Ana içeriğe geç
Sözlük

olası ile cümle

olası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Almanya olası bir açlıkla yüz yüze kaldı.Germany faced possible starvation.
Birinin bana yardım edebilmesinin pek olası olmadığını biliyorum.I know that it is highly unlikely that anyone can help me.
Birinin beni tanımasının oldukça olası olmadığını biliyorum.I know that it is highly unlikely that anyone knows me.
Birinin bana yardım etmek için istekli olacağının oldukça olası olmayacağını biliyorum.I know that it is highly unlikely that anyone would be willing to help me.
Bütün bu şeyleri satabileceğimizin oldukça olası olmadığını biliyorum.I know that it is highly unlikely that we'll be able to sell all this stuff.
Bugün balina görmemizin pek olası olmayacağını biliyorum.I know that it is highly unlikely that we'll see any whales today.
Ben hâlâ onun bugün geleceğinin olası olmadığını düşünüyorum.I still think it's unlikely that he'll come today.
Ben, benim çalıntı motosikletimi tekrar görmemin pek olası olmadığını düşünüyorum.I think it's highly unlikely that I'll ever see my stolen motorcycle again.
Ben bu hapishaneden kaçmayı başarabilmemizin pek olası olmadığını düşünüyorum.I think it's highly unlikely that we'll be able to escape from this prison.
Ben, ulusal hükümetten herhangi bir yardım almamızın çok olası olmadığını düşünüyorum.I think it's highly unlikely that we'll ever get any help from the national government.
Senin onu tek başına yapabilmenin pek olası olmadığını düşünüyorum.I think it's highly unlikely that you'll be able to do that by yourself.
Böyle bir durumun tekrar olacağının olası olmadığını düşünüyorum.I think it's unlikely that a situation like this one would ever occur again.
Herhangi bir mağazanın bu modeli o fiyata satacağının olası olmadığını düşünüyorum.I think it's unlikely that any store would sell this model for that price.
Bitkilerin acı hissetmesinin olası olmadığını düşünüyorum.I think it's unlikely that plants feel pain.
Bir sonraki modelin bundan daha iyi olacağının olası olmadığını düşünüyorum.I think it's unlikely that the next model will be any better than this one.
Düşündüğün kadar salak olması olası değil.It's unlikely she's as clueless as you think.
Düşündüğün kadar aptal olması olası değil.It's unlikely she's as stupid as you think.
O kadar aptal olması olası değildir.It's unlikely she's that stupid.
Onun yanlış bir şey yaptığı olası değil.It's unlikely that he did anything wrong.
Takımımızın kazanması pek olası değil.It's unlikely that our team will win.
Pili değiştirmenin sorunu çözeceği olası değil.It's unlikely that replacing the battery will fix the problem.
Onu hatalı olduğuna dair ikna edebileceğin hiç olası değil.It's unlikely that you'll ever be able to convince him that he's wrong.
Buralarda bir at göreceğiniz pek olası değildir.It's very unlikely that you'll ever see a horse around here.
Tom büyük olasılıkla kayboldu.Tom is probably lost.
Tom'un geç kalma olasılığı var.There's a possibility that Tom will be late.
Bu olasılık Tom'un lehinde.The odds are in Tom's favor.
Tom'un çocuklarının ondan bir şey miras alması çok zayıf bir olasılıktır.It's very unlikely that Tom's children inherited anything from him.
Tom'un bu raporu yazmış olması çok zayıf bir olasılıktır.It's very unlikely that Tom wrote this report.
Tom'un tek başına seyahat etmek istemesi çok zayıf bir olasılıktır.It's very unlikely that Tom will ever want to travel alone.
Tom'un kovulacak olması çok zayıf bir olasılıktır.It's very unlikely that Tom will be fired.
Tom'un o aylıkla çalışmayı kabul edecek olması çok zayıf bir olasılıktır.It's very unlikely that Tom will agree to work for that salary.
Tom'un kazada hayatta kalması çok zayıf bir olasılıktır.It's very unlikely that Tom survived the crash.
Tom'un evde o şekilde hareket etmesi çok zayıf bir olasılıktır.It's very unlikely that Tom acts that way at home.
Tom'un suçluluğunu ispat etmek için bir delil çıkması çok olası değil.It's very unlikely that any evidence will turn up to prove Tom's guilt.
Tom'un yakın zamanda hapishaneden çıkacağı olası değil.It's unlikely that Tom will get out of prison anytime soon.
Tom'un eve geri dönmesi olası değil.It's unlikely that Tom will ever return home.
Tom'un mandolin çalmayı öğrenmesi pek olası değil.It's unlikely that Tom will ever learn to play the mandolin.
Tom'un toplantıya katılması pek olası değil.It's unlikely that Tom will attend the meeting.
Patronun Tom'a zam vermeyi düşünmesi pek olası değil.It's unlikely that the boss would consider giving Tom a raise.
Tom'dan başkasının bunu almayı istemesi pek olası değil.It's unlikely that anyone other than Tom would be interested in buying this.
Tom'un dışında birinin o işi almayı istemesi pek olası değil.It's unlikely that anyone besides Tom would consider taking that job.
Sanırım Tom'un şu ana kadar taşınması olası değil.I think it's unlikely that Tom would ever move.
Tom'un seçilmesinin olası olmadığını düşünüyorum.I think it's unlikely that Tom will get elected.
Sanırım polisin Tom'u bulması olası değil.I think it's unlikely that the police will find Tom.
Tom Mary'ye büyük olasılıkla yarışı kimin kazanacağını düşündüğünü sordu.Tom asked Mary who she thought would be the most likely to win the race.
Tom ve Mary kendi sorunlarına olası bir çözüm ile geldiler.Tom and Mary came up with a possible solution to their problem.
Bence Tom'un Mary ile evlenmesi olası değil.I think it's unlikely that Tom will marry Mary.
Tom'un tutuklanacağına dair küçük bir olasılık var.There's a small possibility that Tom will be arrested.
Tom'un Mary'nin doğum günü partisine gelmemesi olası görünmüyordu.It seemed unlikely that Tom wouldn't come to Mary's birthday party.
Tom her olasılığı araştırdı.Tom explored every possibility.
Tom Mary'nin hâlâ evde olduğunun olası olduğunu düşünmüyordu.Tom didn't think it was likely that Mary was still at home.
Polisler Tom'un kendisini öldürmüş olma olasılığını düşünmediler.The police didn't think it was likely that Tom had killed himself.
Gecenin bu saatinde Tom'un uğramasının olası olduğunu sanmıyorum.I don't think it's likely that Tom will come over this time of night.
Fabrikayı kapatmak zorunda olmayacağımıza dair bir olasılık var.There is a possibility that we won't have to shut down the factory.
Tom büyük olasılıkla haklıydı.Tom was probably right.
Bence Tom'un Mary'yi partiye götürmesi pek olası değil.I think it's highly unlikely that Tom will take Mary to the party.
Olasılıklar hakkında düşünmek zorundayız.I have to think about the possibilities.
Bunun gerçekleşme olasılığı çok az.The chances that that happens are minimal.
O konuda büyük olasılıkla yanılıyorsun.You're very likely wrong about that.
Herkes, bu olası olmasa bile zafere inanır.Everyone believes in victory, even when this is unlikely.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod