Ana içeriğe geç
Sözlük

olduğu kadar ile cümle

olduğu kadar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
13
ORT. KELİME
Sonucun, mümkün olduğu kadar kendi çıkarlarına yakın bir sonuç olmasını isterler.また 彼らには出世欲があるので 結果を自分の手柄にしたがります
Sonucu önemsereler. Sonucun, mümkün olduğu kadar kendi çıkarlarına yakın bir sonuç olmasını isterler.Chcą osiągnąć wynik na tyle bliski temu, o co im chodzi, jak to możliwe.
Sonucu önemsereler. Sonucun, mümkün olduğu kadar kendi çıkarlarına yakın bir sonuç olmasını isterler.Chtějí daný výsledek podle toho, co si sami nejvíce přejí.
Sonucu önemsereler. Sonucun, mümkün olduğu kadar kendi çıkarlarına yakın bir sonuç olmasını isterler.- Le résultat, ils voudraient un résultat aussi proche que possible de ce qui les intéressent.
Sonucu önemsereler. Sonucun, mümkün olduğu kadar kendi çıkarlarına yakın bir sonuç olmasını isterler.Les gustaría un resultado lo mas cercano posible a lo que ellos están interesados.
Sonucu önemsereler. Sonucun, mümkün olduğu kadar kendi çıkarlarına yakın bir sonuç olmasını isterler.Primo che l'esito della decisione sia il più vicino possibile a ciò che vogliono
Sonucu önemsereler. Sonucun, mümkün olduğu kadar kendi çıkarlarına yakın bir sonuç olmasını isterler.Şi-ar dori un rezultat cât mai apropiat de ceea ce îi interesează, pe cât posibil.
Sonucu önemsereler. Sonucun, mümkün olduğu kadar kendi çıkarlarına yakın bir sonuç olmasını isterler.Sie möchten das Ergebnis so weit wie möglich an das heranbringen, was sie interessiert.
Sonucu önemsereler. Sonucun, mümkün olduğu kadar kendi çıkarlarına yakın bir sonuç olmasını isterler.Ze willen een resultaat zo dicht mogelijk bij dat wat ze zelf willen.
Sonucu önemsereler. Sonucun, mümkün olduğu kadar kendi çıkarlarına yakın bir sonuç olmasını isterler.Они хотели бы, чтобы результат был как можно ближе к их интересам.
Sorun şu, ödeme günü geldiğinde (Devletin) Noel Baba'nın yazın olduğu kadar şirin olmadığı ortaya çıktı.És ezzel az a gond, hogy most, hogy megjött a számla kiderült, hogy a Mikulás nem is olyan aranyos nyáron.
Sorun şu, ödeme günü geldiğinde (Devletin) Noel Baba'nın yazın olduğu kadar şirin olmadığı ortaya çıktı.Het probleem is dat, nu de rekening moet worden betaald, Sinterklaas minder leuk blijkt te zijn in de zomer.
Sorun şu, ödeme günü geldiğinde (Devletin) Noel Baba'nın yazın olduğu kadar şirin olmadığı ortaya çıktı.이게 문제인 것은 이제 지불시한은 다가오는데.. 우리 산타 할아버지가 썸머타임엔 그다지 귀엽지 않단겁니다.
Sorun şu, ödeme günü geldiğinde (Devletin) Noel Baba'nın yazın olduğu kadar şirin olmadığı ortaya çıktı.И проблема в том, что счет уже предъявлен а Санта внезапно перестал быть таким щедрым.
Sorun şu, ödeme günü geldiğinde (Devletin) Noel Baba'nın yazın olduğu kadar şirin olmadığı ortaya çıktı.והבעיה עם הדבר הזה היא, שעכשיו, כשיומו של השטר חלף, מסתבר שסנטה לא כל כך חמוד בקיץ.
Sorun şu, ödeme günü geldiğinde (Devletin) Noel Baba'nın yazın olduğu kadar şirin olmadığı ortaya çıktı.夏のサンタが魅力的ではないことに気づきます ほら
Sözel soruları mümkün olduğu kadar ekranda göstermek istiyorum. . . 48. problem . .문장제 문제는 될 수 있으면 복사해서 붙여 넣기를 하려고 합니다. *
Sözel soruları mümkün olduğu kadar ekranda göstermek istiyorum. . . 48. problem . .سأحاول نسخ ولصق كلمة "مسائل" قدر الامكان .
Suç ihbarını mümkün olduğu kadar çabuk yapın.Gör brottsanmälan så snabbt som möjligt.
Suç ihbarını mümkün olduğu kadar çabuk yapın.Ponga la denuncia lo antes posible.
Suç ihbarını mümkün olduğu kadar çabuk yapın.Tee rikosilmoitus mahdollisimman pian.
Suç ihbarını mümkün olduğu kadar çabuk yapın.Vous devez porter plainte dans les plus brefs délais après les faits.
Suç ihbarını mümkün olduğu kadar çabuk yapın.Заявление следует подавать как можно скорее.
Suç ihbarını mümkün olduğu kadar çabuk yapın.قدم البلاغ بشأن الجريمة بأسرع وقت ممكن.
Suç ihbarını mümkün olduğu kadar çabuk yapın.每个人都有权向警察局报告犯罪行为,即报案。您可通过电话或互联网报案,也可亲自前往警察局报案。请尽快报案。
Tarihte unutulmuş olan bu isimleri olduğu kadar sıklıkla, çok fazla olmasa bile,bugün yediklerimizin etkisiyle역사속에서 잊혀졌던 이 이름들을 가능한 다시 자주 듣게 하는 것입니다. 만약 그렇지 않다면, 오늘날 우리가 먹는 것에 영향을 끼칠 것입니다.
Tarihte unutulmuş olan bu isimleri olduğu kadar sıklıkla, çok fazla olmasa bile,bugün yediklerimizin etkisiyle時として忘れるくらいのものでも 少なくとも私たちが食べているものに影響を与えているという事をです ありがとうございました
tedavi başlamadan önce her zaman mümkün olduğu kadarıyla rızalarının alınmasına,à ce que l'accord du patient soit demandé chaque fois que c'est possible avant de commencer un traitement
tedavi başlamadan önce her zaman mümkün olduğu kadarıyla rızalarının alınmasına,att alltid när det är möjligt bli tillfrågad om sitt medgivande innan behandlingen påbörjas
tedavi başlamadan önce her zaman mümkün olduğu kadarıyla rızalarının alınmasına,Que se solicite su consentimiento, en la medida de lo posible, antes de iniciar los cuidados
tedavi başlamadan önce her zaman mümkün olduğu kadarıyla rızalarının alınmasına,siihen, että potilaan suostumusta kysytään aina kun mahdollista, ennen kuin hoito aloitetaan
tedavi başlamadan önce her zaman mümkün olduğu kadarıyla rızalarının alınmasına,на то, чтобы по возможности пациент давал своё согласие до начала лечения
tedavi başlamadan önce her zaman mümkün olduğu kadarıyla rızalarının alınmasına,في أن يسأل المريض دائماً عندما تكون هناك إمكانية عن موافقته قبل البدء بالعلاج.
tedavi başlamadan önce her zaman mümkün olduğu kadarıyla rızalarının alınmasına,在治疗中,患者的母语及文化背景尽可能得到重视 在进行治疗前,一定要尽可能征求患者的同意
Ve bu değişim daha çok ölenleri anma hakkında olduğu kadar yaşamın kimliği hakkındadır da.A tato proměna v sobě nese stejně tolik charakteru života jako připomenutí si smrti.
Ve bu değişim daha çok ölenleri anma hakkında olduğu kadar yaşamın kimliği hakkındadır da.C'est une transition qui concerne autant l'identité des vivants que la commémoration des morts.
Ve bu değişim daha çok ölenleri anma hakkında olduğu kadar yaşamın kimliği hakkındadır da.Ed è una transizione che riguarda più l'identità dei vivi che il ricordo del morto.
Ve bu değişim daha çok ölenleri anma hakkında olduğu kadar yaşamın kimliği hakkındadır da.En die overgang heeft evenveel van doen met de identiteit van de levenden als met de herinnering aan de doden.
Ve bu değişim daha çok ölenleri anma hakkında olduğu kadar yaşamın kimliği hakkındadır da.그것은 죽은 자를 기억하는 것 만큼이나 살아있는 자의 정체성을 확인하는 전환입니다.
Ve bu değişim daha çok ölenleri anma hakkında olduğu kadar yaşamın kimliği hakkındadır da.S ez az átmenet éppen annyira szól az élők identitásáról, mint az elhunytról való megemlékezésről.
Ve bu değişim daha çok ölenleri anma hakkında olduğu kadar yaşamın kimliği hakkındadır da.Şi este o tranziţie asemănatoare cu identitatea vieţii dar şi reaminirea morţii.
Ve bu değişim daha çok ölenleri anma hakkında olduğu kadar yaşamın kimliği hakkındadır da.Và nó là một quá trình chuyển đổi cũng giống như bản sắc của cuộc sống chứ không chỉ là ký ức của người chết.
Ve bu değişim daha çok ölenleri anma hakkında olduğu kadar yaşamın kimliği hakkındadır da.Y es una transición que trata tanto sobre la identidad de los vivos como sobre el recuerdo de los muertos.
Ve bu değişim daha çok ölenleri anma hakkında olduğu kadar yaşamın kimliği hakkındadır da.Και πρόκειται για μια μετάβαση που αφορά τόσο την ταυτότητα των ζωντανών, όσο και την ανάμνηση των νεκρών.
Ve bu değişim daha çok ölenleri anma hakkında olduğu kadar yaşamın kimliği hakkındadır da.И этот уход касается как особенностей жизни живых, так и почтения памяти умерших.
Ve bu değişim daha çok ölenleri anma hakkında olduğu kadar yaşamın kimliği hakkındadır da.І у цьому переході важлива не тільки сама особистість, а й поминання покійного.
Ve bu değişim daha çok ölenleri anma hakkında olduğu kadar yaşamın kimliği hakkındadır da.Това е един преход, отнасящ се толкова до идентичността на живите, колкото и до спомнянето на мъртвите.
Ve bu değişim daha çok ölenleri anma hakkında olduğu kadar yaşamın kimliği hakkındadır da.והשינוי עוסק באותה מידה בזהותם של החיים כמו בזכר המתים.
Ve bu değişim daha çok ölenleri anma hakkında olduğu kadar yaşamın kimliği hakkındadır da.وأيضًا، هي فترة انتقالية تكون أقرب الى تجسيد مفهوم الحياة بينما هي في الأصل إحياء لذكرى أحدهم
Ve bu değişim daha çok ölenleri anma hakkında olduğu kadar yaşamın kimliği hakkındadır da.生きている人の アイデンティティにも関わるのです 生きている人の アイデンティティにも関わるのです 毎年 何千人もの観光客が
Ve bunlar da-- (Gülüşmeler) -- evet doğru. Ben aslında MIT'de olduğu kadar CIT'de de bir eğitmenim.(Смях) ...точно така.
Ve daha sonra kendi kendime dedim ki, mümkün olduğu kadar çabuk bu düşünceyi aklımdan çıkarmalıyım.Alors je me suis dit : je dois me sortir cette idée de la tête aussi vite que possible.
Ve daha sonra kendi kendime dedim ki, mümkün olduğu kadar çabuk bu düşünceyi aklımdan çıkarmalıyım.A potom som si povedal, musím sa zbaviť tejto myšlienky čo najrýchlejšie.
Ve daha sonra kendi kendime dedim ki, mümkün olduğu kadar çabuk bu düşünceyi aklımdan çıkarmalıyım."até ao fundo do oceano?" Depois pensei: "Tenho de me livrar deste pensamento
Ve daha sonra kendi kendime dedim ki, mümkün olduğu kadar çabuk bu düşünceyi aklımdan çıkarmalıyım.Aztán azt mondtam magamnak, hogy ettől a gondolattól meg kell szabadulnom, amilyen gyorsan csak lehet.
Ve daha sonra kendi kendime dedim ki, mümkün olduğu kadar çabuk bu düşünceyi aklımdan çıkarmalıyım.Dan zei ik tegen mezelf, ik moet deze gedachte echt zo spoedig mogelijk uit mijn hoofd zetten.
Ve daha sonra kendi kendime dedim ki, mümkün olduğu kadar çabuk bu düşünceyi aklımdan çıkarmalıyım.In potem sem rekel samemu sebi, da moram to misel izbrisat iz moje glave kar se da hitro.
Ve daha sonra kendi kendime dedim ki, mümkün olduğu kadar çabuk bu düşünceyi aklımdan çıkarmalıyım.그리곤, 이런 걱정일랑 빨리 머리속에서 지워버려야 겠다고 속으로 중얼거렸습니다.
Ve daha sonra kendi kendime dedim ki, mümkün olduğu kadar çabuk bu düşünceyi aklımdan çıkarmalıyım.Lalu saya berkata kepada diri sendiri, saya harus mengenyahkan pikiran itu secepat mungkin.
Ve daha sonra kendi kendime dedim ki, mümkün olduğu kadar çabuk bu düşünceyi aklımdan çıkarmalıyım.Mi sono subito detto che dovevo farmi sparire quel pensiero dalla testa il più in fretta possibile.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
olduğu kadar ile cümle - Sayfa 20 - olduğu kadar kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App