Ana içeriğe geç
Sözlük

olgu ile cümle

olgu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Eylül'de olgunlaşır.وينضج في شهر سبتمبر.
İlgili terimler "tehdit" ve "tehlike" zarara yol açan olgular için sıklıkla kullanılmaktadır.الخطر: غالباً ما يتم استخدام المصطلحين "تصادف" و "خطر" بشكل تبادلي.
Bu görüşlerini özetle " Enflasyon her zaman ve her yerde parasal bir olgudur" sözüyle ifade ederler.كما كتب، التضخم دائمًا وفي كل مكان ظاهرة نقدية.»
Meyve 2 yılda olgunlaşır.ثلمة ثانية في شهرين.
Eşanlam: Erendiz (Erentir) – EREN Özelliği: Olgunluğu ve bilgeliği temsil eder.و استحضار عذابات لا أرانى قادرا على تحملها و لو بالحكى و الرواية!".
Hem erkek hem dişi bir yaşında cinsel olgunluğa erişir.الذكور والإناث تصبح ناضجة جنسياً في سن عامين.
Bu olgu sosyal kuşlar, memeliler, özellikle deniz memelileri ve primatlarda görülmektedir.حيث يبدو أنه منتشر بين الطيور الاجتماعية والثدييات، خاصة الثدييات البحرية والرئيسيات.
Her olgunun bir hikayesi vardır.و كان لكل منهم قصته.
Bu süreç sonunda şarap bozulabilir veya istenen olgunluğa ulaşma şansını kaybeder.يمكن للاعبين بعد ذلك تداول النبيذ مقابل ربح أو خسارة.
Olgunlaştıkça meyvesi tatlılaşır.يبدأ النضج عندما تتم إزالة الفاكهة.
Bu olgu Kelvin-Helmholtz mekanizması olarak adlandırılır.(وقت الانهيار يُعرف باسم آلية كلفن–هيلمهولتز.)
Yaz sonuyla sonbaharın başında olgunlaşır.بعضهم يبدأ في أواخر الخريف.
Ilımlı iklimlerde neredeyse tüm olgular sonbahar ve kışta olmaktadır.في المناطق ذات المناخ المعتدل معظم الحالات تظهر في فصلي الخريف والشتاء.
Bu olgunun kökeni açıkça anlaşılmış değildir.لكن الغرض من إنشائه غير واضح على الإطلاق.
Büyük flamingo 6 yaşında cinsel olgunluğuna ulaşır ve 40 yaşının üstüne kadar yaşar.وتصل دببة الكودياك إلى حجمها الكامل عندما يبلغ عمرها 6 سنوات.
Plastik cerrahi eğitimi British Council bursu ile beraber Birleşik Krallık'a gitmesiyle olgunlaşmıştır.أشرف على تأسيس جهاز مكافحة المخدرات بعد حصوله على بعثة تدريبية في المملكة المتحدة البريطانية.
Başlangıçta büyüme üsteldir fakat daha sonra, doyma başladıkça, büyüme yavaşlar ve olgunluğa ulaşınca durur.إذا بدأ قبل سن البلوغ، فأن النمو يتأخر أو يقف.
Kozalaklar önceleri parlak kırmızı menekşe, olgunlaşınca sarımsı kahverengiye döner.تظهر عصابة القلنسوة الحمراء أولاً حين تسرق بنكاً.
Göç, göçmenlik olgusu, gettolar üzerinde durmuştur.السود ، مثلاً ، كانوا يجبرون على البقاء في "معازل" (غيتو) .
Altay Türkleri geleneğinde şamanın gölgeler diyarını ziyaret edişinde bir dağa çıkış olgusu da bulunur.في ألايام التي فيها رؤية واضحة يمكن ان يرى جبل الشيخ أيضا.
Finlandiya'ya yapılan Türk göçü ülkede yeni bir olgu yaratmıştır.استمر التمييز بشكل جيد في الجمهورية التركية المشكلة حديثًا.
Bu yunusların cinsel olgunluğa yedi ila dokuz yol arasında eriştiği düşünülmektedir.ويقدر قدرة الركاب ما بين سبعة وتسعة جنود.
Kah ağlaya, kah güle bir olgun gönül oldum.كرر كثيرا الدعوة إلى الزهد والثقة بالله وذكر خواء الدنيا وفناءها وحض اتباعه على لبس الخلق والمرقع من الثياب.
Olguculuğun çağımızdaki gelişimi yeni olguculuk genel adını taşır.في الاستخدام الحالي، أوتاروا هو اسم جماعي لنيوزيلندا ككل.
Bilim, her türlü olguyla değil yalnızca ilgi alanına giren ve önemli olgular ile ilgilenir.انتقائية العلم: يهتم العلم بالوقائع المهمة فقط والتي تتعلق بمجاله اوليس مع كل الوقائع بكافة أشكالها.
Meyveleri, çiçeklenme döneminden 4-5 ay sonra olgunlaşır ve hasat edilebilir.كما يجب أن تظهر جذور النبات خلال الفترة ما بين أربعة إلى خمسة أسابيع، ويمكن بعد ذلك نقلها إلى أوعية.
Beyin en geç olgunluğa ulaşan kısımlarından biridir.و يعتبر المخ أكبر أجزاء الدماغ.
Dünya olguların toplamıdır, şeylerin değil.هذه كلها في العالم الحقيقي مشاكل الأعمال ، وليس مشاكل الموارد البشرية.
Kenneth R. Miller şöyle yazmıştır, 'evrim, bilimde malumat sahibi olduğumuz her şey kadar bir olgudur.'Kenneth R. Miller escreve, "a evolução é tanto um fato como qualquer coisa que conhecemos na ciência."
Organizmaların Dünya'da yaşamın tarihi boyunca değiştiği, ya da evrimleştiği aşikar bir olgudur.É um fato incontestável que os organismos mudaram, ou evoluíram, ao longo da história da vida na Terra.
Gorillerin, kanguruların, denizyıldızlarının ve bakterilerin kuzenleri olduğumuz bir olgudur(gerçektir).É um fato que somos primos de gorilas, cangurus, estrelas do mar, e as bactérias.
Pokémon ayrıca materyalizmi destekleyen olguları sebebiyle de eleştirilmektedir.Pokémon também foi acusado de promover o materialismo.
Sekiz ay civarında cinsel olgunluğa ulaşırlar.A maturidade sexual é atingida com cerca de oito meses.
Bu olgu Japon robotbilimci Masahiro Mori tarafından 1970 yılında dile getirilmiştir.A expressão foi criada pelo professor Japonês de robótica, Masahiro Mori (1970).
Herkes bu olgunun ne olduğunu biliyor.Todos sabem quem é este homem.
Teoriler olguları açıklayan ve yorumlayan düşünce yapılarıdır.As teorias são as estruturas de idéias que explicam e interpretam os fatos.
Evrim, güneşin ısısı kadar olgudur.A evolução é tanto um fato como o calor do sol.
Evrim, bu kapsamda, hem bir olgu hem de bir teoridir.A evolução, neste contexto, é tanto um fato e uma teoria.
Olgunluğu sürecinde biyolojik babasına hiç rastlamamıştır.Ele nunca conheceu seu pai biológico.
Meyve 2 yılda olgunlaşır.Inicia-se a frutificação aos dois anos.
Nisan ayında çiçek açar, meyvesi sonbaharda olgunlaşır.Floresce na Primavera e os frutos amadurecem no Outono.
Nüksetme olgusu çok yaygın olup, insanların neredeyse yarısı bir yıl içinde ikinci kez enfeksiyon yaşar.As recorrências são comuns, com quase metade das pessoas sofrendo uma segunda infecção dentro de um ano.
Bu bir gerçek olgudur ve böyle olmaya da devam edecektir.Graças a Deus que assim foi e deste modo continua a ser!
Meyveleri sonbaharda olgunlaşır.Seus frutos amadurecem no outono.
Evrim bir olgudur.'A evolução é um fato."
Erkekler de cinsel olgunluğa aynı yaşlarda erişir.Aproximadamente na mesma idade acontece também a maturidade sexual.
Yıldırım topu tanımlanmamış bir atmosferik elektrik olgusudur.Um raio ou relâmpago globular é um fenômeno atmosférico elétrico ainda inexplicado.
Bayrağın tasarımında kültürel, politik ve dinî olguların izleri görülür.O desenho da bandeira carrega significados culturais, políticos e regionais.
Bu olgu Kelvin-Helmholtz mekanizması olarak adlandırılır.Este calor adicional é gerado através do mecanismo de Kelvin-Helmholtz, por contração.
Yaradılışa karşı yetiştirme olgusu üzerinde durdu."O objetivo era focar na criação".
Kızıl kuyruklu şahin cinsel olgunluğa iki yaşında ulaşır.A gralha-negra atinge a maturidade sexual aos dois anos de idade.
Ertuğrul adlı tablosunun ise daha olgun döneminde ve biraz daha ustaca yapıldığı görülmektedir.Está naquela fase em que se considera mais adulta e madura do que realmente é.
Bu iki olgudan herhangi birinde olan değişiklik diğerini de etkiler.Alguns eventos que acontecem em um dos mundos acaba influenciando algo no outro.
Tohumların olgunlaşma süreleri 1-3 yıl arasındadır.As renovações destas licenças são dentre 1 e 4 anos.
Durkheim toplumbilimi kendi olgularını kendi ön dayanaklarıyla işleyen bir bilim durumuna getirdi.Assim, Durkheim se interessou por uma abordagem científica à sociedade muito cedo em sua carreira.
Kozalak ise 26 ayda olgunlaşmaktadır.O carrilhão é composto por 26 sinos.
Üç aydan sonra eşeysel olguluğa ulaşırlar.Em 3 dias chegamos a Tubarão.
Bale, Batman'in daha olgun ve daha güçlü olduğunu da belirtti.E Wendell tenta então, tornar o tio um homem mais maduro e responsável.
Yaşına göre oldukça olgun, zeki ve başarılı bir kızdır.Como o nome já diz, é uma menina inteligente e muito madura para a sua idade.
Embriyodan gelişen bu meristematik yapı ise olgun bitkide kökleri oluşturmuş olur.É a parte do embrião da semente que irá de formar em raiz.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod