o maior tinha mais osso maduro.
Emin olabilirsiniz, Nanotyrannus genç kemik yapısına sahip, büyük olansa daha olgun bir kemik yapısına sahip.E infatti, il Nanotyrannus ha ossa giovani e quello più grande ha ossa più adulte.
Emin olabilirsiniz, Nanotyrannus genç kemik yapısına sahip, büyük olansa daha olgun bir kemik yapısına sahip.És bizony, a Nanotyrannus csontjai fiatalok, a nagyobbik csontjai pedig öregebbek voltak.
Emin olabilirsiniz, Nanotyrannus genç kemik yapısına sahip, büyük olansa daha olgun bir kemik yapısına sahip.No i pewnie, nanotyran ma młodą kość a ten większy ma dojrzalszą kość.
Emin olabilirsiniz, Nanotyrannus genç kemik yapısına sahip, büyük olansa daha olgun bir kemik yapısına sahip.Och mycket riktigt, nanotyrannus har ungdomliga ben och den större har mognare ben.
Emin olabilirsiniz, Nanotyrannus genç kemik yapısına sahip, büyük olansa daha olgun bir kemik yapısına sahip.Şi a fost evident, că Nanotyrannus are oase tinere iar cel mare are oase mai mature.
Emin olabilirsiniz, Nanotyrannus genç kemik yapısına sahip, büyük olansa daha olgun bir kemik yapısına sahip.Y, por supuesto, el nanotirano tenía hueso juvenil y el más grande tenía hueso más maduro.
Emin olabilirsiniz, Nanotyrannus genç kemik yapısına sahip, büyük olansa daha olgun bir kemik yapısına sahip.И как и следовало ожидать, кости нанотиранусов были молодыми, а у более крупного — более взрослые кости.
Erkekler ise oldukça geç olgunlaşır, 15 yaş civarında.수컷은 그보다 꽤 늦은 약 15세쯤에야 성적으로 성숙합니다.
Erkekler ise oldukça geç olgunlaşır, 15 yaş civarında.15歳頃に成熟します イルカは不特定の相手と関係を持つので
Erkekler ise oldukça geç olgunlaşır, 15 yaş civarında.les mâles atteignent la maturité sexuelle beaucoup plus tard, quand ils ont environ 15 ans.
Erkekler ise oldukça geç olgunlaşır, 15 yaş civarında.Masculii se maturizează ceva mai târziu, în jurul vârstei de 15 ani.
Erkekler ise oldukça geç olgunlaşır, 15 yaş civarında.Natomiast samce osiągają dojrzałość nieco później, w wieku około 15 lat.
Erkekler ise oldukça geç olgunlaşır, 15 yaş civarında.Os machos amadurecem um bom bocado mais tarde, por volta dos 15 anos.
Erkekler ise oldukça geç olgunlaşır, 15 yaş civarında.Samce dozrievajú o niečo neskôr, asi v pätnástich.
Erkekler ise oldukça geç olgunlaşır, 15 yaş civarında.Τα αρσενικά ωριμάζουν λίγο αργότερα, περίπου στην ηλικία των 15.
Erkekler ise oldukça geç olgunlaşır, 15 yaş civarında.והזכרים מגיעים לבגרות מעט יותר מאוחר, בסביבות הגיל 15.
Erkekler ise oldukça geç olgunlaşır, 15 yaş civarında.بينما ينضج الذكور بعد القليل من الوقت تقريباً عند سن الخامسة عشر
Fakat yaşlandıkça, daha olgun bir görünüşüm olur.Ale jak stárnu, myslím, že získávám "zralou" krásu.
Fakat yaşlandıkça, daha olgun bir görünüşüm olur.E invece ogni anno che passa, divento sembre pių bella.
Fakat yaşlandıkça, daha olgun bir görünüşüm olur.Không ngờ là càng lớn lại càng quyến rũ kiểu thành thục ấy.
Fakat yaşlandıkça, daha olgun bir görünüşüm olur.Tapi karena aku semakin muda, Aku rasa kecantikanku semakin matang.
Fakat yaşlandıkça, daha olgun bir görünüşüm olur.Но с всяка изминала година ставам още по-красива.
Fakat yaşlandıkça, daha olgun bir görünüşüm olur..ولكن, كلما كبرت, أعتقدُ أنّي أكتسبُ جمال الناضجين
Fiziksel olarak çarçabuk olgunlaşmıştı ama yatağı hala hayvan resimleriyle kaplı çaşaflarla kaplıydı.A livello fisico sembrava più matura delle sue coetanee, ma aveva il letto ancora coperto di peluche.
Fiziksel olarak çarçabuk olgunlaşmıştı ama yatağı hala hayvan resimleriyle kaplı çaşaflarla kaplıydı.Dù phổng phao nhanh hơn, nhưng con bé vẫn có đầy thú bông trên giường.
Fiziksel olarak çarçabuk olgunlaşmıştı ama yatağı hala hayvan resimleriyle kaplı çaşaflarla kaplıydı.Ela estava a crescer rápida e fisicamente mas a sua cama ainda estava cheia de peluches.
Fiziksel olarak çarçabuk olgunlaşmıştı ama yatağı hala hayvan resimleriyle kaplı çaşaflarla kaplıydı.Elle a grandi vite, physiquement, mais son lit était toujours recouvert de peluches.
Fiziksel olarak çarçabuk olgunlaşmıştı ama yatağı hala hayvan resimleriyle kaplı çaşaflarla kaplıydı.Estaba madurando rápido, físicamente, pero su cama todavía estaba cubierta con animales de peluche.
Fiziksel olarak çarçabuk olgunlaşmıştı ama yatağı hala hayvan resimleriyle kaplı çaşaflarla kaplıydı.Gyorsan érett, testileg, de az ágya még mindig tele volt plüss állatokkal.
Fiziksel olarak çarçabuk olgunlaşmıştı ama yatağı hala hayvan resimleriyle kaplı çaşaflarla kaplıydı.Hän oli kypsymässä nopeasti, fyysisesti, mutta hänen petinsä oli yhä nallekarhujen peitossa.
Fiziksel olarak çarçabuk olgunlaşmıştı ama yatağı hala hayvan resimleriyle kaplı çaşaflarla kaplıydı.신체적으로는 빠르게 성숙했지만 소녀의 침대는 아직 동물 인형으로 가득 차 있었지요.
Fiziksel olarak çarçabuk olgunlaşmıştı ama yatağı hala hayvan resimleriyle kaplı çaşaflarla kaplıydı.Po fyzickej stránke rýchlo dospievala, ale jej posteľ bola ešte vždy plná plyšových hračiek.
Fiziksel olarak çarçabuk olgunlaşmıştı ama yatağı hala hayvan resimleriyle kaplı çaşaflarla kaplıydı.Sie entwickelte sich körperlich schnell zur Frau, aber ihr Bett war noch immer voller Kuscheltiere.
Fiziksel olarak çarçabuk olgunlaşmıştı ama yatağı hala hayvan resimleriyle kaplı çaşaflarla kaplıydı.Szybko dojrzewała, ale wciąż spała z pluszakami.
Fiziksel olarak çarçabuk olgunlaşmıştı ama yatağı hala hayvan resimleriyle kaplı çaşaflarla kaplıydı.Ze werd snel groot, fysiek, maar haar bed lag nog vol met knuffels.
Fiziksel olarak çarçabuk olgunlaşmıştı ama yatağı hala hayvan resimleriyle kaplı çaşaflarla kaplıydı.Ωρίμαζε γρήγορα, σωματικά, αλλά το κρεβάτι της ήταν ακόμα γεμάτο λούτρινα ζωάκια.
Fiziksel olarak çarçabuk olgunlaşmıştı ama yatağı hala hayvan resimleriyle kaplı çaşaflarla kaplıydı.Она быстро развивалась физически, но её кровать всё ещё была заставлена мягкими игрушками.
Fiziksel olarak çarçabuk olgunlaşmıştı ama yatağı hala hayvan resimleriyle kaplı çaşaflarla kaplıydı.Швидко розвивалася фізично, але на її ліжку ще лежало повно м'яких іграшок.
Fiziksel olarak çarçabuk olgunlaşmıştı ama yatağı hala hayvan resimleriyle kaplı çaşaflarla kaplıydı.היא התבגרה מהר מבחינה גופנית, אבל מיטתה עדיין היתה מכוסה בצעצועי חיות.
Fiziksel olarak çarçabuk olgunlaşmıştı ama yatağı hala hayvan resimleriyle kaplı çaşaflarla kaplıydı.و أنها تنضج بسرعة ، جسدياً و لكن سريرها ما زال يغطيه لعب الأطفال علي شكل حيوانات
Fiziksel olarak çarçabuk olgunlaşmıştı ama yatağı hala hayvan resimleriyle kaplı çaşaflarla kaplıydı.ベッドは ぬいぐるみでいっぱい まったく違う記事になります
Geçen videoda bıraktığımız yerde, olgunlaşmış ve... ...devasas bir yıldızımız vardı.Když jsme se spolu loučili na konci minulého videa, měli jsme zralou masivní hvězdu.
Gençlik dönemlerinde bazı eserler yazmış ancak hayatının ilerleyen olgunlaşma dönemlerinde iseBach viết vài tác phẩm sớm, nhưng khi trưởng thành ông ta nói:
Gençlik dönemlerinde bazı eserler yazmış ancak hayatının ilerleyen olgunlaşma dönemlerinde iseEr schrieb einige frühe Stücke, aber später in seinem Leben, in seiner reifen Periode, sagte er:
Gençlik dönemlerinde bazı eserler yazmış ancak hayatının ilerleyen olgunlaşma dönemlerinde iseEscribió algunas piezas tempranas, pero más tarde en su vida, en su período de madurez, dijo:
Gençlik dönemlerinde bazı eserler yazmış ancak hayatının ilerleyen olgunlaşma dönemlerinde iseHij schreef sommige vroege stukken, maar later, in zijn volwassen periode, zei hij:
Gençlik dönemlerinde bazı eserler yazmış ancak hayatının ilerleyen olgunlaşma dönemlerinde ise그는 초기에 주제와 변주곡들을 좀 작곡했지만, 인생 말미에, 성숙기에 이르러,
Gençlik dönemlerinde bazı eserler yazmış ancak hayatının ilerleyen olgunlaşma dönemlerinde iseNapisał parę utworów wcześnie w życiu, ale jako dorosły stwierdził,
Gençlik dönemlerinde bazı eserler yazmış ancak hayatının ilerleyen olgunlaşma dönemlerinde iseТой написал някои ранни пиеси, но в края на живота си, в своя зрял период, казал:
Gençlik dönemlerinde bazı eserler yazmış ancak hayatının ilerleyen olgunlaşma dönemlerinde iseהוא כתב מספר יצירות מוקדמות, אך מאוחר יותר בחייו, בתקופתו הבוגרת,
Gençlik dönemlerinde bazı eserler yazmış ancak hayatının ilerleyen olgunlaşma dönemlerinde iseكتب عدة تنويعات كانوا باكورته, و لكن فى مرحلة نضجه لاحقا
Gençlik dönemlerinde bazı eserler yazmış ancak hayatının ilerleyen olgunlaşma dönemlerinde ise人生の後半、円熟した時期に バッハ自身が「これこそが主題と30の変奏だ」と言ったのです。