Ana içeriğe geç
Sözlük

olduğu kadar ile cümle

olduğu kadar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
13
ORT. KELİME
Olduğu kadar hızlı bu yüzden gitti babam?ベンヴォリオはそれだった.--ロミオの時間を長く何悲しみ?
Orada, mütevazı olduğu kadar zeki olan Tezsler, başarının keyfini çıkardı.Ali, foi tão inteligente como modesto e obteve um sucesso considerável.
Orada, mütevazı olduğu kadar zeki olan Tezsler, başarının keyfini çıkardı.Bol bystrý a rovnako skromný a tešil sa značnej sláve.
Orada, mütevazı olduğu kadar zeki olan Tezsler, başarının keyfini çıkardı.E lì fu tanto brillante quanto modesto, riscuotendo un notevole successo.
Orada, mütevazı olduğu kadar zeki olan Tezsler, başarının keyfini çıkardı.겸손한며 또한 명석했던 그는 그곳에서, 상당한 성공을 맛보게 되며, 졸업 후,
Orada, mütevazı olduğu kadar zeki olan Tezsler, başarının keyfini çıkardı.Und schlau und bescheiden wie er war genoss er dort beträchtlichen Erfolg.
Orada, mütevazı olduğu kadar zeki olan Tezsler, başarının keyfini çıkardı.Συνδύαζε την εξυπνάδα με τη σεμνότητα, κι είχε πολλές επιτυχίες.
Orada, mütevazı olduğu kadar zeki olan Tezsler, başarının keyfini çıkardı.בבודפשט. ושם היה חכם כפי שהיה צנוע, ונהנה מהצלחה משמעותית, הסיום ולאחר מכן
Orada, mütevazı olduğu kadar zeki olan Tezsler, başarının keyfini çıkardı.في مدينة بودابست .هناك كان ذكيا كما كان متواضعا , ولاقى نجاحا كبيرا , وبعد تخرجه ,
Orada, mütevazı olduğu kadar zeki olan Tezsler, başarının keyfini çıkardı.かなりの優秀な成績で卒業した後 繊維技術業に進み そこでも続けて成功を収めました
Öyle bir şeye başlamadım bile... ...Öğrenimim boyunca okuldan mümkün olduğu kadar erken ayrıldım.Ich habe nicht einmal mit so etwas angefangen.
Öyle bir şeye başlamadım bile... ...Öğrenimim boyunca okuldan mümkün olduğu kadar erken ayrıldım.시작하지조차 않았죠. 저는 가능한 한 빨리 학교에서 탈출했어요.
Öyle bir şeye başlamadım bile... ...Öğrenimim boyunca okuldan mümkün olduğu kadar erken ayrıldım.Non ho nemmeno iniziato.
Öyle bir şeye başlamadım bile... ...Öğrenimim boyunca okuldan mümkün olduğu kadar erken ayrıldım.Я никогда даже не поступал туда.
Öyle bir şeye başlamadım bile... ...Öğrenimim boyunca okuldan mümkün olduğu kadar erken ayrıldım.מעולם גם לא התחלתי. ברחתי מבית הספר ברגע שיכולתי,
Parasal olduğu kadar birçok şey için de bir değer elde etmede çıkan sorunlar neler?Apa tantangan untuk mendapatkan keuntungan dan sekaligus kegunaan bagi orang banyak ?
Parasal olduğu kadar birçok şey için de bir değer elde etmede çıkan sorunlar neler?Comment faire pour obtenir à la fois un bon rapport qualité prix et de la valeur pour beaucoup de gens?
Parasal olduğu kadar birçok şey için de bir değer elde etmede çıkan sorunlar neler?Có những thử thách gì trong việc tìm kiếm giá trị cho đồng tiền cũng như cho cả số đông?
Parasal olduğu kadar birçok şey için de bir değer elde etmede çıkan sorunlar neler?¿Cuáles son los desafíos de obtener calidad por un precio y a la vez calidad para muchos?
Parasal olduğu kadar birçok şey için de bir değer elde etmede çıkan sorunlar neler?Hoe krijgen we waar voor ons geld en waar voor velen?
Parasal olduğu kadar birçok şey için de bir değer elde etmede çıkan sorunlar neler?Jaké jsou výzvy v získávání hodnoty za peníze jakož i hodnoty pro mnohé?
Parasal olduğu kadar birçok şey için de bir değer elde etmede çıkan sorunlar neler?Jakie są wyzwania w dostarczaniu wartości pieniądzom tak dobrze jak wartości dla wielu?
Parasal olduğu kadar birçok şey için de bir değer elde etmede çıkan sorunlar neler?수익을 추구하면서도 공익을 꾀할 수 있는 방법은 없을까요?
Parasal olduğu kadar birçok şey için de bir değer elde etmede çıkan sorunlar neler?Quali sono le sfide per dare al denaro, valore che sia un valore per tutti?
Parasal olduğu kadar birçok şey için de bir değer elde etmede çıkan sorunlar neler?Wie kommen wir zu mehr Wert fürs Geld, wie auch zu Mehrwert für viele?
Parasal olduğu kadar birçok şey için de bir değer elde etmede çıkan sorunlar neler?Кои са пречките, да получим стойност за пари, но тя да е и стойност за много?
Parasal olduğu kadar birçok şey için de bir değer elde etmede çıkan sorunlar neler?מהם האתגרים הכרוכים בקבלת תשואה על הכסף שלנו בנוסף לתשואה עבור ההמונים?
Parasal olduğu kadar birçok şey için de bir değer elde etmede çıkan sorunlar neler?ما هي التحديات في الحصول على القيمة مقابل المال وكذلك القيمة للاكثريه من الناس؟
Parasal olduğu kadar birçok şey için de bir değer elde etmede çıkan sorunlar neler?大勢に対する価値を両立できるのでしょう 性能と価格という面から
Sanırım o anda bunun, kendisi için gerekli olduğu kadar benim için de hayati önemi olduğunu biliyordu."Acho que ele já devia saber de certeza, naquela altura, "que era tão vital para mim
Sanırım o anda bunun, kendisi için gerekli olduğu kadar benim için de hayati önemi olduğunu biliyordu.Ich glaube, dass er genau wusste, dass es für mich ebenso wichtig war wie für ihn notwendig.
Sanırım o anda bunun, kendisi için gerekli olduğu kadar benim için de hayati önemi olduğunu biliyordu.Ik vermoed dat hij zeker moet hebben geweten dat het voor mij zowel als voor hem van vitaal belang was.
Sanırım o anda bunun, kendisi için gerekli olduğu kadar benim için de hayati önemi olduğunu biliyordu.Jeg tænker, han vel må have vidst dengang, at det var vigtigt for mig, som det var nødvendigt for ham.
Sanırım o anda bunun, kendisi için gerekli olduğu kadar benim için de hayati önemi olduğunu biliyordu.아마도 그가 그 의식을 필요로 했었던 만큼 제게도 중요하다는 사실을 당연히 알고 있었다고 생각합니다
Sanırım o anda bunun, kendisi için gerekli olduğu kadar benim için de hayati önemi olduğunu biliyordu.Myslím, že tehdy už určitě věděl, že je to pro mne stejně životně důležité jako pro něj.
Sanırım o anda bunun, kendisi için gerekli olduğu kadar benim için de hayati önemi olduğunu biliyordu.Na pewno musiał wówczas wiedzieć, że było to dla mnie ważne, tak jak i dla niego.
Sanırım o anda bunun, kendisi için gerekli olduğu kadar benim için de hayati önemi olduğunu biliyordu.Pienso que él ya sabía que eso era tan vital para mí como necesario para él.
Sanırım o anda bunun, kendisi için gerekli olduğu kadar benim için de hayati önemi olduğunu biliyordu.Saya pikir saat itu dia sudah pasti tahu bahwa itu penting bagi saya sama pentingnya baginya.
Sanırım o anda bunun, kendisi için gerekli olduğu kadar benim için de hayati önemi olduğunu biliyordu.Sicuramente già sapeva quanto fosse vitale per me e necessario per lui.
Sanırım o anda bunun, kendisi için gerekli olduğu kadar benim için de hayati önemi olduğunu biliyordu.Tôi nghĩ tới lúc đó hẳn anh ấy đã biết điều đó là tối quan trọng với tôi cũng như cần thiết cho anh ta.
Sanırım o anda bunun, kendisi için gerekli olduğu kadar benim için de hayati önemi olduğunu biliyordu.Πιστεύω οτι σίγουρα το ήξερε ήδη ότι ήταν τόσο ζωτικό γιά μένα όσο ήταν αναγκαίο για αυτόν.
Sanırım o anda bunun, kendisi için gerekli olduğu kadar benim için de hayati önemi olduğunu biliyordu.Може би в този момент той беше осъзнал, че това е важно за мен, точно толкова, колкото беше важно и за него.
Sanırım o anda bunun, kendisi için gerekli olduğu kadar benim için de hayati önemi olduğunu biliyordu.Я думаю, что он понимал, что это важно для меня, точно так же, как для него.
Sanırım o anda bunun, kendisi için gerekli olduğu kadar benim için de hayati önemi olduğunu biliyordu.אני חושב שהוא לבטח ידע אז שזה היה חיוני עבורי באותה מידה שזה היה נחוץ בשבילו.
Sanırım o anda bunun, kendisi için gerekli olduğu kadar benim için de hayati önemi olduğunu biliyordu.أعتقد أنه كان يعلم حينها أنه كان ضروري بالنسبة لي تماماً كما كان ضروري بالنسبة له.
Sanırım o anda bunun, kendisi için gerekli olduğu kadar benim için de hayati önemi olduğunu biliyordu.これが自分にとって必要なだけではなく 私にも不可欠なことだと お互いに省略するわけに行かない儀式なのだ
Sonraki çağ, geçiş çağların bizim çağımızdan ... farklı olduğu kadar farklı olacak.É muito provável que a próxima era seja bem diferente da nossa, assim como as eras passadas foram diferentes.
Sonraki çağ, geçiş çağların bizim çağımızdan ... farklı olduğu kadar farklı olacak.Era selanjutnya mungkin berbeda dengan era masa kini karena memiliki sifat yang lebih unik
Sonraki çağ, geçiş çağların bizim çağımızdan ... farklı olduğu kadar farklı olacak.다음 시대는 우리 시대와 다를 것입니다 과거의 시대가 달랐던 것처럼
Sonraki çağ, geçiş çağların bizim çağımızdan ... farklı olduğu kadar farklı olacak.Kolejna era będzie najprawdopodobniej inna od naszej. Poprzednie ery też były inne.
Sonraki çağ, geçiş çağların bizim çağımızdan ... farklı olduğu kadar farklı olacak.La prossima era sarà probabilmente tanto diversa dalla nostra attuale quanto lo sono state le ere passate.
Sonraki çağ, geçiş çağların bizim çağımızdan ... farklı olduğu kadar farklı olacak.La proxima era probablemente sera tan diferente de nuestra era asi como esas eras pasadas han sido diferentes.
Sonraki çağ, geçiş çağların bizim çağımızdan ... farklı olduğu kadar farklı olacak.L'époque suivante sera probablement aussi différente de la nôtre que les époques précédentes l'ont été.
Sonraki çağ, geçiş çağların bizim çağımızdan ... farklı olduğu kadar farklı olacak.Urmatoarea epoca va fi probabil diferita de a noastra asa cum au fost si epocile anterioare.
Sonraki çağ, geçiş çağların bizim çağımızdan ... farklı olduğu kadar farklı olacak.Следующая эпоха возможно будет настолько отличаться от нашей, насколько отличались прошлые эпохи.
Sonucun, mümkün olduğu kadar kendi çıkarlarına yakın bir sonuç olmasını isterler.Kết quả gần với những gì họ quan tâm nhất có thể.
Sonucun, mümkün olduğu kadar kendi çıkarlarına yakın bir sonuç olmasını isterler.자신들의 이익과 근접하길 원합니다.
Sonucun, mümkün olduğu kadar kendi çıkarlarına yakın bir sonuç olmasını isterler.Биха искали резултат, възможно най-близък до интересите им.
Sonucun, mümkün olduğu kadar kendi çıkarlarına yakın bir sonuç olmasını isterler.קרובה ככל האפשר לתוצאה בה הם מעוניינים.
Sonucun, mümkün olduğu kadar kendi çıkarlarına yakın bir sonuç olmasını isterler.من ما يفكرون بشأنه , علي قدر المستطاع .
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
olduğu kadar ile cümle - Sayfa 19 - olduğu kadar kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App