Ana içeriğe geç
Sözlük

olgun ile cümle

olgun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu elmalar olgunlaşmış.林檎はこれに弱い。
Olgun tohumlar % 7-10% arası gamma linolenik asit içerir.完熟種子にはガンマリノレン酸および必須脂肪酸が約7-10%含まれている。
Dişiler cinsel olgunluğa 10 yılda, erkeklerde 12 yılda erişir.雌は10年、雄は12年でそれぞれ性成熟する。
Olgun erkeklerden hoşlanan bir yapıya sahip.調子がよく、大人に好かれるタイプ。
Cinsel olgunluğa 3 ila 4 yılda erişilir.性成熟には3-4年を要する。
Bu olgunun kökeni açıkça anlaşılmış değildir.このあたりの経緯は明瞭ではない。
Göreceli olarak daha olgunlaşmamışken daha yumuşaktır.「わたしより小柄なのに信じられないくらい速く走るのです。
Şişelendikten sonra ise aylar süren bir olgunlaştırma dönemi başlar.発売日は、1箇月前(前の月の同じ日)の駅窓口営業開始からである。
Ayrıca Şanıvar Olgun eski eşidir.大蔵卿は元の如し。
Meyveleri sonbaharda olgunlaşır.果実は秋に成熟する。
Makam sahibi olmak; ruhsal bakımdan belli bir olgunluk aşamasına ulaşmış olmaktır.憑依体質で、ふとしたきっかけで霊に取り憑かれてしまうことがある。
Mürekkep meyve, küçük ve küre biçiminde olup olgunlaşınca yeşil ve maviye dönüşür.黄色と青の絵の具はそのまま混ぜれば緑色になる。
Çünkü yaptığı hareketler oldukça çılgınca ve olgunca olmayan hareketlerdir.やる事なすことが全くのデタラメで、非常にわがままな気質を持つ。
Olgunluktan hemen önce, Guarana salkımının garip bir görünümü vardır.オープンスペース内には、外観が奇抜な堂島薬師堂がある。
Bir buçuk iki yaşında da cinsel olgunluğa erişilir.生後2年半で性成熟する。
Genellikle ham meyve ve sebze iyice olgunlaşmışından daha çok askorbik asit içerir.ヘビイチゴに比べて一般的に葉や果実は大きい。
Her grubun başında olgun bir erkek yunus bulunur.男性主人公はどこにでもいる普通の少年。
Bir yılda üreyebilecek kadar olgunluğa ulaşırlar.1年間かけて熟成させるケースもある。
'B' kısaltması, kuşlarda bu hücrelerin olgunlaştığı organ olan Bursa Fabricius'tan gelmektedir.B细胞中的这个缩写B来自于鸟类B细胞分化成熟的器官——法氏囊(Bursa of Fabricius)。
Ancak dayanıklı, iri ve erken olgunlaşması nedeniyle tercih edilir.故即位之初,不遑寧處,揚威朔裔,掃定赫連。
Herkes bu olgunun ne olduğunu biliyor.谁都明白是怎么一回事。
Genç yaşına rağmen çok olgun biri.他雖然比較年輕,靈性卻十分成熟。
Ağustosta olgunlaşır.8月康復。
( Olgun kişi, iyiyi gözlemleyerek onun peşinden gider, kötüyü gözlemleyerek düzeltmeye çalışır. )追我前兮不逮,懷後來兮何處,屢回顧。
Yavrular, 45 gün civarında olgunlaşırlar.雛鳥大約要過45天才會成熟。
Kah ağlaya, kah güle bir olgun gönül oldum.於是,他請聖本篤為他祈禱,結果神奇地獲得痊癒。
4 yaşında üreme olgunluğuna erişir.4岁时可以开始繁殖。
Yapılan moleküler biyolojik analizler bu olgunun doğruluğunu güçlendirmektedir.分子生物学研究证明这个处理是正确的。
Bir yılda üreyebilecek kadar olgunluğa ulaşırlar.先设一筹办处,一年以内办成。
Hastalar, sosyal ortamlarda sıkıntı duyduklarından pasif, olgunlaşmamış, asosyal tipte görülebilirler.患者可能會抱怨,他們眼中看到的事物缺乏生動性和感情性色彩。
Olgunlaşma, mayoz bölünmeden ibarettir.纵弛不绳,犹曰无人。
Şişelendikten sonra ise aylar süren bir olgunlaştırma dönemi başlar.創造這個時代的傳奇—承先啟後,多元開展。
Çiçek açmasından birkaç hafta sonra olgunlaşır.잎은 꽃이 시들고 몇 주 뒤 떨어진다.
Kah ağlaya, kah güle bir olgun gönül oldum.그것을 노리고 권위(權威) 건축에 단청을 화려하게 하였다.
Yaşadıkları her acı deneyim onları biraz daha olgunlaştırır.그들 전체 경험의 어떤 부분이라도 어떤 생각을 강화할 수 있다.
Sekiz ay civarında cinsel olgunluğa ulaşırlar.약 8개월 동안 단란한 생활을 하게 된다.
Stan, dörtlüdeki en "normal" çocuktur, çoğunlukla dürüsttür, yaşına göre olgundur ve mantıklıdır.스탠은 모든 아이들 중에서 가장 정상으로 논할 수 있고, 대체로 정직하며, 또래에 비해서 성숙하고, 선의가 있다.
Kökte olgunlaşmak, yanmak gibi anlamları vardır.협소한 지형이 마치 불꽃 모양이다.
Çünkü olgunlaşma döneminde böcekler incir meyvelerini tercih etmektedir.이른 봄에 나는 새순에 영양이 풍부하므로 새싹을 더 좋아한다.
Martılarda alışıldığı üzere olgunluğa ulaşması iki yıl sürer.선박 수주에서 인도까지 보통 2년 정도의 긴 시간이 걸린다.
Hem erkek hem dişi bir yaşında cinsel olgunluğa erişir.수컷과 암컷은 생후 2년이면 성적으로 성숙해진다.
Torunu Assurbanipal onun sarayındaki oyuk bir duvarın üzerine olgun bahçe resmetmiştir.그들은 벽으로 막힌 정원에 있는 마법의 사과를 가지러 떠났다.
Yavrular 30-45 gün boyunca emzirilir ve 8-12 ay sonra kendileri üreyebilecek olgunluğa ulaşırlar.새끼들은 30일에서 45일 후에 어미 젖을 때며, 8~12개월 후에는 성적으로 성숙해진다.
Bugün Québec olgun bir sinema geleneğine sahiptir.쿠웨이트는 자생적인 극장 전통으로 잘 알려져 있다.
Alyuvarların olgunlaşmasında da gereklidir.후각은 연어의 귀소에도 필수적이다.
Bütün bunlar iki olgun kahramanın gözünden aktarılır.이 소설은 두 형제의 관점에서 묘사되고 있다.
Olgunlaştıkça meyvesi tatlılaşır.시련이 클수록 꽃은 화려하다.
Cinsel olgunluğa üç yaşında ulaşır ve 28 yıl kadar yaşayabilir.הוא מגיע לבגרות מינית בגיל 3 שנים, ועשוי לחיות כ-28 שנים.
Ağustosta olgunlaşır.מסוכסך עם אוגוסט.
Watson için, filmin tabiatının büyük kısmı üç ana karakterin arasındaki gerilimi olgunluğuyla yatıştırmasıdır.עבור אמה ווטסון, רוב ההומור של הסרט נבע מהמתח בין שלוש הדמויות המובילות ככל שהם התבגרו.
Bu nedenle yeni tankların, içine balık konmadan önce "olgunlaşması" gerekir.לכן, מיכלים חדשים צריך להתבסס לפני שמתחילים לאכלס אותם עם דגים.
Bu mücadele sırasında Gandi'nin fikirleri şekillendi ve Satyagraha kavramı olgunlaştı.במהלך מאבק זה התעצבו רעיונותיו של גנדי והבשיל גם מושג הסאטיאגרהא.
Ahtapotlar kısa yaşar, hızlı büyür ve erken olgunlaşır.הם בעלי אוזניים זקופות יותר ומתבגרים מהר יותר.
RNaz P, öncül tRNA'ların 5' lider bölgelerindeki dizi elemanlarını keserek olgun tRNA'ların oluşmasını sağlar.RNAse P הוא ריבוזים שאחראי על חיתוך קצה 5' של precursor-tRNA ומוביל ליצירת tRNA בוגר.
( Olgun kişi, meziyetlerini parıldar hale getirir. )(אדון שהכול בו - כל מקצועות התורה).
Mısır uygarlığı daha o zaman olgundu.לרגע נדמה היה שהתרבות האצטקית עדיין יכולה לשרוד.
Palamutları bir yılda olgunlaşır.הפנטגון שופץ בתוך כשנה.
Zamanla ses bariyeri kırıldı, çoğu subsonik ve düşük süpersonik aerodinamik bilgileri olgunlaştı.עם זאת, Dark Sector שופץ, ורוב אלמנטי המדע הבדיוני הושלכו.
Bir demecinde:"Gergindim, içki içiyordum ve olgun değildim.הכיתוב: "הייתי צמאה באופן בלתי נסבל.
Tohumlar Temmuz-Ağustos aylarında olgunlaşır.אלו מפסיקות לצמוח בחודש יולי.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod