Palamut meşesinin meyveleri iki senede bir olgunlaşır.Замочити плоди амли у воді на 2 години.
Bu olgunun çağdaş yansıması Sağlık Ocağıdır.Сучасний вигляд замку є результатом цієї реконструкції.
Bu olgunun öngördüğü üzere başkaları hakkındaki algılarımız da eninde sonunda doğru çıkacaktır.Відповідно завдання, які будуть перед нами стояти, я думаю, будуть зовсім інші. ...
Olgun meyveleri mavi-siyah dumanlıdır.Плоди — синьо-чорні ягоди.
Düğün hazırlığının başında güveyi ve gelin güvendikleri olgun birer arkadaşlarını sağdıç olarak seçerler.У чистоту та безневинність дітей спочатку вірить і старий священик, який приймає у них сповіді.
Çünkü o yani Sarah mücadeleler de olgunlaşır.Таким чином, як гадає Сара, — битву за майбутнє людства було виграно.
Olgunluğu sürecinde biyolojik babasına hiç rastlamamıştır.Крім того, він заявляє, що ніколи не зустрічав свого біологічного батька.
Olgunlaşmış kozalağının pulları dağılmaz.Вагітним самицям роги не обрізають.
Figürler, gençliği, olgunluğu ve yaşlılığı temsil etmektedir.Персонажі роз'єднані, як роз'єднані і дитинство, молодість і старість.
Her olgunun bir hikayesi vardır.У кожного з них своя історія».
Kozalak ise 26 ayda olgunlaşmaktadır.Статева зрілість досягається приблизно в 26 місяців.
Bu elma henüz olgunlaşmamış.Яблуко ще не стигле.
Ancak dayanıklı, iri ve erken olgunlaşması nedeniyle tercih edilir.Z počátku spojovala pouze Žalý (Krkonoše) a Horní Mísečky.
3. yılında olgunluğa ulaşıyorlar.Dospívají ve třetím roce.
Govinda, olgunluğunu tamamlamıştır ve hala aramaktadır.Gwenda však už zašla příliš daleko a chce zjistit pravdu.
Sekiz ay civarında cinsel olgunluğa ulaşırlar.Pohlavní dospělosti dosahují po 8 měsících.
Eylül'de olgunlaşır.Zraje v září.
Ekimde olgunlaşır.Zraje v říjnu.
Bu öncül hücreler, farklılaşmış olgun hücreye dönüşmeden önce birkaç bölünme döngüsüne girebilir.Prekurzorová buňka může před trvalou změnou v zralou dospělou buňku, podstoupit několik procesů dělení.
Erkekler cinsel olgunluğa ulaştıklarında gruptan ayrılır.Pokud jde o samce, po dosažení pohlavní dospělosti opouští skupinu.
Sasuke daha büyüyüp olgunlaşmış ve çok daha güçlü olmuştur.Debbi se vrací drsnější a uvěřitelnější .
Dişiler 10 yaşına geldiğinde olgunlaşırlar ve her 5-7 senede bir doğum yaparlar.Samice nosí a vychovávají mláďata asi pět let a mohou rodit každých pět až šest let.
Altı ay kadar anneleri tarafından bakılan yavrular bir yaşında cinsel olgunluğa erişir.Oba rodiče pečují o své mládě přibližně do 6 let, kdy dosáhne pohlavní dospělosti.
Olgun insan olgun insan Sırrına sadıktır gizler.Jenomže bývalý sirotčinec skrývá tajemství....
15 ayda cinsel olgunluğa erişir.Pohlavně dospívají v 15 měsících.
Gövdesi yaşlandıkça olgunlaşır.Neleká mne jen, že tělo zestárlo.
Tozlanmadan sonra meyve genelde 30-35 günde olgunlaşır.Plody se po odkvětu vyvíjí 30 až 50 dní.
2 - 4 yaşalarında cinsel olgunluğa erişirler, bu zamanki boyları yaklaşık 24 cm boya denk gelmektedir.Za 2 až 3 roky dosáhnou pohlavní dospělosti, v tuto dobu samice měří asi 75 cm.
Sonbaharda olgunlaşır.Kvetou na podzim.
Üreme olgunluğuna 1,5 yılda ulaşırlar.Dospívají v 1,5 roce života.
Palamutlar çok acıdır ve 18 ayda olgunlaşır.Stopka bývá zakřivená a dozrávají během 18 měsíců.
Yaşına göre oldukça olgun, zeki ve başarılı bir kızdır.Na svůj věk se jeví velmi profesionálně a zkušeně.
Bu yüzden Catwoman tehlikelidir—erkek çocukların hazır olmadığı bir olgunluğu temsil eder.Jaud - vampýr, který vzniká z nedonošeného dítěte.
Nisan ayında çiçek açar, meyvesi sonbaharda olgunlaşır.Kvetou od dubna, plody dozrávají na podzim.
Fazla olgunlaşırsa veya güneşte kurutulursa kızarır.Při nadměrné zálivce, nebo při přezimování ve vlhké půdě, hnije.
Sanatının olgunluk çağında New York ve Chicago’ya gitti.Dokázal rychle realizovat svůj umělecký potenciál, působil v New Yorku a Chicagu.
2006 yapımı bir Olgun Arun filmi.Jedná se o španělský historický film z roku 2006.
Liçi meyvesi, çiçek açmasından yaklaşık 100 gün sonra, Temmuz - Ekim ayları arasında olgunlaşır.Ovoce zraje od července do října, dozraje asi 100 dnů poté, co strom kvetl.
Olgun Kadına Övgü 1996 yılında yönetmen Manuel Lombardero'nun yönettiği Kanada filmidir.Jde o debutový film kanadské režisérky Mary Harron z roku 1996.
Fotoelektrik teorisinin eksiksiz bir tanımı kuantum mekaniğinin olgunlaşmasından sonra gerçekleşmiştir.Fotoelektrický jev mohl být úplně vysvětlený až po dozrání kvantové mechaniky.
Palamutlar tatlı veya hafif acı tadında, 6 ayda olgunlaşır ve iç yüzü tüysüzdür.Jejich čnělky jsou krátké; žaludy zrají 6 měsíců, jsou sladké nebo trochu hořké, uvnitř číšky žaludu lysé.
Bir yaşına vardıklarında çiftleşme olgunluğa ulaşırlar.Když dospěje do určitého stadia vývoje, dojde k porodu.
Bu hem fiziksel hem de psikolojik şartların olgunlaşmasına bağlanmıştır.Trebuie să fie pregătiți sa treacă unele provocări fizice cât și psihice.
Yaşadıkları her acı deneyim onları biraz daha olgunlaştırır.Încercările prin care au trecut i-au făcut mai puternici.
Olgunluk sınavını Louis-le-Grand Lisesi'nde verdi.Și-a făcut o parte din studii la liceul Louis-le-Grand de la Paris.
Olgunluğa eriştiğinde de, Washington Square Park'ta diğer satraç severler ile oynadı.Ca și adult, deseori a jucat împotriva altor împătimiți ai jocului în Washington Square Park.
Yaz turpları hızla olgunlaşır.Viespea poate deveni foarte agresivă la sfârșitul verii.
Her olgunun bir hikayesi vardır.Reținem că fiecare femeie din speța noastră are o poveste ce ne întristează.
( Olgun kişi şanssızlığın doğasını izleyerek kendini hazırlar. )(Doctorii i-au ascuns natura bolii.)
Bu sendrom en çok olgun yaşta ortaya çıkmaktadır (sosyal görevleri olduğu andan itibaren).Istoria Ilustrată a Orașului Târgu Ocna (din cele mai vechi timpuri până astăzi).
Olgunlaştığında kahverengimsi sarı bir renk almaktadır.Din cauza latexului se colorează și ea repede galbenă.
Erken olgunlaşmış bir çocuk olduğu söylenir.Se mai menționează faptul că a avut un fiu adult.
Cinsel olgunluğa üç yaşında ulaşır ve 28 yıl kadar yaşayabilir.În captivitate pot trăi până la 34 de ani.
Bu erikler olgun.Aceste prune sunt coapte.
Tom olgun.Tom este matur.
Her iki olayda da üç evre görülür ; çoğalma, büyüme ve olgunlaşma.SU(2) esetén hármat, SU(3) esetén nyolcat, általában SU(n) esetén n²-1-et.
Biz olgun olduğumuzu ispatladık.Biz Punk rock grubu değil New Wave grubuyuz" dedi.Mi nem punk rock együttes vagyunk, hanem new wave.”
Palamutları bir yılda olgunlaşır.A magvak egy év alatt megérnek.
Genç kuşların olgunlaşması 4 yılı alır.A fiatal madár négyéves korára lesz ivarérett.
Fotoelektrik teorisinin eksiksiz bir tanımı kuantum mekaniğinin olgunlaşmasından sonra gerçekleşmiştir.A fényelektromos jelenségről teljes képet csak a kvantummechanika kidolgozása után kaptunk.