olduğu kadar

TR → EN

Görsel

Tavanın ne kadar süslü olduğunu hiç fark etmemiştim.Koltukta keyfi yerinde beyaz bir kedi, bakışlarıyla ne kadar rahat olduğunu anlatıyor.

Tanım

•beklenilenin altında
•kabul edilebilir düzeyde
•Kabul edilebilir düzeyde

Örnek Cümleler

Mümkün Olduğu Kadar Çabuk
As Soon As Possible
Mümkün olduğu kadar çabuk ol.
Be as quick as possible.
Tom'un olduğu kadar zenginim.
I'm as rich as Tom is.
Güzel olduğu kadar zekiydi de.
She was intelligent as well as beautiful.
Mümkün olduğu kadar kalacağız.
We'll stay as long as possible.
Mümkün olduğu kadar erken gel.
Come as early as possible.
Mümkün olduğu kadar kımıldama.
Keep as still as possible.
O annesinin olduğu kadar güzel.
She is as beautiful as her mother is.
Mümkün olduğu kadar çok okuyun.
Read as much as possible.
Tom'un olduğu kadar şaşırmadım.
I wasn't as surprised as Tom was.
Eskiden olduğu kadar iyi değil.
It’s not as good as it used to be.
Zarif dış görünüşe olduğu kadar
A tablet that's as powerful on the inside
olduğu kadar ile daha fazla örnek cümle →