Dengelemek, olgunluk ve geleceğimiz için hayati bir öneme sahip.Şi este esenţial pentru balanţa, înţelepciunea, şi de fapt pentru viitorul fiecăruia dintre noi.
Dengelemek, olgunluk ve geleceğimiz için hayati bir öneme sahip.Und sie ist wesentlich für das Gleichgewicht, die Weisheit, und tatsächlich für unser aller Zukunft.
Dengelemek, olgunluk ve geleceğimiz için hayati bir öneme sahip.Và nó đóng vai trò cốt yếu trong sự cân bằng, trong trí tuệ, và trong tương lai của tất cả chúng ta.
Dengelemek, olgunluk ve geleceğimiz için hayati bir öneme sahip.Y que es esencial para el equilibrio, la sabiduría, y de hecho para el futuro de todos nosotros.
Dengelemek, olgunluk ve geleceğimiz için hayati bir öneme sahip.И е жизненоважна за баланса, за мъдростта и всъщност за бъдещето на всички нас.
Dengelemek, olgunluk ve geleceğimiz için hayati bir öneme sahip.І вона є важливою для рівноваги, для мудрості і для майбутнього кожного з нас.
Dengelemek, olgunluk ve geleceğimiz için hayati bir öneme sahip.ושהוא חיוני לאיזון, בינה, ולמעשה לעתיד של כולנו.
Dengelemek, olgunluk ve geleceğimiz için hayati bir öneme sahip.وهي مهمة في تحقيق التوازن , والحكمة وكذلك تحقيق المستقبل لنا جميعا
Dengelemek, olgunluk ve geleceğimiz için hayati bir öneme sahip.そして私たちの未来にも欠かせないものです 女子細胞は
Diğer kısmı da olgunlaşma çilesi, eski dünyanın yıkıldığı,Aceasta este o prima parte a tranzitiei noastre spre varsta adulta.
Diğer kısmı da olgunlaşma çilesi, eski dünyanın yıkıldığı,C'est une partie de la transition vers l"âge adulte.
Diğer kısmı da olgunlaşma çilesi, eski dünyanın yıkıldığı,Den andra delen är den svåra prövningen i mognadsfasen, när den gamla världen faller samman
Diğer kısmı da olgunlaşma çilesi, eski dünyanın yıkıldığı,Essa é uma parte da transição para a maioridade.
Diğer kısmı da olgunlaşma çilesi, eski dünyanın yıkıldığı,Inną cześcią jest nadchodzący czas ciężkiej próby, kiedy stary świat się rozpada i rodzi się nowy.
Diğer kısmı da olgunlaşma çilesi, eski dünyanın yıkıldığı,Takže se postupně zamilováváme do Země. To je jedna část naší proměny v dospělé.
Diğer kısmı da olgunlaşma çilesi, eski dünyanın yıkıldığı,Toinen osa on tulossa koettelemusten aikakautena, kun vanha maailma hajoaa käsiin,
Diğer kısmı da olgunlaşma çilesi, eski dünyanın yıkıldığı,We raken verliefd op onze aarde, dat is een deel van onze transitie naar volwassenheid.
Diğer kısmı da olgunlaşma çilesi, eski dünyanın yıkıldığı, yeni dünyanın doğduğu.Der andere Aspekt ist die Feuerprobe, wenn die alte Welt auseinander bricht und eine neue Welt geboren wird.
Diğer kısmı da olgunlaşma çilesi, eski dünyanın yıkıldığı,Това е част от преминаването ни в зрялост.
Diğer kısmı da olgunlaşma çilesi, eski dünyanın yıkıldığı,古い世界は解体し、 新しい世界が生まれるのです。
Dinleyin,kendimi ona karşı zorunlu hissetmiştim... ...büyüdüm,büyüdüm... ...şimdi olgun bir kadınım.Ale poslouchejte, cítila jsem se mu zavázana, a vyrostla jsem -- pak jsem vyrostla.
Dinleyin,kendimi ona karşı zorunlu hissetmiştim... ...büyüdüm,büyüdüm... ...şimdi olgun bir kadınım.Ale słuchajcie, czuję się zobowiązana, i dorastałam -- aż dorosłam. Teraz jestem dorosłą kobietą.
Dinleyin,kendimi ona karşı zorunlu hissetmiştim... ...büyüdüm,büyüdüm... ...şimdi olgun bir kadınım.그러나 들어보세요, 저는 그에게 의무가 있다고 느꼈고, 저는 자라났죠. 저는 이제 다 자란 여성입니다.
Dinleyin,kendimi ona karşı zorunlu hissetmiştim... ...büyüdüm,büyüdüm... ...şimdi olgun bir kadınım.Maar luister, ik voelde me aan hem verplicht, en toen groeide ik op... Ik ben nu volwassen.
Dinleyin,kendimi ona karşı zorunlu hissetmiştim... ...büyüdüm,büyüdüm... ...şimdi olgun bir kadınım.Ma sentite, mi sentivo in obbligo con lui, e sono cresciuta...poi sono cresciuta. E ora sono una donna adulta.
Dinleyin,kendimi ona karşı zorunlu hissetmiştim... ...büyüdüm,büyüdüm... ...şimdi olgun bir kadınım.Pero me sentía obligada hacia él y luego crecí. Ahora soy una mujer adulta.
Dinleyin,kendimi ona karşı zorunlu hissetmiştim... ...büyüdüm,büyüdüm... ...şimdi olgun bir kadınım.Но аз се чувствах задължена към него, и растях -- после порастнах. И сега съм възрастна жена.
Dinleyin,kendimi ona karşı zorunlu hissetmiştim... ...büyüdüm,büyüdüm... ...şimdi olgun bir kadınım.Но, понимаете, я чувствовала себя в долгу перед ним, а потом, - потом я выросла.
Dinleyin,kendimi ona karşı zorunlu hissetmiştim... ...büyüdüm,büyüdüm... ...şimdi olgun bir kadınım.וקנה את הבית שבו גדלתי. כך שאינני אומללה בגלל הסיפור שלו. אבל תקשיבו, באמת הרגשתי שאני חייבת לו,
Dinleyin,kendimi ona karşı zorunlu hissetmiştim... ...büyüdüm,büyüdüm... ...şimdi olgun bir kadınım.لكن اسمعوا, أشعر ملزمة له، وكبرت- ثم كبرت. وأنا امرأة كبيرة الآن.
Dinleyin,kendimi ona karşı zorunlu hissetmiştim... ...büyüdüm,büyüdüm... ...şimdi olgun bir kadınım.そして私は大きくなり 今では大人の女性です いくつかのことを学んできました
Dişiler, 9 yaş civarında cinsel olarak olgunlaşır, yani hamile kalabilirler.암컷은 약 9세쯤에 성적인 발달을 마치고 임신이 가능해지지만
Dişiler, 9 yaş civarında cinsel olarak olgunlaşır, yani hamile kalabilirler.Quando têm cerca de 9 anos, as fêmeas tornam-se sexualmente maduras e podem engravidar.
Dişiler, 9 yaş civarında cinsel olarak olgunlaşır, yani hamile kalabilirler.V deviatich rokoch samice pohlavne dozrievajú, takže môžu otehotnieť.
Dişiler, 9 yaş civarında cinsel olarak olgunlaşır, yani hamile kalabilirler.ובגיל 9 לערך, הנקבות מגיעות לבגרות מינית, כך שהן יכולות להרות,
Dişiler, 9 yaş civarında cinsel olarak olgunlaşır, yani hamile kalabilirler.وعند سن التاسعة تصبح الإناث ناضجة جنسياً فيمكنها أن تحمل
Dişiler, 9 yaş civarında cinsel olarak olgunlaşır, yani hamile kalabilirler.性的に成熟し 妊娠可能になります 雄はかなり遅れて
Diyorum ki... ...ablan artık... ...olgun bir adamla görüşmeli.Azt mondom, hogy noonának élete ezen pontján egy érett férfit kell találnia.
Diyorum ki... ...ablan artık... ...olgun bir adamla görüşmeli. Demek istediğim bu.Je dis que nuna devrait rencontrer un homme mur.NVoilà ce que je dis.
Diyorum ki... ...ablan artık... ...olgun bir adamla görüşmeli.Τότε, τώρα νούνα Λέω ότι αυτή η νούνα είναι σε μια φάση της ζωής της που πρέπει να βρει έναν πραγματικό άντρα.
Diyorum ki... ...ablan artık... ...olgun bir adamla görüşmeli.لذا نونا الان اقصد ان نونا الان في فترة من حياتها يجب ان تجد الرجل المناسب
Egemen RAB bana şunu gösterdi: Baktım bir sepet olgun meyve.Así me mostró el Señor Jehovah: He aquí una cesta con frutas de verano
Egemen RAB bana şunu gösterdi: Baktım bir sepet olgun meyve.Der HERR HERR zeigte mir ein Gesicht, und siehe, da stand ein Korb mit reifem Obst.
Egemen RAB bana şunu gösterdi: Baktım bir sepet olgun meyve.Domnul Dumnezeu mi -a trimes următoarea vedenie. Iată, era un coş cu poame coapte.
Egemen RAB bana şunu gösterdi: Baktım bir sepet olgun meyve.Ecco ciò che mi fece vedere il Signore Dio: era un canestro di frutta matura
Egemen RAB bana şunu gösterdi: Baktım bir sepet olgun meyve.Följande syn lät Herren, HERREN mig se; Jag såg en korg med mogen frukt.
Egemen RAB bana şunu gösterdi: Baktım bir sepet olgun meyve.Ily dolgot láttatott velem az Úr Isten: Ímé, egy kosár érett gyümölcs.
Egemen RAB bana şunu gösterdi: Baktım bir sepet olgun meyve.주 여호와께서 또 내게 여름 실과 한 광주리를 보이시며
Egemen RAB bana şunu gösterdi: Baktım bir sepet olgun meyve.Le Seigneur, l`Éternel, m`envoya cette vision. Voici, c`était une corbeille de fruits.
Egemen RAB bana şunu gösterdi: Baktım bir sepet olgun meyve.Nầy là điều mà Chúa Giê-hô-va cho ta xem thấy: Nầy, có một giỏ trái mùa hạ.
Egemen RAB bana şunu gösterdi: Baktım bir sepet olgun meyve.Nầy là điều mà Chúa_Giê - hô-va cho ta xem thấy : Nầy , có một giỏ trái_mùa hạ .
Egemen RAB bana şunu gösterdi: Baktım bir sepet olgun meyve.O Senhor Deus assim me fez ver: e eis aqui um cesto de frutos do verão.
Egemen RAB bana şunu gösterdi: Baktım bir sepet olgun meyve.Således lod Herren mig skue: Se, der var en kurv sommerfrugt.
Egemen RAB bana şunu gösterdi: Baktım bir sepet olgun meyve.Så lot Herren, Israels Gud, mig se dette syn: Der stod en kurv med moden frukt.
Egemen RAB bana şunu gösterdi: Baktım bir sepet olgun meyve.Také mi ukázal Panovník Hospodin, a aj, byl koš ovoce letního.
Egemen RAB bana şunu gösterdi: Baktım bir sepet olgun meyve.Tämän näytti minulle Herra, Herra: Katso, oli korillinen kypsiä hedelmiä.
Egemen RAB bana şunu gösterdi: Baktım bir sepet olgun meyve.Toen liet de Oppermachtige HERE mij in een visioen een mand met rijp fruit zien.
Egemen RAB bana şunu gösterdi: Baktım bir sepet olgun meyve.To mi je pokazal Gospod Jehova: Glej, koš z zrelim sadjem.
Egemen RAB bana şunu gösterdi: Baktım bir sepet olgun meyve.To mi jeszcze ukazał panujący Pan, oto był kosz letniego owocu.
Egemen RAB bana şunu gösterdi: Baktım bir sepet olgun meyve.Toto mi ukázal Pán Hospodin a hľa, koš letného ovocia.