Bu görüşler, onları ilgilendiren konularda, yaşlarına ve olgunluklarına göre göz önüne alınacaktır.Tieto názory sa berú do úvahy pri otázkach, ktoré sa ich týkajú, vsúlade sich vekom a vyspelosťou.
Bu görüşler, onları ilgilendiren konularda, yaşlarına ve olgunluklarına göre göz önüne alınacaktır.Véleményüket életkoruknakés érettségüknek megfelelően figyelembe kell venni az őket érintőügyekben.
Bu görüşler, onları ilgilendiren konularda, yaşlarına ve olgunluklarına göre göz önüne alınacaktır.V záležitostech, které se týkají dětí, sepodle jejich věku a zralosti musí ktěmto názorům přihlížet.
Bu iki olma biçimi hakkında, bu soyut biçim hakkında tarafsız bir olgudur.그건 2의 추상적인 형태에 관한 객관적인 진실입니다,
Bu iki olma biçimi hakkında, bu soyut biçim hakkında tarafsız bir olgudur.Ada kebenaran yang objektif mengenai bentuk dari angka dua, dari bentuk abstraknya.
Bu iki olma biçimi hakkında, bu soyut biçim hakkında tarafsız bir olgudur.Đó là sự thật rõ ràng về dạng thức của số hai, một dạng thức trừu tượng.
Bu iki olma biçimi hakkında, bu soyut biçim hakkında tarafsız bir olgudur.Es ist eine objektive Wahrheit über die Form der Zwei, die abstrakte Form.
Bu iki olma biçimi hakkında, bu soyut biçim hakkında tarafsız bir olgudur.Este un adevăr obiectiv despre forma lui doi, forma abstractă.
Bu iki olma biçimi hakkında, bu soyut biçim hakkında tarafsız bir olgudur.Es una verdad objetiva sobre la forma del 2, la forma abstracta.
Bu iki olma biçimi hakkında, bu soyut biçim hakkında tarafsız bir olgudur.É uma verdade objetiva sobre a forma dois, a forma abstrata.
Bu iki olma biçimi hakkında, bu soyut biçim hakkında tarafsız bir olgudur.È una verità oggettiva sulla forma del 2, la forma astratta.
Bu iki olma biçimi hakkında, bu soyut biçim hakkında tarafsız bir olgudur.Ez egy objektív igazság a kettő formájával kapcsolatban, az elvont formájával kapcsolatban.
Bu iki olma biçimi hakkında, bu soyut biçim hakkında tarafsız bir olgudur.Het is een objectieve waarheid over de Idee van twee, de abstracte vorm.
Bu iki olma biçimi hakkında, bu soyut biçim hakkında tarafsız bir olgudur.Je to objektivní pravda o dvojce, o abstraktní formě.
Bu iki olma biçimi hakkında, bu soyut biçim hakkında tarafsız bir olgudur.la forme abstraite.
Bu iki olma biçimi hakkında, bu soyut biçim hakkında tarafsız bir olgudur.To obiektywna prawda o naturze dwójki, jej abstrakcyjnej formie.
Bu iki olma biçimi hakkında, bu soyut biçim hakkında tarafsız bir olgudur.Είναι μια αντικειμενική αλήθεια σχετικά με το δύο, την αόριστη μορφή του.
Bu iki olma biçimi hakkında, bu soyut biçim hakkında tarafsız bir olgudur.Съществува обективна истина за формата на две., за абстрактната форма.
Bu iki olma biçimi hakkında, bu soyut biçim hakkında tarafsız bir olgudur.Это объективная истина о форме двух, абстрактной форме.
Bu iki olma biçimi hakkında, bu soyut biçim hakkında tarafsız bir olgudur.זוהי אמת אובייקטיבית על אופיו של 2, האופי המופשט.
Bu iki olma biçimi hakkında, bu soyut biçim hakkında tarafsız bir olgudur.انها لحقيقة مطلقة عن شكل من اثنين ، الخلاصة المطلقة.
Bu iki olma biçimi hakkında, bu soyut biçim hakkında tarafsız bir olgudur.客観的な真実です どんなものでも 2 つあれば -- 目や耳 鼻
Bu iyi bilinen bir olgu.È un fenomeno ben noto (Risate).
Bu iyi bilinen bir olgu.Acesta este un fenomen bine cunoscut.
Bu iyi bilinen bir olgu.C'est un phénomène bien connu.
Bu iyi bilinen bir olgu.Dit is een bekend fenomeen.
Bu iyi bilinen bir olgu.Ein bekanntes Phänomen.
Bu iyi bilinen bir olgu.Este es un fenómeno muy conocido.
Bu iyi bilinen bir olgu.Este é um fenómeno bem conhecido.
Bu iyi bilinen bir olgu.이건 뭔지 잘 아시죠?
Bu iyi bilinen bir olgu.To powszechnie znany fenomen (śmiech).
Bu iyi bilinen bir olgu.Това е добре известен феномен.
Bu iyi bilinen bir olgu.Это достаточно известный факт.
Bu iyi bilinen bir olgu.זה תופעה ידועה ביותר.
Bu iyi bilinen bir olgu.هذه ظاهرة معروفة.
Bu iyi bilinen bir olgu.何かを食べると 沢山のガスを発生する
Bu matematiği hala yaşayan bir olgu yapan cevaplanmamış sorulardır.Al die onbeantwoorde vragen maken dat wiskunde een levend onderwerp blijft.
Bu matematiği hala yaşayan bir olgu yapan cevaplanmamış sorulardır.Ce sont toutes les questions ouvertes qui font des mathématiques un sujet vivant.
Bu matematiği hala yaşayan bir olgu yapan cevaplanmamış sorulardır.Es sind all die unbeantworteten Fragen, die die Mathematik zu etwas Lebendigem machen.
Bu matematiği hala yaşayan bir olgu yapan cevaplanmamış sorulardır.Ezek a megválaszolatlan kérdések teszik a matematikát élővé.
Bu matematiği hala yaşayan bir olgu yapan cevaplanmamış sorulardır.아직 답을 못 찾은 질문들은 수학을 살아있는 과목으로 만듭니다.
Bu matematiği hala yaşayan bir olgu yapan cevaplanmamış sorulardır.Pytania bez odpowiedzi, które ożywiają matematykę.
Bu matematiği hala yaşayan bir olgu yapan cevaplanmamış sorulardır.Semua ini adalah pertanyaan-pertanyaan yang belum terjawab yang membuat matematika sebuah objek yang hidup.
Bu matematiği hala yaşayan bir olgu yapan cevaplanmamış sorulardır.Sono le domande che non hanno ancora risposta che rendono la matematica una disciplina viva.
Bu matematiği hala yaşayan bir olgu yapan cevaplanmamış sorulardır.Son todas las preguntas sin respuesta las que hacen a las matemáticas una materia viva.
Bu matematiği hala yaşayan bir olgu yapan cevaplanmamış sorulardır.Sunt toate acele întrebări fără răspuns care fac matematica o ştiinţă vie.
Bu matematiği hala yaşayan bir olgu yapan cevaplanmamış sorulardır.Είναι όλα τα αναπάντητα ερωτήματα που κάνουν τα μαθηματικά ένα ζωντανό θέμα.
Bu matematiği hala yaşayan bir olgu yapan cevaplanmamış sorulardır.Всички въпроси без отговор, които правят математиката жив предмет.
Bu matematiği hala yaşayan bir olgu yapan cevaplanmamış sorulardır.Це все питання, ще без відповіді, які роблять математику живим предметом.
Bu matematiği hala yaşayan bir olgu yapan cevaplanmamış sorulardır.Это нерешенные вопросы, которые делают математику живой.
Bu matematiği hala yaşayan bir olgu yapan cevaplanmamış sorulardır.כל השאלות שלא נענו, ואשר עושות את המתמטיקה לנושא חי
Bu matematiği hala yaşayan bir olgu yapan cevaplanmamış sorulardır.كل الأسئلة التي لم يجب عليها من بعد هي التي تجعل من الرياضيات موضوعا حيا.
Bu matematiği hala yaşayan bir olgu yapan cevaplanmamış sorulardır.そしていつも「徒然草」の一節を思い出します
Buna karşın, o, bizim onu giymeyi seçmemizle ilgili kültürel bir olgu.Invece, è un tipo di affermazione culturale che scegliamo di indossare.
Buna karşın, o, bizim onu giymeyi seçmemizle ilgili kültürel bir olgu.제가 이옷을 입은 것은 문화의 다양성을 표시하기 위한 개인적 선택에 의한 것이죠.
Buna karşın, o, bizim onu giymeyi seçmemizle ilgili kültürel bir olgu.Melainkan, pakaian ini merupakan simbol keberagaman budaya yang kami pilih untuk dikenakan.
Buna karşın, o, bizim onu giymeyi seçmemizle ilgili kültürel bir olgu.Thay vì vậy, nó là một tuyên bố đa dạng văn hóa mà chúng tôi chọn để mặc.
Buna karşın, o, bizim onu giymeyi seçmemizle ilgili kültürel bir olgu.To deklaracja kulturowego zróżnicowania, którą decydujemy nosić.
Buna karşın, o, bizim onu giymeyi seçmemizle ilgili kültürel bir olgu.Wel is het een divers cultureel statement dat we willen dragen.
Buna karşın, o, bizim onu giymeyi seçmemizle ilgili kültürel bir olgu.C'est plutôt une déclaration culturelle que nous choisissons de porter.