olasılı ile cümle
olasılı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Büyük olasılıkla geç kalacak.It's quite likely that he'll be late.
Büyük olasılıkla o geç kalacak.It's very likely that he'll be late.
O, büyük olasılıkla seçilecek.It's very likely that he'll be chosen.
Şimdi tek bir olasılık vardır.There exists only one possibility now.
Şimdi yalnızca bir olasılık vardır.There exists only one possibility now.
Tom'un tutuklanma olasılığı çok düşük.The chance that Tom will get arrested is very slim.
Büyük olasılıkla, onlardan önce varacağız.In all probability, we'll arrive before them.
Büyük olasılıkla, onlar varmadan önce varırız.In all probability, we'll arrive before they do.
Senin hamile olma olasılığın var mı?Is there a possibility that you're pregnant?
Onlar büyük olasılıkla önümüzdeki hafta gelecekler.They're very likely to arrive next week.
Onların büyük olasılıkla önümüzdeki hafta geleceklerini düşünüyorum.I think it's very likely that they'll arrive next week.
Otobüs büyük olasılıkla geç kalacak. Neden bir taksi çağırmıyoruz?It's very likely that the bus will be late. Why don't we call a taxi?
Tüm olasılıkları beyin fırtınası yapmalıyız.We should brainstorm all the possibilities.
"Tom muhtemelen geç kalacak." "Evet, o bir olasılık.""Tom will probably be late." "Yes, that's a possibility."
Herhangi bir yanlış anlaşılma olasılığının olmasını istemiyorum.I don't want there to be any chance of a misunderstanding.
Büyük olasılıkla insanlardan hiçbiri 25 yaşından daha fazla değil.Presumably, none of the people are more than 25 years old.
Olasılığı düşün.Consider the possibility.
Bu bir olasılık.It's a possibility.
O bir olasılık.That's one possibility.
Bu ayrı bir olasılık.That's a distinct possibility.
Bu korkutucu bir olasılıktır.That's a frightening possibility.
Bunun bir olasılık olduğuna katılıyorum.I agree that's a possibility.
Seni temin ederim ki o olasılığı göz önünde bulundurdum.I assure you I've considered that possibility.
Büyük olasılıkla şimdi telefonla Tom'a ulaşabilirim.I can probably reach Tom by phone right now.
Büyük olasılıkla şimdi Tom'a ulaşabilirim.I can probably reach Tom right now.
O olasılığı gözardı edemem.I can't rule out that possibility.
Olasılık olmadığından emin misin?Are you sure there's no possibility?
O olasılığı zaten düşündüm.I've already considered that possibility.
Tüm bu olasılıkları hesaba kattım.I've considered all of those possibilities.
Tüm bu olasılıkları düşündüm.I've considered all of those possibilities.
Bu olasılığı da göz önüne aldım.I've considered that possibility as well.
Bu olasılığı da düşündüm.I've considered that possibility as well.
Yarın büyük olasılıkla yağmur yağacak.It's very likely to rain tomorrow.
Bir olasılık olduğunu biliyordum.I knew there was a possibility.
Onlar büyük olasılıkla işe yarayamaz. Bunların hepsi sahte.They can't possibly work. They are all fake.
İki olasılık var.There are two possibilities.
Sanırım büyük olasılıkla gitmeliyim.I think I should probably go.
Sanırım Tom büyük olasılıkla zaten onun hakkında biliyor.I think Tom probably knows about it already.
Sanırım Tom büyük olasılıkla seninle aynı fikirde olmayacaktı.I think Tom would probably disagree with you.
Büyük olasılıkla haklı olduğunu düşünüyorum.I think you're probably right.
Tom daha sık gülümsese, büyük olasılıkla daha çok arkadaşı olur.If Tom would smile more often, he'd probably have more friends.
Tom'un Mary'nin ne yaptığını bilmediğine dair iyi bir olasılık var.There's a good chance that Tom doesn't know what Mary has done.
Köpekbalığı tarafından saldırıya maruz kalma olasılığı çok düşüktür.The likelihood of being attacked by a shark is very low.
Tom farklı olasılıkları düşünüyor.Tom is considering several possibilities.
Ben yalnızca bütün olasılıkları dikkate almaya çalışıyorum.I'm just trying to consider all possibilities.
Büyük olasılıkla yakında acıkacağım.I'm probably going to be hungry soon.
Onun bir olasılık olabileceğini düşündüm.I thought it might be a possibility.
Bütün olasılıkları düşünüyorum.I'm considering all possibilities.
O olasılığın farkındayım.I'm aware of that possibility.
Olasılığın farkındayım.I'm aware of the possibility.
Bu bir olasılık mı?Is that a possibility?
Olasılıklar nedir?What're the odds?
Olasılıklar nasıl?How are the odds?
Üç olasılığımız var.We have three possibilities.
Bunun bir olasılık olduğunu biliyordum.I knew it was a possibility.
Tembel insanların başarma olasılığı yoktur.Lazy people have no chance of success.
Yalnızca iki olasılık var.There are only two possibilities.
Büyük olasılıkla bugün yağmur yağacak.It will most likely rain today.
Büyük olasılıkla o gelecek.It's very likely he'll come.
Yüksek yağış olasılığı var.There is a high chance of precipitation.