Iki daha yazları onların gurur Ere bir gelin olmak için onu olgun düşünebilirsiniz sindirmeye edelim.Olkoon kaksi kesää kuihtua heidän ylpeytensä Ere Saatamme ajatella hänen kypsä olla morsian.
Iki daha yazları onların gurur Ere bir gelin olmak için onu olgun düşünebilirsiniz sindirmeye edelim.Să doua veri mai multe veşteji în ère mândria lor am putea gândi ei coapte să fie o mireasă.
Iki daha yazları onların gurur Ere bir gelin olmak için onu olgun düşünebilirsiniz sindirmeye edelim.Soit deux étés plus dépérir dans leur Ere fierté que nous puissions penser ses mûrs pour être une mariée.
Iki daha yazları onların gurur Ere bir gelin olmak için onu olgun düşünebilirsiniz sindirmeye edelim.Давайте еще два лета засыхают в своей гордыне Эре мы можем думать, ей пришло быть невестой.
Iki daha yazları onların gurur Ere bir gelin olmak için onu olgun düşünebilirsiniz sindirmeye edelim.Нека още две лета изсъхват в гордостта си, преди ние да мисля, че моментът да бъде булка.
Iki daha yazları onların gurur Ere bir gelin olmak için onu olgun düşünebilirsiniz sindirmeye edelim.תנו שני קיצים יותר לנבול פה גאוותם אנו עשויים לחשוב שלה בשלה להיות כלה.
Iki daha yazları onların gurur Ere bir gelin olmak için onu olgun düşünebilirsiniz sindirmeye edelim.اسمحوا اثنين من أكثر فصول الصيف يذبل في يحرث اعتزازهم أعتقد أننا قد حان لها أن تكون العروس.
Iki daha yazları onların gurur Ere bir gelin olmak için onu olgun düşünebilirsiniz sindirmeye edelim.彼女が作った幸せの母親よりも若いPARIS。
İkinci aşamada bu yararların büyüklükleri tahmin edilmektedir (örn. kaç olgu önlenecektir).Amásodik lépésben felméri, hogy mekkorák is ezek az előnyök(pl.: mennyi megbetegedést tudnak így megelőzni).
İkinci aşamada bu yararların büyüklükleri tahmin edilmektedir (örn. kaç olgu önlenecektir).Da ultimo, viene calcolata l'entità finanziaria deivantaggi (p. es. quanto varrebbero i danni evitati).
İkinci aşamada bu yararların büyüklükleri tahmin edilmektedir (örn. kaç olgu önlenecektir).Drugi korak je ocena, kako velike so te prednosti (npr.koliko primerov bolezni bo manj).
İkinci aşamada bu yararların büyüklükleri tahmin edilmektedir (örn. kaç olgu önlenecektir).Drugi krok to ocena rozmiarów tych korzyści (np. iluprzypadków da się uniknąć).
İkinci aşamada bu yararların büyüklükleri tahmin edilmektedir (örn. kaç olgu önlenecektir).Druhou fází je odhadnout,jak velké tyto přínosy jsou (např. kolika případům výskytutěchto chorob se zabrání).
İkinci aşamada bu yararların büyüklükleri tahmin edilmektedir (örn. kaç olgu önlenecektir).Druhý krok je vyhodnotenie, aké veľké sú tieto prínosy (napr. koľkým prípadom sa zamedzí).
İkinci aşamada bu yararların büyüklükleri tahmin edilmektedir (örn. kaç olgu önlenecektir).Ladeuxième phase vise à estimer l’importance de ces avantages (par ex.le nombre de cas qui seront évités).
İlk başta sponsorun kim olduğunu bilirsek olgun bir diyalog kurabiliriz"Ale jeśli rozumie się, kto za tym wszystkim stoi, można porozmawiać jak równy z równym:
İlk başta sponsorun kim olduğunu bilirsek olgun bir diyalog kurabiliriz"하지만 스폰서에 대해 잘 파악하고 나면 이런 식으로 대등한 대화를 나눌 수 있습니다
İlk başta sponsorun kim olduğunu bilirsek olgun bir diyalog kurabiliriz"Pero si saben quién es el patrocinador, podrían tener una conversación madura con él, y decirle:
İlk başta sponsorun kim olduğunu bilirsek olgun bir diyalog kurabiliriz"ولكنك إذا استطعت أن تعرف من هو الراعي، ففي هذه الحالة ستتمكن من الحديث بجدية
İlk başta sponsorun kim olduğunu bilirsek olgun bir diyalog kurabiliriz""私には向かない契約です"と
İngiltere Bankası'nın para oluşturabilirsiniz. Hangi sadece olgusal doğru değildir.Που ακριβώς πραγματικά δεν ισχύει.
Kainattaki düzenin ufacık bir parçasını görmemizi sağlayan bir olgu olarak yorumluyorum. -C'est juste un aperçu sur certains type de l'ordre dans l'univers.
Kainattaki düzenin ufacık bir parçasını görmemizi sağlayan bir olgu olarak yorumluyorum. -Esto es un vistazo de los tipos de ordén que existen en el Universo. .
Kainattaki düzenin ufacık bir parçasını görmemizi sağlayan bir olgu olarak yorumluyorum. -To jest po prostu fragment jakiegoś porządku we wszechświecie który możemy tutaj dojrzeć.
Kainattaki düzenin ufacık bir parçasını görmemizi sağlayan bir olgu olarak yorumluyorum. -Това е просто кратък поглед върху реда във вселената
Kariyerimin çoğunu biyoluminesens adı verilen olguyu araştırmakla geçirdim.Ich habe einen Großteil meiner Karriere damit verbracht dieses Phänomen namens Biolumineszenz zu untersuchen.
Kariyerimin çoğunu biyoluminesens adı verilen olguyu araştırmakla geçirdim.Io ho dedicato gran parte della mia carriera allo studio di questo fenomeno, la bioluminescenza.
Kariyerimin çoğunu biyoluminesens adı verilen olguyu araştırmakla geçirdim.J'ai passé l'essentiel de ma carrière à étudier ce phénomène qu'on appelle bioluminescence.
Kariyerimin çoğunu biyoluminesens adı verilen olguyu araştırmakla geçirdim.Jeg har brugt det meste af min karriere på at studere dette fænomen der kaldes bioluminescens.
Kariyerimin çoğunu biyoluminesens adı verilen olguyu araştırmakla geçirdim.Karrierem nagy részét azzal töltöttem, hogy a biolumineszcencia jelenségét tanulmányozzam.
Kariyerimin çoğunu biyoluminesens adı verilen olguyu araştırmakla geçirdim.저는 제 직장 생활 경력의 대부분을 생물 발광이란 현상을 공부하는 데 보냈습니다.
Kariyerimin çoğunu biyoluminesens adı verilen olguyu araştırmakla geçirdim.Mi-am petrecut mare parte din carieră studiind acest fenomen numit bioluminiscență.
Kariyerimin çoğunu biyoluminesens adı verilen olguyu araştırmakla geçirdim.Pasé la mayor parte de mi carrera estudiando este fenómeno llamado bioluminiscencia.
Kariyerimin çoğunu biyoluminesens adı verilen olguyu araştırmakla geçirdim.Passei a maior parte da minha carreira a estudar este fenómeno chamado bioluminescência.
Kariyerimin çoğunu biyoluminesens adı verilen olguyu araştırmakla geçirdim.Saya menghabiskan sebagian besar karir saya mempelajari fenomena ini, yang disebut bioluminesensi.
Kariyerimin çoğunu biyoluminesens adı verilen olguyu araştırmakla geçirdim.Strávila jsem většinu své kariéry studiem fenoménu zvaného bioluminiscence.
Kariyerimin çoğunu biyoluminesens adı verilen olguyu araştırmakla geçirdim.Väčšinu svojej kariéry som strávila študovaním fenoménu, ktorý sa nazýva bioluminiscencia.
Kariyerimin çoğunu biyoluminesens adı verilen olguyu araştırmakla geçirdim.Większość mojej kariery spędziłam na badaniu zjawiska zwanego bioluminescencją.
Kariyerimin çoğunu biyoluminesens adı verilen olguyu araştırmakla geçirdim.Більшу частину свого професійного життя я витратила на вивчення феномену, що називається біолюмінесценція.
Kariyerimin çoğunu biyoluminesens adı verilen olguyu araştırmakla geçirdim.Большую часть своего рабочего времени я провела, изучая феномен биолюминесценции.
Kariyerimin çoğunu biyoluminesens adı verilen olguyu araştırmakla geçirdim.Прекарах голяма част от кариерата си, изучавайки този феномен наречен биолуминесценция.
Kariyerimin çoğunu biyoluminesens adı verilen olguyu araştırmakla geçirdim.רוב הקריירה שלי עברה בחקר התופעה שנקראת צורות חיים יוצרות-אור.
Kariyerimin çoğunu biyoluminesens adı verilen olguyu araştırmakla geçirdim.لقد قضيت كل مسيرتي المهنية ادرس الظاهرة الحيوية التي تدعى الضوء الحيوي
Kariyerimin çoğunu biyoluminesens adı verilen olguyu araştırmakla geçirdim.現象を長年研究してきました 生物発光のほとんどは海で起きるため
Kastım, matematiksel olarak tutarlı, esasında başka bir olguyu açıklamak için üretilmiş kuramlar.그것은 우리가 완전히 다른 현상을 설명하기 위해 실제적으로 도입된, 수학적으로 일관된 이론들을 가지고 있다는 의미입니다.
Kastım, matematiksel olarak tutarlı, esasında başka bir olguyu açıklamak için üretilmiş kuramlar.אני מתכוונת שיש לנו תיאוריות עקביות באופן מתמטי שהוצגו, למען האמת, כדי להסביר תופעה אחרת לגמרי, בסדר.
Kastım, matematiksel olarak tutarlı, esasında başka bir olguyu açıklamak için üretilmiş kuramlar.أعني أننا نملك نظريات رياضية متسقة والتي كانت في الحقيقة لتفسير ظواهر مختلفة جدا ،
Kastım, matematiksel olarak tutarlı, esasında başka bir olguyu açıklamak için üretilmiş kuramlar.偶然にも全く異なった現象を 説明する為に導きだされた理論です まだここでは触れていませんが
Kendini peygamber ya da ruhça olgun sayan varsa, bilsin ki, size yazdıklarım Rabbin buyruğudur.Če kdo misli, da je prorok ali z Duhom obdarovan, naj spozna, kar vam pišem, da je Gospodova zapoved.
Kendini peygamber ya da ruhça olgun sayan varsa, bilsin ki, size yazdıklarım Rabbin buyruğudur.만일 누구든지 자기를 선지자나 혹 신령한 자로 생각하거든 내가 너희에게 편지한 것이 주의 명령인줄 알라
Kendini peygamber ya da ruhça olgun sayan varsa, bilsin ki, size yazdıklarım Rabbin buyruğudur.Si alguien cree ser profeta, o espiritual, reconozca que lo que os escribo es mandamiento
Kendini peygamber ya da ruhça olgun sayan varsa, bilsin ki, size yazdıklarım Rabbin buyruğudur.Zdá-li se sobě kdo býti prorokem nebo duchovním, nechažť pozná, co vám píši, žeť jsou přikázání Páně.
Kendini peygamber ya da ruhça olgun sayan varsa, bilsin ki, size yazdıklarım Rabbin buyruğudur.Если кто почитает себя пророком илидуховным, тот да разумеет, что я пишу вам, ибо это заповеди Господни.
Kendini peygamber ya da ruhça olgun sayan varsa, bilsin ki, size yazdıklarım Rabbin buyruğudur.Коли хто думає пророком бути або духовним, нехай розуміє, що те що пишу вам, се заповіді Господні.
Kendini peygamber ya da ruhça olgun sayan varsa, bilsin ki, size yazdıklarım Rabbin buyruğudur.че бе погребан; че биде възкресен на третия ден според писанията;
Kendini peygamber ya da ruhça olgun sayan varsa, bilsin ki, size yazdıklarım Rabbin buyruğudur.כי יתברך איש בלבבו להיות נביא או איש הרוח בין יבין את אשר אני כתב לכם כי מצות האדון הנה׃
Kendini peygamber ya da ruhça olgun sayan varsa, bilsin ki, size yazdıklarım Rabbin buyruğudur.ان كان احد يحسب نفسه نبيا او روحيا فليعلم ما اكتبه اليكم انه وصايا الرب.
Kendini peygamber ya da ruhça olgun sayan varsa, bilsin ki, size yazdıklarım Rabbin buyruğudur.若 有 人 以 為 自 己 是 先 知 、 或 是 屬 靈 的 、 就 該 知 道 、 我 所 寫 給 你 們 的 是 主 的 命 令
Kendini peygamber ya da ruhça olgun sayan varsa, bilsin ki, size yazdıklarım Rabbin buyruğudur.若 有 人 以 為 自己 是 先知 、 或是 屬靈 的 、 就 該 知道 、 我 所 寫給 你 們 的 是 主 的 命令
Keşke olgunluk günlerim geri gelseydi, Tanrının çadırımı dostça koruduğu,A mint java-korom napjaiban valék, a mikor Isten gondossága borult sátoromra!