Ana içeriğe geç
Sözlük

olası ile cümle

olası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Büyük olasılıkla da en yaşlısı.Provavelmente era a filha mais velha.
"Bir şeyin ters gitme olasılığı varsa, ters gidecektir.""Se ocorrer uma emergência, não sei a quem recorrer."
Olayların olasılığı vardır.Hipóteses foram feitas.
Grup büyük olasılıkla iki altgruptan oluşmaktadır.Este sistema é composto por basicamente dois estados de saída.
Bu sinyal için ayrıca, olası birçok açıklama mevcuttur.Além desta estórias, há outras possíveis explicações.
Eliza öldüğü sırada çocukları yüksek olasılıkla yanındaydı.Enquanto Misha estivesse vivo, ela estava feliz.
Migrenin adet kanaması döneminde meydana gelmesi daha olasıdır.A hemólise também pode ocorrer durante a coleta de sangue.
Bayes teoremi, olasılık kuramı içinde incelenen önemli bir konudur.O teorema de Bayes é sobre probabilidades condicionais.
Böyle bir diyagramda, cismin gelecekteki tüm olası konumları koni üzerinde yer almaktadır.No diagrama, cada possível localização futura do objeto encontra-se dentro do cone.
Aslında bu kesimden bir saldırı pek olası değildir.No entanto, o ataque em si não é doloroso.
Diğer bazı örgütler de, lezbiyen ve gaylerin evlat edinmeleri olasılığıyla ilgili kaygılarını dile getirdi.Outros grupos expressaram preocupação sobre a possibilidade de casais gays e lésbicos adotarem crianças.
Eliptikler ile ilgili bu çok güçlü tercih için birkaç olası neden bulunmaktadır.Er zijn verschillende mogelijke redenen voor deze sterke voorkeur voor elliptische stelsels.
O kapının ardında araba olma olasılığı hâlâ 1/3'tür.De kans dat de auto achter deur 1 staat is 1/3.
Ötegezegen 55 Cancri e bir karbon gezegeninin olası bir örneğidir.Er wordt vermoed dat 55 Cancri e een koolstofplaneet is.
"Lanet olası velet!Verrekte pad!"
Latin kelimesi venetus ile bir bağ, anlamı mavi-deniz olasıdır.Mogelijk is er een verband met het Latijnse woord venetus, dat "zeeblauw" betekent.
Tezat olarak, Batıda, böylesine bir taktik olasılığı hiçbir zaman düşünülmeyecekti.In het Westen werd dat gezien als tactisch niet handig.
Antibiyotikler bu durumun olasılığını azaltmaz.Antibiotica verkleinen het risico op deze aandoening niet.
Antibiyotiklerin olumlu etkileri olası yan etkilerle dengelenmelidir.De goede effecten van antibiotica moeten worden afgewogen tegen mogelijke bijwerkingen.
Büyük bir olasılıkla bu ihbarlardan bazıları onu korkutmak amacı güdüyordu."De Koran waarschuwt ongelovigen vele malen, doorgaans in zeer sterke bewoordingen.
Olasılıkla Jacopo Bellini'nin bir dizaynı olup, Antonio Gambello tarafından yapıldı.Het is mogelijk gebouwd door Antonio Gambello naar een ontwerp van Jacopo Bellini.
Yedek kalması olasılığını düşündüğümde bile ona bir yer bulamadım" dedi.'Hoewel ik mijn verblijfsvergunning had, kon ik niet stilzitten.
Bunu tek başına yapabilme olasılığı çok saçma.Ze kunnen zéér slecht tegen alleen zijn.
Her bir örneğin sınırlandırma olasılığı nedir?Hoe beperkt men een risico?
Aslında madde dediğimiz şey, bir tür olasılıklar demetiydi.Het materiaal was ooit bedoeld als eventuele promotie.
Aynı kişi bir şeyin imkânsız olduğunu iddia ettiğinde ise, büyük olasılıkla yanılıyordur.Wanneer hij beweert dat iets onmogelijk is, heeft hij hoogstwaarschijnlijk ongelijk".
Fakat bu rakamlar büyük olasılıkla aşırı abartılmış rakamlardır.Het is echter mogelijk dat deze aantallen overdreven zijn.
İkincisi ise Hindiçin'de barışı sağlamanın olasılığını tartışmaktı.Vertegenwoordigers discussieerden over de mogelijkheid om de vrede te herstellen in Indochina.
Bunun yanında Brachiosaurus altithorax'un bu özelliği göstermemesi olasılık içindedir.Het is ook verondersteld dat Brachiosaurus altithorax daarom wat lager van bouw was.
Ama zaten bunu bir olasılık olarak belirtmektedir.Dat het wel mogelijk is blijkt uit het volgende.
Olası bir kanserojendir.Ze is mogelijk kankerverwekkend.
Olasılık Tümleyen olayFalsificatie Perspectivisme Probabilisme
6 yüzlü standart bir zarda her bir yüzün gelme olasılığı 1/6'dır (%16,67).De trommel van een revolver heeft meestal zes kamers, de kans hierop is in theorie dus 1/6 (16,67%).
Tanrı'nın var olması olasıdır.Weet dat God bestaat.
Büyük olasılıkla Yunanca ὄρυξ sözcüğünden ödünç alınmıştır.Kennelijk was er voldoende belangstelling voor zijn Griekstalige redevoeringen.
Olası bir Büyük Sovyet saldırısının büyük nükleer sorumluluğu meydana çıkaracağını açıklar.Dit kan verklaard worden door de moeilijke nuclefiele aanval.
Büyük olasılıkla Söğüt'te ölmüştür.Waarschijnlijk stierf het uit door overbejaging.
"Lanet olası çocuklar!""Hallo luitjes!"
Diğer bazı örgütler de, lezbiyen ve gaylerin evlat edinmeleri olasılığıyla ilgili kaygılarını dile getirdi.Andere verenigingen spraken hun bezorgdheid uit over de mogelijkheid van adoptie.
Milliyetçilerin karşısında ani bir mağlubiyet olasılığı bertaraf edildi.De verkiezingen waren voor de nazi's uitgelopen op een nederlaag.
Bu metin, büyük olasılıkla İsa'nın sözlerinin derlendiği bir kitaptı.Deze bron zou dan vooral uitspraken van Jezus bevat hebben.
Önceki görüşmelerin yeniden açılması olasılığı kaldırıldı.Stipt het belang van de hervatting van directe onderhandelingen aan.
İçeriğin TLC Almanya ile aynı olması olasıdır.Deze omstandigheden zijn te vergelijken met die in Duitsland.
Tanrı'nın var olmaması da olasıdır.Ergo: God bestaat niet.
Pr – bir olayın olasılığı.Het is louter een geval van waarschijnlijkheid.
Büyük olasılıkla Fırat'ın oluşturduğu bir birikinti tepesidir.Het is mogelijk dat ze uit een wortelstok groeiden.
Bu büyük olasılıkla MÖ 310'daki güneş tutulmasıdır.Het vormt de overgang van de A326 in de N326.
Bu sürüm büyük olasılıkla PHP4'ü destekleyen son sürüm olacaktır.De laatste mijlpaal met PHP4-ondersteuning.
Tecrübeye dayalı olasılık olarak da adlandırılır.Hierbij zal uiteraard ook ervaring meewegen.
Bilmiş olasın!Ik wist het!
Hastalığın tanısı ancak diğer olası hastalıkların ekarte edilmesi ile konur.De diagnose wordt gesteld door uitsluiting van andere aandoeningen.
Bu tankın tasarlanmasının asıl amacı olası bir Japon işgalinde Avustralya topraklarını korumaktı.Het was vooral bedoeld als garantie voor Australië tegen eventuele nieuwe Japanse agressie.
Doğum tarihi olasılıkla 1719'dur.De ingangspoort toont het jaartal 1719.
19 Aralık 2007'de Campina ve Friesland Foods, şirketlerin birleşme olasılığını araştırdıklarını açıkladı.Op 19 december 2007 kondigden Campina en Friesland Foods aan te willen fuseren.
Bilgilerime göre iki olasılık olabilirdi.Wel is duidelijk dat er waarschijnlijk twee factoren zijn.
1773'teki bazı kuartetleri fugal finalleri vardır ve büyük olasılıkla Haydn'dan esinlenmiştir.De preekstoel is van 1711 en werd waarschijnlijk eveneens door Hagheman vervaardigd.
Devrim olasılığı had safhadadır.De tijd is rijp voor radicalisering.
Belirsizlik: Tamamıyla belirli olma eksikliği, yani, bir olasılığının birden fazla olma durumu.Absolute schaarste: als er te weinig van een bepaald goed is.
Büyük bir olasılıkla Kırgızlar da bu etkinin altında kalmıştır ve onlarla birlikte ilk defa (?)Daarmee exposeerde Van de Ven voor het eerst (en ook voor het laatst).
Yüksek olasılıkla Hirodes'in özellikle son karılarından daha fazla oğlu vardı.Roelof had ten minste drie zonen, vermoedelijk bij drie verschillende vrouwen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod