Annem bize Fide'nin ailesinin fakir olduğu kadar, çalışkan da olduğu söyleseydi ne olurdu?Was wäre, wenn meine Mutter uns erzählt hätte, dass Fides Familie arm und fleißig ist?
Annem bize Fide'nin ailesinin fakir olduğu kadar, çalışkan da olduğu söyleseydi ne olurdu?Wat als mijn moeder ons had verteld dat Fide's familie arm was en hardwerkend?
Annem bize Fide'nin ailesinin fakir olduğu kadar, çalışkan da olduğu söyleseydi ne olurdu?Yhdysvaltojen ja Meksikon? Mitä jos äitini olisi kertonut meille, että Fiden perhe on köyhä ja ahkera?
Annem bize Fide'nin ailesinin fakir olduğu kadar, çalışkan da olduğu söyleseydi ne olurdu?¿Y si mi madre nos hubiera contado que la familia de Fide era pobre y trabajadora?
Annem bize Fide'nin ailesinin fakir olduğu kadar, çalışkan da olduğu söyleseydi ne olurdu?Τι θα γινόταν αν η μητέρα μου μας είχε πει ότι η οικογένεια του Φιντέ ήταν φτωχή και εργατική;
Annem bize Fide'nin ailesinin fakir olduğu kadar, çalışkan da olduğu söyleseydi ne olurdu?Ами ако майка ми ни беше казала, че семейството на Фиде е бедно и работи усърдно?
Annem bize Fide'nin ailesinin fakir olduğu kadar, çalışkan da olduğu söyleseydi ne olurdu?А що якби моя мама пояснила мені, що сім'я Фіде була бідна, але працьовита?
Annem bize Fide'nin ailesinin fakir olduğu kadar, çalışkan da olduğu söyleseydi ne olurdu?И что, если бы моя мама объяснила мне, что семья Фиде была бедной, но трудолюбивой?
Annem bize Fide'nin ailesinin fakir olduğu kadar, çalışkan da olduğu söyleseydi ne olurdu?מה אם אימי הייתה מספרת לנו שמשפחתו של פיד'ה הייתה ענייה וגם חרוצה?
Annem bize Fide'nin ailesinin fakir olduğu kadar, çalışkan da olduğu söyleseydi ne olurdu?ماذا لو أن أمي أخبرتنا أن أسرة فيدي كانت فقيرة وتعمل بجدية؟
Annem bize Fide'nin ailesinin fakir olduğu kadar, çalışkan da olduğu söyleseydi ne olurdu?働き者だと教えてくれていたら? もし 異なるアフリカ人を世界中に紹介する
Artık iş planları ve finansal tahminlerin... ...Sovyetler Birliği'nde olduğu kadar saçma olduğunu biliyoruz.다행히 이제는 사업 계획서 작성이나 재무예측부터 하는 게 얼마나 바보 같은 짓인지 알게 되었어요
Artık iş planları ve finansal tahminlerin... ...Sovyetler Birliği'nde olduğu kadar saçma olduğunu biliyoruz.إلا أن الخبر الجيد هو أننا الآن نعرف أن خطط العمل والتوقعات المالية، كانت سخيفة كسخافتها في الاتحاد السوفييتي.
Artık iş planları ve finansal tahminlerin... ...Sovyetler Birliği'nde olduğu kadar saçma olduğunu biliyoruz.無意味だということです 顧客が事業計画通りに行動することはありません
Basit ve sade olduğu kadar savurgan ve karmaşıktır.C'est aussi somptueux et complexe que simple et minimal.
Basit ve sade olduğu kadar savurgan ve karmaşıktır.E extravagant şi complex pe cât e de simplu şi minimalist.
Basit ve sade olduğu kadar savurgan ve karmaşıktır.Es ist aufwendig und komplex, und zugleich einfach und minimal.
Basit ve sade olduğu kadar savurgan ve karmaşıktır.Es tan fastuoso e intrincado como sencillo y mínimo.
Basit ve sade olduğu kadar savurgan ve karmaşıktır.Het is even uitgebreid en ingewikkeld als het eenvoudig en minimalistisch is.
Basit ve sade olduğu kadar savurgan ve karmaşıktır.Jest tak bogate i złożone, jak proste i minimalistyczne.
Basit ve sade olduğu kadar savurgan ve karmaşıktır.단순하고 미니멀한만큼 호화롭고 복잡합니다.
Basit ve sade olduğu kadar savurgan ve karmaşıktır.Nó cũng phong phú và rắc rối mà cũng thật bình dị và tối giản.
Basit ve sade olduğu kadar savurgan ve karmaşıktır.Tanto è eccessivo e complesso, quanto semplice e minimale.
Basit ve sade olduğu kadar savurgan ve karmaşıktır.Είναι εξίσου πλούσιο και περίπλοκο όσο είναι απλό και απέριττο.
Basit ve sade olduğu kadar savurgan ve karmaşıktır.Настолько безгранично и замысловато, насколько просто и лаконично.
Basit ve sade olduğu kadar savurgan ve karmaşıktır.То е пищно и сложно, колкото е просто и минимално.
Basit ve sade olduğu kadar savurgan ve karmaşıktır.זה שופע ומורכב כמו שזה פשוט ומינימליסטי.
Basit ve sade olduğu kadar savurgan ve karmaşıktır.فهو سخي و مركب بقدر ما هو بسيط و صغير
Basit ve sade olduğu kadar savurgan ve karmaşıktır.一人芝居として始めたものが 344フレームといくつかの委託と4年半の時を経て
Ben aslında MIT'de olduğu kadar CIT'de de bir eğitmenim. Bunlar da yaptığımız kömür birketler.Jestem jednocześnie instruktorem w instytucie MIT i CIT - a to są brykiety, które wyprodukowaliśmy.
Ben aslında MIT'de olduğu kadar CIT'de de bir eğitmenim.De fapt sunt profesor şi la MIT şi la CIT (Charcoal Institute).
Ben aslında MIT'de olduğu kadar CIT'de de bir eğitmenim.En fait j'enseigne au MIT et au CIT.
Ben aslında MIT'de olduğu kadar CIT'de de bir eğitmenim.Ich bilde am MIT und am Institut für Kohle aus.
Ben aslında MIT'de olduğu kadar CIT'de de bir eğitmenim.Ik geef les zowel aan MIT als aan HIT.
Ben aslında MIT'de olduğu kadar CIT'de de bir eğitmenim.Jadi saya benar-benar seorang instruktur di MIT dan CIT.
Ben aslında MIT'de olduğu kadar CIT'de de bir eğitmenim.Quindi in effetti sono assistemte al MIT e all' ICV.
Ben aslında MIT'de olduğu kadar CIT'de de bir eğitmenim.Soy una instructora del MIT así como del CIT.
Ben aslında MIT'de olduğu kadar CIT'de de bir eğitmenim.Tôi thật sự là giảng viên ở học viện MIT, cũng như ở học viện Than Củi.
Ben aslında MIT'de olduğu kadar CIT'de de bir eğitmenim.Είμαι καθηγήτρια και στο ΜΙΤ και στο CIT.
Ben aslında MIT'de olduğu kadar CIT'de de bir eğitmenim.Я преподаватель не только в МИТ, но и в Калтехе.
Ben tüm bu beyin fırtınaları Bobbie düzelmekte olduğunu, mümkün olduğu kadar sade görebiliyordum bilgi.Aku bisa melihat sejelas mungkin bahwa semua brainstorm membaik Bobbie keluar pengetahuan.
Ben tüm bu beyin fırtınaları Bobbie düzelmekte olduğunu, mümkün olduğu kadar sade görebiliyordum bilgi.나는 이러한 모든 brainstorms 바비을 개선 있다고 노골적으로 최대한 볼 수 지식.
Ben tüm bu beyin fırtınaları Bobbie düzelmekte olduğunu, mümkün olduğu kadar sade görebiliyordum bilgi.Ik kon zo duidelijk mogelijk te zien dat al deze brainstorms waren het verbeteren van Bobbie uit van kennis.
Ben tüm bu beyin fırtınaları Bobbie düzelmekte olduğunu, mümkün olduğu kadar sade görebiliyordum bilgi.Jag kunde se så tydligt som möjligt att alla dessa brainstorming var bättre Bobbie ut av kunskap.
Ben tüm bu beyin fırtınaları Bobbie düzelmekte olduğunu, mümkün olduğu kadar sade görebiliyordum bilgi.Jeg kunne se så tydeligt som muligt, at alle disse brainstorms var forbedre Bobbie ud af viden.
Ben tüm bu beyin fırtınaları Bobbie düzelmekte olduğunu, mümkün olduğu kadar sade görebiliyordum bilgi.Láttam a világosan lehetséges, hogy mindezek a brainstorms voltak javítása Bobbie ki a tudás.
Ben tüm bu beyin fırtınaları Bobbie düzelmekte olduğunu, mümkün olduğu kadar sade görebiliyordum bilgi.Saatoin nähdä yhtä selvästi kuin mahdollista, että kaikki nämä aivoriihiä paranivat Bobbie ulos tiedon.
Ben tüm bu beyin fırtınaları Bobbie düzelmekte olduğunu, mümkün olduğu kadar sade görebiliyordum bilgi.Tôi có thể thấy rõ ràng nhất có thể rằng tất cả những brainstorms được cải thiện Bobbie kiến thức.
Ben tüm bu beyin fırtınaları Bobbie düzelmekte olduğunu, mümkün olduğu kadar sade görebiliyordum bilgi.Viděl jsem, jak je to možné tak jasně, že všechny tyto skic se zlepšovaly Bobbie se znalostí.
Ben tüm bu beyin fırtınaları Bobbie düzelmekte olduğunu, mümkün olduğu kadar sade görebiliyordum bilgi.Videl sem, kot očitno je mogoče, da so vsi ti soočanja idej je bilo izboljšanje Bobbie ven znanja.
Ben tüm bu beyin fırtınaları Bobbie düzelmekte olduğunu, mümkün olduğu kadar sade görebiliyordum bilgi.Videl som, ako jasne je to možné, že všetky tieto skíc sa zlepšovali Bobbie sa znalostí.
Ben tüm bu beyin fırtınaları Bobbie düzelmekte olduğunu, mümkün olduğu kadar sade görebiliyordum bilgi.Widziałem, jak po prostu, jak to możliwe, że wszystkie te burzy mózgów poprawiają Bobbie się wiedzy.
Ben tüm bu beyin fırtınaları Bobbie düzelmekte olduğunu, mümkün olduğu kadar sade görebiliyordum bilgi.Θα μπορούσα να δω ως απλά του δυνατού, ότι όλες αυτές οι brainstorms ήταν η βελτίωση Bobbie έξω της γνώσης.
Ben tüm bu beyin fırtınaları Bobbie düzelmekte olduğunu, mümkün olduğu kadar sade görebiliyordum bilgi.Можех да видя колкото е възможно по-ясно, че всички тези brainstorms са подобряване на Боби на знанието.
Ben tüm bu beyin fırtınaları Bobbie düzelmekte olduğunu, mümkün olduğu kadar sade görebiliyordum bilgi.Я міг бачити так ясно, як можливо, що всі ці поліпшення мозковий штурм були Боббі з знань.
Ben tüm bu beyin fırtınaları Bobbie düzelmekte olduğunu, mümkün olduğu kadar sade görebiliyordum bilgi.Я мог видеть так ясно, как возможно, что все эти улучшения мозговой штурм были Бобби из знаний.
Ben tüm bu beyin fırtınaları Bobbie düzelmekte olduğunu, mümkün olduğu kadar sade görebiliyordum bilgi.استطعت أن أرى بوضوح قدر الإمكان أن كل هذه محبين وتحسين بوبي خارج المعرفة.
Ben tüm bu beyin fırtınaları Bobbie düzelmekte olduğunu, mümkün olduğu kadar sade görebiliyordum bilgi.知識の。 それがすべて終わったとき、彼はおそらく一種の再ひとでなしになるが、それかもしれない
Birinci Dünya ülkeleri için olduğu kadar gelişmekte olan ülkeler için de uygundur.Entwicklungsländer wie auch für Länder der Ersten Welt geeignet ist.
Birinci Dünya ülkeleri için olduğu kadar gelişmekte olan ülkeler için de uygundur.적합하다는 것을 의미합니다.