Ana içeriğe geç
Sözlük

olgun ile cümle

olgun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Böyle bir disiplin, bu medyadan olgun bir şekilde faydalanılması için şart.Si asta este disciplina de care avem nevoie pentru a utiliza in mod matur acest tip de media.
Böyle bir disiplin, bu medyadan olgun bir şekilde faydalanılması için şart.Taka vrsta discipliniranega delovanja je potrebna za zares odraslo uporabo tega medija.
Böyle bir disiplin, bu medyadan olgun bir şekilde faydalanılması için şart.Y esa es la clase de disciplina que implica hacer un uso realmente maduro de los medios.
Böyle bir disiplin, bu medyadan olgun bir şekilde faydalanılması için şart.Κι αυτή είναι η πειθαρχία που χρειάζεται για να κάνει κανείς ώριμη χρήση αυτών των ΜΜΕ.
Böyle bir disiplin, bu medyadan olgun bir şekilde faydalanılması için şart.Именно такая дисциплина помогает использовать этот ресурс грамотно.
Böyle bir disiplin, bu medyadan olgun bir şekilde faydalanılması için şart.И това е видът дисциплина, необходима за наистина зряла употреба на тези медии.
Böyle bir disiplin, bu medyadan olgun bir şekilde faydalanılması için şart.וזוהי צורת הניהול הנחוצה כדי להבשיל את השימוש באמצעי התקשורת הזה.
Böyle bir disiplin, bu medyadan olgun bir şekilde faydalanılması için şart.التي نحتاجها لإستخدام ناضج لهذه الوسيلة الإعلامية الإعلام ، وأفق الإعلام كما عهدناه
Böyle bir disiplin, bu medyadan olgun bir şekilde faydalanılması için şart.このメディアを真に使いこなすために 必要なものなのです 私たちの知っていたメディアの状況
Bu 30 yaş olgunluğumda, o korkunç ama güzel dönemde büyümenin ne demek olduğunu çok düşündüm.Ao atingir a maturidade dos 30, tenho pensado bastante no que significa crescer neste terrível e belo momento.
Bu 30 yaş olgunluğumda, o korkunç ama güzel dönemde büyümenin ne demek olduğunu çok düşündüm.Con la madurez de mis 30 años, he estado pensando en lo que significa crecer en esta época horrible y hermosa.
Bu 30 yaş olgunluğumda, o korkunç ama güzel dönemde büyümenin ne demek olduğunu çok düşündüm.이제 서른 살이라는 원숙한 나이가 되어서야 어른이 된다는 것이 뭘 의미하는지 많이 생각했습니다. 이 무시무시하고도 아름다운 시대에 말이죠.
Bu 30 yaş olgunluğumda, o korkunç ama güzel dönemde büyümenin ne demek olduğunu çok düşündüm.Mai érett, harmincéves fejjel sokat gondolkodtam azon, hogy mit is jelent felnőni szörnyű, gyönyörű korunkban.
Bu 30 yaş olgunluğumda, o korkunç ama güzel dönemde büyümenin ne demek olduğunu çok düşündüm.V tomto zrelom veku 30 rokov sa veľa zamýšľam nad tým, čo znamená vyrastať v tejto hroznej, nádhernej dobe.
Bu 30 yaş olgunluğumda, o korkunç ama güzel dönemde büyümenin ne demek olduğunu çok düşündüm.W dojrzałym wieku 30 lat, Dużo myślę co to znaczy być dorosłym w tym okropnym, pięknym okresie.
Bu 30 yaş olgunluğumda, o korkunç ama güzel dönemde büyümenin ne demek olduğunu çok düşündüm.Στην ώριμη ηλικία των 30, σκέφτομαι συχνά τι σημαίνει να μεγαλώνεις σ΄ αυτήν την τρομερή και όμορφη εποχή.
Bu 30 yaş olgunluğumda, o korkunç ama güzel dönemde büyümenin ne demek olduğunu çok düşündüm.В свои зрелые 30 лет я много размышляю о том, что это значит - взрослеть в это ужасное и прекрасное время.
Bu 30 yaş olgunluğumda, o korkunç ama güzel dönemde büyümenin ne demek olduğunu çok düşündüm.В цьому зрілому віці 30 років, я багато думала про те, що значить зростати в ці жахливі, прекрасні часи.
Bu 30 yaş olgunluğumda, o korkunç ama güzel dönemde büyümenin ne demek olduğunu çok düşündüm.ממרומי גיל 30, יצא לי לחשוב הרבה על המשמעות של לגדול בתקופה האיומה והנפלאה הזו.
Bu 30 yaş olgunluğumda, o korkunç ama güzel dönemde büyümenin ne demek olduğunu çok düşündüm.في هذه المرحلة .. مرحلة الثلاثينات بت افكر .. اكثر عما يعني ان ينمو الانسان في تلك الفترة الرائعة\الصعبة
Bu 30 yaş olgunluğumda, o korkunç ama güzel dönemde büyümenin ne demek olduğunu çok düşündüm.わたしはずっと考えてきました。この恐ろしくも素晴らしい時代に 「成長する」ということはどういうことなのかと。 そしてわたしは確信しました。
Bu bir olgunlaşma süreci ve bizler yavaşça gelişiyoruz.Un processo di maturazione e ci stiamo evolvendo lentamente.
Bu görüşler, onları ilgilendiren konularda, yaşlarına ve olgunluklarına göre göz önüne alınacaktır.Der tages hensyn hertil i forhold, der vedrørerdem, i overensstemmelse med deres alder og modenhed.
Bu görüşler, onları ilgilendiren konularda, yaşlarına ve olgunluklarına göre göz önüne alınacaktır.Dessa åsikter skall beaktas i frågor som rörbarnen i förhållande till deras ålder och mognad.
Bu görüşler, onları ilgilendiren konularda, yaşlarına ve olgunluklarına göre göz önüne alınacaktır.Ditrecht omvat tevens de vrijheid, van godsdienst en overtuiging te veranderen, en de vrij-
Bu görüşler, onları ilgilendiren konularda, yaşlarına ve olgunluklarına göre göz önüne alınacaktır.É reconhecida a liberdade de empresa, de acordo com o direito da União e as legislaçõese práticas nacionais.
Bu görüşler, onları ilgilendiren konularda, yaşlarına ve olgunluklarına göre göz önüne alınacaktır.Essi possono esprimere liberamente la propria opinione; questa viene presa in
Bu görüşler, onları ilgilendiren konularda, yaşlarına ve olgunluklarına göre göz önüne alınacaktır.Ésta será tenida en cuenta en relación con los asuntos que les afecten, en función de su edad y de su madurez.
Bu görüşler, onları ilgilendiren konularda, yaşlarına ve olgunluklarına göre göz önüne alınacaktır.Niemand darf der Folter oder unmenschlicher oder erniedrigender Strafe oder Behandlung unterworfen werden.
Bu görüşler, onları ilgilendiren konularda, yaşlarına ve olgunluklarına göre göz önüne alınacaktır.Poglądy te sąbrane pod uwagęw sprawach,które ich dotyczą, stosownie do ich wieku i stopnia dojrzałości.
Bu görüşler, onları ilgilendiren konularda, yaşlarına ve olgunluklarına göre göz önüne alınacaktır.Tieto názory sa berú do úvahy pri otázkach, ktoré sa ich týkajú, vsúlade sich vekom a vyspelosťou.
Bu görüşler, onları ilgilendiren konularda, yaşlarına ve olgunluklarına göre göz önüne alınacaktır.Véleményüket életkoruknakés érettségüknek megfelelően figyelembe kell venni az őket érintőügyekben.
Bu görüşler, onları ilgilendiren konularda, yaşlarına ve olgunluklarına göre göz önüne alınacaktır.V záležitostech, které se týkají dětí, sepodle jejich věku a zralosti musí ktěmto názorům přihlížet.
Bunu izlemek -- ve şarapla olan ilişkiyi duymuşsunuzdur sanki şarapla samimiyetiniz şarap olgunlaştıkça artar.꽃을 찾아드는 곤충들을 보고... 사람들이 와인에 빠져드는 이야기를 우리는 듣습니다. 숙성해가면서 다양한 향기를 품게되고,
Bunu izlemek -- ve şarapla olan ilişkiyi duymuşsunuzdur sanki şarapla samimiyetiniz şarap olgunlaştıkça artar.集まって来るのです ワインと人間との関係に似ています 成熟するに従って仲間となるのです そして香りも違ってきます
Bununla beraber, crack kokain bazı Avrupa kentlerinde kullanılsa da olgunun gerçek boyutunu kestirmek güçtür.Crack sa však užíva v niektorých európskych mestách, i keď je ťažké zistiť skutočný rozsah daného javu.
Bunun olgun bir kemik yapısı olduğunu söyleyebilirsiniz.Bạn có thể thấy rằng đó là một cái xương trưởng thành.
Bunun olgun bir kemik yapısı olduğunu söyleyebilirsiniz.Je kan zien dat het volwassen bot is.
Bunun olgun bir kemik yapısı olduğunu söyleyebilirsiniz.그것이 성숙한 뼈라는 것을 알 수 있습니다.
Bunun olgun bir kemik yapısı olduğunu söyleyebilirsiniz.Látható, hogy ez a csont fejlett.
Bunun olgun bir kemik yapısı olduğunu söyleyebilirsiniz.Man förstår att det är mogna ben.
Bunun olgun bir kemik yapısı olduğunu söyleyebilirsiniz.Man kann sehen, dass es erwachsener Knochen ist.
Bunun olgun bir kemik yapısı olduğunu söyleyebilirsiniz.Percebe-se que é um osso maduro.
Bunun olgun bir kemik yapısı olduğunu söyleyebilirsiniz.Poţi să afirmi că este un os matur.
Bunun olgun bir kemik yapısı olduğunu söyleyebilirsiniz.Se ve que es hueso adulto.
Bunun olgun bir kemik yapısı olduğunu söyleyebilirsiniz.Si capisce che è un osso maturo.
Bunun olgun bir kemik yapısı olduğunu söyleyebilirsiniz.Vidíme, že je to dospělá kost.
Bunun olgun bir kemik yapısı olduğunu söyleyebilirsiniz.Vidíme, že to je dospelá kosť.
Bunun olgun bir kemik yapısı olduğunu söyleyebilirsiniz.Vous pouvez voir que c'est un os mature.
Bunun olgun bir kemik yapısı olduğunu söyleyebilirsiniz.Widać, że to dojrzała kość.
Bunun olgun bir kemik yapısı olduğunu söyleyebilirsiniz.Можете да кажете, че това е кост на пораснал динозавър.
Bunun olgun bir kemik yapısı olduğunu söyleyebilirsiniz.Сразу можно сказать, что это зрелая кость.
Bunun olgun bir kemik yapısı olduğunu söyleyebilirsiniz.אפשר להבחין שזו עצם בוגרת יותר.
Bunun olgun bir kemik yapısı olduğunu söyleyebilirsiniz.يمكنك القول انها عظمة ناضج.
Bunun olgun bir kemik yapısı olduğunu söyleyebilirsiniz.見分けるのが非常に簡単です
Bu olgun bir koloninin yuvasıdır ve şurası da yuvanın girşidir.Acesta este muşuroiul unei colonii mature si aici este intrarea în muşuroi.
Bu olgun bir koloninin yuvasıdır ve şurası da yuvanın girşidir.Dette er den færdigudviklede kolonis bo, og der er boets indgang.
Bu olgun bir koloninin yuvasıdır ve şurası da yuvanın girşidir.Dies hier ist ein Nest einer reifen Kolonie und das ist der Nesteingang.
Bu olgun bir koloninin yuvasıdır ve şurası da yuvanın girşidir.Dit is het nest van de mature kolonie. Hier is de ingang van het nest.
Bu olgun bir koloninin yuvasıdır ve şurası da yuvanın girşidir.Este es el nido de una colonia madura, y allí está la entrada al nido.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod