Bu 30 yaş olgunluğumda, o korkunç ama güzel dönemde büyümenin ne demek olduğunu çok düşündüm.ממרומי גיל 30, יצא לי לחשוב הרבה על המשמעות של לגדול בתקופה האיומה והנפלאה הזו.
Bu 30 yaş olgunluğumda, o korkunç ama güzel dönemde büyümenin ne demek olduğunu çok düşündüm.في هذه المرحلة .. مرحلة الثلاثينات بت افكر .. اكثر عما يعني ان ينمو الانسان في تلك الفترة الرائعة\الصعبة
Bu 30 yaş olgunluğumda, o korkunç ama güzel dönemde büyümenin ne demek olduğunu çok düşündüm.わたしはずっと考えてきました。この恐ろしくも素晴らしい時代に 「成長する」ということはどういうことなのかと。 そしてわたしは確信しました。
Bu bir olgunlaşma süreci ve bizler yavaşça gelişiyoruz.Un processo di maturazione e ci stiamo evolvendo lentamente.
Bu da bir başka trajik olgu hakkında yeni tamamladığım çalışmam.Asta-i o lucrare finalizată recent despre un alt fenomen tragic.
Bu da bir başka trajik olgu hakkında yeni tamamladığım çalışmam.Đây là tác phẩm tôi mới hoàn thành về một hiện tượng đáng tiếc khác.
Bu da bir başka trajik olgu hakkında yeni tamamladığım çalışmam.Dieses Werk habe ich neulich erst fertiggestellt, es geht um ein weiteres tragisches Phänomen.
Bu da bir başka trajik olgu hakkında yeni tamamladığım çalışmam.Dit is een werk dat ik pas recentelijk voltooide over een ander tragisch fenomeen.
Bu da bir başka trajik olgu hakkında yeni tamamladığım çalışmam.Esta fotografía que recién termine es acerca de otro trágico fenómeno.
Bu da bir başka trajik olgu hakkında yeni tamamladığım çalışmam.Ini adalah gambar yang baru saya selesaikan tentang fenomena menyedihkan lainnya.
Bu da bir başka trajik olgu hakkında yeni tamamladığım çalışmam.이것은 최근에 완성한 작품인데
Bu da bir başka trajik olgu hakkında yeni tamamladığım çalışmam.Tento kúsok dokončený len nedávno je o inom tragickom jave.
Bu da bir başka trajik olgu hakkında yeni tamamladığım çalışmam.Voici un tableau que j'ai réalisé tout récemment avec pour sujet un autre phénomène tragique.
Bu da bir başka trajik olgu hakkında yeni tamamladığım çalışmam.Това е друга снимка, която завърших наскоро за друго трагично явление.
Bu da bir başka trajik olgu hakkında yeni tamamladığım çalışmam.זאת עבודה שהשלמתי ממש לאחרונה
Bu da bir başka trajik olgu hakkında yeni tamamladığım çalışmam.وهذه لوحة أكملتها حديثاً
Bu da bir başka trajik olgu hakkında yeni tamamladığım çalışmam.もう一つの悲劇的な現象の作品です
Bu da vizyonun kararlılığı olgusu sayesinde oluyor.Cách nó xảy ra thông qua hiệu ứng lưu tầm nhìn.
Bu da vizyonun kararlılığı olgusu sayesinde oluyor.Ci riusciamo sfruttando il fenomeno della persistenza retinica.
Bu da vizyonun kararlılığı olgusu sayesinde oluyor.Dan hal ini terwujud melalui fenomena persistensi penglihatan.
Bu da vizyonun kararlılığı olgusu sayesinde oluyor.Dat gebeurt door het fenomeen van het nabeeld.
Bu da vizyonun kararlılığı olgusu sayesinde oluyor.Deje sa tak vďaka fenoménu doznievania obrazu na sietnici oka po skončení vizuálneho vnemu.
Bu da vizyonun kararlılığı olgusu sayesinde oluyor.Et l'effet est produit grâce au phénomène de la persistance rétinienne.
Bu da vizyonun kararlılığı olgusu sayesinde oluyor.Iar modul prin care acest lucru se întâmplă este prin fenomenul de persistenţă a vederii.
Bu da vizyonun kararlılığı olgusu sayesinde oluyor.Isto acontece através do fenómeno da persistência da visão.
Bu da vizyonun kararlılığı olgusu sayesinde oluyor.Jest to możliwe dzięki efektom następczym wzroku.
Bu da vizyonun kararlılığı olgusu sayesinde oluyor.이런 일이 가능한 것은 잔상 현상 때문입니다.
Bu da vizyonun kararlılığı olgusu sayesinde oluyor.Och detta händer genom fenomenet av bestående vision.
Bu da vizyonun kararlılığı olgusu sayesinde oluyor.Und die Art und Weise dies geschieht, ist durch das Phänomen der Augenträgheit.
Bu da vizyonun kararlılığı olgusu sayesinde oluyor.Y la manera en que esto sucede es a través del fenómeno de la persistencia de la visión.
Bu da vizyonun kararlılığı olgusu sayesinde oluyor.Και ο τρόπος για να το κάνουμε αυτό είναι μέσω του φαινομένου που ονομάζεται 'Μετείκασμα'.
Bu da vizyonun kararlılığı olgusu sayesinde oluyor.А как это получается - через феномен эффекта инерционности зрительного восприятия.
Bu da vizyonun kararlılığı olgusu sayesinde oluyor.А як це виходить - через явище інерційності зорового сприйняття.
Bu da vizyonun kararlılığı olgusu sayesinde oluyor.Начина, по който това се случва е, чрез явлението на устойчивост на видимостта.
Bu da vizyonun kararlılığı olgusu sayesinde oluyor.והדרך בה זה קורה היא התמדה של ראיה.
Bu da vizyonun kararlılığı olgusu sayesinde oluyor.والطريقة التي يحدث بها ذلك هو عن طريق ظاهرة استمرار الرؤية
Bu da vizyonun kararlılığı olgusu sayesinde oluyor.しかし、この輪は約1700rpm、つまり毎秒28回転で、回転しています。
Bu doğal bir olgu, aynen burada TED'de yaptığımız gibi, insanları biraraya getirerek fikirleri tartışmak.C'est un élément naturel pour rassembler les gens, discuter des idées -- tout comme nous le faisons ici à TED.
Bu doğal bir olgu, aynen burada TED'de yaptığımız gibi, insanları biraraya getirerek fikirleri tartışmak.E o componentă naturală în a-i aduce pe oameni împreună, să discute idei -- la fel cum facem aici la TED.
Bu doğal bir olgu, aynen burada TED'de yaptığımız gibi, insanları biraraya getirerek fikirleri tartışmak.Es un componente natural para convocar a las personas a discutir ideas, como hacemos aquí en TED.
Bu doğal bir olgu, aynen burada TED'de yaptığımız gibi, insanları biraraya getirerek fikirleri tartışmak.É uma componente natural para unir as pessoas, para discutir ideias, como estamos a fazer aqui no TED.
Bu doğal bir olgu, aynen burada TED'de yaptığımız gibi, insanları biraraya getirerek fikirleri tartışmak.저는 문화는 사람들을 단합시키고, 아이디어를 토론하는 자연스러운 수단의 하나라고 생각하는데 우리가 지금 TED에서 하고 있는 것과 마찬가지죠.
Bu doğal bir olgu, aynen burada TED'de yaptığımız gibi, insanları biraraya getirerek fikirleri tartışmak.To naturalne narzędzie do zbliżania ludzi, omawiania pomysłów - tak samo, jak my robimy to w projekcie TED.
Bu doğal bir olgu, aynen burada TED'de yaptığımız gibi, insanları biraraya getirerek fikirleri tartışmak.Это естественный способ, чтобы собрать людей, обсудить идеи — также как мы делаем на TED.
Bu doğal bir olgu, aynen burada TED'de yaptığımız gibi, insanları biraraya getirerek fikirleri tartışmak.זהו רכיב טבעי על מנת לגרום לאנשים לשבת ביחד ולדון ברעיונות -- באותה הדרך שאנו עושים ב TED
Bu doğal bir olgu, aynen burada TED'de yaptığımız gibi, insanları biraraya getirerek fikirleri tartışmak.انها عنصر طبيعي للتقريب بين الناس، ومناقشة الأفكار - بنفس الطريقة التي نقوم به هنا في تيد.
Bu doğal bir olgu, aynen burada TED'de yaptığımız gibi, insanları biraraya getirerek fikirleri tartışmak.文化というものは人を引き合わせ 意見を交わすための 自然な手段の一つなのです ここではコミュニティの一員となり
Bu fenomen, var olan bağlantılar üzerine yoğunlaşma olgusu blog dünyasının karakteristik özelliklerindendir.그리고 그 현상은, 기존의 링크가 불어나가는 것 같은 현상은 블로거스피어와 한 특징입니다.
Bu fenomen, var olan bağlantılar üzerine yoğunlaşma olgusu blog dünyasının karakteristik özelliklerindendir.Và hiện tượng chồng chéo các đường link đó
Bu fenomen, var olan bağlantılar üzerine yoğunlaşma olgusu blog dünyasının karakteristik özelliklerindendir.והתופעה הזאת, התופעה הזאת שבה אנשים נמשכים לקישורים קימים היא מאפיין של הבלוגוספירה,
Bu fenomen, var olan bağlantılar üzerine yoğunlaşma olgusu blog dünyasının karakteristik özelliklerindendir.و هذه الظاهرة، هذه الظاهرة لنوع من التمركز على الروابط القائمة هي أحد صفات المدونات الإلكترونية
Bu fenomen, var olan bağlantılar üzerine yoğunlaşma olgusu blog dünyasının karakteristik özelliklerindendir.積み重なるリンクこそが ブログ界の性質なのです 特に政治的なものでは 顕著です
Bu görüşler, onları ilgilendiren konularda, yaşlarına ve olgunluklarına göre göz önüne alınacaktır.Der tages hensyn hertil i forhold, der vedrørerdem, i overensstemmelse med deres alder og modenhed.
Bu görüşler, onları ilgilendiren konularda, yaşlarına ve olgunluklarına göre göz önüne alınacaktır.Dessa åsikter skall beaktas i frågor som rörbarnen i förhållande till deras ålder och mognad.
Bu görüşler, onları ilgilendiren konularda, yaşlarına ve olgunluklarına göre göz önüne alınacaktır.Ditrecht omvat tevens de vrijheid, van godsdienst en overtuiging te veranderen, en de vrij-
Bu görüşler, onları ilgilendiren konularda, yaşlarına ve olgunluklarına göre göz önüne alınacaktır.É reconhecida a liberdade de empresa, de acordo com o direito da União e as legislaçõese práticas nacionais.
Bu görüşler, onları ilgilendiren konularda, yaşlarına ve olgunluklarına göre göz önüne alınacaktır.Essi possono esprimere liberamente la propria opinione; questa viene presa in
Bu görüşler, onları ilgilendiren konularda, yaşlarına ve olgunluklarına göre göz önüne alınacaktır.Ésta será tenida en cuenta en relación con los asuntos que les afecten, en función de su edad y de su madurez.
Bu görüşler, onları ilgilendiren konularda, yaşlarına ve olgunluklarına göre göz önüne alınacaktır.Niemand darf der Folter oder unmenschlicher oder erniedrigender Strafe oder Behandlung unterworfen werden.
Bu görüşler, onları ilgilendiren konularda, yaşlarına ve olgunluklarına göre göz önüne alınacaktır.Poglądy te sąbrane pod uwagęw sprawach,które ich dotyczą, stosownie do ich wieku i stopnia dojrzałości.