Ana içeriğe geç
Sözlük

olgu ile cümle

olgu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Fotoelektrik teorisinin eksiksiz bir tanımı kuantum mekaniğinin olgunlaşmasından sonra gerçekleşmiştir.Fotoelektrický jev mohl být úplně vysvětlený až po dozrání kvantové mechaniky.
Nagarjuna’ya göre “boşluk” ne soyut ne de olgu çokluğudur.Balada „Don’t Give Up“ byla o devastaci a nezaměstnanosti.
Palamutlar tatlı veya hafif acı tadında, 6 ayda olgunlaşır ve iç yüzü tüysüzdür.Jejich čnělky jsou krátké; žaludy zrají 6 měsíců, jsou sladké nebo trochu hořké, uvnitř číšky žaludu lysé.
Bir yaşına vardıklarında çiftleşme olgunluğa ulaşırlar.Když dospěje do určitého stadia vývoje, dojde k porodu.
Nötronlar izotop olgusunu açıklayabilmektedir.İzotop aynı kimyasal elementin çeşitliliğidir.Nukleonové číslo rozlišuje různé izotopy daného chemického prvku.
Nisan 1909'da Berlin Antlaşması, olguyu yansıtmak ve krizi sona erdirmek amacıyla değiştirildi.În aprilie 1909, Tratatul de la Berlin fost modificat pentru a accepta noul status quo-ul punând capăt crizei.
Bu hem fiziksel hem de psikolojik şartların olgunlaşmasına bağlanmıştır.Trebuie să fie pregătiți sa treacă unele provocări fizice cât și psihice.
Bir röportajda "Ölüme... kaçınılmaz ve cazip bir olgu gibi bakılıyor.Într-un interviu declara că „€Moartea este văzută drept un fenomen inevitabil și misterios.
İlgili terimler "tehdit" ve "tehlike" zarara yol açan olgular için sıklıkla kullanılmaktadır.Termenii "amenințare" și "hazard" sunt adesea folosite pentru a însemna ceva care ar putea provoca daune.
Yaşadıkları her acı deneyim onları biraz daha olgunlaştırır.Încercările prin care au trecut i-au făcut mai puternici.
Lavoisier'in aslında ne yeni kimyasal bir nesne, ne de yeni kimyasal bir olgu keşfettiği söylenebilir.Marie și-a dat seama că a descoperit un nou element chimic.
Olgunluk sınavını Louis-le-Grand Lisesi'nde verdi.Și-a făcut o parte din studii la liceul Louis-le-Grand de la Paris.
Olgunluğa eriştiğinde de, Washington Square Park'ta diğer satraç severler ile oynadı.Ca și adult, deseori a jucat împotriva altor împătimiți ai jocului în Washington Square Park.
Yaz turpları hızla olgunlaşır.Viespea poate deveni foarte agresivă la sfârșitul verii.
Her olgunun bir hikayesi vardır.Reținem că fiecare femeie din speța noastră are o poveste ce ne întristează.
( Olgun kişi şanssızlığın doğasını izleyerek kendini hazırlar. )(Doctorii i-au ascuns natura bolii.)
Kaşıntı genellikle ilerlemiş olgularda görülür.Piciorul este, de obicei, în valgus ecvin.
Bu sendrom en çok olgun yaşta ortaya çıkmaktadır (sosyal görevleri olduğu andan itibaren).Istoria Ilustrată a Orașului Târgu Ocna (din cele mai vechi timpuri până astăzi).
Merkantilist düşünce düşük ücret politikası olgusuna dayanır.Așadar, în etapa de maturitate se aplică strategia de costuri scăzute.
Olgunlaştığında kahverengimsi sarı bir renk almaktadır.Din cauza latexului se colorează și ea repede galbenă.
Erken olgunlaşmış bir çocuk olduğu söylenir.Se mai menționează faptul că a avut un fiu adult.
Hiçbir olgu Holokost’a benzemez.Poate fi considerat a fi similar cu holismul.
Cinsel olgunluğa üç yaşında ulaşır ve 28 yıl kadar yaşayabilir.În captivitate pot trăi până la 34 de ani.
Bu erikler olgun.Aceste prune sunt coapte.
Tom olgun.Tom este matur.
Her iki olayda da üç evre görülür ; çoğalma, büyüme ve olgunlaşma.SU(2) esetén hármat, SU(3) esetén nyolcat, általában SU(n) esetén n²-1-et.
Biz olgun olduğumuzu ispatladık.Biz Punk rock grubu değil New Wave grubuyuz" dedi.Mi nem punk rock együttes vagyunk, hanem new wave.”
Palamutları bir yılda olgunlaşır.A magvak egy év alatt megérnek.
Genç kuşların olgunlaşması 4 yılı alır.A fiatal madár négyéves korára lesz ivarérett.
Fotoelektrik teorisinin eksiksiz bir tanımı kuantum mekaniğinin olgunlaşmasından sonra gerçekleşmiştir.A fényelektromos jelenségről teljes képet csak a kvantummechanika kidolgozása után kaptunk.
Status quo ante bellum, bir olgunun günümüzdeki durumunu belirten bir Latince deyiştir.Status quo ante bellum latin kifejezés.
Her olgunun bir hikayesi vardır.Minden szörnynek van egy története.
Cinsel olgunluk, bir canlının üreme yetisini kazandığı yaş ya da döneme verilen addır.A nemi érettség az a kor vagy állapot, melynek elérésével egy élőlény képessé válik a szaporodásra.
Oyunlarında günümüz insanın şiddet olgusunun bir tür ekonomi politik sorunsalı olduğunun üzerinde durr.Álláspontja szerint a modern politikai akció elkerülhetetlen része a politikai erőszak.
Bu olgu günümüze dek korunmuştur.Ezt az állapotot őrizte meg napjainkig.
Bu olgu UNESCO tarafından da doğrulanmıştır.Ilyen lehet többek között az UNESCO is.
Dünya olguların toplamıdır, şeylerin değil.A lélekkel van itt baj, nem az üzlettel.
Üreme olgunluğuna dişiler 1,5 , erkekler 2,5 yılda ulaşır.Az ivarérettséget a nőstények 1,5, a hímek 2,5 éves korukban érik el.
Kırmızımsı menekşe renkli kozalaklar 5-7 ay sonunda olgunlaşır.A fiatal toboz vöröses, 5-7 hónap után világos barnává válik.
Eşeysel olgunluğa çok geç ulaşırlar.Viszonylag későn fordul termőre.
Bu olgu “serbest düşme evrenselliği” olarak adlandırılır.Ezt a jelenséget nevezzük a szabadesés egyetemességének.
Bu olgu parçalı bağımsızlık olarak adlandırılmaktadır.Ezt a tulajdonságot töltésfüggetlenségnek hívjuk.
Evsizlik olgusunu yaşayan bireye evsiz denilmektedir.Szórványnak nevezzük az összefüggő szállásterülettel nem bíró kisebbséget.
Nüksetme olgusu çok yaygın olup, insanların neredeyse yarısı bir yıl içinde ikinci kez enfeksiyon yaşar.Gyakoriak a visszatérő fertőzések, az emberek csaknem fele egy éven belül újra megfertőződik.
Yer çekimi olgusunu açıklamaya çalışan birçok teori olmuştur.Számtalan, a pápanő legendáját megmagyarázni próbáló elmélet létezik.
Erkekler ancak bir yıl sonra üreyebilir bir olgunluğa ulaşır.A fiú egy év múlva még mindig nehezen viseli a történteket.
Evrim bir olgudur.'De az öregség így is probléma.”
Ahtapotlar kısa yaşar, hızlı büyür ve erken olgunlaşır.Csibék hamar nőnek, izgágák, korán ivarérettek.
Eylül'de olgunlaşır.Szeptemberben virágzik.
Bu dönemden sonra müziğinde de olgunluk dönemine geçer.Talán emiatt is állandóan zenét hallgat az iPodján.
Bir yılda üreyebilecek kadar olgunluğa ulaşırlar.A munkálatok egy évig is eltartanak, mire be tudják fejezni.
Osteosit, osteoblast hücrelerinin olgunlaşması sonucunda oluşur.Az osteoporosis kialakulása a test öregedésének a következménye.
“Isıya duyarlı mutasyonlar” olgusu bu duruma örnek olarak gösterilebilir.A protonbomlás feltételezett folyamata egy ilyen szimmetriasértés példája lehetne.
Üreme olgunluğuna minimum 1-1,5 yaşlarında ulaşırlar.Az ivarérettséget 1-1,5 éves korukban érik el.
Yaz sonuyla sonbaharın başında olgunlaşır.Tavasz végén, nyár elején virágzik.
Cinsel olgunluğa erişmede vücut gelişiminin tamamlanması esastır.Hatásának kialakulásához szexuális ingerlésre van szükség.
Kuram, devinim olgusuyla koşut düşünüldüğünde daha iyi anlaşılacaktır.Mindeddig inkább hajlam vezette, mint a készültség biztos tudata.
Yaratıcılık, yeni ve bir şekilde değerli bir şey oluşturma olgusudur.Lételeme az alkotás, valami új, valami egyedi létrehozása.
İnternet fenomeni ya da İnternet geyiği, İnternet üzerinde anonim olarak yayılan olgulara verilen isimdir.Az interneten senki sem tudja, hogy kutya vagy egy mém az internetes anonimitásról.
( Olgun kişi, meziyetlerini parıldar hale getirir. )(Szégyellje magát, aki rosszat gondol.)
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod