Çünkü umutsuzluk kendini gerçekleşten bir olgudur.Denn Verzweiflung ist selbsterfüllend.
Çünkü umutsuzluk kendini gerçekleşten bir olgudur.För förtvivlan är självuppfyllande.
Çünkü umutsuzluk kendini gerçekleşten bir olgudur.Kajti obup je samoizpolnjujoča prerokba.
Çünkü umutsuzluk kendini gerçekleşten bir olgudur.Karena putus asa berarti pemenuhan diri.
Çünkü umutsuzluk kendini gerçekleşten bir olgudur.절망은 자기 충족적이기 때문입니다.
Çünkü umutsuzluk kendini gerçekleşten bir olgudur.Mert a kétségbeesés önbeteljesítés.
Çünkü umutsuzluk kendini gerçekleşten bir olgudur.Parce que le désespoir s'autoréalise.
Çünkü umutsuzluk kendini gerçekleşten bir olgudur.Pentru că disperarea se auto-împlineşte.
Çünkü umutsuzluk kendini gerçekleşten bir olgudur.Perché la disperazione si autoavvera.
Çünkü umutsuzluk kendini gerçekleşten bir olgudur.Porque la desesperación se retroalimenta.
Çünkü umutsuzluk kendini gerçekleşten bir olgudur.Porque o desespero é auto-realizável.
Çünkü umutsuzluk kendini gerçekleşten bir olgudur.Pretože zúfalstvo napĺňa samo seba.
Çünkü umutsuzluk kendini gerçekleşten bir olgudur.Rozpacz spełnia się sama.
Çünkü umutsuzluk kendini gerçekleşten bir olgudur.Want wanhoop maakt zichzelf waar.
Çünkü umutsuzluk kendini gerçekleşten bir olgudur.Η απελπισία είναι αυτοεκπληρούμενη.
Çünkü umutsuzluk kendini gerçekleşten bir olgudur.Защото отчаянието е самодостатъчно.
Çünkü umutsuzluk kendini gerçekleşten bir olgudur.Потому что отчаяние претворяется в реальность.
Çünkü umutsuzluk kendini gerçekleşten bir olgudur.Тому що відчай самореалізується.
Çünkü umutsuzluk kendini gerçekleşten bir olgudur.משום שיאוש מגשים את עצמו.
Çünkü umutsuzluk kendini gerçekleşten bir olgudur.ﻷن في اليأس أنانية.
Çünkü umutsuzluk kendini gerçekleşten bir olgudur.「不可能だ」と言うとき
Dayanma gücü de, hiçbir eksiği olmayan, olgun, yetkin kişiler olmanız için tam bir etkinliğe erişsin.A kitartásban pedig tökéletes cselekedet legyen, hogy tökéletesek és épek legyetek minden fogyatkozás nélkül.
Dayanma gücü de, hiçbir eksiği olmayan, olgun, yetkin kişiler olmanız için tam bir etkinliğe erişsin.A trpezlivosť nech má dokonalý skutok, aby ste boli dokonalí a celí, nemajúci v ničom nedostatku.
Dayanma gücü de, hiçbir eksiği olmayan, olgun, yetkin kişiler olmanız için tam bir etkinliğe erişsin.Die Geduld aber soll festbleiben bis ans Ende, auf daß ihr seid vollkommen und ganz und keinen Mangel habet.
Dayanma gücü de, hiçbir eksiği olmayan, olgun, yetkin kişiler olmanız için tam bir etkinliğe erişsin.E la pazienza completi l'opera sua in voi, perché siate perfetti e integri, senza mancare di nulla
Dayanma gücü de, hiçbir eksiği olmayan, olgun, yetkin kişiler olmanız için tam bir etkinliğe erişsin.인내를 온전히 이루라 이는 너희로 온전하고 구비하여 조금도 부족함이 없게 하려 함이라
Dayanma gücü de, hiçbir eksiği olmayan, olgun, yetkin kişiler olmanız için tam bir etkinliğe erişsin.men tålmodigheten må føre til fullkommen gjerning, forat I kan være fullkomne og hele og ikke mangle noget.
Dayanma gücü de, hiçbir eksiği olmayan, olgun, yetkin kişiler olmanız için tam bir etkinliğe erişsin.Pero que la paciencia tenga su obra completa para que seáis completos y cabales, no quedando atrás en nada
Dayanma gücü de, hiçbir eksiği olmayan, olgun, yetkin kişiler olmanız için tam bir etkinliğe erişsin.Stanovitnost pa imej za delo popolno, da bodete popolni in dovršeni, v ničemer pogrešni.
Dayanma gücü de, hiçbir eksiği olmayan, olgun, yetkin kişiler olmanız için tam bir etkinliğe erişsin.Trpělivost pak ať má dokonalý skutek, abyste byli dokonalí a celí, v ničemž nemajíce nedostatku.
Dayanma gücü de, hiçbir eksiği olmayan, olgun, yetkin kişiler olmanız için tam bir etkinliğe erişsin.Η δε υπομονη ας εχη εργον τελειον, δια να ησθε τελειοι και ολοκληροι, μη οντες εις μηδεν ελλιπεις.
Dayanma gücü de, hiçbir eksiği olmayan, olgun, yetkin kişiler olmanız için tam bir etkinliğe erişsin.терпіннє ж нехай мав звершене діло, щоб ви були звершені і повні, нї в чому не маючи недостатку.
Dayanma gücü de, hiçbir eksiği olmayan, olgun, yetkin kişiler olmanız için tam bir etkinliğe erişsin.והסבלנות שלמה תהיה בפעלה להיותכם שלמים ותמימים ולא תחסרו כל דבר׃
Dayanma gücü de, hiçbir eksiği olmayan, olgun, yetkin kişiler olmanız için tam bir etkinliğe erişsin.واما الصبر فليكن له عمل تام لكي تكونوا تامّين وكاملين غير ناقصين في شيء.
Dayanma gücü de, hiçbir eksiği olmayan, olgun, yetkin kişiler olmanız için tam bir etkinliğe erişsin.但 忍 耐 也 當 成 功 、 使 你 們 成 全 完 備 、 毫 無 缺 欠
Dayanma gücü de, hiçbir eksiği olmayan, olgun, yetkin kişiler olmanız için tam bir etkinliğe erişsin.但 忍耐 也 當 成功 、 使 你 們成全 完備 、 毫無 缺欠
Deneyimsizlikleri ve olgun olmamalarına rağmen, küçük bebekler büyüklerden daha akıllı görünüyorlar.月齢の低い赤ちゃんは 月齢の高い赤ちゃんより賢く見えます どういうことでしょう
Deneysel bilim hep bu olgularla çevrelenmiştir.Aber experimentelle Wissenschaft war mit all diesen Dingen verbunden.
Deneysel bilim hep bu olgularla çevrelenmiştir.Badania naukowe zostały uwikłane w takie powiązania.
Deneysel bilim hep bu olgularla çevrelenmiştir.Dar știința experimentală a fost legată de toate acestea.
Deneysel bilim hep bu olgularla çevrelenmiştir.하지만 실험과학은 그것들과 같이 발전했죠.
Deneysel bilim hep bu olgularla çevrelenmiştir.Maar experimentele wetenschap zat vast aan al die dingen.
Deneysel bilim hep bu olgularla çevrelenmiştir.Mais la science expérimentale a été liée à toutes ces choses.
Deneysel bilim hep bu olgularla çevrelenmiştir.Ma la scienza sperimentale non aveva niente a che fare con questo genere di cose.
Deneysel bilim hep bu olgularla çevrelenmiştir.Pero la ciencia experimental había estado amarrada con esas cosas.
Deneysel bilim hep bu olgularla çevrelenmiştir.Но експерименталната наука била обвързана с всички тези неща.
Deneysel bilim hep bu olgularla çevrelenmiştir.Экспериментальная наука была связана с этими областями.
Deneysel bilim hep bu olgularla çevrelenmiştir.אבל המדע הניסויי נקשר בכל אותם דברים.
Deneysel bilim hep bu olgularla çevrelenmiştir.لكن العلوم التجريبية كانت مرتبطة بكل هذه الأشياء.
Deneysel bilim hep bu olgularla çevrelenmiştir.そして 数学の部分と
Dengelemek, olgunluk ve geleceğimiz için hayati bir öneme sahip.E che è essenziale per l'equilibrio, la saggezza, e, davvero, per il futuro di tutti noi.
Dengelemek, olgunluk ve geleceğimiz için hayati bir öneme sahip.És nélkülözhetetlen az egyensúlyhoz, a bölcsességhez és mindannyiunk jövőjéhez.
Dengelemek, olgunluk ve geleceğimiz için hayati bir öneme sahip.Et qu'elle est essentielle à l"équilibre, à la sagesse, et, en réalité, à notre futur à tous.
Dengelemek, olgunluk ve geleceğimiz için hayati bir öneme sahip.Het is essentieel voor de balans, de wijsheid, en de toekomst van ons allen.
Dengelemek, olgunluk ve geleceğimiz için hayati bir öneme sahip.I jest ona niezbędna dla równowagi, dla mądrości i tak naprawdę dla przyszłości nas wszystkich.
Dengelemek, olgunluk ve geleceğimiz için hayati bir öneme sahip.In da je bistvena za uravnoteženost, za modrost, in - v bistvu - za našo prihodnost.
Dengelemek, olgunluk ve geleceğimiz için hayati bir öneme sahip.또한 이 세상의 균형과, 지혜에 필수적임은 물론 우리 모두의 미래에 필수적이라는 것 또한 상상해 줬으면합니다.
Dengelemek, olgunluk ve geleceğimiz için hayati bir öneme sahip.Şi este esenţial pentru balanţa, înţelepciunea, şi de fapt pentru viitorul fiecăruia dintre noi.
Dengelemek, olgunluk ve geleceğimiz için hayati bir öneme sahip.Und sie ist wesentlich für das Gleichgewicht, die Weisheit, und tatsächlich für unser aller Zukunft.
Dengelemek, olgunluk ve geleceğimiz için hayati bir öneme sahip.Và nó đóng vai trò cốt yếu trong sự cân bằng, trong trí tuệ, và trong tương lai của tất cả chúng ta.