Ana içeriğe geç
Sözlük

olgun ile cümle

olgun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Status quo ante bellum, bir olgunun günümüzdeki durumunu belirten bir Latince deyiştir.Status quo ante bellum latin kifejezés.
Her olgunun bir hikayesi vardır.Minden szörnynek van egy története.
Cinsel olgunluk, bir canlının üreme yetisini kazandığı yaş ya da döneme verilen addır.A nemi érettség az a kor vagy állapot, melynek elérésével egy élőlény képessé válik a szaporodásra.
Narezuşi (olgun suşi) mayalanmış, geleneksel tarzda bir suşi’dir.A narezusi (熟れ寿司, 'érett szusi') a hagyományos erjesztett szusi.
Üreme olgunluğuna dişiler 1,5 , erkekler 2,5 yılda ulaşır.Az ivarérettséget a nőstények 1,5, a hímek 2,5 éves korukban érik el.
Kırmızımsı menekşe renkli kozalaklar 5-7 ay sonunda olgunlaşır.A fiatal toboz vöröses, 5-7 hónap után világos barnává válik.
Eşeysel olgunluğa çok geç ulaşırlar.Viszonylag későn fordul termőre.
Erkekler ancak bir yıl sonra üreyebilir bir olgunluğa ulaşır.A fiú egy év múlva még mindig nehezen viseli a történteket.
Ahtapotlar kısa yaşar, hızlı büyür ve erken olgunlaşır.Csibék hamar nőnek, izgágák, korán ivarérettek.
Eylül'de olgunlaşır.Szeptemberben virágzik.
Bu dönemden sonra müziğinde de olgunluk dönemine geçer.Talán emiatt is állandóan zenét hallgat az iPodján.
Bir yılda üreyebilecek kadar olgunluğa ulaşırlar.A munkálatok egy évig is eltartanak, mire be tudják fejezni.
Osteosit, osteoblast hücrelerinin olgunlaşması sonucunda oluşur.Az osteoporosis kialakulása a test öregedésének a következménye.
Üreme olgunluğuna minimum 1-1,5 yaşlarında ulaşırlar.Az ivarérettséget 1-1,5 éves korukban érik el.
Yaz sonuyla sonbaharın başında olgunlaşır.Tavasz végén, nyár elején virágzik.
Cinsel olgunluğa erişmede vücut gelişiminin tamamlanması esastır.Hatásának kialakulásához szexuális ingerlésre van szükség.
Retikülositoz, retikülositlerin (olgunlaşmamış alyuvarlar) artışı durumuna verilen isimdir.A Tiktaalik név a menyhal (Lota lota) Inuktitut neve.
( Olgun kişi, meziyetlerini parıldar hale getirir. )(Szégyellje magát, aki rosszat gondol.)
Ökaryotlarda ise transkript bir takım işlemlerden geçtikten sonra olgun mRNA olur.Gondoljunk a folyamatra, amint egy makkból tölgyfa lesz.
4 yaşında üreme olgunluğuna erişir.4 évesen jön el az ivarérettség.
Sonbaharda olgunlaşır.Ősszel megsárgulnak.
Vintage şarapları ise en az 20 sene fıçıda olgunlaşmak zorundadır.A jó évjáratú borokat akár több mint 10 évig is tárolhatják a pincékben.
15 ayda cinsel olgunluğa erişir.Az ivarérettséget 15 hónapos korában éri el.
Olgunlaşmayı temsil eder.A termékenységet jelképezi.
Müzikal tiyatro grubu Sångens makt, yeni olgunlaşan opera topluluğunun çekirdeğini oluşturdu.Musiikkiteatteriryhmä Sångens makt muodosti vastaperustetun oopperakokonaisuuden ytimen.
Her olgunun bir hikayesi vardır.Kummallekin on oma tarinansa.
Erkekler cinsel olgunluğa ulaştıklarında gruptan ayrılır.Ihmiset saavuttavat sukukypsyyden murrosiässä.
Vintage şarapları ise en az 20 sene fıçıda olgunlaşmak zorundadır.Vuosikertaviinejä on kypsytetty tammitynnyreissä vähintään 20 vuotta.
Dişiler olgunluğa 7 yaşında ulaşır.Naaraat saavuttavat sukukypsyyden 7 vuoden ikäisenä.
Bütün macera boyunca Jason, Rakyat halkının saygı duyduğu olgun bir savaşçıya dönüşür.Vähitellen aluksi pelokkaasta Jasonista kypsyy pelottava soturi, jota kunnioitetaan Rakyatissa.
Olgunluğu sürecinde biyolojik babasına hiç rastlamamıştır.Hän ei ole koskaan tavannut biologisia vanhempiaan.
Tohum 2 yılda olgunlaşır.Tammenterhot kypsyvät kahdessa vuodessa.
Büyük karıncayiyenler 2,5 ila 4 yaş arasında cinsel olgunluğa erişirler.Sateenkaariboat tulevat sukukypsiksi 2,5–4 vuoden ikäisinä.
Tohumlar Eylül-Ekim aylarında olgunlaşır.Siemenet kypsyvät elo–syyskuussa.
Cinsel olgunluğa 2 yılda erişir.Työaikarikkomus vanhentuu kahdessa vuodessa.
Meyveleri sonbaharda olgunlaşır.Hedelmät kypsyvät myöhään syksyllä.
Tohum 2 yılda olgunlaşır.Τα κουκουνάρια ωριμάζουν σε δύο χρόνια.
Bunun sonucu olarak geçmişteki bir olgunun gelecekte birebir tekrarlanmayacağı düşünülür.Αυτό δεν αποτελεί ένδειξη ότι ένα τέτοιο ταξίδι μπορεί να επαναληφθεί στο μέλλον.
Eşeysel olgunluğa 10 yaşlarında ulaşırlar.Όμως χάνουν την επικράτεια τους την ηλικία των 10 ετών.
Yaşadıkları her acı deneyim onları biraz daha olgunlaştırır.Οι ανοιχτές εκτάσεις όπου ζουν τα έκαναν πιο τρωτά.
Yaz sonuyla sonbaharın başında olgunlaşır.Το ακμαίο γίνεται ορατό κατά την αρχή του καλοκαιριού.
Meyveleri sonbaharda olgunlaşır.Οι καραβίδες αναπαράγονται το φθινόπωρο.
Sucul böceklerdir ve olgunlaşma süreleri tatlısularda bir yıl sürer.Σε παιδιά και εφήβους η διάρκεια πρέπει να είναι τουλάχιστον ένας χρόνος.
Eylül'de olgunlaşır.Λανσάρεται τον Σεπτέμβριο.
Bu sırada krizalit içinde kelebek olgunlaşır.Αυτή τη φορά εμφανίζεται να αρμέγει μια αγελάδα.
Hem erkek hem dişi bir yaşında cinsel olgunluğa erişir.Ωριμάζουν σεξουαλικά σε ηλικία ενός έτους.
( Olgun kişi, insanları topluma yararlılık konusunda heveslendirerek, iyi çalışmalarını sağlar. )(Αυτός που θέλει να σώσει τον λαό πρέπει να σκέφτεται ηρωικά).
Meyveleri, çiçeklenme döneminden 4-5 ay sonra olgunlaşır ve hasat edilebilir.Τα φυτά χρειάζονται τρία έως τέσσερα έτη για να φτάσουν στην ανθοφορία μετά από μια πυρκαγιά.
Biz olgun olduğumuzu ispatladık.Biz Punk rock grubu değil New Wave grubuyuz" dedi.Vi er ikke et punkrockband, vi er et new wave-band."
Olgunlaşmamış, salamura edilmiş veya pişirilmiş meyve tüketilebilir.Frugterne kan være tørre (kapsler) eller saftige (bær).
Liçi meyvesi, çiçek açmasından yaklaşık 100 gün sonra, Temmuz - Ekim ayları arasında olgunlaşır.Frugterne er modne ca. 100 dage efter blomstringen, dvs. løbende fra juli til oktober.
Olgunluğa eriştiğinde de, Washington Square Park'ta diğer satraç severler ile oynadı.Som voksen spillede han ofte skak med andre skakentusiaster i Washington Square Park .
Eylül'de olgunlaşır.Plænen i september.
Bunun sonucu olarak geçmişteki bir olgunun gelecekte birebir tekrarlanmayacağı düşünülür.Dette betyder, at intet i fremtiden kan være årsag til noget i fortiden.
Hayvan olgunlaştıkça lekeler daha yoğunlaşır ve tüm vücuda yayılır.Efterhånden som dyrene bliver ældre, kommer der flere og flere pletter og de spreder sig til hele kroppen.
Status quo ante bellum, bir olgunun günümüzdeki durumunu belirten bir Latince deyiştir.Begrebet status quo ante bellum kommer fra latin og betyder bogstaveligt talt som tingene var før krigen.
Son birkaç yılda, Ben dramatik bir şekilde olgunlaşmıştır.De sidste seks år har du kun givet mig skuffelser.
Çünkü olgunlaşma döneminde böcekler incir meyvelerini tercih etmektedir.På grund af dronelarvernes længere vækstperiode foretrækker miderne droneyngel.
Tohumlar Ağustos-Eylül aylarında olgunlaşır.Frøene modner i august-september.
Yavrular, 45 gün civarında olgunlaşırlar.Voksenfuglene forsørger dem cirka 35 dage.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod