Olgunluğu sürecinde biyolojik babasına hiç rastlamamıştır.Ele nunca conheceu seu pai biológico.
Meyve 2 yılda olgunlaşır.Inicia-se a frutificação aos dois anos.
Nisan ayında çiçek açar, meyvesi sonbaharda olgunlaşır.Floresce na Primavera e os frutos amadurecem no Outono.
Meyveleri sonbaharda olgunlaşır.Seus frutos amadurecem no outono.
Erkekler de cinsel olgunluğa aynı yaşlarda erişir.Aproximadamente na mesma idade acontece também a maturidade sexual.
Kızıl kuyruklu şahin cinsel olgunluğa iki yaşında ulaşır.A gralha-negra atinge a maturidade sexual aos dois anos de idade.
Ertuğrul adlı tablosunun ise daha olgun döneminde ve biraz daha ustaca yapıldığı görülmektedir.Está naquela fase em que se considera mais adulta e madura do que realmente é.
Tohumların olgunlaşma süreleri 1-3 yıl arasındadır.As renovações destas licenças são dentre 1 e 4 anos.
Kozalak ise 26 ayda olgunlaşmaktadır.O carrilhão é composto por 26 sinos.
Bale, Batman'in daha olgun ve daha güçlü olduğunu da belirtti.E Wendell tenta então, tornar o tio um homem mais maduro e responsável.
Yaşına göre oldukça olgun, zeki ve başarılı bir kızdır.Como o nome já diz, é uma menina inteligente e muito madura para a sua idade.
Embriyodan gelişen bu meristematik yapı ise olgun bitkide kökleri oluşturmuş olur.É a parte do embrião da semente que irá de formar em raiz.
( Olgun kişi her şeyin iyisi için çabalar. )(Tia Fanny - Ela fez o que pôde).
Billboard'dan Paul Verna, "Basit bir şekilde bugüne kadarki en olgun ve kişisel çalışması.Paul Verna, da Billboard, considerou sua coleção mais variada e criativa até hoje.
Dişi kozalakların olgunlaşma süreleri çoğunlukla bir yıl; bazılarında 2-3 yıldır.O ciclo de vida dos elaterídeos é longo: dois ou mais anos.
4 yaşında üreme olgunluğuna erişir.Começa a produzir aos quatro anos de idade.
İlk ürünler Mayıs ayının ikinci ya da üçüncü haftalarında olgunlaşır.As aulas têm início na primeira ou segunda semana de fevereiro.
Olgun tırtılların boyu 35–40 mm ye ulaşır.As traças adultas tem uma envergadura de 30-41 mm.
Olgunlaşma ve öğrenme olmadan gelişim sağlanamaz.Ecodesenvolvimento : crescer sem destruir.
Fikren olgunlaşmış bir kişidir.É o imaginário de ser adulto.
Erkekler cinsel olgunluğa ulaştıklarında gruptan ayrılır.Het mannelijke verlaat de groep wanneer ze geslachtsrijp worden.
Müzikal tiyatro grubu Sångens makt, yeni olgunlaşan opera topluluğunun çekirdeğini oluşturdu.De muziektheatergroep Sångens makt vormde de kern van het nieuw gevormde operagezelschap.
Olgun tohumlar % 7-10% arası gamma linolenik asit içerir.De zaden bevatten 7 tot 14% gamma-linoleenzuur.
Kozalak ise 26 ayda olgunlaşmaktadır.De kegels doen er 26 maand over om te volgroeien.
Bütün macera boyunca Jason, Rakyat halkının saygı duyduğu olgun bir savaşçıya dönüşür.Gedurende het avontuur verandert Jason in een angstaanjagende krijger en wordt vereerd door de Rakyat.
Büyük karıncayiyenler 2,5 ila 4 yaş arasında cinsel olgunluğa erişirler.Miereneters zijn geslachtsrijp tussen de 2,5 en 4 jaar.
Olgunluk sınavını Louis-le-Grand Lisesi'nde verdi.Hij genoot zijn studies aan het Lycée Louis-le-Grand.
Olgunlaştığında Worms ve Speyer'deki gücünün üzerinde tanınan bir kişi haline geldi.Eenmaal volwassen werd hij graaf van Speyer en Worms.
Yaz turpları hızla olgunlaşır.Zomereitjes ontluiken snel.
Üreme Tohumları olgunlaşır olgunlaşmaz ekilir.De zaden kunnen zich zonder bevruchting ontwikkelen.
Her yağmurlu dönemin ardından çiçek açar ve meyvelerinin olgunlaşması için yaklaşık 9 ay gerekir.Negen maanden na het planten gaat de plant bloeien en drie maanden later zijn de vruchten plukrijp.
Palamutları bir yılda olgunlaşır.Ze zijn volgroeid binnen een jaar.
Çiçek açmasından birkaç hafta sonra olgunlaşır.Na enkele dagen vinden ze de bloem.
Bu lezyonlar, yumurtalığın çalışmasını ve özellikle yumurtanın olgunlaşmasını kötü yönde etkiler.De eieren en met name de ontwikkeling van de embryo's zijn hierdoor goed te bestuderen.
Ağacın meyveleri olgunlaştığında baharat olarak kullanılır.De bloemen van de boom zijn, indien gekookt, ook eetbaar.
İki yıldan sonra cinsel olgunluğa erişirler.Na twee jaar zijn ze geslachtsrijp.
Erken olgunlaşmış bir çocuk olduğu söylenir.Ze bevalt later van een te vroeg geboren zoon.
Dişiler cinsel olgunluğa 8-10 yaşında, erkekler ise 10-12 yaşında ulaşırlar.De vrouwtjes zijn na 8 tot 10 jaar geslachtsrijp, de mannetjes na 8 tot 12 jaar.
Tam olarak olgunlaşmış ve çok sevilen bir karakter.”Een uiterst charmant en bekwaam man."
Herkes bu olgunun ne olduğunu biliyor.Iedereen mag nu weten wat er met mij gebeurd is.
Chomsky, sonraki yıllarda bu kuramı olgunlaştırmıştır.Inmiddels ontwikkelde Chomsky zijn theorieën in de loop der jaren steeds verder.
Örneğin kırmızı kan hücreleri (eritrosit) olgunlaşırken çekirdeklerinin aktifliği gittikçe azalır.Als het aantal rode bloedcellen is verminderd, zoals bij bloedarmoede, neemt de bezinkingssnelheid toe.
Olgun — Kurtuluş Olgun (?-?) (fl.Goedereede-Oude Wereld (vermoedelijk).
Çünkü o yani Sarah mücadeleler de olgunlaşır.In de worsteling zou ook Margaret zijn gestoken.
Olgunluk çağında Historika Hypomnemata (Tarihi Hatıralar) adlı bir yapıt (bugün kayıptır) yazdı.Het wordt heden ten dage Historisch Kenniscentrum (van de politie) genoemd.
Yaşına göre oldukça olgun, zeki ve başarılı bir kızdır.Ze is erg intelligent, ernstig en volwassen voor haar leeftijd.
Genç bireyler derinlere batarak daha hızlı olgunlaşır.Ze kunnen sneller graven dan een mens kan rennen.
Finger of God etkisi bu olgunun tek sonucudur.Alleen een deukje in zijn ego was het gevolg.
Olgunlar, Hatay ilinin Yayladağı ilçesine bağlı bir mahalledir.De Grienden kan verwijzen naar: De Grienden (Almere), wijk in Almere Haven.
Eylül'de olgunlaşır.Ze zijn rijp in september.
Bu muzlar olgun mu?Zijn deze bananen rijp?
Tom olgun.Tom is volwassen.
Tom olgun.Tom is rijp.
Allah yüceliğini ebedi kılsın; güzel huyları, olgunluğuna tanıktır.Ukazywanie przez Boga oblicza było znakiem jego łaskawości, przychylności i błogosławieństwa.
( Olgun kişi sözlerinde dikkatli, yiyip içtiklerindeyse ölçülüdür. )Kiedy Władek wypowiada słowa: "Kto pije, będzie pił.
Eylül'de olgunlaşır.Kwitnie we wrześniu.
4 yaşında üreme olgunluğuna erişir.Bilans zdrowia dziecka w wieku 4 lat.
Olgun yaşlarda ve paragöz bir adamdır.Jestem niecierpliwym chłopakiem i dojrzałym mężczyzną".
Sekiz ay civarında cinsel olgunluğa ulaşırlar.Osobniki osiągają dojrzałość płciową po około 8 miesiącach.
Dağ tapiri cinsel olgunluğa üç yaşında erişir.Zebry górskie osiągają dojrzałość płciową w wieku 5 lat.