Kafasındaki fikirler tam olgunluğa erişmeden onları yayımlamak istemezdi.גדל לא אהב להביע את דעותיו אם לא הייתה לו הוכחה להן.
Bu olgunun kökeni açıkça anlaşılmış değildir.סיבותיה של ירידה זו אינן ברורות די הצורך.
Watson için, filmin tabiatının büyük kısmı üç ana karakterin arasındaki gerilimi olgunluğuyla yatıştırmasıdır.За Уотсън, голяма част от хумора във филма се ражда от напрежението между трите главни герои.
34 yaşında nispeten olgun bir yaşta, 1929 yılına kadar doktora çalışmalarını tamamlayamadı.Той не завършва докторантурата си до 1929 г. на сравнително зряла възраст 34 години.
'B' kısaltması, kuşlarda bu hücrelerin olgunlaştığı organ olan Bursa Fabricius'tan gelmektedir.Съкращението „B“, в B клетки, идва от бурса на Фабриции, кръвотворен орган при птиците, където те съзряват.
Yaz turpları hızla olgunlaşır.Напролет бързо се възстановява.
Bu oranlar, üzümün olgunluğuna, sağlamlığına ve hava şartlarına göre değişiklik gösterebilir.Изменят се по род (мъжки и женски), число (единствено и множествено) и падеж (пряк и косвен).
Ancak çevresel koşullar, olgunlaşmayı hızlandırabilir ya da yavaşlatabilir.Политиката съответно може да ускори или напротив, да забави развитието на дадено общество.
Üreme olgunluğuna 1,5 yılda ulaşırlar.Достига полова зрялост на 1,5 години.
( Olgun kişi, meziyetlerini parıldar hale getirir. )Американките, ще те побъркат.)
Altı ay kadar anneleri tarafından bakılan yavrular bir yaşında cinsel olgunluğa erişir.Раждат едно до шест малки, които на шестмесечна възраст до година стават полово зрели.
Buna en iyi örnek Madonna’nın “olgunlaşma çağından” olan albümü “Ray of Light 1998” dir.„The Power of Good-Bye“ е името на песен на Мадона от албума „Ray of Light“ от 1998.
Eylül'de olgunlaşır.Узряват през септември.
Bu durum, Joyce'un kitabı çocukluk, ilk gençlik ve olgunluk şeklinde üç bölümde kurgulamasıyla uyumludur.Това е в съответствие с тройното разделяне на колекцията на Джойс от детство, юношество и зрелост.
Meyve 2 yılda olgunlaşır.Плодовете на цера узряват за две години.
Bir yaşına vardıklarında çiftleşme olgunluğa ulaşırlar.На 2-годишна възраст те ще могат да се размножават.
Ahtapotlar kısa yaşar, hızlı büyür ve erken olgunlaşır.Малките се хранят интензивно и растат много бързо.
Çünkü olgunlaşma döneminde böcekler incir meyvelerini tercih etmektedir.Пред възрастните насекоми предпочита техните яйца.
Yavru yarım sene kesenin içinde kalır ve 2 - 3 yaşlarında üreyebilecek olgunluğa ulaşır.Женската ражда до шест малки годишно, като размножителният цикъл може да отнеме до 2 – 3 години.
İnsan-ı kamil: Dünya insanının ruhsal gelişim sonucunda erişebileceği en olgun mertebedir.Дългове към жените: Това може би е най-известният аспект на кавалерството.
Bu sırada krizalit içinde kelebek olgunlaşır.По това време кобилата трябва да бъде оплодена.
Bir buçuk iki yaşında da cinsel olgunluğa erişilir.На 1,5 – 2 години стават полово зрели.
Bu yapıtlar şairin romantik duyarlılığını olgunlaştırmıştır.Ovime je omogućena veća sloboda povezivanja pjesnika sa svojim emocionalnim korijenima.
Krema olgunlaşması için yaklaşık 20 saat bekletildikten sonra Tereyağı makinelerine aktarılır.Nakon 20 dana, gusjenice izrastu te su spremne za metarmofozu.
Penis ergenlikte olgunlaşmaya başlar.Evolucija primatâ počinje u kasnoj kredi.
Genç yaşına rağmen çok olgun biri.Unatoč svojim godinama, još uvijek izgleda jako mladoliko.
Ahtapotlar kısa yaşar, hızlı büyür ve erken olgunlaşır.Uz neke iznimke, glavonošci vrlo brzo rastu a žive kratko.
Özellikle olgunlaşmamış meyveler zararlı etkilerinin önlemesi için pişirilerek yenmektedir.Utični utor se koristi prvenstveno da se onemogući neovlašteno odvijanje vijaka.
Temmuzda meyveler olgunlaşır.Situacija se usijava u srpnju.
Finger of God etkisi bu olgunun tek sonucudur.Izvedba crkve posljedica je tog razvitka.
And kondorları cinsel olgunluğa beş ya da altı yaşından önce ulaşmaz.No, ni u tom se slučaju zahvat na izvodi prije pete ili šeste godine života.
Yaşına göre oldukça olgun, zeki ve başarılı bir kızdır.Na svoj vek je vyspelá a inteligentná.
Altı ay kadar anneleri tarafından bakılan yavrular bir yaşında cinsel olgunluğa erişir.Obaja rodičia sa starajú o svoje mláďa približne do 6 rokov, kedy dosiahne pohlavnej dospelosti.
Tohumlar Mayıs ve Haziran aylarında olgunlaşır.Semená uzrievajú v máji a júni.
15 ayda cinsel olgunluğa erişir.Pohlavne dospievajú asi po 15 mesiacoch.
Her olgunun bir hikayesi vardır.Každý zápas má svoj príbeh.
Çünkü yaptığı hareketler oldukça çılgınca ve olgunca olmayan hareketlerdir.Jeho pohyby sú pritom afektované a neprirodzené.
Erkekler de cinsel olgunluğa aynı yaşlarda erişir.V nasledujúcom roku dosahujú aj pohlavnú dospelosť.
Uygun olgunlukta hasat ediImiş meyve ve sebzeler tekniğine uygun olarak temizlenip ayıklanır ve haşlanır.Ovocie sa podľa druhu očistí a upraví.
Temmuz ayı ortalarında olgunlaşmaya başlayan meyveleri, kirazdan biraz basıkçadır.Na začiatku júla sa začala siať tráva, zakorenenie trávy trvá trochu dlhšie, ako pri položenom koberci.
Meyve olgunlaşmasını sağlar.Zapríčiňuje hnilobu plodov.
Olgunlaşmaları 2-3 yıl alır.Vývin trvá 2 – 3 roky.
Olgun Peker, bu davadan sonra Giresunspor Başkanı oldu.Automaticky sa tak prezidentom stal Pedernera ako vtedajší viceprezident.
İnsanlarda, cinsel olgunluğa ulaşma süreci "ergenlik" olarak adlandırılmaktadır.Proces akceptácie svojej menšinovej sexuálnej orientácie sa nazýva coming out.
Gövdesi yaşlandıkça olgunlaşır.Veľkosť bunky sa zväčšuje s vekom.
Cinsel olgunluğa erişmede vücut gelişiminin tamamlanması esastır.Telesná dospelosť je určená ukončením telesného rastu.
Olgunlaşmadan meyveleri yenmez.Sadež ni užiten.
Watson için, filmin tabiatının büyük kısmı üç ana karakterin arasındaki gerilimi olgunluğuyla yatıştırmasıdır.Emma Watson je dejala, da se ji je najbolj smešna pri filmu zdela napetost med tremi glavnimi junaki.
Status quo ante bellum, bir olgunun günümüzdeki durumunu belirten bir Latince deyiştir.Status quo ante bellum je latinski izraz, ki v dobesednem prevodu pomeni stanje, kakršno je bilo pred vojno.
Yüksek sıcaklıklarda olgunlaşır.Pri visokih temperaturah izparijo.
Bu olaydan sonra kendisini "daha büyümüş-olgunlaşmış" hissettiğini söylemiştir.Dejala je, da samo sebe po nesreči prepričuje, naj »odraste«.
Palamutları bir yılda olgunlaşır.Odraslost dosežejo po enem letu.
Fakat tam olgunluğa 5 yaşında erişir.V naravi vrsta doseže starost petih let.
Metnin anlamı dil ve olgunun etkileşimi içinde oluşur.Posredovanje pomena je namen in funkcija jezika.
Bununla birlikte etiol fideler ışıklandırıldığı zaman ancak etioplastlar kloroplastlara olgunlaşabilir.Po izpostavljenju svetlobi se etioplasti končno diferencirajo v kloroplaste.
Meyve olgunlaştığında çatlayarak kayık biçiminde üç parçaya ayrılır ve içindeki tohumları çevreye saçar.Ko se razcepi v tri dele, plod iz nje izpade.
Orta mevsimde olgunlaşır.V srednji dobi bodi pravičen.
Gövdesi yaşlandıkça olgunlaşır.S starostjo se vakuola veča.
Torunu Assurbanipal onun sarayındaki oyuk bir duvarın üzerine olgun bahçe resmetmiştir.Njegov vnuk Asurbanipal je naslikal zrel vrt na dodelani stenski plošči v svoji palači.
Sonbaharda olgunlaşır.Cvetje v jeseni.