olduğu kadar ile cümle

olduğu kadar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
11
ORT. KELİME
Annem bize Fide'nin ailesinin fakir olduğu kadar, çalışkan da olduğu söyleseydi ne olurdu?Bagaimana jika ibu saya telah menceritakan bahwa keluarga Fide itu miskin dan pekerja keras?
Annem bize Fide'nin ailesinin fakir olduğu kadar, çalışkan da olduğu söyleseydi ne olurdu?Čo ak by nám moja mama povedala, že Fideho rodina je chudobná a usilovná?
Annem bize Fide'nin ailesinin fakir olduğu kadar, çalışkan da olduğu söyleseydi ne olurdu?Co kdyby nám moje matka řekla, že Fideho rodina je chudá a pracovitá?
Annem bize Fide'nin ailesinin fakir olduğu kadar, çalışkan da olduğu söyleseydi ne olurdu?Cum ar fi fost dacă mama ne-ar fi spus că familia lui Fide este săracă şi muncitoare?
Annem bize Fide'nin ailesinin fakir olduğu kadar, çalışkan da olduğu söyleseydi ne olurdu?E se a minha mãe nos tivesse contado que a família do Fide era pobre e trabalhadora?
Annem bize Fide'nin ailesinin fakir olduğu kadar, çalışkan da olduğu söyleseydi ne olurdu?E se mia madre mi avesse detto che la famiglia di Fide era povera ma anche laboriosa?
Annem bize Fide'nin ailesinin fakir olduğu kadar, çalışkan da olduğu söyleseydi ne olurdu?Kaj, če bi nam mama povedala, da je Fidejeva družina revna in delavna?
Annem bize Fide'nin ailesinin fakir olduğu kadar, çalışkan da olduğu söyleseydi ne olurdu?어머니가 피데네 가족은 가난하지만 열심히 일한다고 우리에게 이야기 했다면요?
Annem bize Fide'nin ailesinin fakir olduğu kadar, çalışkan da olduğu söyleseydi ne olurdu?Mi van, ha anyám elmondja, hogy Fide családja szegény és keményen dolgozik?
Annem bize Fide'nin ailesinin fakir olduğu kadar, çalışkan da olduğu söyleseydi ne olurdu?Sẽ như thế nào nếu mẹ nói với chúng tôi rằng nhà của Fide nghèo và rất chăm chỉ?
Annem bize Fide'nin ailesinin fakir olduğu kadar, çalışkan da olduğu söyleseydi ne olurdu?Vad hade hänt om min mor hade berättat för oss att Fides familj var fattig och flitig?
Annem bize Fide'nin ailesinin fakir olduğu kadar, çalışkan da olduğu söyleseydi ne olurdu?Was wäre, wenn meine Mutter uns erzählt hätte, dass Fides Familie arm und fleißig ist?
Annem bize Fide'nin ailesinin fakir olduğu kadar, çalışkan da olduğu söyleseydi ne olurdu?Wat als mijn moeder ons had verteld dat Fide's familie arm was en hardwerkend?
Annem bize Fide'nin ailesinin fakir olduğu kadar, çalışkan da olduğu söyleseydi ne olurdu?Yhdysvaltojen ja Meksikon? Mitä jos äitini olisi kertonut meille, että Fiden perhe on köyhä ja ahkera?
Annem bize Fide'nin ailesinin fakir olduğu kadar, çalışkan da olduğu söyleseydi ne olurdu?¿Y si mi madre nos hubiera contado que la familia de Fide era pobre y trabajadora?
Annem bize Fide'nin ailesinin fakir olduğu kadar, çalışkan da olduğu söyleseydi ne olurdu?Τι θα γινόταν αν η μητέρα μου μας είχε πει ότι η οικογένεια του Φιντέ ήταν φτωχή και εργατική;
Annem bize Fide'nin ailesinin fakir olduğu kadar, çalışkan da olduğu söyleseydi ne olurdu?Ами ако майка ми ни беше казала, че семейството на Фиде е бедно и работи усърдно?
Annem bize Fide'nin ailesinin fakir olduğu kadar, çalışkan da olduğu söyleseydi ne olurdu?А що якби моя мама пояснила мені, що сім'я Фіде була бідна, але працьовита?
Annem bize Fide'nin ailesinin fakir olduğu kadar, çalışkan da olduğu söyleseydi ne olurdu?И что, если бы моя мама объяснила мне, что семья Фиде была бедной, но трудолюбивой?
Annem bize Fide'nin ailesinin fakir olduğu kadar, çalışkan da olduğu söyleseydi ne olurdu?מה אם אימי הייתה מספרת לנו שמשפחתו של פיד'ה הייתה ענייה וגם חרוצה?
Annem bize Fide'nin ailesinin fakir olduğu kadar, çalışkan da olduğu söyleseydi ne olurdu?ماذا لو أن أمي أخبرتنا أن أسرة فيدي كانت فقيرة وتعمل بجدية؟
Annem bize Fide'nin ailesinin fakir olduğu kadar, çalışkan da olduğu söyleseydi ne olurdu?働き者だと教えてくれていたら? もし 異なるアフリカ人を世界中に紹介する
Artık iş planları ve finansal tahminlerin... ...Sovyetler Birliği'nde olduğu kadar saçma olduğunu biliyoruz.다행히 이제는 사업 계획서 작성이나 재무예측부터 하는 게 얼마나 바보 같은 짓인지 알게 되었어요
Artık iş planları ve finansal tahminlerin... ...Sovyetler Birliği'nde olduğu kadar saçma olduğunu biliyoruz.إلا أن الخبر الجيد هو أننا الآن نعرف أن خطط العمل والتوقعات المالية، كانت سخيفة كسخافتها في الاتحاد السوفييتي.
Artık iş planları ve finansal tahminlerin... ...Sovyetler Birliği'nde olduğu kadar saçma olduğunu biliyoruz.無意味だということです 顧客が事業計画通りに行動することはありません
Basit ve sade olduğu kadar savurgan ve karmaşıktır.C'est aussi somptueux et complexe que simple et minimal.
Basit ve sade olduğu kadar savurgan ve karmaşıktır.E extravagant şi complex pe cât e de simplu şi minimalist.
Basit ve sade olduğu kadar savurgan ve karmaşıktır.Es ist aufwendig und komplex, und zugleich einfach und minimal.
Basit ve sade olduğu kadar savurgan ve karmaşıktır.Es tan fastuoso e intrincado como sencillo y mínimo.
Basit ve sade olduğu kadar savurgan ve karmaşıktır.Het is even uitgebreid en ingewikkeld als het eenvoudig en minimalistisch is.
Basit ve sade olduğu kadar savurgan ve karmaşıktır.Jest tak bogate i złożone, jak proste i minimalistyczne.
Basit ve sade olduğu kadar savurgan ve karmaşıktır.단순하고 미니멀한만큼 호화롭고 복잡합니다.
Basit ve sade olduğu kadar savurgan ve karmaşıktır.Nó cũng phong phú và rắc rối mà cũng thật bình dị và tối giản.
Basit ve sade olduğu kadar savurgan ve karmaşıktır.Tanto è eccessivo e complesso, quanto semplice e minimale.
Basit ve sade olduğu kadar savurgan ve karmaşıktır.Είναι εξίσου πλούσιο και περίπλοκο όσο είναι απλό και απέριττο.
Basit ve sade olduğu kadar savurgan ve karmaşıktır.Настолько безгранично и замысловато, насколько просто и лаконично.
Basit ve sade olduğu kadar savurgan ve karmaşıktır.То е пищно и сложно, колкото е просто и минимално.
Basit ve sade olduğu kadar savurgan ve karmaşıktır.זה שופע ומורכב כמו שזה פשוט ומינימליסטי.
Basit ve sade olduğu kadar savurgan ve karmaşıktır.فهو سخي و مركب بقدر ما هو بسيط و صغير
Basit ve sade olduğu kadar savurgan ve karmaşıktır.一人芝居として始めたものが 344フレームといくつかの委託と4年半の時を経て
Ben aslında MIT'de olduğu kadar CIT'de de bir eğitmenim. Bunlar da yaptığımız kömür birketler.Jestem jednocześnie instruktorem w instytucie MIT i CIT - a to są brykiety, które wyprodukowaliśmy.
Ben aslında MIT'de olduğu kadar CIT'de de bir eğitmenim.De fapt sunt profesor şi la MIT şi la CIT (Charcoal Institute).
Ben aslında MIT'de olduğu kadar CIT'de de bir eğitmenim.En fait j'enseigne au MIT et au CIT.
Ben aslında MIT'de olduğu kadar CIT'de de bir eğitmenim.Ich bilde am MIT und am Institut für Kohle aus.
Ben aslında MIT'de olduğu kadar CIT'de de bir eğitmenim.Ik geef les zowel aan MIT als aan HIT.
Ben aslında MIT'de olduğu kadar CIT'de de bir eğitmenim.Jadi saya benar-benar seorang instruktur di MIT dan CIT.
Ben aslında MIT'de olduğu kadar CIT'de de bir eğitmenim.Quindi in effetti sono assistemte al MIT e all' ICV.
Ben aslında MIT'de olduğu kadar CIT'de de bir eğitmenim.Soy una instructora del MIT así como del CIT.
Ben aslında MIT'de olduğu kadar CIT'de de bir eğitmenim.Tôi thật sự là giảng viên ở học viện MIT, cũng như ở học viện Than Củi.
Ben aslında MIT'de olduğu kadar CIT'de de bir eğitmenim.Είμαι καθηγήτρια και στο ΜΙΤ και στο CIT.
Ben aslında MIT'de olduğu kadar CIT'de de bir eğitmenim.Я преподаватель не только в МИТ, но и в Калтехе.
Ben tüm bu beyin fırtınaları Bobbie düzelmekte olduğunu, mümkün olduğu kadar sade görebiliyordum bilgi.Aku bisa melihat sejelas mungkin bahwa semua brainstorm membaik Bobbie keluar pengetahuan.
Ben tüm bu beyin fırtınaları Bobbie düzelmekte olduğunu, mümkün olduğu kadar sade görebiliyordum bilgi.나는 이러한 모든 brainstorms 바비을 개선 있다고 노골적으로 최대한 볼 수 지식.
Ben tüm bu beyin fırtınaları Bobbie düzelmekte olduğunu, mümkün olduğu kadar sade görebiliyordum bilgi.Ik kon zo duidelijk mogelijk te zien dat al deze brainstorms waren het verbeteren van Bobbie uit van kennis.
Ben tüm bu beyin fırtınaları Bobbie düzelmekte olduğunu, mümkün olduğu kadar sade görebiliyordum bilgi.Jag kunde se så tydligt som möjligt att alla dessa brainstorming var bättre Bobbie ut av kunskap.
Ben tüm bu beyin fırtınaları Bobbie düzelmekte olduğunu, mümkün olduğu kadar sade görebiliyordum bilgi.Jeg kunne se så tydeligt som muligt, at alle disse brainstorms var forbedre Bobbie ud af viden.
Ben tüm bu beyin fırtınaları Bobbie düzelmekte olduğunu, mümkün olduğu kadar sade görebiliyordum bilgi.Láttam a világosan lehetséges, hogy mindezek a brainstorms voltak javítása Bobbie ki a tudás.
Ben tüm bu beyin fırtınaları Bobbie düzelmekte olduğunu, mümkün olduğu kadar sade görebiliyordum bilgi.Saatoin nähdä yhtä selvästi kuin mahdollista, että kaikki nämä aivoriihiä paranivat Bobbie ulos tiedon.
Ben tüm bu beyin fırtınaları Bobbie düzelmekte olduğunu, mümkün olduğu kadar sade görebiliyordum bilgi.Tôi có thể thấy rõ ràng nhất có thể rằng tất cả những brainstorms được cải thiện Bobbie kiến thức.
Ben tüm bu beyin fırtınaları Bobbie düzelmekte olduğunu, mümkün olduğu kadar sade görebiliyordum bilgi.Viděl jsem, jak je to možné tak jasně, že všechny tyto skic se zlepšovaly Bobbie se znalostí.

İlgili Sayfalar