Keşke olgunluk günlerim geri gelseydi, Tanrının çadırımı dostça koruduğu,Así fue en los días de mi vigor, cuando la amistad íntima de Dios estaba sobre mi morada
Keşke olgunluk günlerim geri gelseydi, Tanrının çadırımı dostça koruduğu,Chớ chi tôi được như lúc còn tráng kiệt, Khi tình thiệt hữu của Ðức Chúa Trời còn đoái đến trại tôi;
Keşke olgunluk günlerim geri gelseydi, Tanrının çadırımı dostça koruduğu,Chớ_chi tôi được như lúc còn tráng kiệt , Khi tình thiệt hữu của Ðức_Chúa_Trời còn đoái đến trại tôi ;
Keşke olgunluk günlerim geri gelseydi, Tanrının çadırımı dostça koruduğu,com'ero ai giorni del mio autunno, quando Dio proteggeva la mia tenda
Keşke olgunluk günlerim geri gelseydi, Tanrının çadırımı dostça koruduğu,como era nos dias do meu vigor, quando o íntimo favor de Deus estava sobre a minha tenda;
Keşke olgunluk günlerim geri gelseydi, Tanrının çadırımı dostça koruduğu,Cum nu sînt ca în zilele puterii mele, cînd Dumnezeu veghea ca un prieten peste cortul meu,
Keşke olgunluk günlerim geri gelseydi, Tanrının çadırımı dostça koruduğu,Itulah hari-hari kejayaanku, ketika keakraban Allah menaungi rumahku
Keşke olgunluk günlerim geri gelseydi, Tanrının çadırımı dostça koruduğu,Jakom był za dni młodości mojej, gdy była przytomność Boża nad przybytkiem moim;
Keşke olgunluk günlerim geri gelseydi, Tanrının çadırımı dostça koruduğu,Jako som bol za dní svojej jasene, kým bola tajná rada Božia nad mojím stánom;
Keşke olgunluk günlerim geri gelseydi, Tanrının çadırımı dostça koruduğu,Ja, vore jag såsom i min mognads dagar, då Guds huldhet vilade över min hydda,
Keşke olgunluk günlerim geri gelseydi, Tanrının çadırımı dostça koruduğu,Ja, zoals in mijn jongere jaren, toen in mijn huis de vertrouwelijke omgang met God voelbaar was,
Keşke olgunluk günlerim geri gelseydi, Tanrının çadırımı dostça koruduğu,Jospa olisin niinkuin kukoistukseni päivinä, jolloin Jumalan ystävyys oli majani yllä,
Keşke olgunluk günlerim geri gelseydi, Tanrının çadırımı dostça koruduğu,kakor sem bil v dneh zrelosti svoje, ko je bilo prijateljstvo Božje nad šatorom mojim,
Keşke olgunluk günlerim geri gelseydi, Tanrının çadırımı dostça koruduğu,나의 강장하던 날과 같이 지내었으면 그 때는 하나님의 우정이 내 장막 위에 있었으며
Keşke olgunluk günlerim geri gelseydi, Tanrının çadırımı dostça koruduğu,Que ne suis-je comme aux jours de ma vigueur, Où Dieu veillait en ami sur ma tente,
Keşke olgunluk günlerim geri gelseydi, Tanrının çadırımı dostça koruduğu,slik som jeg hadde det i min modne manndoms dager, da Guds vennskap hvilte over mitt telt,
Keşke olgunluk günlerim geri gelseydi, Tanrının çadırımı dostça koruduğu,som i mine modne År, da Guds Fortrolighed var over mit Telt,
Keşke olgunluk günlerim geri gelseydi, Tanrının çadırımı dostça koruduğu,Tak jako jsem byl za dnů mladosti své, dokudž přívětivost Boží byla v stanu mém,
Keşke olgunluk günlerim geri gelseydi, Tanrının çadırımı dostça koruduğu,wie war ich in der Reife meines Lebens, da Gottes Geheimnis über meiner Hütte war;
Keşke olgunluk günlerim geri gelseydi, Tanrının çadırımı dostça koruduğu,καθως ημην εν ταις ημεραις της ακμης μου, οτε η ευνοια του Θεου ητο επι την σκηνην μου
Keşke olgunluk günlerim geri gelseydi, Tanrının çadırımı dostça koruduğu,как был я во дни молодости моей, когда милость Божия была над шатром моим,
Keşke olgunluk günlerim geri gelseydi, Tanrının çadırımı dostça koruduğu,Както бях в дните на зрелостта си, Когато съветът от Бога бдеше над шатъра ми;
Keşke olgunluk günlerim geri gelseydi, Tanrının çadırımı dostça koruduğu,כאשר הייתי בימי חרפי בסוד אלוה עלי אהלי׃
Keşke olgunluk günlerim geri gelseydi, Tanrının çadırımı dostça koruduğu,كما كنت في ايام خريفي ورضا الله على خيمتي
Keşke olgunluk günlerim geri gelseydi, Tanrının çadırımı dostça koruduğu,我 願 如 壯 年 的 時 候 。 那 時 我 在 帳 棚 中 . 神 待 我 有 密 友 之 情
Keşke olgunluk günlerim geri gelseydi, Tanrının çadırımı dostça koruduğu,我 願如壯年 的 時候 。 那時 我 在 帳棚 中 . 神待 我 有 密友 之情
Keskin çizgilerde büyümeyi idare eden olgu ise bu tür fikirlerdir, hem de hiç görülmedik bir oranda.Denna typ av produkt driver ledande tillväxt.
Keskin çizgilerde büyümeyi idare eden olgu ise bu tür fikirlerdir, hem de hiç görülmedik bir oranda.Endnu mere nu end før er det denne type ideer der driver væksten på den forreste kant.
Keskin çizgilerde büyümeyi idare eden olgu ise bu tür fikirlerdir, hem de hiç görülmedik bir oranda.Hoy más que nunca son ideas vanguardistas como éstas las que impulsan el desarrollo.
Keskin çizgilerde büyümeyi idare eden olgu ise bu tür fikirlerdir, hem de hiç görülmedik bir oranda.과거 어느 때보다도 이러한 유형의 아이디어가 산업의 최첨단에서 성장을 이끌고 있습니다.
Keskin çizgilerde büyümeyi idare eden olgu ise bu tür fikirlerdir, hem de hiç görülmedik bir oranda.Lebih dari yang pernah terjadi, ide-ide seperti inilah yang menjadi daya dorong pertumbuhan sekarang.
Keskin çizgilerde büyümeyi idare eden olgu ise bu tür fikirlerdir, hem de hiç görülmedik bir oranda.Mai mult ca oricând înainte, aceste tipuri de idei sunt cele care conduc creşterea la vârf.
Keskin çizgilerde büyümeyi idare eden olgu ise bu tür fikirlerdir, hem de hiç görülmedik bir oranda.Mais do que nunca, é este tipo de ideias que impulsionam o crescimento.
Keskin çizgilerde büyümeyi idare eden olgu ise bu tür fikirlerdir, hem de hiç görülmedik bir oranda.Meer dan ooit tevoren is het dit soort ideeën die groei tot grote hoogten aansturen.
Keskin çizgilerde büyümeyi idare eden olgu ise bu tür fikirlerdir, hem de hiç görülmedik bir oranda.Mehr als je zuvor sind es Ideen dieser Art, die an vorderster wirtschaftlicher Front Wachstum antreiben.
Keskin çizgilerde büyümeyi idare eden olgu ise bu tür fikirlerdir, hem de hiç görülmedik bir oranda.Plus que jamais c'est ce genre d'idées qui génère de la croissance et qui sont à l'avant-garde.
Keskin çizgilerde büyümeyi idare eden olgu ise bu tür fikirlerdir, hem de hiç görülmedik bir oranda.Právě takové nápady jsou v první řadě motorem růstu.
Keskin çizgilerde büyümeyi idare eden olgu ise bu tür fikirlerdir, hem de hiç görülmedik bir oranda.Quanto mai prima d'ora questi tipi di idee alimentano la crescità più avanzata.
Keskin çizgilerde büyümeyi idare eden olgu ise bu tür fikirlerdir, hem de hiç görülmedik bir oranda.Sokkal inkább mint eddig, ezen típúsú ötletek azok amelyek vezetik a növekedést az élvonalban.
Keskin çizgilerde büyümeyi idare eden olgu ise bu tür fikirlerdir, hem de hiç görülmedik bir oranda.Περισσότερο από ποτέ άλλοτε, είναι αυτό το είδος των ιδεών που ωθεί την ανάπτυξη στην πρωτοπορία.
Keskin çizgilerde büyümeyi idare eden olgu ise bu tür fikirlerdir, hem de hiç görülmedik bir oranda.Більше, ніж колись раніше, саме такі ідеї спонукають зростання на вістрії.
Keskin çizgilerde büyümeyi idare eden olgu ise bu tür fikirlerdir, hem de hiç görülmedik bir oranda.Повече от всякога преди тези типове идеи, които тласкат растежа нагоре, са водещи.
Keskin çizgilerde büyümeyi idare eden olgu ise bu tür fikirlerdir, hem de hiç görülmedik bir oranda.Сегодня, как никогда, именно такие идеи прогрессивно способствуют росту.
Keskin çizgilerde büyümeyi idare eden olgu ise bu tür fikirlerdir, hem de hiç görülmedik bir oranda.יותר מאשר אי פעם בעבר, סוגי הרעיונות האלה הם אלו שמובילים את הצמיחה בחזית הטכנולוגית.
Keskin çizgilerde büyümeyi idare eden olgu ise bu tür fikirlerdir, hem de hiç görülmedik bir oranda.أكثر من أي وقت مضى هذه الأنواع من الأفكار هي التي تدفع الى النمو.
Keskin çizgilerde büyümeyi idare eden olgu ise bu tür fikirlerdir, hem de hiç görülmedik bir oranda.最先端の成長を促進しているのです アイデアというのは驚くべき特性を持っています
Kestane olgun ne zaman kış için yarım kile attı.Amikor a gesztenyét is megértek én rögzített fel egy fél véka téli.
Kestane olgun ne zaman kış için yarım kile attı.Atunci când au fost castane coapte, am pus o jumătate de obroc pentru iarna.
Kestane olgun ne zaman kış için yarım kile attı.Bij de kastanjes rijp waren legde ik de helft van een bushel voor de winter.
Kestane olgun ne zaman kış için yarım kile attı.Cuando las castañas están maduras puse la mitad de un bushel de invierno.
Kestane olgun ne zaman kış için yarım kile attı.Když kaštany byly zralé jsem položil půlku příprava pro zimu.
Kestane olgun ne zaman kış için yarım kile attı.Keď gaštany boli zrelé som položil polku príprava pre zimu.
Kestane olgun ne zaman kış için yarım kile attı.Ketika chestnut sudah matang Aku terbaring setengah gantang untuk musim dingin.
Kestane olgun ne zaman kış için yarım kile attı.Khi hạt dẻ đã chín muồi, tôi đã đặt một bushel cho mùa đông.
Kestane olgun ne zaman kış için yarım kile attı.Kiedy kasztany były dojrzałe, położyłem się w połowie buszel na zimę.
Kestane olgun ne zaman kış için yarım kile attı.밤이 익은 때 나는 겨울의 절반을 켜서 말을 하였다.
Kestane olgun ne zaman kış için yarım kile attı.Ko so kostanj zrele sem jih polovico mernik za zimo.
Kestane olgun ne zaman kış için yarım kile attı.Kun kastanjat oli kypsä Makasin jopa puoli vakka talveksi.
Kestane olgun ne zaman kış için yarım kile attı.Lorsque les châtaignes étaient mûres j'ai amassé un demi-boisseau pour l'hiver.
Kestane olgun ne zaman kış için yarım kile attı.När kastanjerna var mogna jag lagt upp en halv skäppa för vintern.