olasılı ile cümle

olasılı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Olasılıkla eski bir tanrıça adı ile bağlantılıdır.Ing är möjligtvis namnet på en fornnordisk gud.
Aslında madde dediğimiz şey, bir tür olasılıklar demetiydi.Partiklarna, däremot, beskrevs av sannolikhetsvågor.
Doğum tarihi olasılıkla 1719'dur.Skola vi väl alla mötas 179.
Bu olay onun Inter'de uzun bir kariyer olasılığını bitirmişti.Man förväntade att han skulle avsluta sin karriär där.
Daha sonra-olasılıkla yedinci yüzyıl-daha büyük bir kilise, ilk kilisenin güneyine yapıldı.Senare, möjligen på 1300-talet, förlängdes kyrkan mot väster.
Basiliscus olasılıkla Balkanlar asıllıdır.Balcanocerus ramallahicus ingår i släktet Balcanocerus och familjen dvärgstritar.
Olasılıktaki yakınsama tanımı (bkz.I propositionen Lättare att läsa (Prop.
Bu patlamanın dünyayı etkileme olasılığı olduğundan dünyaya bir takım hasarlara yol açacağı öngörülüyor.Med denna försmak om vad som komma skulle tog de världen med storm.
Doğum yerinin hangi kasaba olduğu hakkında tartışmalar bulunmaktadır; ama büyük olasılıkla Doornik'dir.Vilka tamfårets vilda förfäder är, är omdiskuterat men troligen är den orientaliska mufflonen ursprungsart.
Bunu tek başına yapabilme olasılığı çok saçma.Maloosak var då ensam i världen om det.
O kapının ardında araba olma olasılığı hâlâ 1/3'tür.Den går ut på att fordonet som framförs ska ligga tre sekunder bakom fordonet framför.
Nüks etme olasılığı yüksektir.Det finns en förhöjd risk för självmord.
Ancak birinin kız olduğunu önceden bilirsek, bu olasılık 1/3 olarak değişir.Eftersom vi vet att minst det ena barnet är en flicka, kan vi stryka möjlighet 1.
Her bir örneğin sınırlandırma olasılığı nedir?Vilken är sannolikheten för att minst en av dem inträffar vid n försök?
Dolayısıyla, insanların varlığı bu küçük olasılığın gerçekleştiğini ortaya koymaktadır.Människovarelser kommer då inse att ansvarsskyldighetens stund har kommit.
Dehşet Kalesi’nde tutsak, büyük olasılıkla ölü.Mäkinen dog i fånglägret redan samma år i november, troligen avrättad.
Oran ne kadar yüksek olursa, mükelleflerin incelenme olasılıkları da o kadar yüksek olmaktadır.Om det ändå kan finnas spermier, beror på hur noggrann undersökningen varit.
Daha sonra ilgisi, olasılık ve istatistik alanına kaydı.Sedan följt av plats, tid och eventuella kommentarer.
Büyük olasılıkla da en yaşlısı.Kanske är livet ännu äldre.
Sürücünün gerçekten sarhoş olma olasılığı nedir?Яка ймовірність, що водій дійсно п'яний?
Bu iki (eşit) olasılığın ortalaması 1/3'tür, bundan dolayı her birinin olasılığı da ayrı ayrı 1/3'tür.Середнє значення цих двох рівних ймовірностей 1/3, отже ймовірність кожної з них становить 1/3 також.
Paraguay'da da bulunma olasılığı vardır.Також є ймовірною його присутність в Перу.
Diğer deyişle, önce keçiyi seçmiş olma olasılığı 2/3, arabayı seçmiş olma olasılığı ise 1/3'tür.Інакше кажучи, ймовірність одразу обрати козу — 2/3, а машину — 1/3.
Seçtiğiniz A kapısı 3'te 1 olasılıkla kazanandır.Ваш вибір дверей 1 має шанс на виграш 1 з 3.
Daha fazla olasılık barındırması nedeniyle 2007 Ocak ayına kadar sadece 55 kişi bu küpü çözebildi.На січень 2007 року лише 55 осіб змогли його розв'язати.
Bu orijinal bir yatırımın bir kısmının ya da tamamının kaybedilme olasılığını içerir.Відхилення включає можливість втрати деяких або всіх первинних інвестицій.
Büyük olasılıkla Söğüt'te ölmüştür.Ймовірно, загинув на засланні.
Bu değişikliklerin tesadüf eseri olma olasılığı neredeyse sıfırdır.Імовірність того, що ці зміни сталися випадково практично дорівнює нулю.
Aynı kişi bir şeyin imkânsız olduğunu iddia ettiğinde ise, büyük olasılıkla yanılıyordur.Якщо ж він стверджує, що щось неможливе, він скоріше за все помиляється.
Çeviri sayfası ve orijinal sayfa iki pencereli şekilde görüntüleyebilme olasılığı vardır.Є можливість двохвіконного перегляду перекладу та оригіналу для веб-сторінок.
Grup büyük olasılıkla iki altgruptan oluşmaktadır.Фракція складається з двох великих груп.
Gelenek büyük bir olasılıkla hala İrlanda'nında parçası olduğu eski Hint- Avrupa geleneğinin bir parçasıdır.Можливо, і скоріше за все, ця традиція походить з ще більш давньої індоєвропейської, частиною якої є ірландці.
Sonraki deneyler orantısız miktarlarda L ve D yönelimli enantiyomerlerin olasılığını onamıştır.Деякі пізніше дослідження показали, що можливі непропорціональні кількості L- та D-енантіомерів.
Bu nedenle bu sav, büyük olasılıkla bir şehir efsanesinden ibarettir.Не знаю, може, це міська легенда?
Antibiyotikler bu durumun olasılığını azaltmaz.Антибіотики не зменшують вірогідність виникнення цього захворювання.
Bu şekilde düşük olasılıklı bir kural bulma amacını ima edilmesinden kaçınılmıştır.Це дозволило уникнути припущення, що метою є знайти правило з низькою ймовірністю.
Yani güven aralığı ve ilişkili güven düzeyi olasılık değerleri değildirler.Вона припускає, що місця та можливості злочину не є випадковими.
Klasik tanım: Sürekli olasılık halleri ile karşılaşınca klasik tanım geçerli olmaz.Класичне визначення: При стиканні з неперервним випадком класичне визначення не вибудовується.
Doğum yerinin hangi kasaba olduğu hakkında tartışmalar bulunmaktadır; ama büyük olasılıkla Doornik'dir.Відомостей про походження міста мало, але, ймовірно, це була колонія Сіракузи.
İnsan klonlama olasılıklar etik açıdan anlaşmazlıkları ve tartışmaları doğurmuştur.Можливість клонування людини викликало суперечки.
Büyük olasılıkla, üç yoldaş, yerliler tarafından öldürüşmüştü.Багато з них були вбиті нацистами.
Daha fazla takviye olasılığı da azdı.Згадуються і менш ймовірні можливості.
Bu büyük olasılıkla MÖ 310'daki güneş tutulmasıdır.Самсонівська заводь — ландшафтний заказник площею 310 га.
Buna karşılık, atılan okun hedef üzerinde belli bir alana düşmesi olasılığı bulunabilir.Це могло призвести до втрати наведення на ціль.
Vadeye kalan gün sayısı ne kadar fazlaysa varantın karda bitirme olasılığı o kadar yüksektir.Чим вище було звання, тим вища була імовірність отримання шпаги.
Bu belirtilerin üçünden daha azının görüldüğü kişilerde olasılık %17'dir.U osob, u nichž se projevují méně než tři z těchto symptomů, je pravděpodobnost diagnózy migrény 17 %.
"Bir şeyin olma olasılığı, isteme olasılığı ile ters orantılıdır."Naděje je jistota, že něco má smysl."
Ağır öğelerin oranı ayrıca yıldızın bir gezegen sisteminin olması olasılığının da bir göstergesi olabilir.Podíl těžkých prvků může také naznačovat, že hvězda má planetární systém.
Morella isminin kaynağına dair birkaç olasılık vardır.Jméno „Morella“ má několik možných původů.
Aynı kişi bir şeyin imkânsız olduğunu iddia ettiğinde ise, büyük olasılıkla yanılıyordur.Když o něčem prohlásí, že to možné není, zajisté se mýlí.
Büyük olasılıkla, üç yoldaş, yerliler tarafından öldürüşmüştü.Všech jejich deset členů bylo zabito domorodci.
Antibiyotikler bu durumun olasılığını azaltmaz.Antibiotika pravděpodobnost onemocnění touto chorobou nesnižují.
Matematiksel olarak yalnızca 3844 olasılık denecektir.Teoreticky je možných celkem 24 894 izomerů heptadekanu.
Hiç olanaksız bir olay için olasılık 0 olur ve kesinlikle olacak bir olayın olasılığı 1 olur.Událost, která nemůže nastat, má pravděpodobnost 0, a naopak jistá událost má pravděpodobnost 1.
Tanrı'nın var olma olasılığı %100'dür.Součet pravděpodobností je 100%.
Burada üçü, Aleksios'un taht haklarının yeniden alınmasının olasılıklarını konuştular.V tento čas tito tři diskutovali o možnosti použít křižáckou armádu pro obnovení Alexiova práva na trůn.
Lokomotifin ön tarafı şiddetli hasar gördü, hurdaya çıkma olasılığı var.Lokomotiva byla těžce poškozena, prakticky na sešrotování.
Olasılık, dilek, arzuyu ifade eder.Optativ vyjadřuje naděje, přání či rozkaz.
Doğum tarihi olasılıkla 1719'dur.Nejstarší z nich je datován 1719.
Olasılıkla Tümirtaş Paşanın çocuğu olan Oruçbey ile ilgili bir mahalledir.Asi je to pravděpodobně nevlastní bratr, který má křečka.

İlgili Sayfalar