*Bağış yapmak, olgun bir hayran kültürünü gösteren bir eğilim.Dawanie darowizn staje się trendem, który pokazuje dojrzałość fanów.
*Bağış yapmak, olgun bir hayran kültürünü gösteren bir eğilim.Faire une donation est devenu une tendance qui montre la maturité des fans.
*Bağış yapmak, olgun bir hayran kültürünü gösteren bir eğilim.Fare una donazione è diventata una tendenza <br /><br />che mostra la cultura matura delle fans.
*Bağış yapmak, olgun bir hayran kültürünü gösteren bir eğilim.Membuat donasi menjadi sebuah tren yang menunjukkan budaya fans sempurna.
*Bağış yapmak, olgun bir hayran kültürünü gösteren bir eğilim.Sa faci o donatie a devenit o moda care arata maturitatea culturii fanilor.
*Bağış yapmak, olgun bir hayran kültürünü gösteren bir eğilim.Spenden liegen im Trend das zeigt eine reife Fankultur.
*Bağış yapmak, olgun bir hayran kültürünü gösteren bir eğilim.Οι δωρεές έχουν γίνει της μόδας, κάτι που δείχνει ωριμότητα στην κουλτούρα των φανς.
*Bağış yapmak, olgun bir hayran kültürünü gösteren bir eğilim.Благотворительность стала новым трендом, который показывает насколько повзрослела фан-культура
*Bağış yapmak, olgun bir hayran kültürünü gösteren bir eğilim.عمل تبرع اصبح غاية وهو يظهر نضج المعجبين
Bak, olgunlaşmamış biri olduğunu biliyorum ve seni affediyorum.Ascultă, înţeleg că eşti handicapat de o imaturitate naturală, şi te iert.
Bak, olgunlaşmamış biri olduğunu biliyorum ve seni affediyorum.Capisco che la tua immaturitā sia un handicap e ti perdono.
Bak, olgunlaşmamış biri olduğunu biliyorum ve seni affediyorum.Con vẫn biết bố là 1 ông bố trẻ con...và con không giận bố...
Bak, olgunlaşmamış biri olduğunu biliyorum ve seni affediyorum.Ik snap best dat je onvolwassen bent. Dat geeft niet.
Bak, olgunlaşmamış biri olduğunu biliyorum ve seni affediyorum.Jag vet att du är handikappad av din omognad och förlåter dig.
Bak, olgunlaşmamış biri olduğunu biliyorum ve seni affediyorum.Jeg ved godt, du er hæmmet af din umodenhed, men jeg tilgiver dig.
Bak, olgunlaşmamış biri olduğunu biliyorum ve seni affediyorum.Megértem, hogy érzelmileg éretlen vagy. Nem tehetsz róla.
Bak, olgunlaşmamış biri olduğunu biliyorum ve seni affediyorum.Mira, entiendo que te incapacite una inmadurez natural. Te perdono.
Bak, olgunlaşmamış biri olduğunu biliyorum ve seni affediyorum.Odkar je mama šla. Pojdi. Razumem te.
Bak, olgunlaşmamış biri olduğunu biliyorum ve seni affediyorum.- Pilih saja ? Aku tahu kelemahanmu adalah tidak matang, dan aku memaafkanmu.
Bak, olgunlaşmamış biri olduğunu biliyorum ve seni affediyorum.Sei que estás em desvantagem devido a uma imaturidade natural. Eu perdoo-te.
Bak, olgunlaşmamış biri olduğunu biliyorum ve seni affediyorum.Słuchaj, rozumiem, że jesteś dotknięty wrodzoną niedojrzałością i wybaczam ci to.
Bak, olgunlaşmamış biri olduğunu biliyorum ve seni affediyorum.Such dir was aus. Du Kindskopf kommst da schwer mit. Soweit verzeihe ich dir.
Bak, olgunlaşmamış biri olduğunu biliyorum ve seni affediyorum.Tiedän, että olet epäkypsä etkä voi sille mitään. Saat sen anteeksi.
Bak, olgunlaşmamış biri olduğunu biliyorum ve seni affediyorum.Ton immaturité naturelle t'handicape. Je te pardonne.
Bak, olgunlaşmamış biri olduğunu biliyorum ve seni affediyorum.Vyber si. Vím, je to hrůza, když jsi dítě. Odpouštím ti.
Bak, olgunlaşmamış biri olduğunu biliyorum ve seni affediyorum.Καταλαβαίνω ότι πάσχεις από φυσική ανωριμότητα.
Bak, olgunlaşmamış biri olduğunu biliyorum ve seni affediyorum.Разбирам, пречи ти вродената незрялост. Прощавам ти.
Bak, olgunlaşmamış biri olduğunu biliyorum ve seni affediyorum.Разбирам, пречи ти вродената незрялост. Прощавам ти.
Bak, olgunlaşmamış biri olduğunu biliyorum ve seni affediyorum.,אמרתי לה איך להשתמש בזה .לא הראיתי לה
Bak, olgunlaşmamış biri olduğunu biliyorum ve seni affediyorum.أنظر أعرف بأنك مريض بعدم النضج الطبيعى وأسامحك على هذا
Ben o kadar da mutheşem, olgun biri değilim.Aku bukan orang yang sehebat itu.
Ben o kadar da mutheşem, olgun biri değilim.Ich bin nicht so eine großzügige Person.
Ben o kadar da mutheşem, olgun biri değilim.Ik ben niet zo'n geweldige persoon.
Ben o kadar da mutheşem, olgun biri değilim.JAg är inte en så bra person.
Ben o kadar da mutheşem, olgun biri değilim.Je ne suis pas une personne si géniale.
Ben o kadar da mutheşem, olgun biri değilim.Nie jestem taką wspaniałą osobą.
Ben o kadar da mutheşem, olgun biri değilim.Nisem ravno izjemen človek.
Ben o kadar da mutheşem, olgun biri değilim.Non sono una persona così magnanima.
Ben o kadar da mutheşem, olgun biri değilim.Nu sunt o persoana chiar atat de importanta
Ben o kadar da mutheşem, olgun biri değilim.Tôi chẳng phải là một người tốt thế đâu.
Ben o kadar da mutheşem, olgun biri değilim.Δεν είμαι τόσο σπουδαίος άνθρωπος.
Ben o kadar da mutheşem, olgun biri değilim.Я не такой хороший человек.
Ben o kadar da mutheşem, olgun biri değilim..אני לא איש כזה נהדר
Ben o kadar da mutheşem, olgun biri değilim.أنا لستُ ذلك الشخص العظيم
Ben o kadar da mutheşem, olgun biri değilim.公私の区別なんて 出来ない
• bir Avrupa resmi oluşturmak, olgunun ve tepkilerin durumunu ve gelişimini analiz etmek için kullanılırlar;Capítulo 5: Funcionamiento de un observatorio nacional de drogas: informes y divulgación
• bir Avrupa resmi oluşturmak, olgunun ve tepkilerin durumunu ve gelişimini analiz etmek için kullanılırlar;В случае инициативного подхода может понадобиться дополнительная информация, которую определяет ННЦН.
Bir fikir 2, 3 veya bazen 10 ya da 20 yıl olgunlaşmadan başarılı veya kullanışlı olamayabilir.عادة ما تستهلك من عام إلى عامين وفي بعض الاحيان تحتاج اكثر من 20 عام لكي تصبح كذلك
bir üniversite veya meslek yüksek okulu eğitimini tamamlamak için girmiş olduğunuz olgunluk sınavı.attestation d'une dissertation de fin d'études réalisée en finnois ou en suédois.
bir üniversite veya meslek yüksek okulu eğitimini tamamlamak için girmiş olduğunuz olgunluk sınavı.在大学修读的官方芬兰语或官方瑞典语课程的证明 用芬兰语或瑞典语完成的大学毕业考试或职业技术学院毕业考试证明。
Böyle bir disiplin, bu medyadan olgun bir şekilde faydalanılması için şart.A to je ten druh disciplíny, který je zapotřebí pro uvědomělé používání tohoto média.
Böyle bir disiplin, bu medyadan olgun bir şekilde faydalanılması için şart.Dan itulah sebuah jenis disiplin yang dibutuhkan untuk membuat penggunaan media ini secara amat dewasa.
Böyle bir disiplin, bu medyadan olgun bir şekilde faydalanılması için şart.Das ist die Art von Disziplin welche man braucht um dieses Medium emanzipiert zu benutzen.
Böyle bir disiplin, bu medyadan olgun bir şekilde faydalanılması için şart.Dat is het soort discipline... dat nodig is voor echt volwassen gebruik... van dit medium.
Böyle bir disiplin, bu medyadan olgun bir şekilde faydalanılması için şart.É esse o tipo de disciplina necessário para utilizar as redes sociais de maneira madura.
Böyle bir disiplin, bu medyadan olgun bir şekilde faydalanılması için şart.E questo tipo di atteggiamento porta a un utilizzo più responsabile di questi media.
Böyle bir disiplin, bu medyadan olgun bir şekilde faydalanılması için şart.És ez a fajta fegyelem az, amire szükség van e médium érett használatához.
Böyle bir disiplin, bu medyadan olgun bir şekilde faydalanılması için şart.Et c'est le genre de discipline qu'il convient de s'imposer pour utiliser ces médias avec une réelle maturité.
Böyle bir disiplin, bu medyadan olgun bir şekilde faydalanılması için şart.미디어를 정말로 성숙하게 사용하기 위한 필수요소입니다. 미디어, 우리가 과거에 알고 있는 미디어 지형은
Böyle bir disiplin, bu medyadan olgun bir şekilde faydalanılması için şart.Oto rodzaj dyscypliny, którego potrzeba, jeśli chce się używać mediów w sposób dojrzały.